Robert Bosch, tarımsal konulara çok yakından ilgilendi ve Münih'in güneyinde bir çiftlik sahibi oldu.Robert Bosch estaba vivamente interesado en los temas agrícolas, y era dueño de una granja al sur de Múnich.
Ankara'nın tarımsal durumu, alanındaki doktora tezinin konusudur.La Guerra Civil en Almería es el tema de su tesis doctoral.
Bu alanın %31.3'ü tarımsal amaçlı kullanılırken %24.1'i ormanlık alandır.De esta superficie, el 13,1% se utiliza para fines agrícolas, mientras que el 24,4% está cubierta de bosques.
Tarımsal alanlar ilin ancak %17'sini kapsamaktadır.La población urbana alcanza solamente al 17% del total.
1973 yılında Ernar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulmuştur.En 1973 se crea el Centro de Consultoría en Gestión Empresarial.
İlçenin kuzeydoğusunda tarımsal sulama amaçlı bir gölet kurulup 1989 yılından beri kullanılmaktadır.Existen yacimientos de diamantes en el noreste del país, que se exportan desde 1984.
Başta gelen tarımsal ürün, sulak soprakların %30'unda yetiştirilen mısırdır.El cultivo principal es la vid y representa el 30% de las áreas sembradas.
Madeni ve tarımsal açıdan iyi bir yerdir.Es una importante zona desde el punto de vista agrícola e hidrológico.
Mahallenin ekonomisi bölgenin tarımsal ürünlerinin %10 nu karşılamaktadır.La industria vitivinícola en la actualidad representa menos del diez por ciento de la economía local.
Böylece tarımsal üretimin artmasında etkili oldu.Como resultado, la producción agrícola llegó a ser extremadamente baja.
AGROVOC Tarımsal Ontoloji Geliştirme (AOS) projesinin dayanağını oluşturmaktadır.El Tesauro AGROVOC es la base del servidor de conceptos AGROVOC (CS).
İlçe ekonomisi büyük ölçüde tarımsal üretime dayalıdır.El área es predominantemente industrial.
Tarımsal üretimi arttırmaya yöneliktir.Queremos democratizar los medios de producción.
Böylece tarımsal ürün artacak, bazı alanlarda yılda birden fazla ürün alınabilecektir.Para el cuidado de su cultivo la planta se debe fertilizar en pequeñas cantidades al menos una vez al año.
İran yaylasında MÖ 6.-7. binyıllara tarihlenen köy ve tarımsal etkinlik izlerine rastlanmıştır.Huellas culturales e históricas conviven con las 106 hectáreas del parque.
Ayrıca 2004 yılında kurulan tarımsal kalkınma ve kredi kooperatifi bulunur.Para 2013 se adicionan alquileres temporales y servicios en destino.
Partizanların bazı durumlarda kurtarılmış bölgelerde tarımsal üretim gerçekleştirdikleri de görülmüştür.A la izquierda pueden reconocerse en parte a los donantes que casi han desaparecido.
2000'li yılların sonlarında tarımsal üretim önemli ölçüde artmıştır.Desde mediados de los años 2000 tiene un importante crecimiento edilicio.
Tarım uçağı, tarımsal kullanım için üretilen veya dönüştürülmüş bir uçaktır.Un aereo agricolo è un aeroplano progettato o modificato per l'utilizzo agricolo.
Konya ilinin tarımsal sulamasında önemli bir yer tutmaktadır.Per lui, la Commissione svolge un cruciale nel preservare il patrimonio nazionale.
1973 yılında Ernar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulmuştur.Nel 1973 fu introdotta una innovativa forma di sistema di ripartizione dei profitti.
Hayvan yetiştirme işi, tarımsal üretimin ikinci önemli bileşenini oluşturmaktadır.L'allevamento costituisce la seconda più importante componente della produzione agricola.
Chorada yaşayan tarımsal faaliyet 24 yüzyıl boyunca günümüze kadar kesintisiz devam etti.Сельскохозяйственная деятельность здесь велась непрерывно в течение 24 веков до наших дней.
Tarımsal faaliyet olarak büyük oranda hububat tarımı ile bağcılık yapılmaktadır.За активную общественную деятельность награждена орденом Дружбы народов.
Bu teras tipi, yapılacak tarımsal faaliyetlerde mekanizasyon kullanımına elverişli değildir.Такое искусство не отображало никакой механизации работы в сельском хозяйстве.
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'nun amacı gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanda yoksulluğu azaltmaktır.Главная цель МФСР — ликвидация сельской бедности в развивающихся странах.
Buna rağmen, 1990 ile 2003 yılları arasında tarımsal üretim %90 oranında arttı.Между 1990 и 1996 годами промышленное производство сократилось более чем в 3 раза.
Sıradan bir tımarın yıllık tarımsal geliri 20.000 akçeden azdı.Доход княжества был сокращен до 20 000 коку.
Mahallenin ekonomisi bölgenin tarımsal ürünlerinin %10 nu karşılamaktadır.Город производит 10 % промышленной продукции области.
Tarımsal faaliyetler önemini yitirmiştir.Помещичьи хозяйства утратили былую хозяйственную значимость.
Robert Bosch, tarımsal konulara çok yakından ilgilendi ve Münih'in güneyinde bir çiftlik sahibi oldu.Бош любил заниматься сельским хозяйством и имел собственную ферму к югу от Мюнхена.
Groningen ilinde toprak kullanımı genellike tarımsaldır.Подобного рода монополии обычны для Гренландии.
Ancak tarımsal üretim her geçen gün azalmaktadır.Царев с каждым годом стал терять своё экономическое значение.
Tarımsal alan yoktur.Территориального поведения нет.
Tarımsal ürünlerin fiyatı ise dolayısıyla düşmekteydi.Цены же на сельскохозяйственные продукты все время падали.
Ülke nüfusunun %60'ı şahsi tüketim ve kullanım için tarımsal ürünler ekmektedir.Каждая семья получала по 60 десятин земли в вечное и наследственное пользование.
Tarımsal ilerlemeye katkıda bulunan her bilimsel disiplin, bir şekilde kimyaya bağlıdır.كل فرع علمي يسهم في تقدم الزراعة يعتمد بطريقة أو أخرى على الكيمياء .
Emtia ticaretinde koruma seviyesi tarımsal ürünler haricinde düşüktür.ينخفض مستوى حماية تجارة السلع الأساسية ما عدا المنتجات الزراعية.
1970 yılında nüfusun dörtte üçü tarımsal sektörlerden geçiniyorken 2000 yılında bu oran % 49' a düşmüştür.فنجد أنه بينما يربح ¾ من السكان عام 1970 من قطاع الزراعة إلا أن إنخفضت هذه النسبة إلى 49% عام 2000.
Tarım, tarımsal araştırma uygulaması da dahil olmak üzere teknikleri ilgilendirmektedir.وتهتم بالتقنيات الحديثة بما في ذلك تطبيقات البحوث الزراعية.
Bademler tarımsal olarak ilk kez burada yetiştirilmiş olmalıdır.وظهرت النباتات المزهرة لأول مرة في هذا العصر.
Saban kullanılarak tarımsal faaliyetler başarıyla yürütüldü.وبشكل عام تمتعت الجهود التبشيرية البروتستانتية في جنوب تشاد ببعض النجاح.
Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır.فأصبحت فنزويلا ثاني أكبر دولة منتجة للنفط في العالم.
Tarımsal Yapı ve Üretim 2007. s. 12.بيت من ورق مسلسل 2007 12.
Tarımsal Yapı ve Üretim 2007. s. 13.التنبؤ والعملية التخطيطية - 2007 .
Dow, plastik, kimyasal madde ve tarımsal ürünler üretmektedir.Dow fabrica produtos plásticos, químicos e agropecuários.
Özel çiftlikler ve bireylerin bahçe arazileri tüm tarımsal üretimin yarısından fazlasını oluşturmaktadır.As fazendas privadas e hortas individuais respondem por mais da metade de toda a produção agrícola.
Peynir üretimi, Dünya çapında büyük bir tarımsal üretimdir.Mundialmente, o queijo é um dos principais produtos agrícolas.
Tarımsal çürümenin en az 20%' si Alternaria türleri tarafından gerçekleştirilir.Pelo menos 20% da deterioração de produtos agrícolas é causada por espécies de Alternaria.
1928 yılına gelindiğinde tarımsal ve sanayi üretimi 1913 seviyelerien gelmiştir.Em 1928, a produção industrial alemã voltou aos níveis de 1913.
Tarımsal üretim de savaş öncesinin yarısı düzeyindeydi.O volume de negócios caiu da metade em relação ao nível de antes da guerra.
Yabancı döviz kaynağı olarak turizm, tarımsal ihraç ürünlerinden daha önemli bir hale gelmiştir.O turismo tem se tornado mais importante que as exportações agrícolas como fonte de intercâmbio internacional.
Tarımsal sosyalizm ağırlıklı olarak ilkel (sanayi öncesi), kentleşmemiş demografiye yatkındır.O socialismo agrário aplica-se a dados demográficos predominantemente pré-industriais e não urbanizados.
Bu alanın %31.3'ü tarımsal amaçlı kullanılırken %24.1'i ormanlık alandır.Desta área, 31,3% é usada para a agricultura, enquanto 24,1% é ocupada por florestas.
Tarımsal üretim geriledi ve kıtlık tarım ürünleri fiyatlarının yükselmesine yol açtı.As taxas de desemprego subiram e os preços dos produtos agropecuários caiu drasticamente.
Tarımsal malların üretimi, üreticilerin iradelerine tam olarak bağlı değildir.Seu objetivo primordial é acabar com as hierarquias desnecessárias entre os criadores.
Köyde tarımsal kalkınma kooperatifi kurulmuştur.O sistema de defesa pessoal Kombato foi criado no país.
Günümüzde, tarımsal faaliyetler sonucunda tahrip olmuş durumdadır.Actualmente nesta freguesia as actividades artesanais caíram em desuso.
Ayrıca 2004 yılında kurulan tarımsal kalkınma ve kredi kooperatifi bulunur.Foi criada o Setor Complementar de Indústria e Abastecimento em 2004.
Tarım, tarımsal araştırma uygulaması da dahil olmak üzere teknikleri ilgilendirmektedir.De landbouw betreft technieken, waaronder de toepassing van agronomisch onderzoek.