Buğday tarlada büyüyen bir ot.Dar ce este grâul? Grâul este o iarbă care creşte în câmp.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.De mi a búza? A búza fű, ami a búzatáblában nő.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.그런데 밀은 무었일까요? 밀은 풀입니다. 밭에서 잘 자라죠.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.Lúa mỳ thuộc họ thân cỏ, mọc trên cánh đồng.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.Maar wat is tarwe? Tarwe is een grassoort die op het land groeit.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.Ma cos'è il grano? Il grano è un'erba che cresce nei campi.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.Mais qu'est-ce que le blé ? Le blé est une herbe qui pousse dans un champ.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.¿Pero qué es el trigo?
Buğday tarlada büyüyen bir ot.Tapi apa sih gandum itu? Gandum adalah rumput yang tumbuh di ladang.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.Но какво е пшеницата? Пшеницата е трева, която расте на полето.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.Но что есть пшеница? Пшеница — трава, которая растёт в поле.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.אך מהי חיטה? חיטה היא עשב שגדל בשדה.
Buğday tarlada büyüyen bir ot.ولكن ماهو القمح .. انه السنابل التي تنمو في الحقول
Buğday tarlada büyüyen bir ot.それは大地で育つ一種の草です そして他の草と同じように種を作ります
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Bo z kamieniem polnym będzie przymierze twoje, a okrutny zwierz polny spokojnym ci się stawi.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Căci vei face legămînt pînă şi cu pietrele cîmpului, şi fiarele pămîntului vor fi în pace cu tine.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Car tu feras alliance avec les pierres des champs, Et les bêtes de la terre seront en paix avec toi.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.con le pietre del campo avrai un patto e le bestie selvatiche saranno in pace con te
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.du har Pagt med Markens Sten, har Fred med Markens Vilddyr;
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Er zal vrede zijn tussen jou en de gevaarlijke wilde dieren.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.for med markens stener står du i pakt, og markens ville dyr holder fred med dig.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.kajti zavezo boš imel s kamenjem na polju, in zverina poljska se bo prijateljila s teboj.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.밭에 돌이 너와 언약을 맺겠고 들짐승이 너와 화친할 것임이라
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Ladang yang kaubajak tak akan berbatu; binatang yang liar tak akan menyerangmu
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.lebo ešte len aj s kameňmi na poli budeš mať smluvu, a poľná zver bude upokojená voči tebe.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Mert a mezõn való kövekkel is frigyed lesz, és a mezei vad is békességben lesz veled.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Nebo s kamením polním příměří tvé, a zvěř lítá polní pokoj zachová k tobě.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Pois até com as pedras do campo terás a tua aliança, e as feras do campo estarão em paz contigo.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Pues aun con las piedras del campo tendrás alianza, y los animales del campo tendrán paz contigo
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Sillä kedon kivien kanssa sinä olet liitossa, ja metsän pedot elävät rauhassa sinun kanssasi.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.ty med markens stenar står du i förbund, och med djuren på marken har du ingått fred.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Vì ông lập giao ước với đá đồng ruộng; Và các thú rừng sẽ hòa thuận với ông.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Vì ông lập giao_ước với đá đồng_ruộng ; Và các thú_rừng sẽ hòa_thuận với ông .
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Διοτι θελεις εχει συμμαχιαν μετα των λιθων της πεδιαδος και τα θηρια του αγρου θελουσιν ειρηνευει μετα σου.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.Защото ще имаш спогодба с камъните на полето; И дивите зверове ще бъдат в мир с тебе.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.ибо с камнями полевыми у тебя союз, и звери полевые в мире с тобою.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.כי עם אבני השדה בריתך וחית השדה השלמה לך׃
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.لانه مع حجارة الحقل عهدك ووحوش البرية تسالمك.
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.因 為 你 必 與 田 間 的 石 頭 立 約 . 田 裡 的 野 獸 、 也 必 與 你 和 好
Çünkü tarladaki taşlarla anlaşacaksın, Yabanıl hayvanlar seninle barışacak.因為 你 必與田間 的 石頭立約 . 田裡 的 野獸 、 也 必與 你 和好
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.옥수수를 심기위해서 방금 쟁기로 갈아버린 밭에 만들어진 고랑을 볼 수 있듯이 바다 바닥에
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.Pohjan urat muistuttavat kyntövakoja juuri kynnetyllä maissipellolla.
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.Виждате редовете по дъното, както се виждат редове в току-що разорана нива за засяване на царевица.
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.Вы можете разглядеть борозды на дне, они похожы на бороны на свежевспаханном поле для посева кукурузы.
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.אפשר לראות את התלמים על הקרקעית, בדומה לתלמים שרואים בשדה שזה עתה נחרש
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.تستطيع أن ترى أعماق الأسفل الطريقة الي ترى بها الأعماق في الحقل الذي تم حرثه للتو
Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi.まるで畝を見ているようです まさにトウモロコシを植えるために 耕した畑のようです
Her iki elbisenin renkleri de sarı tarlada parlıyor.Ambele ard în bătaia soarelui, în câmpul galben.
Her iki elbisenin renkleri de sarı tarlada parlıyor.Ambos colores arden vivamente en el campo amarillo.
Her iki elbisenin renkleri de sarı tarlada parlıyor.Beide Farbenspiele stechen aus dem gelben Feld hervor.
Her iki elbisenin renkleri de sarı tarlada parlıyor.Berbisik di tengah padang rumput.
Her iki elbisenin renkleri de sarı tarlada parlıyor.Les couleurs des deux claquent sur le champ doré.
Her iki elbisenin renkleri de sarı tarlada parlıyor.Και στις δύο, επικρατούν τα φωτεινά χρώματα που ξεχωρίζουν μέσα στο κίτρινο χωράφι.
Her iki elbisenin renkleri de sarı tarlada parlıyor.Оба наряда горят яркими цветами в желтом поле.
‹‹Kentte de tarlada da lanetli olacaksınız.Kirottu olet sinä kaupungissa ja kirottu olet kedolla.
‹‹Kentte de tarlada da kutsanacaksınız.Áldott leszesz a városban, és áldott leszesz a mezõben.
‹‹Kentte de tarlada da kutsanacaksınız."Bendito serás en la ciudad, y bendito en el campo
‹‹Kentte de tarlada da kutsanacaksınız.Bendito serás na cidade, e bendito serás no campo.
‹‹Kentte de tarlada da kutsanacaksınız.Blagoslovljen boš v mestu, blagoslovljen na njivi.
‹‹Kentte de tarlada da kutsanacaksınız.Diberkatilah kota-kota dan ladang-ladangmu