Ana içeriğe geç
Sözlük

tartış ile cümle

tartış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Onlar tartışırlarken, o yüce konsey hakkında benim hiçbir bilgim yoktu."I had no knowledge of the higher Assembly when they discussed it among themselves.
Bakmadın mı Allah'ın ayetleri hakkında tartışanlara, nasıl döndürülüyorlar!Have you not seen how those who dispute the signs of God are turned away?
Ki ayetlerimiz hakkında tartışıp duranlar kendileri için kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.Let those who dispute Our signs know that there is no way of escape for them.
Ki siz gerçekten tartışmalarla dolu bir söz içindesiniz.You are surely caught in contradictions.,
Doruk noktaya çıkmış, isabeti tartışmasız bir hikmettir o. Ama uyarılar yarar sağlamıyor.Containing consummate wisdom; yet warnings were of no avail.
İşte budur, o tartışmasız, o kesin gerçek!This is indeed the ultimate truth.
"Nihayet, tartışılmaz ve karşı çıkılmaz bilgi önümüze dikildi."Until the certainty (of death) had come upon us.
Ki onda tartışma içindedirler.About which they have been differing?
Bunun üzerine onlar, durumlarını aralarında tartıştılar; gizli gizli fısıldaştılar.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
İşte bu, cehennem ehlinin tartışması, şüphesiz bir gerçektir.This contending of the inmates of Hell will surely be real.
Onlar orada tartışırken benim mele-i a'la hakkında hiçbir bilgim yoktu.I had no knowledge of the higher Assembly when they discussed it among themselves.
İnkar edenler müstesna, hiç kimse Allah'ın ayetleri hakkında tartışmaz.Only the unbelievers dispute the revelations of God.
Aramızda tartışılabilecek bir konu yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar, dönüş de O'nadır.To us our actions, to you your deeds.
İyi bilin ki, kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Böylece ayetlerimiz üzerinde tartışanlar, kendilerine kaçacak bir yer olmadığını bilsinler.Let those who dispute Our signs know that there is no way of escape for them.
Bunu sana ancak tartışmak için söylediler.They say this only for disputing.
Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?Will you dispute with him what he saw?
(Peygamber'in verdiği) emir hakkında tartışmaya kalkıştınız ve isyan ettiniz.Some of you desired this world, and some of you the next.
Melekler: "Ey İbrahim! Bu konuda bizimle tartışmaktan vazgeç."Desist from pleading, O Abraham," (they said).
Sihirbazlar aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttularSo they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
Allah yolundan şaşırtmak (saptırmak) için büyüklük taslayarak (tartışır).Turning their backs that they may lead away from the path of God.
Şu ikisi Rableri hakkında tartışmaya girmiş iki hasımdır.These two (believers and unbelievers) are disputants, who contend about their Lord.
Eğer seninle tartışırlarsa, de ki: "Allah yaptıklarınızı çok iyi bilir."If they argue with you, tell them: "God knows well what you are doing.
Böyle iken: Onu da bana ver, dedi ve tartışmada beni yendi" diye anlattı.He demands that I should give him my ewe, and wants to get the better of me in argument."
Şüphesiz ki bu haktır. Ateş ehlinin birbiriyle tartışması muhakkak olacaktır.This contending of the inmates of Hell will surely be real.
Sizinle bizim aramızda hiçbir tartışmaya yer yoktur.There is no dispute between you and us.
İyi bilin ki, kıyamet saati hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Bu misâli sırf seninle tartışmak için ortaya attılar.They say this only for disputing.
Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız.Will you dispute with him what he saw?
Bunun üzerine onlar aralarında tartışmaya ve fısıldaşmaya, kulislere başladılar.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
Allah yolundan saptırmak için kibirle kabararak tartışmasını sürdürür.Turning their backs that they may lead away from the path of God.
Mele-i Âla sakinleri tartışırlarken kendi aralarında neler konuştuklarına dair bilgim yoktur.I had no knowledge of the higher Assembly when they discussed it among themselves.
"Bizimle ALLAH hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir.Say: "Why do you dispute with us about God when He is equally your Lord and our Lord?
Seninle tartışırlarsa, "Ben ve beni izleyenler kendimizi ALLAH'a teslim ettik," de.Even then if they argue, tell them: "I have bowed in submission to God, and so have my followers."
Ey kitap halkı, neden İbrahim hakkında tartışıp duruyorsunuz?O people of the Book, why dispute about Abraham?
Halkı onunla tartıştı. "Beni doğruya ulaştırmış iken benimle hâlâ ALLAH hakkında mı tartışıyorsunuz?His people argued, and he said: "Do you argue with me about God?
Bunlar, halkına karşı kullanması için İbrahim'e verdiğimiz tartışma yöntemidir.This is the argument We gave to Abraham against his people.
Firavun'un halkından ileri gelenler, durumu tartıştılar ve "Bu, uzman bir sihirbazdır," dediler,The nobles of Pharaoh said: "He surely is a clever magician.
"Bunu (bu aktarılan tarihsel tartışmayı) o uydurdu" mu diyorlar?Do they say you have fabricated it?
Fakat onlar sürekli olarak (gerçeği) tartışıp duracaklar.But they would still have differed from one another,
Kullarıma söyle: En güzel biçimde konuşup tartışsınlar.Tell My creatures only to speak words that are good.
Onlarla yüzeysel olması hariç tartışmaya girme ve onlardan hiç kimseye de bu konuyu danışma.So do not argue about it with them but lightly, and do not enquire about them from any one of them.
Aralarında işlerini tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular.So they discussed their strategy among themselves and conferred privately,
İnsanlardan öyleleri var ki ALLAH hakkında bilgisizce tartışır ve her azılı şeytana uyar.And yet there are men who contend about God without understanding, and follow every wayward devil
İşte şunlar, Rab'leri hakkında tartışan iki karşıt grubtur.These two (believers and unbelievers) are disputants, who contend about their Lord.
Tartıştığınız konularda, diriliş günü aranızda ALLAH hüküm verecektir.God will judge between you on the Day of Judgement in what you are at variance."
Bu Kuran, İsrailoğullarının hâlâ tartışmakta olduğu bir çok konuyu anlatmaktadır.Indeed this Qur'an explains to the children of Israel much of what they are at variance.
Böyle iken, "Onu da bana ver," dedi ve tartışmada bana üstün geldi.He demands that I should give him my ewe, and wants to get the better of me in argument."
"Onlar tartışırlarken Yüce Toplum'da neler olup bittiği hakkında bir bilgim yoktu."I had no knowledge of the higher Assembly when they discussed it among themselves.
İnkarcılardan başkası ALLAH'ın ayetleri ve mucizelerine karşı tartışmaz.Only the unbelievers dispute the revelations of God.
Bizimle sizin aranızda herhangi bir tartışma yoktur.There is no dispute between you and us.
Ayetlerimiz ve mucizelerimiz üzerinde tartışanlar kendilerinin kaçacak bir yeri olmadığını bilirler.Let those who dispute Our signs know that there is no way of escape for them.
Sadece seninle tartışmak için bunu söylediler.They say this only for disputing.
Partiler ve mezhepler aralarında tartıştılar.But the factions differed among themselves.
Onun gördüğü hakkında kendisiyle tartışıyor musunuz?Will you dispute with him what he saw?
Bunu sadece tartışma için sana misal verdiler. Doğrusu onlar, kavgacı bir toplumdur.They did not say this to you except to unjustly argue; in fact they are a quarrelsome people.
Kavmi onunla çekişip-tartışmaya girdi.And his people argued with him; he said, “What!
Milleti onunla tartışmaya girişti.And his people argued with him; he said, “What!
"Beni doğru yola eriştirmişken, Allah hakkında benimle mi tartışıyorsunuz?You dispute with me concerning Allah?
Allah'ın ayetleri üzerinde tartışanları görmez misin?Did you not see those who dispute concerning the signs of Allah?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod