Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Dla rodziny, szukam przepisów, które będą czcić moją osobista historię
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Familie, ich suche Rezepte die vor meiner Lebensgeschichte in die Knie gehen.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Familie, ik zoek recepten die mijn persoonlijke geschiedenis eer aandoen.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.För familjen letar jag efter recept som ger vika åt mina egna personliga berättelser.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.가족을 위해, 저는 저의 개인 이력에 경의를 표할 방법들을 찾고 있습니다.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Para a família, eu procuro receitas que reflitam as minhas histórias pessoais.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Para la familia, busco recetas que reverencien mis propias historias personales.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Pentru familie, mă uit după reţete care îmi respectă istoria personală.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Pour la famille, je recherche des recettes qui respectent mon histoire personnelle.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Pre rodinu vyhľadávam recepty, ktoré uctievajú môj osobný príbeh.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Pro rodinu vybírám recepty které poklekají před mou osobní minulostí.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Untuk keluarga, saya mencari resep yang sesuai dengan sejarah pribadi saya.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Για την οικογένεια, ψάχνω συνταγές που προσαρμόζονται στις προσωπικές μου ιστορίες.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.Для семьи я ищу рецепты, в которых отражается мой жизненный опыт.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.За семейството си търся рецепти, които напомнят моята лична история.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.מבחינת המשפחתיות, אני מחפש מתכונים שיתנו כבוד להיסטוריה האישית שלי.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.للأسرة، أنا أتطلع لوصفة تعكس تواريخي الشخصية.
Aile için, geçmişime bağlı kalacak türden tarifler isterim.レシピには敬意を払いたいと思います 地域社会の話は頭から行きましょう
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varDin fericire avem şi răspunsul la relaxare descris de Herbert Benson de la Harvard.
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varNa szczęście istnieje przeciwstawna reakcja relaksacyjna, którą opisał Herbert Benson z Harvardu.
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varК счастью, есть противовес в механизме релаксации, который описал Герберт Бенсон из Гарвардского университета.
Ama neyse ki, Harvard'dan Herbert Benson'un tarif ettiği bunun dengeleyicisi olan rahatlama tepkisi varאבל למרבה המזל ישנו איזון נגדי בתגובת הרגיעה שהרברט בנסון בהרווארד תאר.
Ancak bu doğaya ve tavuk yumurtasının tarifine bağlı.Mais tout cela dépend de la nature et la définition d'un œuf de poule en premier lieu.
Ancak bu doğaya ve tavuk yumurtasının tarifine bağlı.Mutta tämä kaikki riippuu luonnosta ja kananmunan määritelmästä.
Ancak bu doğaya ve tavuk yumurtasının tarifine bağlı.Pero todo esto depende de la naturaleza y la definición de un huevo de gallina.
Ancak bu doğaya ve tavuk yumurtasının tarifine bağlı.Wszystko zależy jednak przede wszystkim od definicji jaja kurzego.
Ancak bu doğaya ve tavuk yumurtasının tarifine bağlı.Όλο αυτό όμως εξαρτάται από το πώς θα ορίσουμε εξαρχής το αυγό κότας.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Aber das Fehlen eines metaphorischen Goldfischglases ist ein Rezept für Elend, und, ich vermute, Katastrophe.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Absencia metaforického akvária je receptom na biedu. a obávam sa, že aj na nešťastie.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Ale brak jakiegoś metaforycznego akwarium jest receptą na niedolę, i, jak podejrzewam, katastrofę.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Ale nepřítomnost nějakého metaforického akvária je recept na problémy, a možná i neštěstí.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Dar absența unui acvariu metaforic este o rețetă pentru nefericire și presupun eu, dezastru.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.De a metaforikus akvárium hiánya a receptje a nyomorúságnak, és, ahogy feltételezem, a katasztrófának.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.하지만 은유적인 표현으로의 수조가 없다면 괴로움의 지름길 입니다. 재앙이라고 할 수 있겠죠.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Maar de afwezigheid van een figuurlijke vissenkom is vragen om ellende, en, vermoedelijk, onheil.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Mais l'absence d'un bocal métaphorique conduit à la misère, et, je le suspecte, au désastre.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Ma l'assenza di qualche simbolica sfera è una ricetta per l'infelicità e, temo, per la rovina.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Men fraværet af en metaforisk kumme er en opskrift på elendighed, og, formoder jeg, katastrofe.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Men utan någon form av metaforisk guldfiskskål, går vi mot misär, och förmodligen mot katastrof.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Mutta kuvitteellisen lasimaljan puuttuminen on resepti kurjuuteen, ja, epäilen, katastrofiin.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Nhưng thiếu vắng hình ảnh ẩn dụ hồ cá là một công thức cho đau khổ, và, tôi nghi là, thảm họa.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Pero la ausencia de alguna pecera metafórica es una receta para la miseria, y, yo sospecho, para el desastre.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Tapi hilangnya sebagian metafora akuarium adalah penyebab kesengsaraan, juga, saya kira, bencana.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Toda, odsotnost metaforične ribje posode je recept za bedo in, predvidevam, katastrofo.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Αλλά η απουσία κάποιας γυάλας, μεταφορικά, οδηγεί με βεβαιότητα σε δυστυχία και, υποψιάζομαι, στην καταστροφή.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Але відсутність певного символічного акваріуму — це шлях до нещастя і, я вважаю, до катастрофи.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Но липсата на какъв да е метафоричен аквариум е рецепта за мизерия, и предполагам, за бедствие.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.Но отсутствие некого символического аквариума это путь к несчастью и, я так мыслю, к катастрофе.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.אבל היעדר של קערה מטפורית כלשהי הוא מתכון בטוח לאומללות, ואולי גם לאסון.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.لكن غياب نوع مجازي من حوض السمك هو طريق للتعاسة، وأظن، الكارثة.
Ancak metaforik bir kavanozun yokluğu mutsuzluğun tarifidir, ve, sanıyorum, felaketin.また 大災害のもとにもなることでしょう ありがとうございました
Arkadaşım bunu bir uyanış olarak tarif etti, ama mutlu bir uyanış.제 친구는 이 사건에 대해 놀랍지만 행복하다고 말하던군요,
Arkadaşım bunu bir uyanış olarak tarif etti, ama mutlu bir uyanış.החברים שלי אמרו שזה כמו טקס אשכבה אבל שמח,
Arkadaşım bunu bir uyanış olarak tarif etti, ama mutlu bir uyanış.صديقي وصفها بيقظة، لكن سعيدة
Arkadaşım bunu bir uyanış olarak tarif etti, ama mutlu bir uyanış.親族や知人が列に並び 僕に会いに集まっていたからです
Aslında, bizim tarifimiz; genlerimiz tam olarak aynı kod ve yazılış biçiminde.De facto, a nossa receita, os nossos genes, são exatamente esse mesmo código e essa forma de escrever.
Aslında, bizim tarifimiz; genlerimiz tam olarak aynı kod ve yazılış biçiminde.De fapt reteta genelor noastre, este exact acelasi cod scris in acelasi fel.
Aslında, bizim tarifimiz; genlerimiz tam olarak aynı kod ve yazılış biçiminde.En fait la recette pour nous faire, nous, nos gènes, est exactement le même code et la même manière d'écrire.
Aslında, bizim tarifimiz; genlerimiz tam olarak aynı kod ve yazılış biçiminde.In feite is het recept voor ons, onze genen, exact dezelfde code en manier van noteren.
Aslında, bizim tarifimiz; genlerimiz tam olarak aynı kod ve yazılış biçiminde.사실 사람들의 조합, 즉 유전자들은 같은 코드와 기록방식을 가지고 있습니다.