Tarımsal arazi karşılığında bu kavimler Roma’ya askeri destek sundu.In ruil voor hun militaire steun kregen zij financiële steun vanuit Rome.
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'nun amacı gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanda yoksulluğu azaltmaktır.Met het Cohesiefonds probeert de Europese Unie de economie van minder welvarende lidstaten op peil te brengen.
Gulca İli nehiri vadisinde tarımsal ve ticari merkezidir.Het is het industriële en commerciële centrum van de Cauca-vallei.
Tarımsal üretimin elde edildiği sovhozlar, 5 yıllık planlara bağlı orak işletilirdi.Armoede bestrijding Investering in onderwijs De economische politiek werd vormgegeven via een vijfjarenplan.
Tarımsal araştırmalara katılan toplam alanı 199.798 kilometrekaredir (199,798 dönüm).De county heeft een landoppervlakte van 999 km² en telt 19.798 inwoners (volkstelling 2000).
Bu suyun eksikliği tarımsal kuraklık olarak isimlendirilir.Deze bouwstijl staat bekend als Waterstaatstijl.
Entansif tarım tekniklerinin gelişmesinin yan etkisi, gene tarımsal emek üzerinde işsizleşme olmuştur.Uiteraard ging ook bij Van Lier de technologische ontwikkeling gepaard met angst om banenverlies.
Ticari, endüstriyel, tarımsal ve benzer amaçlı olarak kullanılabilinir.Używane do celów przemysłowych, technicznych, gospodarczych itp.
Savaş sonrasında tarıma yönelmeyi zorunlu kılan bu durum sonucunda tarımsal üretim hızla artmıştır.W związku z upaństwowieniem gospodarki po wojnie to pojęcie stało się zbędne.
Tarımsal ürünlerin fiyatı ise dolayısıyla düşmekteydi.W tej sytuacji cena produktów tytoniowych spadła by do zera.
Diğer hortumlar, binalara ve tarımsal tesislere önemli zararlara neden olmuştur.Sama świątynia, podobnie jak plebania i budynki gospodarcze, uległa znacznym uszkodzeniom.
Tarımsal mekanizasyon üst seviyede kullanılmaktadır.Struktura przestrzenna została usystematyzowana pod względem wysokościowym.
Madeni ve tarımsal açıdan iyi bir yerdir.Miasto wypada korzystnie pod względem demograficznym i socjalnym.
Tarımsal alanlar ilin ancak %17'sini kapsamaktadır.Kommunisterna fick dock bara 17%.
Ayrıca Ukrayna, istikrarlı tarımsal kaynaklar sağlayacaktı.Montenegro erhöll samtidigt en betydande territoriell utvidgning.
Kadışehri'nde tarımsal faaliyetlerin dışında esnaf kolları da ekonomide önemli yer tutmaktadır.På grund av det osäkra läget i Kashmir har vägen även militär betydelse.
Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü YayınlarıKategori:Statens offentliga utredningar
Tarımsal Yapı ve Üretim 2007. s. 14. ^ Şevketoğlu, Münir (2006).Från bergsdlag och bondebygd 44 (1993).
Sovyet idaresi boyunca Ermenistan tarımsal ülkesi olmaktan çıkıp önemli bir sanayi ülkesine dönüştü.Bayern upplevde ett ekonomiskt uppsving och går från en agrarstat till en modern industristat.
Tarımsal Yapı ve Üretim 2007. s. 13.Forskning och framsteg, nr. 7 2007.
Tarımsal üretimin elde edildiği sovhozlar, 5 yıllık planlara bağlı orak işletilirdi.Skolor har gjort konkreta gärningar för miljön som planterade fem miljoner träd hittills.
Aynı dönemlerde Çin'de sabanın kullanılması tarımsal alanda Asya'daki önemli değişikliklerdendir.Avenyn har ständigt varit en skådeplats för politisk förändring i Georgien.
Ayrıca mahallede tarımsal kalkınma kooperatifi bulunmaktadır.En del god funktionalistisk bebyggelse finns också i området.
Tarımsal ürünlerin başında fındık gelir.Tillverkning av smycken bland tidiga jordbrukare.
Kısa bir süre sonra öteki tarımsal ihraç ürünlerine de el attı.Невдовзі він продав решту своїх нафтових копалень.
Robert Bosch, tarımsal konulara çok yakından ilgilendi ve Münih'in güneyinde bir çiftlik sahibi oldu.Бош любив займатись сільським господарством і мав власну ферму, що знаходилась південніше від Мюнхена.
Yabancı döviz kaynağı olarak turizm, tarımsal ihraç ürünlerinden daha önemli bir hale gelmiştir.Економічно важливим як джерело іноземної валюти стає туризм.
Tarımsal Yapı ve Üretim 2007. s. 11.Географія та основи економіки в школі, 2007, № 11.
O zaman şehrin etrafı tarımsal arazı ile kaplı idi.У цьому періоді зосереджувалися на сільському господарстві.
Eyâlet Avusturya'nın en tarımsal olarak en yoğun kullanılan eyaletidir.Вікторія є найбільш урбанізованим штатом Австралії.
Bu barajın tarımsal üretime katkısı büyük olmuştur.Адміністрація заводу дуже мені допомагала в цьому.
Tarım, tarımsal araştırma uygulaması da dahil olmak üzere teknikleri ilgilendirmektedir.Zemědělství se týká technik, včetně aplikace agronomického výzkumu.
Buna rağmen, 1990 ile 2003 yılları arasında tarımsal üretim %90 oranında arttı.V letech 1986 až 1994 stoupla však jejich produkce o třetinu.
Bu yüzden il toprakları, tarımsal amaçla kullanılmamaktadır.Zasolená půda je prakticky nepoužitelná k zemědělským účelům.
Bu durumda tarımsal ürün çeşitliliğine imkân sağlar. .Jejich růst vyplynul z produkce rozmanitého zboží.
Tarımsal Yapı ve Üretim 2007. s. 13.Politicko-národohospodářský kalendář na rok 1913.
Bademler tarımsal olarak ilk kez burada yetiştirilmiş olmalıdır.Zde byly parní tříkolky poprvé průmyslově vyráběny.
Porto Alegro limanı yerel tarımsal ürünlerin nakledilmesinde gayet önemli bir rol oynamaktadır.Portul din Porto Alegre este important pentru transportul de produselor agricole locale.
Bunların yanı sıra gıda maddelerinin girişi ile tarımsal değişim de gerçekleşmiştir.Ăn același timp au avut loc alte de modificări administrativ-teritoriale.
Ratlam büyük bir demiryolu kavşağı,tarımsal ticaret merkezi ve sanayi kentidir.Subotica este un mare nod feroviar, centru industrial și comercial.
Ortak Tarım Politikası; Avrupa Tarımsal Yönlendirme ve Garanti Fonu (FEOGA) ile mali desteğini almaktadır.FEOGA - vezi Fondul European de Orientare si Garantare pentru Agricultură.
Mesela tarımsal alanlarda her bir parselin en az 5000 metrekare olması gerekmektedir.Un standard important al divziei este că toate echipele trebuie să aibă o sală de minimum 5.000 de locuri.
Emtia ticaretinde koruma seviyesi tarımsal ürünler haricinde düşüktür.Nivelul de protecție în comerțul cu mărfuri este scăzut, cu excepția celui pentru produsele agricole.
Ayrıca Ukrayna, istikrarlı tarımsal kaynaklar sağlayacaktı.Ucraina urma să devină o sursă sigură de hrană ieftină.
Sıradan bir tımarın yıllık tarımsal geliri 20.000 akçeden azdı.Universităților private le-a scăzut profitul de 207 de ori”.
Buna rağmen, 1990 ile 2003 yılları arasında tarımsal üretim %90 oranında arttı.Mezőgazdasági termelése 1990-2003 között 60%-kal bővült.
19. yüzyılda kasabada ulaşım gelişmesi kasabanın tarımsal üretimine de tesir etti.Csak a 17. századtól mutatkozott igény a városi tömegközlekedés kialakítására.
Ayrıca Ukrayna, istikrarlı tarımsal kaynaklar sağlayacaktı.Ukrajna a mezőgazdasági termékek megbízható forrása lenne.
Prefektörlük, ayrıca Japonya’nın en büyük ikinci tarımsal üretimine sahiptir.Csiba büszkélkedhet Japán második legmagasabb mezőgazdasági hozamával is.
Bu görüş insanların tarımsal faaliyete geçişlerinin yeryüzünü etkilediği savıdır.Ez az érdekellentét polgári életük gazdasági feltételeiből fakad.
Endüstriyel üretimi tarımsal ürünlere yöneliktir.Az ipari tevékenység a mezőgazdasági termékek feldolgozására korlátozódik.
Alsat-1B, tarımsal ve felaket izleme için tasarlanmış bir uydu.A TRAPPIST-1 d azonban elég vizet őrizhetett meg az élet fenntartásához.
AGROVOC Tarımsal Ontoloji Geliştirme (AOS) projesinin dayanağını oluşturmaktadır.A Mezőgazdasági Ontológiai Szolgálat (AOS) fejlesztésének egyik kiemelt eszköze az AGROVOC.
Entansif tarım tekniklerinin gelişmesinin yan etkisi, gene tarımsal emek üzerinde işsizleşme olmuştur.A rossz műszaki állapotú járművek üzemeltetése cégünk népszerűségvesztésével is jár.
Tarımsal faaliyetler önemini yitirmiştir.A mezőgazdaság tovább veszített gazdasági jelentőségéből.
Küresel ısınma nedeniyle kuraklık yaşamakta tarımsal ürün rekoltesi düşüş göstermektedir.Egyes vélemények szerint a tó kiszáradásáért a globális felmelegedés a felelős.
1973 yılında Ernar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulmuştur.1973-ban helyére egy partizánemlékművet helyeztek.
Tarım uçağı, tarımsal kullanım için üretilen veya dönüştürülmüş bir uçaktır.Maatalouslentokone on maanviljelyskäyttöön rakennettu tai muunnettu ilma-alus.
Tarımsal üretim de savaş öncesinin yarısı düzeyindeydi.Teollisuustuotanto oli vain 30 prosenttia sotaa edeltäneestä tasosta.
Tarımsal alanlar ilin ancak %17'sini kapsamaktadır.Kaikista asteroideista niitä on 17 %.