Tarihte sığır yetiştiriciliği çok eskilere dayanmaktadır.L'utilisation comme aliment du bétail est manifestement ancienne.
Yerini aynı tarihte kurulan Hava Muharebe Komutanlığı'na (Air Combat Command - ACC) bıraktı.Ils sont ensuite intégrés à l'Air Combat Command (ACC).
2009 itibarıyla, tarihteki en pahalı ve kapsamlı çevre onarım girişimidir.Il est la tentative la plus coûteuse et complète de réparation de l'environnement de l'Histoire.
Bu tarihten sonra kategorisini korurken, aynı yıl Dünya Ümitler Güreş Şampiyonası'nda şampiyonluk elde etti.À la fin de cette même saison, il est sélectionné au championnat du monde espoir.
O tarihten bu yana kulüp hakkında hiçbir bilgiye rastlanmamıştır.Il n'est plus fait mention du club après cette date.
Memluk hanedanlığının, tarihte üç önemli etkisi olmuştur.Sa dernière législature est marquée par trois faits majeurs.
O tarihte güvenli olacağını düşünmüşlerdir.On peut tenir cette date comme fiable.
Aynı tarihte İngiltere ve Fransa'nın arabuluculuğuyla ateşkeş imzalandı.Le lendemain est signé l'armistice entre l'État français et l'Allemagne.
Tarihte ün kazanmış seçkinlerin son derece az sayıda olması da garipsenebilir.Les adultes présentés sous un jour positif sont assez rares dans le récit.
Bu tarihten sonra da zamanını iktisatla ilgili araştırmalar yaparak geçirdi.Pendant une partie de ce temps il s'occupa de renseignement, outre ses obligations habituelles.
Eruç, tarihte Pasifik Okyanusu'nu doğu-batı yönünde yalnız başına geçen 4. kişidir.Il est le premier à avoir traversé en solitaire l'Océan Pacifique d'ouest en est.
Bu tarihten sonra o da Culmhead'e taşındı.Cette nuit là, ils retournent à Culp's Hill.
Tarihte büyük kalabalıkların doğru olmayan, yanlış ve yalan haberler aktardığı da görülmüştür.Magazine mêlant vrais et faux reportages.
Bu tarihten önce Güzelyurt ilçesi Lefkoşa'ya, İskele ilçesi Mağusa'ya bağlıydı.Dès l'Antiquité, cet épisode de la légende a été lié au Caucase.
Colledge, tarihte ikili atlayış yapan ilk kadın patencidir.Cecilia Colledge est considérée comme étant la première patineuse à avoir réussi un double saut.
Yakın tarihte Katar'da eğitime büyük önem verilmeye başlandı.Au cours des dernières années, le Qatar a donné une grande importance à l'éducation.
İlk olarak 1962 yılında verilmiş ve o tarihten beri her yıl düzenli olarak verilmiştir.Elle a par la suite été rééditée en 1962 et régulièrement depuis.
O tarihte Teğmen rütbesine atandı.Il reçoit à l'occasion le grade de lieutenant-général.
Cederberg bu tarihte şehrin teknik danışmanıydı.Urbano a été notre conseiller technique en Espagne.
Bu tarihten sonra sıkı bir aşılama kampanyası başlatıldı.Avant cet événement, une grosse campagne promotionnelle est lancée.
Tarihte barbar olarak gözükmemiz umurumda değil.Mais il ne semble pas que cela soit une tradition historique.
Bu görev daha ileri bir tarihte gerçekleşecek ve mürettebat sayısı azaltılacaktı.Cette formation peut cependant être plus longue dans le cas où la totalité de l'équipage doir être formé.
Bu tarihten sonra İspanya, Laranche işgali gibi Fas’a doğrudan müdahaleye başladı.Après cette période faste, Ferrera entame un véritablement chemin de croix.
Bu tarihten sonra bunlarda kaldırıldı.Les conflits cessèrent après cette date.
Bu tarihten sonra şövalyeler, Malta Şövalyeleri olarak anılmaya başladı.Pendant cette période, il devient chevalier de Malte.
Ancak bu tarihten itibaren tekrar Avrupa'ya dahil edilmiştir.Mais dès le mois d'octobre, elle est de nouveau présente sur la scène internationale.
Bu tarihten sonra vakıfların sayısı artıkça çeşitli evkaf nazırlıkları kuruldu.Avant cela, le nombre de séquences était plus nombreux pour les différentes messes.
Bondarenko'nun kaza ve ölüm haberleri o tarihte yayınlanmadı.Las noticias sobre el accidente y muerte de Bondarenko no fueron publicadas en su momento.
Papalık görevi süresinde 129 ülkeyi ziyaret ederek tarihte en çok seyahat eden liderlerden birisiydi.Fue uno de los líderes mundiales más viajeros de la historia, visitó 129 países durante su pontificado.
Bu tarihten sonra Sâhib-Atâoğullarının toprakları Germiyanoğulları tarafından ilhak edilmiştir.Todo lo que le ocurra a la tierra, le ocurrirá a los hijos de la tierra.
Kulüp tarihte ayrıca Romanya Ordusu'nun spor kulübü olarak da bilinir.El club fue conocido históricamente como el club deportivo del ejército rumano.
Bu tarihten ölümüne kadar üç yıl boyunca Muhammed'in yanından ayrılmadı.Vivió junto a Mahoma durante tres años, hasta su muerte.
Bu tarihten itibaren servetinin ve vaktinin önemli kısmını bu harap malikaneyi yenilemeye adadı.A partir de ese momento la reina donó gran parte de su tiempo y de su patrimonio a esta obra.
O tarihten bu yana kulüp hakkında hiçbir bilgiye rastlanmamıştır.A la fecha no se sabe nada del club.
M.Ö. 781 - Tarihte ilk kez bir güneş tutulması Çin'de kayıtlara geçti.780 a. C.: en China se describe por primera vez en la historia un eclipse solar.
Bu tarihten sonra yalnızca ender anlarda, müzikli özel toplantılarda şarkı söyledi.Después de eso, sólo tocó la canción en ocasiones especiales.
Maç(lar) bilinmeyen bir tarihte oynanacak.Actualizado a los partidos jugados a fecha desconocida.
Bu tarihten öncesi hakkında yeterli bilgi bulunamamıştır.No se conocen más datos previos a esa fecha.
1969 - Tarihte ilk kez insanlı bir uzay aracı Ay'a ulaştı.11969 El hombre llega por primera vez a la Luna.
Bu tarihten sonra Barcelona'da yaşamaya başladı.De allí, paso a establecerse en Barcelona.
Orduya asteğmen olarak girdi ve Sudan'a gönderildi (Mısır ve Sudan o tarihte bir ülke idi).Vahyazdata envió a su sátrapa con un ejército a marchar contra Vivana.
Andronikos, bilinmeyen bir tarihte sebastokratōr ilan edilmiştir.Andrónico fue hecho sebastocrátor en una fecha desconocida.
Bu tarihte 13 yaşındaydı.En ese momento contaba 13 años.
Bu tarihten sonra adeta yeniden keşfedilmiş, ve önemli bir turizm merkezi olmuştur.Con el tiempo esto ha cambiado y ahora es un centro turístico reconocido.
Tarihte Olağanüstü Kişiler.Personajes intempestivos de la historia.
Tarihte bu unvana sadece 1988 yılında göstermiş olduğu başarıyla Alman tenisçi Steffi Graf sahiptir.Esto sólo ha sido conseguido por Steffi Graf en 1988.
Bu tarihte nehirde canlı bir yaratık görmek neredeyse imkânsızdı.Por ese tiempo, apenas no había ninguna criatura viviente en el río.
Franklin aşağıdaki anlamlara gelebilir: İngiltere'de tarihte bir toplumsal sınıf.Franklin puede hacer referencia a: Franklin (clase), categoría social en la Inglaterra medieval.
O tarihte Virginia yedi yaşındaydı.Hope tenía siete años en ese momento.
O tarihten beri, birçok köprü bu şekilde inşa edilmiştir.Desde ese momento, muchos puentes atirantados fueron construidos en todo el mundo.
Seri yakın tarihte geçmektedir.La serie Blanco parece tener lugar en un pasado lejano.
Bu tarihten sonra Yeni Berlin Merkezi İsyasyonu kurulmuştur.A corta distancia del lugar se construyó la nueva Estación Central de Berlín.
Tarihte, küçük bir yerleşim yeri olarak var olmuştur.En su lugar había anteriormente una pequeña fuente.
Ancak tarihte üç kere, bazı ülkelerde yapılan düzenlemelerle 30 güne çıkarılmıştır.Sin embargo, tres veces a lo largo de la historia, y solo en determinados países, ha habido un 30 de febrero.
Bu savaşlar tarihte İsveç-Novgorod Savaşları diye geçer.La batalla fue parte de las guerras sueco-novgorodenses.
İşgal de bu tarihte resmen sonlandırıldı.Ahí aparece listada la fecha de manera oficial.
Tarihteki ismi Bracara Augusta'dır.Esa capitalidad pasó a Bracara Augusta.
İşte bu değişme sırasında biz tarihte ilk kez olarak yazının bulunduğunu görüyoruz.Es en este contexto donde empieza a escribir música por primera vez.
O tarihten bugüne Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech) bünyesindedir.Actualmente es profesor en el Instituto de Tecnología de California o Caltech.
Ancak, bu bölgede o tarihte Gepidler oturmaktaydı.A pesar de ello, aún durante un tiempo dejaron marcado su carácter en la zona.