Ana içeriğe geç
Sözlük

tartış ile cümle

tartış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İsa öğrencilerine, ‹‹Onlarla ne tartışıyorsunuz?›› diye sordu.He asked the scribes, "What are you asking them?"
Hiç birinden ses çıkmadı. Çünkü yolda aralarında kimin en büyük olduğunu tartışmışlardı.But they were silent, for they had disputed one with another on the way about who was the greatest.
Onlar ise öfkeden deliye döndüler ve aralarında İsaya ne yapabileceklerini tartışmaya başladılar.But they were filled with rage, and talked with one another about what they might do to Jesus.
Öğrenciler, aralarında kimin en büyük olduğunu tartışmaya başladılar.There arose an argument among them about which of them was the greatest.
Elçiler, aralarında bunu kimin yapabileceğini tartışmaya başladılar.They began to question among themselves, which of them it was who would do this thing.
Pavlus, her Şabat Günü havrada tartışarak hem Yahudileri hem Grekleri ikna etmeye çalışıyordu.He reasoned in the synagogue every Sabbath, and persuaded Jews and Greeks.
İmanı zayıf olanı aranıza kabul edin, ama tartışmalı konulara girmeyin.Now accept one who is weak in faith, but not for disputes over opinions.
Saçma, cahilce tartışmalara girmeyi reddet. Bunların kavga doğurduğunu bilirsin.But refuse foolish and ignorant questionings, knowing that they generate strife.
O sıralarda Yahyanın öğrencileriyle bir Yahudi arasında temizlenme konusunda bir tartışma çıktı.Then there arose a question between some of John's disciples and the Jews about purifying.
Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: "Ben de özümü Allah'a teslim ettim bana uyanlar da."Even then if they argue, tell them: "I have bowed in submission to God, and so have my followers."
Ey Kitap ehli, neden İbrahim hakkında tartışıyorsunuz?O people of the Book, why dispute about Abraham?
(Fir'avn'ın topladığı büyücüler), işlerini kendi aralarında tartıştılar ve gizli konuştular.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
İnsanlardan kimi, Allah hakkında bilmeden tartışır ve her kaba (şarlatan) şeytana uyar.And yet there are men who contend about God without understanding, and follow every wayward devil
Bu, mutlaka gerçektir, ateş halkının tartışmasıdır (bunun olacağından asla şüphe yoktur).This contending of the inmates of Hell will surely be real.
Yüce topluluk tartışırlarken (aralarında) neler geçtiği hakkında bir bilgim yoktu.I had no knowledge of the higher Assembly when they discussed it among themselves.
Baksana, Allah'ın ayetleri hakkında tartışanlar, nasıl (Hak'tan) çevriliyorlar?Have you not seen how those who dispute the signs of God are turned away?
Bizimle sizin aranızda bir tartışma nedeni yoktur.There is no dispute between you and us.
İyi bil ki, o sa'at hakkında tartışanlar, uzak bir sapıklık içine düşmüşlerdir.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Ki ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.Let those who dispute Our signs know that there is no way of escape for them.
Bunu sadece tartışma için sana misal verdiler.They say this only for disputing.
"Ey Kitap Ehli, İbrahim konusunda ne diye çekişip tartışıyorsunuz?O people of the Book, why dispute about Abraham?
Bunun üzerine, kendi aralarında durumlarını tartışmaya başladılar ve gizli konuşmalara geçtiler.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
Artık kimin tartısı ağır basarsa, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.Only those whose scales are heavier in the balance will find happiness.
Onlara Rahman (olan Allah) dan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.Never does a new reminder come to them from Ar-Rahman but they turn away from it.
Orada birbirleriyle çekişip tartışarak derler ki:Disputing among themselves they will say:
Andolsun onlara; "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, tartışmasız; "Allah" diyecekler.If you ask them: "Who created the heavens and the earth?" They will surely answer: "God."
Tartışmasız, sizin İlahınız gerçekten birdir.Verily your God is One,
"Mele-i Ala (yüce topluluk) tartışıp dururken, benim hiçbir bilgim yoktur."I had no knowledge of the higher Assembly when they discussed it among themselves.
Bizimle aranızda ‘deliller getirerek tartışma (ya, huccete gerek)’ yoktur.There is no dispute between you and us.
Haberiniz olsun; kıyamet-saati konusunda tartışanlar, gerçekte uzak bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Onu yalnızca bir tartışma-konusu olsun diye (örnek) verdiler.They say this only for disputing.
Hayır, onlar 'tartışmacı ve düşman' bir kavimdir.Surely they are a contentious people.
Size va'dedilmekte olan, hiç tartışmasız doğrudur.Verily the promise made to you is true:
Yine de siz gördüğü (şey) üzerinde onunla tartışacak mısınız?Will you dispute with him what he saw?
Eğer seninle tartışmaya girişirlerse, "Ben bana uyanlarla birlikte kendimi Allah'a verdim" de.Even then if they argue, tell them: "I have bowed in submission to God, and so have my followers."
Ey Kitap ehli! İbrahim hakkında niçin tartışıyorsunuz?O people of the Book, why dispute about Abraham?
Tartışmayı kazananlar: "Onların mağaralarının çevresinde mutlaka bir mescid kuracağız" dediler.Those who prevailed, said: "We shall build a place of worship over their (sepulchre)."
Sihirbazlar işi aralarında tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
Ayetlerimizi tartışarak bozmağa uğraşanlar, işte onlar cehennemliklerdir.But those who try to defeat Our signs are people of Hell.
İşte cehennemliklerin bu şekilde tartışması gerçektir.This contending of the inmates of Hell will surely be real.
"Onlar tartışırlarken Melei Ala'daki bu olanlar hakkında bir bilgim yoktu."I had no knowledge of the higher Assembly when they discussed it among themselves.
Allah'ın ayetleri üzerinde, inkar edenlerden başkası tartışmaya girişmez.Only the unbelievers dispute the revelations of God.
Allah'ın ayetleri üzerinde tartışanları görmez misin? Nasıl da döndürülüyorlar?Have you not seen how those who dispute the signs of God are turned away?
Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur.God is our Lord and your Lord. To us our actions, to you your deeds.
İyi bilin ki kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Ayetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak yer olmadığını bilsinler.Let those who dispute Our signs know that there is no way of escape for them.
Sana böyle söylemeleri, sadece, tartışmaya girişmek içindir.They say this only for disputing.
Ey inkarcılar! Onun gördüğü şey hakkında kendisi ile tartışır mısınız?Will you dispute with him what he saw?
Ey kitap ehli, ne diye İbrahim hakkında çekişip tartışırsınız?O people of the Book, why dispute about Abraham?
Artık kimin ki terazilerindeki tartısı ağır gelir.Then he whose deeds shall weigh heavier in the scale
Ve fakat kimin ki terazilerdeki tartısı hafif gelir.But he whose deeds are lighter in the balance
Ancak tartışmaya girdiler de içlerinden bazısı iman etti, bazısı küfre saptı.But dissensions arose, some believed, some denied.
Sonra bana olacak dönüşünüz; tartışıp durduğunuz şeyler hakkında aranızda ben hüküm vereceğim."You have then to come back to Me when I will judge between you in what you were at variance."
Onun hakkında tartışmaya girenler, onunla ilgili olarak tam bir kuşku içindedirler.Those who disagree in the matter are only lost in doubt.
Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O size, tartışmış olduğunuz şeylerin esasını bildirecektir.To Him will you all return in the end, when He will tell you of what you were at variance.
Nihayet dönüşünüz Rabbinizedir. Tartışmaya girdiğiniz şeyleri O size haber verecektir."You have to go back to your Lord in the end when He will tell you about the things you disputed.
Hiç kuşkusuz, Rabbin, tartışmakta oldukları şey hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.Your Lord will assuredly settle their differences on the Day of Resurrection.
Yûsuf'tan ümidi kesince bir kenara çekilip tartışmaya başladılar.When they despaired of (persuading) him, they went aside to confer.
Bunun üzerine işlerini aralarında tartıştılar, fısıltıyı koyulaştırdılar.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
Allah, tartışmakta olduğunuz konuda kıyamet günü aranızda hüküm verecektir.God will judge between you on the Day of Judgement in what you are at variance."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod