2015 yılına kadar bitirilmesi öngörülen projenin bu tarihte kullanıma hazır olup olmayacağı belli değildir.E quindi (a fine 2009) non è prevedibile quando saranno presentati al pubblico.
1 Ocak 2006'ya kadar konfederasyona bağlı olan Avustralya bu tarihten itibaren AFC'ye katılmıştır.Non vi prende più parte l'Australia, campione in carica, affiliata dal 1º gennaio 2006 all'AFC.
Tarihte 7 kez boşaltılıp yeniden inşa edilmiştir.La città è stata distrutta e ricostruita almeno sette volte.
Şarkı ileri bir tarihte yayınlanacak.Credo che questa canzone mi rimarrà impressa per sempre.
Time Machine daha sonraki bir tarihte geri yüklenebilecek artan yedek dosyalar oluşturur.FlyBack crea dei backup incrementali di file che possono essere recuperati in una data successiva.
Bu tarihte Alman ve Rumen birlikleri kasabaya taarruz ederek direnişi kırmayı başardı.Fino alla notte le truppe russe e francesi riuscirono a mantenere le loro posizioni.
Guy Lüzinyalı 1188'e kadar Şam'da tutuklu iken o tarihte salıverildi.Guido fu rilasciato dalla sua prigionia di Damasco nel 1188.
İlk olarak 1962 yılında verilmiş ve o tarihten beri her yıl düzenli olarak verilmiştir.Il primo draft si svolse nel 1963, e da allora si è svolto regolarmente ogni anno.
Tarihteki tek İngiliz asıllı papa.È l'unica chiesa anglicana della città.
Terimin ilk çıkış noktası bilinmemekle beraber 1743 gibi erken bir tarihte kullanıldığı bilinmektedir.L'origine del termine è oggetto di dibattito, ma è noto che un suo primo utilizzo risalga già al 1743.
Bu tarihte köyde 24 nefer vergi nüfusu yaşamaktadır.È un territorio rurale di 24 comuni ricchi di storia.
Bu tarihten 2011 yılına kadar kilise kullanılmadan atıl bir halde bırakılmıştır.La riscoperta di tale fenomeno astronomico all'interno della chiesa risale soltanto al 2011.
Bu tarihten sonra ise uluslararası organizasyona geçmiştir.Dopo tale data passò all'organizzazione della Federazione nazionale.
Bu çalışmalar kilisenin inşa edildiği tarihten itibaren gerçekleştirilen ilk büyük yenileme çalışmasıdır.Fu l'unica attrazione installata dalla prima gestione dopo la nascita del parco.
Aynı tarihte Devlet Konseyi'nin başkanlığına getirildi.La sera stessa arrivò la sentenza del Consiglio di Stato.
Resmi olarak Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar-Kitaroviç tarafından aynı tarihte Başbakan adayı olarak seçildi.12 gennaio In Croazia viene eletta la prima presidente donna Kolinda Grabar Kitarović.
Bu tarihten sonra tablo ressamın atölyesinden ancak o öldükten sonra çıkabildi.È ben noto che durante quel viaggio il pittore trovò la morte.
Mahallenin hangi tarihte ilk inşa edildiğine dair şu ana kadar herhangi bilgi yoktur.Non è chiaro quale tipo di sviluppo edilizio abbia avuto inizialmente la località.
Tarihte solaklığa kötü anlamlar yüklemeyen kültürlerde var olmuştur.«Per quel che riguarda Toni Negri dobbiamo storicamente situarlo bene.
O tarihten beri park, doğal rezerv olarak kullanılmaktadır.Dal 1972 l'isola è classificata come riserva naturale.
O tarihten itibaren ise organizasyon tekrar düzenlenmedi.Almeno finché l'ordine non fosse ristabilito.
Tarihte 1'ci ve 2'çi İnönü Savaşları'nın geçtiği köydür.Qui comincia la storia di 2 Fast 2 Furious.
Köy o tarihte 12 hane idi ve 160 akçe vergi ödemekteydi.A quei tempi la località contava 160 anime.
Fakat, bu tarihten önce de bazı çalışmaları olduğu düşünülmektedir.Non sa, però, che molte questioni dovranno essere risolte prima di quel giorno.
Bu tip giysiler tarihte bilinenler içinde en erken örneklerdir.Si trovano qui le più interessanti vestigia preistoriche di cui si è detto in precedenza.
Doğal yapısı gereği savunmaya çok elverişli olduğundan, tarihte hep vazgeçilmez olmuştur.Molto difficile da educare, poiché mantiene sempre la sua indipendenza.
Bu tarihten günümüze dek de Fripp grubun tek değişmeyen elemanı olarak kalmıştır.Durante la propria carriera Popp rimase l'unico membro permanente.
Bu tarihte İngiltere Amerika’nın bağımsızlığını kabul etmiştir.La Gran Bretagna riconobbe l'indipendenza americana.
Bu tarihten yalnızca 6 ay sonra opera binası tamamlandı.Un mese dopo tali opere erano quasi pronte.
Tarihte şehirden ilk defa 1088 yılında bahsedilmiştir.La città è citata la prima volta nel 1087.
Mahallenin tarihteki yerleşkesi yaklaşık bin yıl olarak tahmin edilmektedir.La presenza della frazione sul territorio è attestata già attorno all'anno Mille.
Bu tarihten sonra tenis, Amerikan Kolejlerinde de oynanmaya başlandı.Qui iniziò anche a giocare a tennis a livello collegiale.
Bu tarihten önce Balkan Yarımadası'ndaki bütün topraklar Rumeli Eyaleti'ne bağlıdır.Così tutta l'area dello stato attuale dell'Alabama fu inglobata sotto la giurisdizione degli Stati Uniti.
Maçların oynanacağı tarihler ise aynı tarihte Türkiye Futbol Federasyonu sitesinden duyurulmuştur.Come quest'ultimo torneo, si disputa sotto l'egida della Federazione calcistica del Belgio.
Yine ilk defa bu tarihte öğrencilere okul forması giyme zorunluluğu getirilmiştir.Per la prima volta fu autorizzata la rimunerazione del periodo addestrativo.
(Şu tarihte şu olacak, şu gün şu olur gibi.)("Quello è domani, ma oggi...")
Aynı tarihte ilçe belediyesi de kuruldu.Nello stesso periodo venne redatto il primo Statuto comunale della città.
Tarihteki en fazla kazanan sporculardan biri olup, milyar dolarlık bir servete sahiptir.Diviene così uno degli atleti di punta della società, conquistando numerosi titoli.
Divan'ın hangi tarihte düzenlendiği saptanamamıştır.S'ignora che cosa sia stato della statuetta miracolosa.
O tarihte Virginia yedi yaşındaydı.Ercole aveva all'epoca 27 anni.
Bu tarihten sonra tam on sekiz yıl Eliteserien'e hasret kalmıştır.Arriverà dopo 18 anni da La vertigine del mondo.
Bu tarihten 1941'e kadar Eritre Kolonisi tarafından yönetildiler.Quindi entrarono a far parte della Colonia dell'Eritrea italiana fino al 1941.
Ardından Uçan Hollandalı bir efsane olarak tarihteki yerini almıştır.Senta invece guarda sognante il quadro dell'Olandese volante.
Kürtler ise o tarihte çoğunlukla Zerdüşt inancına mensupturlar.I discepoli forniscono una quantità di ipotesi comuni in quel tempo.
Moskova Devlet Üniversitesi'nden mezun olup 1994'te aynı yerde tarihten doktorasını bitirmiştir.Ha frequentato l'Università di Mosca dove ha ottenuto nel 1994 il dottorato in storia.
1997-98 sezonunun şampiyonunu belirleyen mücadele, tarihteki 38. Kupa Galipleri Kupası finaliydi.Il miglior risultato è stato nel 97/98 con la disputa degli ottavi di finale.
Her ne kadar aralarındaki ilişkiler dostane değilse de bu tarihten itibaren barış halindeydiler.Это может свидетельствовать о том, что в это время отношения между ними были мирными.
Tarihte barbar olarak gözükmemiz umurumda değil.Для меня не имеет значения, если история посчитает нас варварами.
Aynı tarihte Gerilim 99 (Promo) adlı albüm çıkardı.В том же году выпустил альбом Gerilim 99 (Promo) (Напряжение 99 (Промо)).
Tarihte ilk defa bir soygunda otomobil kullanan gruptur.Это был первый раз, когда при ограблении использовался автомобиль.
Bu tarihten itibaren gelen e-postalar için, genel filtreler dışında, kişisel filtreler de uygulanmaktadır.С этого момента к входящей почте, кроме общих правил фильтрации, применяются также персональные.
Tarihteki ilk kış olimpiyatıdır.Это была первая зимняя Олимпиада в истории страны.
Tablo bu tarihten beri müzenin koleksiyonunda yer almaktadır.С того времени картина входит в коллекцию музея.
Tarihte saflarında demokratik bir tartışmaya olanak veren ilk ordu Yeni Ordu olur.Армия нового образца была первой армией в истории, допускающей демократические дебаты в своих рядах.
Tarihte yer alan Karahan Devletinin ismi tesadüfi değildir.Появление народа Израиля на исторической арене не случайно.
Bose’un tarihteki yeri şimdilerde yeniden değerlendiriliyor.Место Боса в истории сегодня оценено по достоинству.
Bu alışverişe tarihte "Louisiana mübayaası" adı verilmektedir.В обиходе эта кухня получила название «луизианской».
Bu tarihten sonra müze tamamen kapanır.В постсоветское время музей закрыт.
Kulüp tarihte ayrıca Romanya Ordusu'nun spor kulübü olarak da bilinir.Исторически сложилось, что «Стяуа» известен, как спортивный клуб румынской армии.
Del Toro o tarihte 29 yaşındaydı.В «Днепр» пришёл в 29-летнем возрасте.