Kitinsi tarsal tırnaklarda tarak diş sayısı Lycosidae familyasından daha fazladır.Sestre spoznajo, da imajo na plečih več kot samo Warlocke.
Böylece tarak ölçüsünde ayarlanmış olur.Pasagos parenkamos pagal kanopos dydį.
Orada tarak ve bıçak saklanır.Durklų ir peilių makštys įvairesnės.
Tarakdişler dalarak ve suyun altnda yüzerek beslenirler.Toitumiseks aulid sukelduvad ja ujuvad vee all.
Orada tarak ve bıçak saklanır.Sinna suubuvad Nitelva ja Leira.
Bir de taraklarım var.Am piepteni.
Bir de taraklarım var.Aquí tengo peines.
Bir de taraklarım var.Ho dei pettini.
Bir de taraklarım var.Ich habe Kämme.
Bir de taraklarım var.Ik heb kammen.
Bir de taraklarım var.Mám tu hřebeny.
Bir de taraklarım var. Sahip olduğum tek taraklar bunlar.Grzebienie, jedyne których posiadam.
Bir de taraklarım var. Sahip olduğum tek taraklar bunlar. (Müzik)여기 빗들이 있어요. 이 빗들이 제가 가지고 있는 빚 전부에요.(음악)
Bir de taraklarım var. Sahip olduğum tek taraklar bunlar. (Müzik)لديَّ هنا بعض الأمشاط، هذه هي الأمشاط الوحيدة التي أمتلكها (موسيقى)
Bir de taraklarım var. Sahip olduğum tek taraklar bunlar. (Müzik)すべてこの楽器に組み込まれてます (笑)
Bir de taraklarım var. Sahip olduğum tek taraklar bunlar.יש לי מסרקים. אלה המסרקים היחידים שיש לי.
Bir de taraklarım var.Tenho pentes.
Bir de taraklarım var.Tiež sú tu hrebene.
Bir de taraklarım var.Tôi có lược, thứ duy nhất tôi có.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.Acolo a fost una dintre acele ctenofora.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.Był tam jeden z żebropławów.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.Daar was zo'n ribkwal.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.Da war eine dieser Rippenquallen.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.Der var endnu en af de gopler.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.Esa es una de esas medusas,
Bu da o taraklı denizanalarından biri.Il y avait une de ces cténophores.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.Itu salah satu ubur-ubur sisir tersebut.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.또 빗해파리가 지나갔네요
Bu da o taraklı denizanalarından biri.Quello era uno degli ctenofori.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.Tu bola ďalšia rebrovka.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.А это гребневик.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.Там имаше една от онези гребенисти медузи.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.היתה שם אחת ממדוזות הריסים האלו.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.كان هناك واحد من الهلاميات المشطية.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.そこでコンピュータによる画像解析の技術者と共同して
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Abbiamo cercato dappertutto,<br />ma non riusciamo a trovarlo.<br />Cosa dobbiamo fare?
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Am cautat peste tot, dar nu am gasit nimic. Ce ne facem?
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Kami mencarinya dengan teliti, tapi kami masih tidak menemukannya.
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Nous l'avons cherchée partout, mais nous n'avons pas pu la trouver.
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Szukaliśmy go dokładnie, <br />ale nadal go nie znaleźliśmy. <br />Co zrobić?
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Το ψάξαμε εξωνυχιστικά, αλλά ακόμα δεν μπορούμε να το βρούμε.
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?Мы просмотрели все, но так и не нашли
İnce dişli tarak ile aradık,<br />ama yine bulamadık.<br />Ne yapacağız?لقد بحثنا في كل مكان , و لم نتمكن من العثور عليها
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.Ce sont les seuls peignes que je possède.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.Es sind die einzigen Kämme in meinem Besitz.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.Het zijn de enige kammen die ik bezit.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.Jediné hrebene, ktoré vlastním.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar. (Müzik) Benim enstrümanıma monteli hepsi.(Nhạc) chúng đều được gắn lên nhạc cụ của tôi.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar. (Müzik)Sunt singururii piepteni pe care-i posed.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.São os únicos que tenho.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.Son los únicos peines que tengo.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.Sono gli unici pettini che possiedo.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.To jsou jediné hřebeny, které vlastním.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.Това са единствените гребени, които притежавам.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.Це єдині гребінці, які я маю.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.Это все мои расчёски.
Sonra Tarak sonra biz Tartışma Panel açılış olacak.Στη συνέχεια, αφού Tarak, εμείς θα ανοίγει συζήτηση στον πίνακα.
Tarakan / JuwataTarakan / Juwata
Ve sillerini gökkuşağı renklerinde kirpikler gibi çırpıştıran taraklı denizanaları.E as carambolas-do-mar, que batem os seus cílios como pestanas multicoloridas.
Ve sillerini gökkuşağı renklerinde kirpikler gibi çırpıştıran taraklı denizanaları.Et les cténophores, qui battent des cils comme des cils arc-en-ciel.