İlçede tarım, gün geçtikçe hayvancılığa doğru kaymıştır.I milda klimat går nötkreatur utomhus året om.
Köyde tarım büyük ölçüde gelişmiştir.I östra Afrika har beståndet ökat betydligt.
Başlıca geçim kaynağı tarım ve az sayıda hayvancılıktır.Huvudnäringen är jordbruk och en mindre del boskapsskötsel.
Ramat Gan bir tarım yerleşim yeri olarak 1921'de kuruldu.Ramat Gan grundades 1921 som en moshav med inriktning på jordbruk.
Hayvancılık ve tarımla (arpa-buğday) geçimlerini sürdürmektedirler.Om (vilda) djur och om ting.
Mısır'da tarım, Nil'in döngüsüne bağımlıydı.Det egyptiska antika samhället var helt beroende av Nilen.
Ayrıca Ukrayna, istikrarlı tarımsal kaynaklar sağlayacaktı.Montenegro erhöll samtidigt en betydande territoriell utvidgning.
Ayrıca tarım ve orman ürünlerini işleyen sanayiler de bulunur.Det gäller t.ex. för näringsidkare som bedriver jord- eller skogsbruk.
Tarım esas olarak bir “dağ tarımı”ydı.Detta "stora hus" var "berggrunden" i det lantliga samhället.
Eski Fin tarım toplumlarında büyük aileler farklı kuşaklarla aynı çatı altında yaşardı.I de äldre långhusen bodde djur och människor under samma tak.
Sanayi, doğal kaynaklara, tarım ürünlerine ve yerel hayvan yetiştiriciliğine bağlı olarak gelişmiştir.Djuren föds upp enligt KRAV:s regler på naturbete samt ekologiskt odlade grödor från den egna gården.
Hindistan'ın tarım ürünlerinin üçte biri bozulmadan kaybolmuştur.En tredjedel av den köpta maten äts inte utan slängs.
Tarım arazilerinin %70 i yamac ve engebeli arazilerden oluşmaktadır.Omkring 70% av landskapet är antingen odlad åker eller ängsmark.
Ocak 1987 yılından Nisan 1989 yılına kadar Ormancılık ve Tarım Bakanı'ydı.Därefter var Niclasen social- och folkhälsominister från januari till juli 1989.
Gayrısafî yurtiçi hâsılasının üçte biri ve ihracat gelirlerin %90'ı tarımdan kaynaklanır.Omkring 60 % av valutaintäkterna och 90 % av skatteintäkterna kommer från turismen.
Geniş tarım arazileri yazın yaylacılık yapmak içinde elverişlidir.Det finns aktiva jordbruk och stugor att hyra över sommaren.
Şehrin geçim kaynağı tarımdır.Stadens ursprung är därför militär.
Nehir sonra 290 kilometre (180 mil) çölün içinden kuzeye doğru akar ve Tarım Nehrine sularını boşaltır.Floden rinner därefter 290 km norrut genom öknen och rinner ut i Tarimfloden.
Toprakları, verimli tarım arazisinden oluşmaktadır.Dalarna består av bördig jordbruksbygd.
Kadışehri'nde tarımsal faaliyetlerin dışında esnaf kolları da ekonomide önemli yer tutmaktadır.På grund av det osäkra läget i Kashmir har vägen även militär betydelse.
Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü YayınlarıKategori:Statens offentliga utredningar
Patates ve pancar üretimi öncelikli tarım ürünüdür.Jordbruket, som domineras av bananproduktion, är den viktigaste försörjningen.
1158 Mahallenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.1158 blir samhället omnämnd som ort med fortifikation och marknad.
Tarım, ülke ekonomisinin büyük ve en önemli kısmını oluşturmaktadır.Tjänstesektorn är en större och växande del av ekonomin.
Gittikçe muhafazakarlaşmasına karşın tarım, çalışma ve eğitim reformlarını destekledi.Trots det fortsatte han att trycka på för att fortsätta reformera ekonomin och utbildningsväsendet.
Tarım üretimi.Land Lantbruk.
Tarımda özellikle patates üzerine yoğunlaşılmıştır.Inom jordbruket odlas framför allt potatis i denna landskapstyp.
Antik Yunanistan'da tarım, ülke ekonomisinin başlıca kaynağıydı.Innan var skogsrenen i norra Finland den största källan för kött.
İlçede tarıma uygun arazilerin %85’i ekilmektedir.Det påverkar 85% av alla hotade arter."
Çeşitli hükümetlerde görev almış, Dışişleri ve Tarım Bakanlığı dahil çeşitli bakanlıkları üstlenmiştir.Dess ärenden fördelades på flera andra departement, bland annat Finansdepartementet och Näringsdepartementet.
Tarımsal Yapı ve Üretim 2007. s. 14. ^ Şevketoğlu, Münir (2006).Från bergsdlag och bondebygd 44 (1993).
Niğde ilinin ekonomisi tarıma dayanır.Gruvbrytning är än idag basen för regionens ekonomi.
2006 (515) 2007 (537) 2008 (540) Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.(585 s) 2008:47 Frågor om hyra och bostadsrätt.
Canbazlar halkının temel geçim kaynağı tarımdır.Den grundläggande samhällsformen för jägare-samlare är bandet.
Kırsal kesimde, göçebe Bedevilerin sayısı, yerleşik tarımcılarınkinden yüksektir.Resultatet är att antalet utflyttade kapverdier är större än antalet som bor kvar.
Halkın çoğunluğu tarımla geçinmektedir.En majoritet av befolkningen anser sig vara lyckliga.
Fındık en çok üretilen tarım ürünüdür.Frankrike är det land som odlar mest endiver.
İlaveten balıkçılık ve tarım önemli bir rol oynar.Dessutom har fiske och jordbruk en viktig roll.
Tarım alanları azdır.Sällsynt i odling.
1991'den önce tarımın toplam üretimdeki payı %20'ler düzeyinde bulunmaktaydı.Det kan jämföras med att det globala genomsnittet i världen låg på 20% samma år.
"Tarım-Meteoroloji İlişkileri".Meteorologiska förhållanden.
Daha önceki hükûmetlerde Tarım-Doğal Kaynaklar ve Gıda Bakanlığı olarak da anılmıştır.Hon har tidigare även haft andra kommissionärsposter där, bland annat som miljö- och naturresurskommisionär.
Meyve hasatına rastlar ve tarım döneminin sona erdiğini bildirir.Skylten till höger upplyser om att gårdsgatan upphör.
Sovyet idaresi boyunca Ermenistan tarımsal ülkesi olmaktan çıkıp önemli bir sanayi ülkesine dönüştü.Bayern upplevde ett ekonomiskt uppsving och går från en agrarstat till en modern industristat.
Köyde bol bol verimli arazi bulunur. tarıma elverişli alanlar çoktur.Det finns ett antal varor som de i byn betalar bra för.
Andong, çevredeki tarım alanları için bir pazar merkezidir.Alexandroupoli är ett handelscentrum för de omkringliggande jordbruksområdena.
Bu tarım ürünlerinin arasında tahıl yer alır.De letar efter födan bland den befintliga vegetationen.
2012 420 nüfus Mahallenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.1999 fanns det 420 land- och skogsbruk i kommunen.
Kimi köylü tarım, kimisi ise hayvancılık yapmaktadır.Det räcker att en bonde vill, för att det skall genomföras.
Mahallede çeşitli tarım ürünleri üretilmektedir.Jordbruksrelaterade naturtillgångar produceras över hela Europa.
Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlıdır.Institutet lyder under jord- och skogsbruksministeriet.
Tarımsal Yapı ve Üretim 2007. s. 13.Forskning och framsteg, nr. 7 2007.
Tarımsal üretimin elde edildiği sovhozlar, 5 yıllık planlara bağlı orak işletilirdi.Skolor har gjort konkreta gärningar för miljön som planterade fem miljoner träd hittills.
Önceleri yabanıl tahıl devşiren bir üretim biçimi sürdüren bu topluluklar tarıma geçişi sağladılar.Vid åtminstone ett tillfälle har ett blandat par producerat fertil avkomma.
Bu oranlara rağmen hâlâ daha nüfusun dörtte biri tarım sektöründe çalışmaktadır.Nästan 4/5 av invånarna arbetar i jordbruket.
Köy nüfusu: 960 Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Byn är en levande landsbygd där 60 av byns 300 invånare livnär sig på jordbruk eller är egenföretagare.
Tarıma elverişli alanların çoğu Nijer nehri kıyısındadır.De flesta turistanläggningarna finns längst floddalen.
Yüzyıllar boyunca birçok tarım aletleri ve teknikleri keşfedilmiş ve geliştirilmiştir.Årtiondet kännetecknas av stora tekniska uppfinningar och framsteg.
Bununla birlikte tarım da yapılır.Även jordbruk förekommer.
Bu durum da tarım ve hayvancılığı olumsuz yönde etkilemektedir.Naturvårdshänsyn i jordbruk och skogsbruk gynnar också viltet.