Tarım çok sınırlıdır.Produktionen kommer att bli starkt begränsad.
Aynı dönemlerde Çin'de sabanın kullanılması tarımsal alanda Asya'daki önemli değişikliklerdendir.Avenyn har ständigt varit en skådeplats för politisk förändring i Georgien.
Blindern antik bir tarım arazidir.Omgivningen är öppna, gamla jordbrukslandskap.
Muzaraa: Ziraat ortakçılığı demek olup en az iki kişinin tarım alanında ortaklaşa iş yapmasıdır.Utgångspunkten är att minst två personer på något sätt samverkat vid tillkomsten av ett medverkansobjekt.
Ayrıca mahallede tarımsal kalkınma kooperatifi bulunmaktadır.En del god funktionalistisk bebyggelse finns också i området.
Tarımsal ürünlerin başında fındık gelir.Tillverkning av smycken bland tidiga jordbrukare.
Ayrıca tarım arazileri geniş ve fakat parçalıdır.Utbredningsområdet är mycket stort men fragmentariserat.
Tarım alanlarının %22'si sulanır, %25'i ise nadasa bırakılır.20 % är bönder medan ytterligare 2 % får sin bärgning genom jordbruk.
Su kaynaklarının yetersizligi nedeniyle sulu tarım yapılamamaktadır.Orsaken är att utan denna grundvattensänkning kan bygget inte genomföras till en skälig kostnad.
Tarım Kredi koopratifi bulunmaktadır.Instruktioner om lån av jordbruksmark ges.
Arazi engebeli olup tarıma elverişli değildir.De är icke-territoriella och omfattar hela landet.
Tarımla geçinen bu halklardan bazı gruplar, balıkçılık ve gemicilikle uğraştı.Före kontakten med Europa så foragerade, jagade och fiskade den här gruppen.
Özellikle tarım yapılan arazilerde, bilinçli olunmadan erozyonun artması sağlanmaktadır.Inom jordbruket avses mark som är obrukbar för åkerbruk.
Tarıma elverişli arazi alanı çok yoktur.Det finns en stor jordtäktsgrop inte långt därifrån.
Köyde genelde tarla tarımı yapılır.Vanligen skapas ett lager i boet.
Harhorin'in ana gelir kalemleri turizm ve tarımdır.Основними джерелами доходу для Хархоріна є туризм і сільське господарство.
Kısa bir süre sonra öteki tarımsal ihraç ürünlerine de el attı.Невдовзі він продав решту своїх нафтових копалень.
Son yıllarda tarım ağırlık kazanmaya başlamıştır.Аграрний сектор в останні роки втрачає колишнє значення.
Firma tarım araçlarıda üretmektedir.Тому вирішують зайнятися виробництвом автомобілів.
Tarım vadisi 10 milyon Çinli, Uygur, Moğol ve diğer etnik azınlıkların memleketidir.Її долина є домівкою для 10 млн китайців, уйгурів і монгол.
Robert Bosch, tarımsal konulara çok yakından ilgilendi ve Münih'in güneyinde bir çiftlik sahibi oldu.Бош любив займатись сільським господарством і мав власну ферму, що знаходилась південніше від Мюнхена.
Mısır'da tarım, Nil'in döngüsüne bağımlıydı.Сільське господарство в Єгипті залежало від циклу Нілу.
Gölpınar mahallesi hayvancılıktada tarımda olduğu kadar başarılıdır.Коровій послід застосовується як добриво в сільському господарстві.
Ancak kendi yiyeceği için tarım yapılabilir.Пташенята можуть самостійно здобувати собі їжу.
Gözlemleri onun ‘doğal tarım’ fikrini oluşturmasına yardımcı oldu.Своїми поглядами сприяв розвитку ідеї дикої природи.
Gerçekte doğal koşullar da tarıma pek elverişli değildir.Проте природні системи дуже незручні на практиці.
Diğer tarım ürünlerinin ekonomik değeri yoktur.Риби не мають жодної промислової цінності.
İlçe arazisinin engebeli oluşu (% 75) bölgede modern tarımın yapılmasını engellemektedir.Сьогодні вид зник з 75 % своєї первісної області поширення.
Mahallede yapılan tarım işletmeleri köy ve ilçe halkına iş imkânı sağlamaktadır.Обслуговування туристів на цій ділянці забезпечує роботу і дохід місцевим жителям.
Çin'in de en uzun nehri olan Tarım, yıllık 4-6 trilyon m³ suyu akar.Тарим — найдовша річка внутрішнього стоку у Китаї, з щорічним стоком у 4-6 млрд м³.
Athoslular tarımla uğraşan teknolojik bakımdan gelişememiş bir toplumdur.Люди були змушені пристосовуватися до світу без технологій.
Tarım profesörü olarak çalıştı.Працював учителем, земським агрономом.
Mahallenin tüm toprakları tapuludur ve tarım alanı olarak kullanılmaktadır.Майже вся територія острова терасовані і використовується в сільському господарстві.
Tarım alanlarına dadanır ve çoğu kez yerleşim alanlarının yakınında görülür.Знаходилися біля поселень та іноді у їх межах.
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü.Столипінська аграрна реформа).
Ve bu kimyasallar tarım yapan çiftçilerin eline geçer.Ці плантації обробляються фермерами.
Dikme köyü tarım ve köyişlerine dayalıdır.Зокрема, він прокладав дороги між селищем і фермами.
Ekonomisi turizmin yanı sıra, temel olarak tarıma dayalıdır.Окрім туризму, округ живе переважно сільським господарством.
Çalışan nüfusun ancak %5'i tarım alanındadır.В аграрному секторі зайнято лише 5 % робочої сили.
Yabancı döviz kaynağı olarak turizm, tarımsal ihraç ürünlerinden daha önemli bir hale gelmiştir.Економічно важливим як джерело іноземної валюти стає туризм.
Diğer höyüklerin birçoğu günümüzde üzerinde tarım yapılan alanlara dönüşmüşlerdir.Вчорашні колгоспники здебільшого стали сьогоднішніми фермерами.
Genellikle tarımla değil, hayvan avlama (özellikle bizon) işi ile uğraşırlardı.Займалися переважно полюванням та скотарством, збиральництвом.
Tarıma elverişli arazi alanı çok yoktur.Рівних земельних ділянок тут бракує.
Tarım faaliyetleri sadece evlerin ihtiyacını karşılayabilecek kadardır.Сільське господарство задовольняє потреби лише місцевого населення.
Onlar ayrıca tarım aktivite merkezleriydi.Також це був один з центрів виноробства.
Her aile tarımla uğraşır.Кожна родина займалася своїми промислом.
Agricultural Research Service (ARS), ABD Tarım Bakanlığı (USDA).Аспленій чорний на сайті Аграрного Міністерства США (USDA).
Köy ekonomisi tarıma dayalıdır.İnsanları tarımı ekerek geçimlerini sağlamaktadılar.Політики обіцяли народу землю, за що отримували підтримку сільського населення.
Tarım üretimi.Промислове виробництво.
Picumnus, Roma mitolojisinde bereket, tarım, çocuk ve düğün tanrısı.Pilumnus et Picumnus) — у римській міфології брати, боги шлюбу і народження.
Ancak endüstriyel tarım yapılmamaktadır.Але звичайно вони не досягають промислових кондицій.
Başlıca tarım ürünü Çay dır.Основною сільськогосподарською культурою тут є чай.
İlçe halkının büyük bir kısmı geçimini tarımdan sağlar.Багато громадян почали переходити на його бік.
Ayrıca köy tarıma elverişlidir.Сколихнула вона і наше село.
Burada tarım hizmetlerinde memur olarak çalışmaya başlamıştır.Він починав працювати у цьому підрозділі як старший агроном.
Ancak ülkede tarıma elverişli arazi hemen hemen yoktur.Зараз виплавки сталі в місті практично нема.
Son zamanlarda sulu tarım yaygınlaşmıştır.Останнім часом поняття товару було розширене.
Tarım mülklerinin ortaklaşmasını savunmuştur.Брати поділили володіння.
İki yıl sonra Tarım Kredi Spor Kulübüne transfer oldu.Через два місяці перекваліфікувався на спорт.
Tarımsal Yapı ve Üretim 2007. s. 11.Географія та основи економіки в школі, 2007, № 11.