taraflı ile cümle
taraflı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onun tahta evi 6 taraflıdır ve dışarıdan beyaz at derisiyle örtülmüştür.Его бревенчатый дом имеет шестиугольную форму и обшит снаружи белой конской шкурой.
Ancak bazı uluslar da tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etti.Кроме того, некоторые сеньоры объявили себя независимыми.
Kalkülüs ve matematiksel analizde tek taraflı limitleri hesaplamak için +0 ve −0 kullanılır.Стричь под ноль — то же, что стричь наголо. −0 и +0 — понятия в математическом анализе.
Salpenjit bir veya iki taraflı olabilir.Может быть заточена с одной или двух сторон.
Reel izdüşümsel çizgi Tek taraflı limit, PlanetMath.org.Вершина графа Прямая Point (англ.) на сайте PlanetMath.
Abhazya iki taraflı bir yapıya sahiptir.Абсида имеет два оконных проёма.
( Azla tatmin olmamaya ve taraflı davranmamaya dikkat edin. )حرص ولا تخون:أي كن حريصًا، يضرب هذا المثل ليكن الإنسان حريصًا دون أن يفترض في ذهنه خيانة غيره له.
Kısa süre sonra bunun tek taraflı olmadığı anlaşılacaktır.ثم يكتشف أنه ليس وحيدًا بعد كل شيء.
Kontratlar tek taraflı ya da karşılıklı olabilir.قد يكون هذا الشريان أحادي أو ثنائي الجانب.
Kölelik ve insan kaçakçılığı konularına yönelik ilk çok taraflı anlaşmalardan biriydi.Foi um dos primeiros tratados multilaterais a abordar questões de escravidão e tráfico humano.
Bir istemci taraflı dijital cüzdan minimum kurulum gerektirir ve nispeten kullanımı kolaydır.Uma carteira digital do lado do cliente requer mínima configuração e é relativamente fácil de usar.
İsrail'in Gazze'den tek taraflı çekilmesi 12 Eylül 2005'te tamamlandı.Israel retirou-se de Gaza em setembro de 2005.
2008 - Kosova, Sırbistan'dan ayrılarak tek taraflı bağımsızlık ilan etti.2008 — Kosovo declara independência da Sérvia.
Fakat Anna buna hiç taraflı değildir.Mas Anne não está convencida.
İsviçre de benzer iki-taraflı antlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkiler kurmuştur.Ook Zwitserland heeft bilaterale afspraken met de EU.
Ancak bu şekillendirmeyi tek taraflı, öznesi belli bir ilişkiyle sınırlı görmek yanlış olacaktır.Het zou verkeerd zijn om dit deel van mijn persoonlijkheid te verbergen.
1998 - ETA tek taraflı ateşkes ilan etti.Tegen het einde van de dag kondigde hij echter een unilateraal staakt-het-vuren af.
Burada çok kuvvetli soğuk alan Boduri, çift taraflı zatürreye yakalandı.Het bestaat uit een sterk absorberend wondkussen met aan beide kanten een opgerolde elastische zwachtel.
Ancak bazı uluslar da tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etti.Op de andere eilanden werd vrijwel unaniem vóór onafhankelijkheid gestemd.
Konik kesit, eliptik veya dairesel bir çift taraflı koninin, düzlemle kesitinden meydana gelen eğriler.De verschillende onderdelen zijn aan elkaar gesoldeerd, gelijmd, getapet, geschroefd of geklemd.
Tek taraflı çekilme planı Ağustos 2005 tarihinde uygulamaya koyuldu ve Eylül 2005’te tamamlandı.Momenteel wordt de spoorlijn enkel gebruikt voor vrachtvervoer (laatste update in september 2015).
Taraflı medya ^ "Embedded: İliştirilmiş Değil Askeri Yatılı"."Leger of niet, je moet realiseren... je bent gedoemd."
Kotasyonları alış ve satış olmak üzere çift taraflıdır.Deze transactiekoers is gelijk voor kopen en verkopen.
1998 - ETA tek taraflı ateşkes ilan etti.W 1998 roku ogłosiła jednostronne i bezterminowe zawieszenie broni.
Benjamin Franklin'in “Tek taraflı elektrik akısı teoremi” ni geliştirdi.Niezależnie od Benjamina Franklina propagował teorię jednego fluidu elektrycznego.
Çift taraflı olarak yarım yuvarlak kuleler ile korunan bu kapı bir sivri tuğla kemerin içinde açılmıştır.Na tle murów miasta przy bramie, siedzi postać spowita w płaszcz, do której zbliżają się dwie inne.
Ancak bazı uluslar da tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etti.Niemniej jednak, niektóre grupy nadal zachowały autonomię.
Fakat yine de iki tek taraflı limit vardır.Posiada tylko dwa perony boczne.
İsrail'in Gazze'den tek taraflı çekilmesi 12 Eylül 2005'te tamamlandı.Wojska Izraela opuściły strefę Gazy we wrześniu 2005 roku.
29 Eylül'de, "tek taraflı bildirim" ile onun gruptan ayrılması istendiğini iddia etti.29 listopada jedna z domniemanych ofiar przyznała, że sama się okaleczyła w celu zwrócenia na siebie uwagi.
Çift taraflı ağrı özellikle aurasız migreni olan kişilerde yaygındır.Tvåsidig smärta är särskilt vanligt hos dem som har migrän utan aura.
13 Mart'ta Tiso'yu Berlin'e davet etti ve 14 Mart'ta Slovakya tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etti.Tiso sammankallade det slovakiska parlamentet, som den 14 mars röstade för självständighet.
Bu tek taraflı ön olaylar, İsveç'in savaş tehditleriyle devam etti.Denna unilaterala åtgärd möttes med svenska hot om krig.
İsviçre de benzer iki-taraflı antlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkiler kurmuştur.Även Schweiz har ett nära samarbete med unionen genom bilaterala avtal.
Bir taraflılık getirdi de.Han tillförde även ett innertak.
19 Aralık 2011 tarihinde kulübüyle olan sözleşmesi çift taraflı feshedilerek serbest kalmıştır.I ett domstolsutslag den 19 mars 2004 friades hon dock på båda punkterna.
3 Nisan'da Azerbaycan Savunma Bakanlığı tek taraflı ateşkes ilan etmiştir.Tisdagen reagerade det israeliska utrikesministeriet.
İsviçre de benzer iki-taraflı antlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkiler kurdu.Крім того, Єропейський союз та Швейцарія уклали двосторонню угоду з тим же значенням.
2008 - Kosova, Sırbistan'dan ayrılarak tek taraflı bağımsızlık ilan etti.2008 — Косово проголосило незалежність від Сербії.
29 Eylül'de, "tek taraflı bildirim" ile onun gruptan ayrılması istendiğini iddia etti.29 вересня він заявив, що його свідчення хибні.
Tüm amplifikatörler bir derece çift taraflıdır.Вектори всіх частинок мають однакову довжину.
Nihayet 17 Şubat 2008 pazar günü Kosova meclisi tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etti.17 лютого 2008 року парламент Косова проголосив незалежність краю в односторонньому порядку.
Fakat, İlyas iki taraflı oynuyordu ve planı bir av partisi sırasında Andronikos'u kaçırmaktı.Ilyas však hrál na obě strany a naplánoval únos Andronika během lovecké slavnosti.
Çift taraflı ağrı özellikle aurasız migreni olan kişilerde yaygındır.Oboustranná bolest je obzvláště běžná u těch osob, které trpí migrénou bez aury.
Ancak bazı uluslar da tek taraflı olarak bağımsızlık ilan etti.Některé republiky začaly volat po úplné samostatnosti.
Haziran 2013'te ise kulüp ile anlaşarak sözleşmesini çift taraflı fesh etti.V únoru 2013 se s klubem dohodl na rozvázání smlouvy.
2006'da İsrail ile Tayvan arasında çift taraflı 1.3 milyar dolar hacimli ticaret gerçekleşti.Roční obchodní obrat mezi Izraelem a Tchaj-wanem činil 1,3 miliard amerických dolarů.
Çift taraflı ağrı özellikle aurasız migreni olan kişilerde yaygındır.Durerea bilaterală este frecventă îndeosebi în cazul persoanelor cu migrenă fără aură.
İsviçre de benzer iki-taraflı antlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkiler kurdu.Uniunea Europeană si Elveția au implementat un acord bilateral cu același scop.
Salpenjit bir veya iki taraflı olabilir.Abarognozie poate afecta una sau ambele mâini.
13 Mart'ta Tiso'yu Berlin'e davet etti ve 14 Mart'ta Slovakya tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etti.Tiso a convocat Dieta (Parlamentul) slovacă care, pe 14 martie, a proclamat independența Slovaciei.
Tarafsızlık bile taraflıdır.Chiar și imparțialitate este parțială.
Tarafsızlık bile taraflıdır.Chiar și neutralitatea este părtinitoare.
Fakat Anna buna hiç taraflı değildir.Anna nem tud hova hálálkodni.
Tek ya da iki taraflı olabilir.Egy vagy mindkét szem érintett lehet.
27 Aralık 2012'de sözleşmesi tek taraflı feshedilmiştir.2014. május 27-én végleg szerződtették.
1874: Alman bilim adamı Karl Ferdinand Braun kristallerinin "tek taraflı iletimini" keşfeder.A kristály-alapú diódát 1874-ben Karl Ferdinand Braun német kutató fedezte fel.
İsviçre de benzer iki-taraflı antlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkiler kurdu.A szovjet–lengyel viszonyt kétoldalú megállapodással rendezte a Szovjetunióval.
Kontratlar tek taraflı ya da karşılıklı olabilir.Oireet voivat olla tois- tai molemminpuoleisia.
Kapalı bölüm iki taraflıdır, ve her taraf beş kubbelidir.Vinyylilevyllä on kaksi puolta, joista molemmilla on viisi kappaletta.