Ana içeriğe geç
Sözlük

tarak ile cümle

tarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tahta bir tarak.This is a wooden comb.
Bu tarakla saçlarımı fırçalamayı severim.I like to comb my hair with this comb.
Tom kötü tarak kabuğu yedikten sonra acil servise götürüldü.Tom was taken to the emergency room after eating bad scallops.
Senin kırk tarakta bezin var.You have too many irons in the fire.
Eğer kelsen neden bir tarak kullanmaya ihtiyacın var?Why do you need a comb if you're bald?
Deniz tarakları bugün satılık.Scallops are on sale today.
Kel bir adama tarak almayı önerme.Don't recommend a bald guy to buy a comb.
Bit yumurtalarını kontrol etmek için ince dişli bir tarak kullanabilirsiniz.You can use a fine-toothed comb to check for nits.
Avuçta da beş tane metakarpal denen el tarak kemikleri vardır.The carpus (wrist) has ten bones, and the hand has five stout fingers.
Elektronik bit tarakları bitleri öldürmek için küçük bir elektrik yükü kullanır.Electronic louse combs use a small electrical charge to kill lice.
Her bir taraftaki toplama tarakları genellikle Leyden kavanozu ile tek tek bağlanır.The collection combs on each side are usually connected to respective Leyden jars.
Duman, Sakarya ilinin Taraklı ilçesine bağlı bir mahalledir.Thus, a rook is better-placed behind an enemy pawn.
Buna ek olarak tüm kuşlardaki en büyük taraksı yapıya sahiptir.It has the largest bill of any bird.
Orada tarak ve bıçak saklanır.He takes the groceries and a knife.
Bu da o taraklı denizanalarından biri.There was another one of those comb jellies.
Sonra Tarak sonra biz Tartışma Panel açılış olacak.Then after Tarak, we will be opening up discussion to the panel.
Kullanacağımız şeyler; tel toka, tutucu, ince tarak ve fırça.Kullanacağımız şeyler; tel toka, klips, tarak ve fırça
Ve sillerini gökkuşağı renklerinde kirpikler gibi çırpıştıran taraklı denizanaları.And comb jellies, that beat cilia like rainbowed eyelashes.
Bir de taraklarım var.I've got combs.
Sahip olduğum tek taraklar bunlar.They're the only combs that I own.
Karmaşık desenlerden dolayı, adweneasa bir bezin örülmesi için üç tarak gerekir. [2] [3]Because of the intricate patterns, adweneasa cloth requires three heddles to weave.[6][7]
Massachusetts'te bulunan New Bedford Limanı'ndaki kirlenmiş tortunun taraklama çalışması.Dredging contaminated sediment in New Bedford Harbor, Massachusetts.
Omobranchus smithi ( Rao, 1974), onun adını taşıyan bir tarak dişli blenny türüdür.[2]Omobranchus smithi (Rao, 1974) is a species of combtooth blenny named for him.[9]
Tarak organı dişide 20–23, erkekte 27–29 dişlidir.Das Pecten hat beim Weibchen 20–23, beim Männchen 27–29 Zähne.
Tarakdişler düz uçuları sırasnda en hızlı uçan kuşlardandırlar.Der Ruderflug ist die häufigste aktive Flugart der Vögel.
Her iki cinste de bulunan taraklar, erkeklerde daha geniş olup daha fazla sayıda küçük diş taşırlar.Bei den Männchen sind die Hinterschienen innen mit zwei größeren und mehreren kleineren Zähnchen versehen.
Saçlarını bir tarak yardımıyla tarıyor.Elle peigne ses cheveux à l'aide d'un peigne.
Orada tarak ve bıçak saklanır.Il y a couteau et couteau, vous comprenez.
Poydalar, Sakarya ilinin Taraklı ilçesine bağlı bir mahalledir.La polarisation est l'influence exercée par un lieu central sur ses périphéries.
Taraklı hayvanlarda özel bir dolaşım sistemi, solunum organları bulunmaz.Les cténophores ne possèdent pas de système circulatoire très différencié, ni d'organe respiratoire.
Oysa usta biniciler yalnızca ayağın tarak kemiği hizasından üzengiye basarlar.Sfortunatamente, tutto quello che gli scienziati riuscirono a trovare fu un singolo osso del piede.
Bu tahta bir tarak.Это деревянная расческа.
Görüldüğü üzere bir tarak için en az 18 işlem gereklidir.Для определения места нужно было сыграть не менее 18 матчей.
Orada tarak ve bıçak saklanır.والمقاصة ودجلة يقتربان.
Oysa usta biniciler yalnızca ayağın tarak kemiği hizasından üzengiye basarlar.ولم يخلف إزالة خاتم الأسقف من إصبعه سوى العظام.
Bir tarak kullanmak tespit edilmesine yardımcı olabilir.Usar um pente pode ajudar com a detecção.
Alınlıkta bulunan birinci kitâbe ve ortasında bulunan Tarak Tamga'sı.In de middeleeuwen krijgen de betekenissen vereren en aanbidden (cultus) de overhand.
Uzun kürklü olanlar yumuşak bir tarakla her gün fırçalanmalıdır.Het goed dagelijks schoonhouden van de ogen met een vochtig watje is nodig.
Orada tarak ve bıçak saklanır.Snoeffel en Gaffel komen langs.
Bu bir tahta taraktır.Deze is een houten kam.
Tarakdişler düz uçuları sırasnda en hızlı uçan kuşlardandırlar.Bland änderna finnes de fåglar som har den högsta hastigheten vid planflykt.
Uzun kürklü olanlar yumuşak bir tarakla her gün fırçalanmalıdır.Tvätta fötterna med antibakteriell tvål dagligen.
Tarak dişleri, erkelerde 5 - 6 (6), dişilerde 5 - 6 (5).Roubené domy čp. 5 a čp. 6 v Kalivodech.
İğne yaprakları uzun sürgünler üzerinde tek tek ışığa yönelik olarak tarak biçiminde dizilmişlerdir.Obvykle vyzařují světlo jen v úzkém paprsku v jednom směru.
Bir tarak kullanmak tespit edilmesine yardımcı olabilir.Utilizarea unui pieptene poate ajuta la detectare.
Tarakdişler dalarak ve suyun altnda yüzerek beslenirler.Megkülönböztetünk úszó és elmerülő damilt.
Tarak dişleri, erkelerde 5 - 6 (6), dişilerde 5 - 6 (5).Garatfogai egysorosak, 6(5)-5.
Uzun kürklü olanlar yumuşak bir tarakla her gün fırçalanmalıdır.Nuorta köynnöstä tulisi kastella päivittäin poutajaksoilla .
Orada tarak ve bıçak saklanır.Suutarin ja kutojan pihatupa.
Büyük tarakdiş (Mergus merganser), ördekgiller (Anatidae) familyasından iri bir ördek türü.Heterogen (slekt) – en slekt av snegler i gruppen Viviparidae‎.
Tarakdişler düz uçuları sırasnda en hızlı uçan kuşlardandırlar.For å komme på vingene trenger de største fuglene fart.
Sikke kenarları taraklı ya da yazılı olabilmektedir.Lớp mặt thường có khả năng in, viết được.
Tarakdişler dalarak ve suyun altnda yüzerek beslenirler.獲物は水辺を徘徊したり泳ぎながら捕食する。
24 Ocak'ta güçlü bir hava ve topçu desteğiyle Taraktaş alındı.1月26日,它增強為一強烈熱帶風暴。
Büyük tarakdiş (Mergus merganser), ördekgiller (Anatidae) familyasından iri bir ördek türü.2a. 莖寄生植物–寄生物著生(寄生)於宿主的莖。
Klasik TV yayınları taraklıdır.忽必烈傳奇電視劇。
Jeulmun, "Tarak desenli" anlamına gelmektedir.זהר עמר סבור כי הכוונה היא העולש התרבותי (Cichorium intybus).
Ağzı sol tarafta açık halde görülen bir Taraklı.מפתח פה מתאר חצי מעגל הפתוח לצד שמאל.
Aksu, Sakarya ilinin Taraklı ilçesine bağlı bir mahalledir.Акама живее в къща, която контрастира на мрачния му характер.
Tarakdişler düz uçuları sırasnda en hızlı uçan kuşlardandırlar.Najrýchlejší lietajúci vták pri mávaním krídlami.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod