Japon tarihi ile çok fazla ilgilenmektedir.He is very much interested in Japanese history.
O, Japonya tarihine iyice aşina oldu.He got well acquainted with the history of Japan.
O, tarımla uğraşıyordu.He engaged in agriculture.
O, tarım eğitimi görmektedir.He is studying agriculture.
Akşam yemeği partisinde ona karısı tarafından eşlik edildi.He was accompanied by his wife at the dinner party.
O her zaman rakipleri tarafından yapılan hatalardan yararlanır.He always takes advantage of the mistakes made by his rivals.
Ona arkadaşları tarafından saygı gösterilir.He is looked up to by his friends.
Onlar tarafından ona saygı duyulur.He is respected by them.
O, onların teşviklerinin eksikliği tarafından kızdırıldı.He was incensed by their lack of incentives.
Onların hararetli tartışmaya bir son vermek için boşuna uğraştı.He tried in vain to put an end to their heated discussion.
O onların resepsiyon tarzından memnun değil.He is displeased with their way of reception.
Onunla tartışmayacak kadar akıllı.He knows better than to argue with her.
O, onun tarafından aşağılandı.He was humiliated by her.
Onun konuşma tarzını sevmedi.He did not like her manner of speech.
Onların ona davranış tarzı hakkında söylendi.He grumbled about the way they treated him.
O, babası tarafından asla azarlanmadı.He has never been scolded by his father.
O, annesi tarafından azarlandı.He was scolded by his mother.
O, Tom'la evlendiği için kızıyla tartıştı.He argued his daughter out of marrying Tom.
O, tarladaki ineklere baktı.He looked at the cows in the fields.
Ona arkadaşları tarafından Ted denilirdi.He was called Ted by his friends.
O, arkadaşları tarafından terkedildi.He was deserted by his friends.
Arkadaşları tarafından ona gülündü.He was laughed at by his friends.
Arkadaşları tarafından kahkahalarla gülünecek.He will be laughed at by his friends.
O,bütün arkadaşları tarafından saygı görürdü.He was looked up to by all his friends.
Ona annesi ve babası tarafından güvenilir.He is trusted by his parents.
O, tarih dersinde uyukladı.He dozed off in history class.
Onun tarihle ilgili çok sayıda kitabı var.He has a lot of books on history.
Bir tarihsel roman okuyor olacaksın.He will be reading a historical novel.
Onların mobilyaları, tarz yerine yarar için seçildi.Their furniture was chosen for utility rather than style.
Onların çantaları kapıda güvenlik görevlileri tarafından kontrol edildi.Their bags were checked by security guards at the gate.
Çocuklarını yetiştirme tarzları oldukça farklı.Their manner of bringing up their children is extremely unusual.
Onların geleneksel yaşam tarzı artık yok.Their traditional life style no longer exists.
Onlar nadiren, kırk yılda bir, birbirleriyle tartışırlar.They seldom, if ever, quarrel with each other.
Her zaman para konusunda tartışıyorlar.They are always arguing about money.
Onlar her zaman tartışıyorlar.They are always quarreling.
Onlar her zaman toplum önünde tartışıyorlar.They are always quarrelling in public.
Sadece onlar değil aynı zamanda ben de öğretmen tarafından azarlandım.Not only they but also I was scolded by the teacher.
Onlar tartışmışlar gibi görünüyor.It seems that they have quarreled.
Onlar çöpü dışarıya taşımak için kimin sırası olduğu hakkında tartıştılar.They disputed about whose turn it was to take the trash out.
Projenin ekonomisini tartıştılar.They discussed the economics of the project.
Konu hakkında bir tartışma başlattılar.They entered into a discussion about the issue.
Onlar sorunu tartıştılar.They discussed the problem.
Parti için planları tartıştılar.They discussed the plans for the party.
Onlar helikopter tarafından kurtarıldılar.They were rescued by helicopter.
Sanki müzik tarafından büyülenmiş gibi oturuyorlar.They are sitting as if charmed by the music.
Tartışmaya saatlerce devam ettiler.They went on arguing for hours.
Onlar yıllarca toprak mülkiyetini tartıştı.They disputed the ownership of the land for years.
Onlar tartışmaya bir son vermeye karar verdi.They decided to put an end to the discussion.
Onlar ortak çıkarları tarafından birbirine bağlıdır.They are bound together by common interests.
Evleri güçlü bir deprem tarafından yok edildi.They had their houses destroyed by a strong earthquake.
Planlarını tartışarak dört saat harcadılar.They spent four hours discussing their plan.
Onlar hararetli bir tartışmaya girdi.They entered into a heated discussion.
Onlar gazetede düğünlerinin tarihini ilan ettiler.They announced the date of their wedding in the newspaper.
Onlar mülkiyet payları hakkında tartışıyor.They are arguing about their share of the property.
Politik konular hakkında tartışmayı seviyorlardı.They liked to argue about political issues.
Onlar öğretmen tarafından azarlandılar.They were scolded by the teacher.
Taro'yu takımlarının kaptanı seçtiler.They elected Taro captain of their team.
Onlar herhangi biri tarafından nefret edilmezler.They aren't hated by anybody.
Kendi aralarında tartışmaya başladılar.They began to quarrel among themselves.
Geçen bir gemi tarafından kurtarıldılar.They were rescued by a passing ship.