İkisi bir kılıç düellosuna başlarlar; ama askerler tarafları birbirinden ayırırlar.История начинается с поединка на мечах, в ходе которого один из дуэлянтов сражает другого.
Sağ taraflarında, çocuklara doğru uzanan ve sağ elini havaya kaldırmış bir kadın oturmaktadır.Справа от детей полулежит женщина и наклоняется к ним, подняв правую руку.
Ciddi tarafları vardır.Все у нас какие-то серьёзные.
10.10 sene sonra taraflardan biri fes etme hakkına sahip olabilecektir.Но оказалось, что даже через полтора десятка лет они могут собрать аншлаг.
1992 yılında da taraflar arasında Roma'da varılan anlaşma ile de iç savaşa son verilmiştir.В 1992 году в Риме было подписано соглашение, положившее конец противостоянию.
Bunlar Rus ordusunu kendi taraflarına çekmeyi başarmışlardı.Это событие вынуждало русских офицеров делать выбор на чьей стороне быть.
Antlaşmadan sonra taraflar Norveç'ten bu konuda yardım istediler.После войны норвежцы продолжили оказывать помощь Финляндии.
İlerleyen taburları yan taraflarından ateş altına aldılar.Подъехавший пускает фейерверки в их сторону.
Ayrıca güney ve kuzey taraflarda da iki giriş kapısı mevcuttur.Кроме того имеется ещё два входа с южной и северной сторон.
Taraflardan biri 3000'e ulaşana kadar oyun turları devam eder.Игра продолжается несколько партий, пока один из игроков не наберет 1000 очков.
Daha sonra oğlu arka taraflardan çıkar, gelir.Потом она укладывает сына и выходит.
Farklı kaynaklar tarafların kayıpları konusunda farklı farlı rakamlar vermektedir.Разные источники дают разные оценки потерь.
Uçuş sırasında uçak havada ikiye ayrılır ve uçağın iki parçası adanın farklı taraflarına düşer.От землетрясения он развалился в воздухе на три части, и каждая упала в разных частях острова.
Ekim 1925'e kadar taraflar mahkemeden çıktı.Обоих мужчин допрашивали осенью 1953 года.
Eğer taraflar kanıtlar üzerinde anlaşıyorsa, kanıtların geçerliği tartışılmaz.Так как каждая из сторон приводит свою статистику, трудно судить о реальном положении вещей.
Ayrıca "ilk hafta görüşmelerinden anladım ki tarafların yapması gereken çok şey var.Он так описывает первую встречу: Ко мне много люде всяких ходило.
Muharebe sonrası taraflar ateşkes ilan etti.После захода солнца противоборствующие стороны объявляют перемирие.
Tüm tarafları sakin kalmaya ve şiddetten kaçınmaya davet etti.ودعا جميع الأطراف إلى الهدوء وضرورة تجنب العنف.
Ekim 1972’de taraflar anlaşmaya varmaya yaklaşmışlardı.و في أكتوبر 1972 ، توصلوا إلى اتفاق.
Gözlerinin ikisi de renkli olan üst taraflarında bulunur, beyaz renk olan kör tarafları ile yerde yatarlar."عينان لا تمسهما النار ، عين بكت من خشية الله ، وعين باتت تحرس في سبيل الله". "
22 Nisan günü taraflar arasında ateşkes ilan edildi.وأعلن وقف إطلاق النار لأجل غير مسمى في 22 أبريل.
Fakat bu sistemin de zayıf tarafları vardı.هذه الطريقة أيضاً لها نقاط ضعف.
Tarafların ateşkes imzalaması ile sona ermiştir.واتفق الطرفان على وقف اطلاق النار.
19. Taraflar Konferansı'nın Polonya Varşova buluşması 11-23 Kasım 2015 tarih aralığında yapılmıştır.أقيم مؤتمر الأمم المتحدة للتغير المناخي 2013 في العاصمة البولندية وارسو من 11 وحتى 23 من نوفمبر عام 2013.
Bu mağaranın biraz daha üst taraflarında bir başka mağara olan Kuzuini Mağarası vardır.و يعتقد أن يكون هناك كهف آخر تحت هذا الكهف.
Taraflar şehirlerine geri döndüler.وعندئذ عاد المنفيون إلى أماكنهم.
Lübnanlı taraflar Doha'da Arap Birliği gözetiminde seçimler üzerinde anlaştı.وقد حظيت بإجماع عربي خلال القمة.
Farklı kaynaklar tarafların kayıpları konusunda farklı farlı rakamlar vermektedir.إن المصادر المختلفة تشير إلى حالات مختلفة من الاثار الجانبية.
Aynı zamanda alıcı ve satıcı taraflarındaki yükü azaltır.وهاذا سوف يحمي مصلحة كلاً من المشتري والبائع .
Ama taraflar arasındaki savaş devam ediyordu.بينما انتهى الصراع مع الأطراف الأخرى.
Balkan Dağlarının sadece güney tarafları bölgeye dahil edilebilir.وبالطبع لا يمكن الرصد من هذا المكان سوى منطقة نصف الكرة السماوية الجنوبية .
Çatışmaların tüm tarafları, çok sayıda insan hakları ihlalleri işledikleri için eleştirilmektedir.تنطوي حالات الاختفاء على انتهاك العديد من حقوق الإنسان الأساسية.
Taraflar, her iki taraftan cesetler üzerinde dövüştüler.أوقعت الاشتباكات 40 قتيلا على كلا الجانبين.
İki taraflar da derhal çatışmalara son verecek ve barış için görüşmelere başlayacaklardır.لكن كلا الجانبين احتفظ بنيرانهما وبدأت المفاوضات.
Onlar özgürlüğün en karanlık taraflarıdır.Eles são os lados mais sombrios da liberdade.
Üst taraflarda, sıvı içe değil dışa doğru akar.Mais acima, em vez disso, o líquido flui para o exterior.
1320li yıllarda, hemen hemen tüm tarafların işgallerinin eşlik ettiği büyük iç savaş vardı.Houve uma grande guerra civil na década de 1320, que foi acompanhada de invasões de quase todos os lados.
Başlangıçta, üçüncü tarafların geliştirdiği uygulamalar desteklenmiyordu.Inicialmente, as aplicações de terceiros não eram permitidas.
NATO’nun artan hava saldırıları sonucu tarafların ateşkesi kabulü.A intervenção da aviação da OTAN irá pôr fim ao incidente.
1999'un ortalarında The Brood adlı takımla çekişirken taraflarına Michael Hayes'ı menajer olarak eklediler.Enquanto rivalizavam com a The Brood em meados de 1999, eles adicionaram Michael Hayes como seu gerente.
Uçuşları sırasında açık mavi iç tarafları görülebilir.Em voo pode ser identificado pelas asas azuis.
Turneleri sırasında Hail to the Thief albümünün B taraflarından oluşan COM LAG EP'sini çıkardılar.Durante a turnê a banda lançou o EP COM LAG, com a maior parte dos lados B de Hail to the Thief.
Savaşan taraflar ufak kazançlar için ekonomik kaynaklarını tüketti.Recentes crises econômicas diminuíram o fluxo financeiro para as forças armadas.
Vücutları genel görünüşüyle silindir şeklinde, karın tarafları düzdür.Portanto, se teus olhos forem bons, teu corpo será pleno de luz.
Taraflar arabuluculuğa gitmeye zorlanamaz.Os murmúrios não são transferidos para a vogal seguinte.
Bu nedenle taraflardan hiçbiri tazminat alamamış ve dava tahkime gitmiştir.Nenhuma das partes fez as falsas acusações pra ganho financeiro.
Çatışmaların tüm tarafları, çok sayıda insan hakları ihlalleri işledikleri için eleştirilmektedir.Muitas das operações participaram de controvérsias, sendo consideradas violadoras dos direitos humanos.
Ancak suçlamalar taraflarınca reddedildi.As acusações foram deixadas de lado.
Ama taraflar arasındaki savaş devam ediyordu.As negociações entre as duas partes continuaram.
Taraflar, 3 Ekim'de Mudanya'da bir araya geldi.Ele encontrou com os pais dele em Nice naquele verão.
1992 yılında da taraflar arasında Roma'da varılan anlaşma ile de iç savaşa son verilmiştir.Até a entrada en vigor do Acordo de Schengen en 1992 houve no lugar uma alfândega.
Birbirine aksi politik taraflarda olmalarına rağmen Arnold ve Mathilde birbirlerine aşık olmuşlardır.De politieke situatie ten spijt zijn Arnold en Mathilde verliefd geworden op elkaar.
2 gün sonra , 11 Kasım 1918’de taraflar arası ateşkes sağlandı.Drie dagen later, op 4 november 1918, tekenden beide landen een wapenstilstand.
Gözlerinin ikisi de renkli olan üst taraflarında bulunur, beyaz renk olan kör tarafları ile yerde yatarlar.Beide ogen (langzaam) samenknijpen: staren is in kattentaal een bedreiging.
Grubun karakterleri, taraflara göre; The Corporation ve The McMahon-Helmsley Faction grubuna benzemektedir.Hoewel de groep officieel de McMahon-Helmsley Faction heette.
İkisi bir kılıç düellosuna başlarlar; ama askerler tarafları birbirinden ayırırlar.Zij beginnen met een duel, maar worden door de soldaten uit elkaar getrokken.
Çatışmaların tüm tarafları, çok sayıda insan hakları ihlalleri işledikleri için eleştirilmektedir.Beide partijen worden sterk bekritiseerd voor de vele begane mensenrechtenschendingen.
Ayrıca "ilk hafta görüşmelerinden anladım ki tarafların yapması gereken çok şey var.Voorneveld: "De volgende dag ging ik andere familieleden opzoeken.
Bunun sebebi Japon yönteminin faydalı taraflarından kaynaklanıyordu.Dit gebeurde dan onder voorwaarden die zeer gunstig waren voor de Japanners.
Vade, taraflar arasında bir takvim günü olarak saptanabilir veya taraflardan birine bırakılabilir.Het is de tegenwoordige tijd (le présent) van de indicatief, of onvoltooid tegenwoordige tijd.