Ana içeriğe geç
Sözlük

tarım ile cümle

tarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tepelerde hayvancılık ve tarım yapılır.山上建有林场和畜牧场。
Tarım arazilerinde çoğunlukla sulu tarım yapılmaktadır.並在某些情況下用於保護農作物。
Üç yıl boyunca adanın Avrupalılarca kolonileştirilmesi ve tarım faaliyetlerinin geliştirilmesi için çalışır.在任三年,盡心治理農田、水運。
Boyabat tarım ürünü olarak pirinciyle tanınmıştır.金格羅伊以盛產花生而聞名。
Tarıma dayalı ekonomisinde incir başlıca üründür.對農業社區的犯罪仍然是一個主要問題。
Bu nedenle pek tarım ürünü yetiştirilemez.很多作物无法变卖获利。
Tarım profesörü olarak çalıştı.他原为农艺师。
Ayrıca 600 dönüm üzerine kurulu, tarım araştırma istasyonu da bulunmaktadır.那裡的900英畝的牧場也將作為拍攝地。
Hendekler bugün tarım alanı olmuştur.扶余府治为今天的农安。
Hizmet işkolu, toplam GSYİH'nın %70'ini, sanayi işkolu %29,1'ini ve tarım işkolu %0.9'unu oluşturmaktadır.服务业约贡献了GDP总量的70%,工业29.1%,农业0.9%。
Bununla birlikte, Hindistan'ın tarımsal üretimi, olası gücünün çok gerisinde kalmaktadır.尽管如此,国家的生产能力仍然滞后。
Tarım arazisi azdır.耕地很少。
Tarım ürünü olarak en çok şarap üzümü yetiştirilmektedir.以生產香檳酒最為知名。
IPPC 1952 yılında Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu tarafından oluşturulmuştur.國際植物保護公約,創建於1952年,聯合國糧食及農業組織。
Köyün yemek kültürü de geçim kaynaklarıyla paralel olarak tarıma dayanmaktadır.而农民保留的粮食取决于天气。
Halkının geçimi tarımdır.你的人民將會昌盛。
Bu da köydeki tarım ürünlerinini kalitesini arttırmaktadır.承担提升农产品质量安全水平的责任。
Daha cok çay tarimi yapilir.斟茶时更是考究。
Tarımda birinci sırada tütün yetiştiriciliği gelmektedir.首次在国内成功繁殖印度勺鸡。
Boakai Tarım Bakanı olarak 15 ülkenin Batı Afrika Pirinç Geliştirme Derneği başkanlığını yaptı.担任利比里亚农业部长期间,他主持召开了有15国参加的西非水稻发展协会(现名非洲水稻中心)会议。
Pamuk tarımının gelişmesi, Güney eyaletlerinde köle talebinde büyük artışa sebep olmaktaydı.结果是南方腹地棉花种植的爆炸性增长,极大地增加了奴隶劳工的需求。
Agricultural Research Service (ARS), ABD Tarım Bakanlığı (USDA).Nutrient data laboratory. 美国农业部. .
Ülke tarım ve ticaret anlamında kısmi bir gelişim elde etti.埃米爾國以貿易和農業為生。
Köyde kalan insanlar ise çoğunlukla çay tarımından geçinmektedir.無論在城市后在鄉村,人們通常用拌鹹茶待客。
Tarım ürünlerinden ağırlıklı olarak tütüncülük yapılır, asıl geçim kaynağı tütündür.吸菸,如菸草產品,屬於日常主要環境來源。
Adada temel gelir kaynakları tarım ve turizmdir.岛上的主要收入来源于旅游和农业。
İlçede; Tarım Kredi Kooperatifi ve Tarım İlçe Müdürlüğü’de bulunmaktadır.〈3〉金融業務:源自農會前身日治時代的信用組合業務。
Bu sebeple tarıma müsait bir bölgedir.所以這是一個被控制的領域。
Tarım toplumları çok azınlıktaydı.农业社会里,人们的收入差距不大。
Tarım sektörü ise ekonomide sadece % 4 gibi bir oranı oluşturur.全國可耕地仅占全国面积的4%。
Tarım bakımından zengin bir mahalledir.是一个工业富裕的县。
İnsanlara tarımsal faaliyetleri öğretir.籤分宗人府學習主事。
1993 yılında, Tarım Bakanlığı kabine direktörü seçildi.1993年,任农业部乡镇企业司司长。
Çevresindeki adaların kurak olmasına karşın Nakşa'da tarım için yeterli su bulunur.即使在沙漠,周圍的空氣至少含有一些水。
Buğday yeryüzündeki en eski ekili tarım ürünlerinden biridir.喬治亞葡萄酒是世界上歷史最古老的葡萄酒之一。
Tarım kesiminde yaklaşık olarak 7.500 kişinin çalıştığı tahmin edilmektedir.与之形成强烈对比的是,据估计当今世界上大约有7500种植物是可食的。
Tarımsal çürümenin en az 20%' si Alternaria türleri tarafından gerçekleştirilir.則可以預期在室溫下丁烷會產生約82%的對扭構象和18%的間扭構象。
Taşınan kum ve verimsiz toprak, üretken tarım topraklarını kaplayarak, tarım yapılamaz hale getirmektedir.透過溫室裏光和溫度的控制可使一些非耕土地變成可耕土地。
Köy halkı, ilk zamanlar hayvancılıkla uğraşmışlar, sonraları ise tarıma yönelmişlerdir.처음에는 평양(平壤)에 도읍을 정하였다가 뒤에는 백악(白岳)으로 도읍을 옮겼다.
ABD Tarım Bakanlığı.미국 농무부.
1933-1942 yılları arası Reich Gıda ve Tarım Bakanı olarak görev yaptı.1933년부터 1942년까지 제국 (Reich) 식량 장관 및 농업 장관을 역임하였다.
Kendisini ve iki oğlunu yetiştiren annesi Erika bir tarım işçisi olarak çalıştı.모친 에리카는 자신과 두 아들을 성원하는 목적으로 농업 노동자로 일하였다.
1929'dan 1930' a kadar Tarım Komiserliği yardımcılığı yaptı.1929년부터 1930년까지 농업부의 차관이 되었다.
Kivi meyvesi Yeni Zelanda tarım üretiminde önemli bir kalemdir.우유는 뉴저지 주에서 농장 소득의 귀중한 근본이다.
Çünkü kıtlık içindeki bir topluluğun tarımı keşfedecek zamanı yoktur.마을 사람들은 한(漢)이라는 시대도 몰랐다.
Neredeyse her türlü tarım bitkisi yetişir.거의 모든 포유류가 진화한 시기이다.
Kentsel ve tarımsal alanlarda en yaygın kuş türüdür.남아프리카의 도시지역 및 농촌 지역에서 가장 흔한 새이다.
Ayrıca Ukrayna, istikrarlı tarımsal kaynaklar sağlayacaktı.현은 또한 튼튼한 농업 경제 기반을 가지고 있다.
Tarım tamamen terk edilmiştir.하지만 농장은 모두 폐허가 되어 있었다.
Gazze'nin temel ekonomik faaliyetleri küçük ölçekli sanayi, tarım ve işçiliktir.가자의 주요 경제 활동은 소규모 산업과, 농업과 노동이다.
Önceleri mısır tarımı yapılmaktaydı son zamanlarda mısır tarımı eski etkinliğini kaybetti.고대 이집트 시기부터 생산되기 시작하였으며 지금까지 꾸준한 생산량으로 생산되고 있다.
15 yaşında, Ben Şemen Tarım Okuluna geçti ve Geva Kibbutz’unda birçok yıl yaşadı .15세의 나이에 그는 벤 셰멘 농업 학교로 전학을 가 몇년 동안 키부츠 게바에 살았다.
Sığırcıklar Güney Afrika'da tarıma zararlı olarak kabul edilmemektedir.남아프리카에서는 미국에서처럼 농업에 해로운 동물로 여겨지지는 않는다.
Televizyonculuğa Tolgay Tarıman ile birlikte başladı.그와 그는 포르노 커리어를 함께 시작하였다.
İlçedeki halkın çoğu gelirini tarımla sağlamaktadır.이들 정착민 대부분은 어업을 통해 수입을 얻고자 하였다.
Forli İtalya'nın önemli bir tarım merkezidir.베르첼리는 이탈리아 벼농사의 중요한 중심이 되는 도시이다.
Tarımda da bir takım yeni programlamalar yapıldı.바닥에는 또 다른 마을이 프로젝션으로 비춰졌다.
Tarımsal ürün olarak patatesin önemi oldukça büyüktür.채소로 기르는 것이 많기 때문에 농업적으로 중요하다.
Özellikle tarım işçilerinde yaygındır.채식주의자들에게는 특히 위험하다.
Güneydeki dağlık bölüm dışındaki toprakların çoğu tarıma elverişlidir.남쪽을 제외한 대부분의 지역은 주로 충적평야로 구성되어 있다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tarım ile cümle - Sayfa 43 - tarım kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App