tarafına ile cümle
tarafına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Baktım ve sadece "Öğğk" diyebildim, adanın diğer tarafına geçip orada çalıştık.Поглеждам го, просто възкликвам: "Уф!" и отивам да работя от другата страна на острова.
Baktım ve sadece "Öğğk" diyebildim, adanın diğer tarafına geçip orada çalıştık.Я взглянул на неё, сказал "Фу!" и отправился работать на другой конец острова.
Baktım ve sadece "Öğğk" diyebildim, adanın diğer tarafına geçip orada çalıştık.והסתכלתי עליו ואמרתי "יאק" והלכתי לעבוד בצד השני של האי.
Baktım ve sadece "Öğğk" diyebildim, adanın diğer tarafına geçip orada çalıştık.ونظرت له وقلت ، "مكان قذر" لأذهب وأعمل على الجزء الآخر من الجزيرة.
Baktım ve sadece "Öğğk" diyebildim, adanın diğer tarafına geçip orada çalıştık.島の反対側に行って撮影をしました 5年後 再訪すると
Bazen çok insani taraf, sonra yavaş yavaş, daha çok Varoluş tarafına gelir.Néha nagyon az emberi ... oldal, aztán fokozatosan a Létező oldalra kerül.
Bazen çok insani taraf, sonra yavaş yavaş, daha çok Varoluş tarafına gelir.Tu vois? Parfois avec un côté très" humain" puis progressivement devenant davantage son côté "être".
Bazen çok insani taraf, sonra yavaş yavaş, daha çok Varoluş tarafına gelir.Verstehst du? Manchmal sehr auf der menschlichen Seite... und dann allmählich mehr auf der Seite des SEINS.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriAm străbătut toată țara căutând restaurantele de unde acești oameni cumpăraseră prăjiturelele cu răvașe.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriHo attraversato il paese, alla ricerca di questi ristoranti dove queste persone avevano av i loro biscotti.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriIk reisde heel het land af op zoek naar de restaurants waar deze mensen hun gelukskoekjes hadden gehaald.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleri전국을 돌아디니면서 음식점들을 찾아 다녔지요. 그 사람들이 포츈쿠키를 얻은 장소를 찾아서요.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriPo całym kraju szukałam restauracji, w których ci ludzie kupili swoje ciastka z wróżbą.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriTôi đi dọc đất nước, tìm kiếm những nhà hàng mà những người này đã mua bánh qui may mắn.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriПрекосих страната в търсене на тези ресторанти, откъдето тези хора взели бисквитките си с късметчета.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriЯ поехала по стране в поиске ресторанов, где эти люди купили печенье судьбы.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriעברתי את הארץ מקצה לקצה, בחיפוש אחרי המסעדות האלה בהן האנשים האלה קיבלו את עוגיות המזל שלהם.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriذهبت إلى جميع أنحاء البلاد ، ابحث عن هذه المطاعم حيث كان هؤلاء الناس قد حصلوا على بسكويت الحظ.
Ben ülkenin öbür tarafına gittim bu restoranlara bakmak için bu insanlar kendi kazandıkları şans kurabiyeleriこの当選者がもらったフォーチュンクッキーを 渡した中華料理店を探したんですよ で、いっぱいあったんです
Beta bozunmasında ise reaksiyonun sağ tarafına elektron eklenir.A v beta rozpadu je zbytek s jedním elektronem.
Beta bozunmasında ise reaksiyonun sağ tarafına elektron eklenir.W rozpadzie beta minus zostaje mi natomiast elektron.
Beyninin sağ ve sol tarafina elektrotlar yerleştirilmiş ve kafasının üstünde de bir kamera var.이 쥐는 좌측과 우측 대뇌반구에 전극이 심어져 있습니다. 머리 위에는 카메라가 있습니다.
Beyninin sağ ve sol tarafina elektrotlar yerleştirilmiş ve kafasının üstünde de bir kamera var.יש לו אלקטרודות באונות המוח השמאלית והימנית, יש לו מצלמה על הראש.
Beyninin sağ ve sol tarafina elektrotlar yerleştirilmiş ve kafasının üstünde de bir kamera var.لده أقطاب كهربائية متصلة بنصفي دماغه الأيمن والأيسر، لديه كاميرا فوق رأسه.
Beyninin sağ ve sol tarafina elektrotlar yerleştirilmiş ve kafasının üstünde de bir kamera var.頭の上にカメラを乗せています 科学者はこの生物を
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.Are coloane în faţă. Arată ca un templu antic roman sau grecesc .
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.Así que voy a dibujar al edificio. Tiene columnas en el frente. Se parece a un templo antiguo griego o romano.
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.Con dei pilastri. Sembra un tempio greco o romano.
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.Então, eu vou desenhar o edifício. Tem pilares na frente. Parece-se com um antigo templo grego ou romano.
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.Il a des piliers à l'avant. Il ressemble à un vieux temple grec ou romain.
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.Ma kolumny z przodu. Wygląda jak stara świątynia grecka lub rzymska.
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.Nó có trụ cột ở phía trước. Nó trông giống như một ngôi đền Hy Lạp hay La Mã cũ.
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.V přední části má sloupy. Vypadá jako starořecký nebo starořímský chrám.
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.Ще нарисувам сградата. Има колони отпред. Прилича на гръцки или римски палат.
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.Это столпы в передней части. Похоже, что старый греческий или римский храм.
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.יש לו עמודים בחזית. הוא נראה כמו בית מקדש יווני או רומי ישן.
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.له أعمدة في الواجهة. يشبه معبد روماني أو يوناني قديم.
Binanın ön tarafına da sütunlar koydurayım, eski Yunan veya Roma tapınaklarına benzesin.ギリシャやローマにこんな建物ありそうですよね? こういう建物を建設するのには訳があります。
Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.Er ist am Körper eines Schauspielers angefügt.
Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.Imaginez la associée au corps d'un acteur.
Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.Pegada al cuerpo de un actor.
Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.Połączono ją z ciałem aktora.
Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.Prins de corpul unui actor.
Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş. Ve işe yaradı.לא רע -- מחובר לגוף של שחקן.
Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.Προσαρμοσμένο στο σώμα ενός ηθοποιού.
Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.Її приєднали до тіла актора.
Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.Прикачена към тялото на актьор.
Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş.Присоединена к телу актера.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.Daar komt er nog een, slaat neer op het achterdek en duwt ze onder.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.Druhá se přihnala k zádi a zalila ji.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.És jön egy másik, lecsap a hajó farára, és letöri.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.E un'altra colpisce e sconquassa la poppa.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.Jeszcze jedna uderzyła w rufę i ją oderwała.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.다른 거대한 파도가 몰아쳐서 후부를 휘둘려 쳤고 그걸 넉다운 시켰습니다.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.Luego llegó otra y lo golpeó por la parte de atrás y se la arrancó.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.Og en anden kommer og rammer agterenden og flår den af.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.Outra onda bateu na popa do navio e arrancou-a.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.Prišla ďalšia vlna a odtrhla kormu lode.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.Un alt val lovește pupa și o sfarmă.
Bir başkası gelip kıç tarafına çarptı ve alaşağı etti.Und eine andere kommt und trifft den Achter und reißt ihn runter.