Bu arada ülkedeki süper kahramanlarda taraflarını belirlerler.Näinä päivinä supersankarit ovat kuitenkin ystävystyneet.
Antlaşma hükümlerini taraflardan birinin ihlal etmesi antlaşmayı yürürlükten kaldırır.Irtisanominen on toimenpide, jolla jompikumpi sopimusosapuoli lakkauttaa sopimuksen voimassaolon.
Taraflar, her iki taraftan cesetler üzerinde dövüştüler.Puolalaisjoukkoja taisteli kummallakin puolella.
Oyundaki taraflar arası denge oyunun çıkış tarihine göre inanılmaz derecede başarılıydı.Kuten niin usein, muodostui nousijajoukkueen toisesta kaudesta kovin vaikea.
Farklı kaynaklar tarafların kayıpları konusunda farklı farlı rakamlar vermektedir.Eri lähteet antavat hyvin erilaisia lukuja tuhoista.
Taraflar 15 yıl ateşkese uymayı taahhüt ederler.Οι ΗΠΑ έπεισαν τους Εθνικιστές να δεχθούν 15 μέρες εκεχειρία.
6 ay devam eden görüşmeler sonrası, 1976'dan beri çatışan taraflar barış anlaşması imzaladılar.Όλα τα 66 προηγούμενα ερωτήματα τέθηκαν σε δημοψηφίσματα από το 1974 έπειτα από τη συλλογή υπογραφών.
Antlaşma, taraflar arasında görüşmeler ve varılan uzlaşma sonucunda imzalanır.Ενθαρρύνει τη συμμετοχή των μερών στη διαδικασία και την επίτευξη συμφωνίας .
Aramalar uzadıkça taraflar arasında gerginlikler de artmaktadır.Σε κάθε επεισόδιο οι εντάσεις είναι όλο και περισσότερες.
1167'de Sicilya'nın diğer tarafları gibi Normanlar eline geçmiştir.Γύρω στο 1271 π.χ. Αύσονες εγκαταστάθηκαν και στην Σικελία.
İkisi de yolun zıt taraflarına gömüldüler.Και οι δύο βρίσκονται στην πλαϊνή είσοδο.
İsviçre'nin bağımsızlığı tüm taraflarca tanındı.Schweiz' neutralitet godkendtes af alle.
Bu kondominiyum 1816'da taraflar arasında imzalanan bir antlaşma ile kurulmuştur.Kondominatet blev dannet ved en aftale i 1816.
Orta taraflar yerleşim yeri olarak seçilmiştir.Postojnagrotten er udpeget som habitatområde.
Batı Afrika, Güney Asya, Güneydoğu Asya, Kuzey ve Güney Amerika'nın ılık taraflarında yetiştirilir.Den bliver dyrket i Vestafrika, Sydasien, Sydøstasien og i de varme dele af Nord- og Sydamerika.
Taraflardan biri 3000'e ulaşana kadar oyun turları devam eder.Spillet fortsættes indtil en spiller har nået 101 points.
İkisi de yolun zıt taraflarına gömüldüler.De gik i dækning på begge sider af hovedvejen.
Kuzey ve güney tarafları yüksektir.Mod syd og sydvest er der højslette.
6 ay devam eden görüşmeler sonrası, 1976'dan beri çatışan taraflar barış anlaşması imzaladılar.I løbet af 1995 og de første måneder af 1996 fortsatte fredsforhandlingerne mellem de stridende parter.
1992 yılında da taraflar arasında Roma'da varılan anlaşma ile de iç savaşa son verilmiştir.Borgerkrigen sluttede i oktober 1992 med den generelle fredsaftale i Rom.
Ayrıca güney ve kuzey taraflarda da iki giriş kapısı mevcuttur.Der er desuden mindre døre på nord- og sydsiden.
22 Nisan günü taraflar arasında ateşkes ilan edildi.En våbenhvile uden udløbsdato blev aftalt mellem parterne den 26. august 2014.
Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konuda tahkime gidilemez.Man må der imod ikke springe over egne brikker.
Daha sonra insana geçer, insanın maddi ve ruhani taraflarını açıklar.Snart søger de at indkredse menneskets styrke og svaghed.
Uçuş sırasında uçak havada ikiye ayrılır ve uçağın iki parçası adanın farklı taraflarına düşer.Flyet brekker i to og de to delene av flyet havnet på forskjellige streder på øya.
Bu öneri, tüm taraflarca kabul edldi.Forslaget ble godkjent av samtlige.
MÖ 241 yılına değin taraflar belirgin bir üstünlük sağlayamadılar.Da de kom sammen klarte de 104 dommerne ikke gjøre et klart valg.
Sırayla ilk yarıyı taraflardan biri, ikinci yarıyı diğeri oynuyor.Først rulles den ene halvdelen sammen, deretter den andre utenpå den første.
Tarafların ateşkes imzalaması ile sona ermiştir.Erklære at våpenhvilen var over.
Halkçı parti taraftarları, yeni parti taraflarını iyi karşılamazlar.Høyrepopulistene organiserer seg ikke nødvendigvis i egne partier.
O, en sevimli ve hoş taraflara ve görünüşe sahip" diyordu.«Vart, vakkert og stemningsfullt».
Muharebe sonrası taraflar ateşkes ilan etti.Partene inngår våpenhvile.
Çatışmaların tüm tarafları, çok sayıda insan hakları ihlalleri işledikleri için eleştirilmektedir.Konflikten er vidt kjent for flere brudd på menneskerettighetene.
Taraflar arabuluculuğa gitmeye zorlanamaz.Vedtaket er ikke til hinder for senere innreise.
Bütün tarafları tatmin edebilecek çözümler üretilmeye çalışıldı fakat bunlar sonuçsuz kaldı.Det ble gjort flere forsøk på å løse situasjonen og tilfredsstille alle parter, men disse var mislykkede.
Her pazarlık bir uzlaşmaya götürmeyebilir; taraflar anlaşamadan ayrılabilirler.Ingen forhandling uten at partene kan stole på hverandre.
Örgüt 29 Nisan tarihinde tarafları ateşkese çağırdı.Bataljonen sluttet våpenhvile i Ølen 29. april.
Sonunda tarafların 10 Eylül 1419'da Montereau Köprüsü'nde buluşmalarına karar verildi.Ini terbukti tidak cukup, keduanya bertemu kembali pada tanggal 10 September 1419, di atas jembatan Montereau.
Bu yenilgi, MÖ 496 ve 495 yıllarında taraflar arasında bir denklik sağlamıştır.Hal ini mengakibatkan terjadinya kebuntuan bagi kedua belah pihak selama sisa 496 dan 495 SM.
Taraflar, her iki taraftan cesetler üzerinde dövüştüler.Korban berguguran dari kedua belah pihak.
Bu durumda taraflardan hiçbirisi herhangi bir tazminat ödemek zorunda olmazlar.Oleh karena itu, tidak ada pihak yang akan membayar.
Tek kara sınır komşusu Suudi Arabistan olup diğer tarafları Basra Körfezi ile çevrilidir.Satu-satunya batas darat mereka adalah Arab Saudi di selatan dan sisanya berbatasan dengan Teluk Persia.
1320li yıllarda, hemen hemen tüm tarafların işgallerinin eşlik ettiği büyük iç savaş vardı.Ada perang saudara besar pada tahun 1320-an, disertai dengan invasi dari hampir semua pihak.
Çoğunlukla, çelişkili görünen sonuç veya sonuçların aslında çelişkili tarafları vardır.Namun hasil yang didapat justru beragam, bahkan sebagian besar bersifat kontradiktif.
Diğer taraflara göre daha fazla para kazansa da, masrafları da bir o kadar fazladır.Selain ukurannya yang jauh lebih besar, gading Mumakil juga lebih banyak.
Tarafların sahip oldukları beşer figür sırayla ilk on kareye yerleştirilir.Jadi, orang yang pertama menginjakkan kaki di Ligung ini hanya ada lima orang.
Taraflar şehirlerine geri döndüler.Các lực lượng trở lại thành phố của họ.
Fakat bu sistemin de zayıf tarafları vardı.Tuy nhiên, hệ thống này cũng có những điểm yếu.
Ama taraflar arasındaki savaş devam ediyordu.Trận chiến giữa đôi bên vẫn thế mà tiếp diễn.
Ancak taraflar arasında ittifaklar ve zlenecek siyasi hat ile ilgil sayısız anlaşmazlık yaşanır.Còn nhiều điểm bất đồng giữa chính sách quốc gia và chính sách của tỉnh.
İkisi de yolun zıt taraflarına gömüldüler.Nhân dân đã đứng chật ních hai bên đường.
Ama gerçeğe değdiği tarafları da var.Nhưng cũng cần nhìn vào sự thật.
Taraflar uzlaşmaya yanaşmaz.Tuy nhiên, các bên đã không đi đến sự thống nhất.
Başlangıçta, üçüncü tarafların geliştirdiği uygulamalar desteklenmiyordu.Ban đầu, ứng dụng bên thứ ba không được hỗ trợ.
Taraflar 15 yıl ateşkese uymayı taahhüt ederler.Lính từ các Quảng Bình đến Khánh Hòa phải chịu 15 năm.
Bu öneri, tüm taraflarca kabul edldi.Đề nghị đó được Hốt Tất Liệt đồng tình.
Gözlerinin ikisi de renkli olan üst taraflarında bulunur, beyaz renk olan kör tarafları ile yerde yatarlar.2つの交代絡み目を合成した絡み目の交点数は、元の絡み目の交点数の和に等しい(このことが非交代結び目を含む一般の絡み目でも成立するかどうかは未解決問題である)。
Bu boşluk yakında OpenFeint, Plus +, AGON Online ve Scoreloop gibi üçüncü taraflar tarafından dolduruldu.この不在はまもなくOpenFeint、Plus+、AGON Online、Scoreloopといったサードパーティによって補われた。
Vade, taraflar arasında bir takvim günü olarak saptanabilir veya taraflardan birine bırakılabilir.原則 契約締結の日又は意思表示の日もしくは審判等の確定の日などを日付とする。
Birbirine aksi politik taraflarda olmalarına rağmen Arnold ve Mathilde birbirlerine aşık olmuşlardır.政治情勢にもかかわらず、アルノールとマティルデは恋に落ちた。