taraf ile cümle
taraf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O kendi kız kardeşi tarafından öldürüldü.She was killed by her own sister.
Araba sağ taraftan gelir.The car comes from the right.
Yeni iOS 6 haritaları tarafından hayal kırıklığına uğratıldım.I was disappointed by the new iOS 6 maps.
Kapının diğer tarafında sesler duydum.I heard voices on the other side of the door.
Ben kimsenin tarafında değilim.I'm not on anybody's side.
Her tarafım ağrıyor.I'm sore all over.
Tom'un benim tarafımdan hayal kırıklığına uğratılacağını düşündüm.I thought Tom would be disappointed in me.
Gölün bu tarafında güvenle paten yapabilirsin.You can skate safely on this side of the lake.
Kediler tarafından büyülendim.I'm fascinated by cats.
Ben Avustralya'ya geri gidemem. Orada polis tarafından aranıyorum.I can't go back to Australia. I'm wanted by the police there.
Kazanan tarafta olacağımızı düşünüyordum.I thought we were going to be on the winning side.
Bu belge aslında Tom tarafından yazıldı.This document was actually written by Tom.
Tom bazı izleyiciler tarafından yuhalandı.Tom was booed by a number of audience members.
Bir dizi cinayetin aynı adam tarafından işlendiği düşünüldü.The series of crimes were thought to have been committed by the same man.
Olumlu taraftan bakalım.Let's look on the positive side.
Diğer tarafta ne olduğunu görmek istiyorum.I want to see what's on the other side.
Diğer tarafa geri gitmeni istiyorum.I want you to go back over to other side.
Tom biri tarafından dokunulmak istemiyor.Tom doesn't want to be touched by anyone.
Tom gece tehdit eden ruhlar tarafından çevrildiğini düşündü.Tom thought he was surrounded at night by threatening spirits.
Hikayenin benim tarafını duymak istemez misin?Don't you want to hear my side of the story?
Tom muhtemelen kasabanın bu tarafında yaşamak istemiyor.Tom probably doesn't want to live on this side of town.
Mary giyinirken diğer tarafa bakmamı istedi.Mary wanted me to look the other way while she was getting dressed.
Tom polis tarafından yakalanmak istemediği için dağlarda saklandı.Tom hid in the mountains because he didn't want to get caught by the police.
Tom dağın diğer tarafında tuhaf bir şey gördüğünü söyledi.Tom said he saw something weird on the other side of that mountain.
Bu hikaye arkadaşım tarafından yazıldı.This story was written by my friend.
İki taraf da suçsuz değil.Neither side is without blame.
Tom, evinin arka tarafında bir şey inşa ediyor.Tom's building something behind his house.
Gemi su almış ve kıç tarafı aşağı inmişti.The ship had taken on water and was down by the stern.
Bütün TV haberleri taraflıdır.The news on TV never tells the whole story.
Ben tarafsızım.I'm objective.
Elbette bu cümle yalnızca büyükler tarafından kullanılır.Of course this phrase is only used by older people.
Bardağa dolu tarafından bak.Look on the bright side of things.
Konuya iyi tarafından bak.Look on the bright side of things.
O benim babamın babası. O benim baba tarafından büyükbabam.He's my father's father. He's my paternal grandpa.
Yardım edin. Paranoidler tarafından takip ediliyorum.Help! I'm being followed by paranoids!
O bana diğerleri tarafından sorulanlara benzer sorular sordu.He asked me questions similar to those asked by many others.
Bu hafta iki taraf temaslarda bulunur.The two sides hold talks this week.
Aktinyum 1899 yılında André-Louis Debierne tarafından keşfedilmiştir.Actinium was discovered by André-Louis Debierne in 1899.
Tom Smith'in evi polis tarafından arandı.Tom Smith's home got searched by the police.
Demokrasi; halkın, halk için, halk tarafından yönetilmesidir.Democracy is the government of the people, by the people, for the people.
Tom'un, kendisiyle konuşulduğunda başka bir tarafa bakma huyu vardı.Tom had a propensity for looking the other way when spoken to.
Zombiler tarafından saldırıya uğradık.We were attacked by zombies.
Alandaki bir uzman tarafından takdir edilmek hoş.It is delightful to be praised by an expert in the field.
Biz tarafsızız.We're impartial.
Tom tarafsızdır.Tom is impartial.
Sen tarafsızsın.You're objective.
Tom tarafsız.Tom is objective.
Bu yemek garson tarafından tavsiye edildi.This dish was recommended by the waiter.
Neden birkaç dakika içinde benimle ön tarafta buluşmuyorsun?Why don't you meet me out front in a few minutes?
Çok tatlı bir garson tarafından karşılandık.We were greeted by a cute waitress.
Baba tarafımdan büyük babam yarın 88. doğum gününü kutluyor.My grandfather on my father's side is celebrating his 88th birthday tomorrow.
Annemin tarafından dedem yarın 60. doğum gününü kutluyor.My grandfather on my mother's side is celebrating his 60th birthday tomorrow.
Bu tarafa bak.Look this way.
Bu taraftan, baylar!This way, gentlemen!
O taraftan, lütfen.That way, please.
Kargo yağmur tarafından hasara uğratıldı.The shipment was damaged by the rain.
Onlar kalabalık tarafından çiğnendiler.They were trampled by the crowd.
Çocuklara yetişkinler tarafından eşlik edilmeliler.Children must be accompanied by adults.
Makinenin ayarlaması mühendisler tarafından halledildi.The adjustment of the machinery was taken care of by engineers.
Her kültürün karanlık bir tarafı vardır.Every culture has a dark side.