İsviçre'nin bağımsızlığı tüm taraflarca tanındı.Ook de onafhankelijkheid van Zwitserland werd gegarandeerd.
Ayrıca güney ve kuzey taraflarda da iki giriş kapısı mevcuttur.Zowel de noord- als de zuidzijde kent twee portalen.
Haberleşen taraflardan her birinde birer çift anahtar bulunur.Er zijn dan twee sleutelgaten - voor elke sleutel een.
1916 yılı savaşları da taraflarına hemen hemen hiçbir avantaj kazandırmamıştır.Het seizoen 2016 verliep op vrijwel alle fronten een stuk beter dan zijn seizoen ervoor.
Zaten taraflar rakiplerini atlatmak yerine sık sık durarak birbirlerinin sorunlarıyla ilgilenirler.Voordat de paring plaatsvindt, vechten rivaliserende mannetjes vaak door tegen elkaar te beuken.
Vücudun yan taraflarında da bir benek sırası bulunur.Eén arm bevindt zich naast het lichaam.
Salondan yan taraflardaki küçük odalara geçilir.De rentenierskamer ligt aan de andere kant van de mooie kamer.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Kandidaten kunnen een klacht binnen tien dagen bij de raad indienen.
Arnavut kılıklı erkekler onları kendi taraflarına çekmeye çalışırlar.De Sumo worstelaars van vandaag dragen rond hun riem stroken zijde.
İkisi de yolun zıt taraflarına gömüldüler.Ze staan aan weerszijden van de twijgen.
Özellikle tartışmalı tüm konular, tartışmanın taraflarına eşit mesafede kalınarak yazılmalıdır.Officieel zouden alle mogendheden op voet van gelijkheid aan tafel zitten.
Sonunda tarafların 10 Eylül 1419'da Montereau Köprüsü'nde buluşmalarına karar verildi.Doszło do niego 10 września 1419 r. na moście w Montereau.
Tarafların kayıpları neredeyse dengedeydi.Straty stron były zbliżone.
Bir kısmını da Türkistan’ın Merv taraflarında yerleştirdi.Wymieniana już wtedy jako część dóbr Zegrze.
Bu anlaşmalar taraflar arasındaki yasal zemini oluşturdu.Oznaczała ona wygaśnięcie dotychczasowego stosunku prawnego między stronami zobowiązania.
Erkeklerin baş ve boğazı siyah, boyun yakalığı beyaz, alt tarafları ve sırt kısmı kahverengidir.Głowa jej jest czarna z białymi nadustkiem i wargą górną, gęsto i grubo punktowana.
Üst taraflarda taş yatakları ve dağ tundraları vardır.W wyższych partiach występują rumowiska skalne i tundra górska.
Ancak suçlamalar taraflarınca reddedildi.Pozostałe zarzuty przeciwko niemu zostały oddalone.
2000-yıldan beri başka taraflardan göçüp gelenler olmuş.Od 2000 roku po spełnieniu określonych warunków mogą to być również obywatele innych państw.
Tüm tarafları sakin kalmaya ve şiddetten kaçınmaya davet etti.Wezwali wszystkie strony do wykazania spokoju w celu uniknięcia kolejnych ofiar i przemocy.
Fakat bu sistemin de zayıf tarafları vardı.Mimo to samolot miał również słabe strony.
22 Nisan günü taraflar arasında ateşkes ilan edildi.22 czerwca podpisane zostało separatystyczne zawieszenie broni.
Şekiller satıha alçak taraflarından yapıştırılmış gibidirler.Niektóre są hodowane jako rośliny ozdobne.
Millwall FC Resmi Sitesi Millwall Taraflar KulübüOficjalna strona klubu Millonarios Millonarios FC
Buna göre, davanın tarafları dava dilekçesine göre belirlenir.Termin uzależniony jest od przedmiotu skargi.
Bir sözleşmenin taraflarının sözleşmede kararlaştırdıkları faiz oranını ifade eder.Termin jest określony w umowie którą zawierają strony.
Bir sözleşmede tarafların karşılıklı çıkarları bulunur.Dziedziczą oni w częściach równych.
Taraflar arasında savaşı bitiren anlaşma 1913 yılı Mayıs ayında Londra'da imzalandı.Ostateczne porozumienie w tej sprawie zawarto w maju 1921 w Londynie.
Anlaşmanı diğer tarafları ise anlaşmay devam edeceklerini açıkladılar.Pozostali trzej prezydenci uzgodnili jednak, że porozumienie może wejść w życie.
Muharebe sonrası taraflar ateşkes ilan etti.Obie strony konfliktu ogłosiły zawieszenie broni.
4 makineli tüfeği vardır ve gövde taraflarına yerleştirilmiştir ve pervane içinden ateşlenir.30 pocisków, co spowodowało, że osiadł na dnie.
Oyundaki taraflar Japonya ve ABD'dir.Jej terenem działania są USA i Izrael.
Ayrıca Çalardı mevkinin üst taraflarında yaklaşık 30 inden oluşan Hüseyinli inleri bulunmaktadır.Oszacował on również, iż na tym terenie pozostało nie więcej niż 30 sztuk hipopotamów.
Tarafların ateşkes imzalaması ile sona ermiştir.Wojna zakończyła się po podpisaniu zawieszenia broni.
Bu boşluk yakında OpenFeint, Plus +, AGON Online ve Scoreloop gibi üçüncü taraflar tarafından dolduruldu.Det fixades snart av tredjepartstillverkare såsom OpenFeint, Plus+, AGON Online och Scoreloop.
Oyuncu darbe aldıktan sonra, ekranın yan tarafları kırmızılaşır ve karakterin kalp atışları yükselir.När spelfiguren tagit skada kommer kanterna av skärmen lysas rött och spelfigurens hjärtslag ökar.
Bu öneri, tüm taraflarca kabul edldi.Detta förslag godkändes också av samtliga stånd.
Ancak bu görüşmede taraflar anlaşma sağlayamadılar.Ingen av parterna höll vad de avtalat.
Taraflar şehirlerine geri döndüler.Många åkte tillbaka till sina hemstäder.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Beslut kan överklagas till mark- och miljödomstolen inom fyra veckor från beslutsdatum.
Eylül ayında ateşkese tam olarak uyulmamış ve taraflar arasında çatışmalar başlamıştır.Parningstiden infaller i september och mellan bockarna utkämpas strider.
İsviçre'nin bağımsızlığı tüm taraflarca tanındı.Schweiz neutralitet garanterades.
O, en sevimli ve hoş taraflara ve görünüşe sahip" diyordu."De tycker de är störst, bäst och vackrast...".
Norrbotten ilindeki kültür, İsveç'in geri kalan taraflarından oldukça farklı özelliklere sahiptir.Namnet är vanligare i Norrland än i övriga delar av Sverige.
Tüm taraflara itidal çağrısında bulunuyoruz.Myndigheterna inför undantagstillstånd.
Vücudun ön tarafları oldukça düzdür.Deras kroppshållning är ganska upprätt.
Bu yöntemlerin üstün bir tarafları vardır: objektif olmaları.Ha siktet inställt på något – Att ha något som mål.
Al-Masry galibiyeti ardından binlerce tarafların sahaya girmesi sonucu en az 74 kişi yaşamını kaybetmiştir.Minst 73 personer dödades sedan tusentals anhängare stormat planen efter att Al-Masry vunnit med 3–1.
Buna göre, davanın tarafları dava dilekçesine göre belirlenir.Domstolen kan inte annat än meddela dom i enlighet med yrkandet.
2000-yıldan beri başka taraflardan göçüp gelenler olmuş.Det har hänt en del saker på den ryska sidan efter 2000.
18 Ağustos 2004 tarihinde taraflar ateşkesi çiğneyerek tekrar çatışmaya başladılar.18 серпня сторони припинили вогонь.
Değişik taraflarını öğrenmeye çalıştım.Різними способами намагалися дізнатися про його долю.
Farklı kaynaklar tarafların kayıpları konusunda farklı farlı rakamlar vermektedir.Різні джерела наводять різні оцінки втрат.
Taraflar şehirlerine geri döndüler.Населення повернулося до міста.
Bu öneri, tüm taraflarca kabul edldi.Всі цю пропозицію зустріли прихильно .
Bu nedenle taraflardan hiçbiri tazminat alamamış ve dava tahkime gitmiştir.Жодному мерзотникові не вдалося сховатися і правосуддя здійснилося.
Uçuş sırasında uçak havada ikiye ayrılır ve uçağın iki parçası adanın farklı taraflarına düşer.Проте той ще в повітрі розвалився на частини, і двоє опинилися на різних кінцях Острова.
Sırayla ilk yarıyı taraflardan biri, ikinci yarıyı diğeri oynuyor.У другій половині півциклу вона повторює попередні рухи іншої ноги.
Taraflar arasında ateşkes 31 Ekim 1918 günü öğle vakti başlayacaktır.Стартовий відлік почнеться 31 жовтня о 18 годині.
İletişim tüm tarafların üzerinden bilgi alışverişi yapılacak ortak bir dili anlamalarına ihtiyaç duyar.Кожному гарантується право споживати інформаційну продукцію засобів масової інформації будь-якою мовою.