Ana içeriğe geç
Sözlük

tarlada ile cümle

tarlada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Byl pak syn jeho starší na poli. A jda, když se přibližoval k domu, uslyšel zpívání a hluk veselících se.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Fiul cel mai mare era la ogor. Cînd a venit şi s'a apropiat de casă, a auzit muzică şi jocuri.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Il figlio maggiore si trovava nei campi. Al ritorno, quando fu vicino a casa, udì la musica e le danze
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.맏아들은 밭에 있다가 돌아와 집에 가까왔을 때에 풍류와 춤추는 소리를 듣고
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Men hans ældste Søn var på Marken, og da han kom og nærmede sig Huset, hørte han Musik og Dans.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Men hans eldste sønn var ute på marken, og da han gikk hjemover og kom nær til huset, hørte han spill og dans;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Mutta hänen vanhempi poikansa oli pellolla. Ja kun hän tuli ja lähestyi kotia, kuuli hän laulun ja karkelon.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.õ nagyobbik fia pedig a mezõn vala: és mikor [haza]jövén, közelgetett a házhoz, hallá a zenét és tánczot.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Ondertussen was de oudste zoon op het land aan het werk. Toen hij thuiskwam, hoorde hij dansmuziek.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Su hijo mayor estaba en el campo. Cuando vino, se acercó a la casa y oyó la música y las danzas
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Vả , con_trai cả đương ở ngoài đồng . Khi trở_về gần đến nhà , nghe tiếng đờn ca nhảy_múa ,
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Vả, con trai cả đương ở ngoài đồng. Khi trở về gần đến nhà, nghe tiếng đờn ca nhảy múa,
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.А по-старият му син беше на нивата; и като си идеше и се приближи до къщата, чу песни и игри.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Був же син його старший на полі, і, як ідучи зближавсь до господи, почув сьпіви да танцї.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.Старший же сын его был на поле; и возвращаясь, когда приблизился к дому, услышал пение и ликование;
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.ובנו הגדול היה בשדה ויהי כאשר בא ויקרב אל הבית וישמע קול זמרה ומחלות׃
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.وكان ابنه الاكبر في الحقل. فلما جاء وقرب من البيت سمع صوت آلات طرب ورقصا.
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.那 時 、 大 兒 子 正 在 田 裡 . 他 回 來 離 家 不 遠 、 聽 見 作 樂 跳 舞 的 聲 音
‹‹Babanın büyük oğlu ise tarladaydı. Gelip eve yaklaştığında çalgı ve oyun seslerini duydu.那時 、 大 兒子 正在 田裡 . 他 回來離 家 不遠 、 聽見 作 樂 跳舞 的 聲音
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Ale dí každý: Nejsem já prorok. Muž, kterýž zemi dělá, jsem já; nebo mne učil tomu člověk od dětinství mého.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Ale každý povie: Ja nie som prorok; som človek, ktorý obrába zem, lebo človek si ma kúpil od mojej mladosti.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Ale każdy rzecze: Nie jestem ja prorokiem, ale rolnikiem; bo mię tego nauczono od dziecióstwa mego.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Chacun d`eux dira: Je ne suis pas prophète, Je suis laboureur, Car on m`a acheté dès ma jeunesse.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Ci fiecare din ei va zice: ...Eu nu sînt prooroc, ci sînt plugar, căci am fost cumpărat din tinereţa mea!...
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Hän sanoo: "En ole profeetta, vaan peltomies, sillä eräs mies on ostanut minut orjaksi jo nuoruudessani".
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.말하기를 나는 선지자가 아니요 나는 농부라 내가 어려서부터 사람의 종이 되었노라 할 것이요
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.mas dirão: Não sou profeta, sou lavrador da terra; porque tenho sido escravo desde a minha mocidade.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.men sige: "Jeg er ingen Profet; jeg er Bonde og har dyrket Jord fra min Ungdom."
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Nhưng nó sẽ nói rằng : Ta không phải là tiên_tri , bèn là kẻ cày ruộng ; vì ta đã làm tôi_mọi từ thuở nhỏ .
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Nhưng nó sẽ nói rằng: Ta không phải là tiên tri, bèn là kẻ cày ruộng; vì ta đã làm tôi mọi từ thuở nhỏ.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.temuč vsak poreče: Nisem prorok, kmetovalec sem; kajti v last si me je kupil človek od mladosti moje.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Και θελει ειπει, Εγω δεν ειμαι προφητης ειμαι ανθρωπος γεωργος διοτι ανθρωπος με εμισθωσεν εκ νεοτητος μου.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.И каждый скажет: я не пророк, я земледелец, потому что некто сделал меня рабом от детства моего.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.Но такъв ще рече: Не съм пророк; Аз съм земеделец; Защото човек ме е хванал за роб от младостта ми.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.ואמר לא נביא אנכי איש עבד אדמה אנכי כי אדם הקנני מנעורי׃
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.بل يقول لست انا نبيا. انا انسان فالح الارض لان انسانا اقتناني من صباي.
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.他 必 說 、 我 不 是 先 知 、 我 是 耕 地 的 . 我 從 幼 年 作 人 的 奴 僕
‹Ben peygamber değilim, çiftçiyim. Gençliğimden beri hep tarlada çalıştım› diyecek.他 必說 、 我 不 是 先知 、 我 是 耕地 的 . 我 從幼年 作人 的 奴僕
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Quando a conheci num campo, ela estava esfarrapada, não tinha sapatos.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Am întâlnit-o pe o câmpie, era în zdrențe și nu avea pantofi.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Egy mezőn találkoztam vele, rongyos volt, nem volt cipője.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Gdy ją spotkałem miała obdarte ubrania, była boso.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Ich habe sie auf einem Feld getroffen. Sie war zerlumpt, sie hatte keine Schuhe.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Ik ontmoette haar op een veld, ze was gekleed in lompen en ze had geen schoenen.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Je l'ai rencontrée dans un champ, elle portait des haillons, elle n'avait pas de chaussures.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.저는 그녀를 야외에서 만났습니다. 그녀는 누더기 차림이었고 신발이 없었습니다.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.L'ho incontrata in un campo, era cenciosa e scalza.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Saya bertemu dengannya di sebuah tanah lapang, dia nampak compang camping dan tidak bersepatu.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Tôi gặp cô bé tại một cánh đồng. Cô bé rách rưới và không có giày.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Τη συνάντησα σε ένα λιβάδι, φορούσε κουρέλια, δεν είχε παπούτσια.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Срещнах я на полето, беше опърпана, нямаше обувки.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.Я встретил её в поле, одетую в лохмотья и босую.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.פגשתי אותה בשדה, היא היתה מרופטת, יחפה.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.إلتقيتها في حقل، كانت خشنة، لم يكن لديها حذاء.
Bir tarlada karşılaştık, pejmürde bir haldeydi, ayakkabıları dahi yoktu.彼女の目を見たら-普通11才の女の子は
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Hãy tưởng tượng một con thỏ trên một cánh đồng đang ăn cỏ Và con thỏ sẽ gặp một con cáo.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Imaginați-vă un iepure în câmp, mâncând iarba, și iepurele vede o vulpe.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Imaginem um coelho num campo, a comer erva, e o coelho vê uma raposa.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Imaginen un conejo en un campo, comiendo pasto, y el conejo repentinamente ve un zorro.
Bir tavşanı düşünün, tarlada otları yiyor, ve tavşan bir tilki görür.Imaginez un lapin dans un champ, qui mange de l'herbe, et le lapin va voir un renard.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod