Ana içeriğe geç
Sözlük

tarım ile cümle

tarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tarım da modern tarım aletleri kullanılmaktadır.Os homens envolvidos usam ferramentas agrícolas.
Bu balığın evcilleştirenler pirinç tarımı yapan çiftçilerdi.O que o senhor tinha a oferecer aos desbravadores era milho verde.
Bahadın'ın geçim kaynağı tarımcılıktır.A forma adjetiva de fuga é fugal.
Fukuoka tarım felsefesini shizen nōhō (自然農法?) olarak isimlendirdi.Fukuoka descreveu o seu modo de agricultura como shizen nōhō (自然農法, shizen nōhō?) em japonês.
19 Mayıs Haziran 2007'de Fillon hükümetinin Tarım ve Balıkçılık Bakanı oldu.Mais tarde, no governo formado em 25 de janeiro de 2001, tornou-se Ministro da Agricultura e Pesca.
Şu an (12.12.2010 tarihi itibarıyla) 30 hane aile Antalyada sera tarımında çalışmaktadır.Há atualmente (2008) 210 funcionários trabalhando no Escritório da Igreja.
Beldenin toprakları FINDIK tarımı için çok elverişlidir.São muito apreciados pela fauna local.
Tarım arazisi pek geniş değildir.Sua agropecuária ainda é muito forte.
Tarım, tarımsal araştırma uygulaması da dahil olmak üzere teknikleri ilgilendirmektedir.De landbouw betreft technieken, waaronder de toepassing van agronomisch onderzoek.
İnsanlığa tarımı ve medeniyeti öğretmiştir.Hij bracht er de mensheid landbouw en beschaving bij.
Bu kişiler dünyayı tarım gözlükleriyle görmekle belirginleşmişlerdir.Volgens eigen zeggen keek zij graag naar de wereld door een Vlaamse bril.
Tarım ve hayvancılık yapılan köyde yaklaşık olarak 80 hane bulunmaktadır.In en rond het dorp zijn ongeveer tachtig agrarische bedrijven gevestigd.
Gıda ve Tarım Örgütü.Voedsel- en Landbouworganisatie.
Turfan Havzasında tarımcılık özellikle meyve ürünleri ile ünlüdür.De landbouw in de Turpanlaagte is vooral beroemd om zijn fruit.
Tarımda çalışan insan sayısı ise ülkenin ortalamasından yüksektir.Het aantal mensen dat in de landbouwsector werkt ligt er ook een stuk hoger dan het nationale gemiddelde.
Buna karşın kaliteli tarım ürünleri tercih edilir.Producten van hoge kwaliteit worden geprefereerd.
Tarım çalışanları için mecburi yaşlılık sigortasını getirdi.Hij stichtte ook de landbouwverzekeringen Le Laboureur.
Onlar askeri ve hem de tarım aletleri ile donatılmış edilmişlerdi.Ze waren tot de tanden gewapend, doch enkel met landbouwwerktuigen.
Ormanlar ve çayırlar, tarım alanı açmak için yakılmaktadır.Bossen worden hier gekapt of verbrand om plaats te maken voor landbouwgrond.
Yüzyıllar boyunca birçok tarım aletleri ve teknikleri keşfedilmiş ve geliştirilmiştir.Gedurende die tijd zijn er velerlei machines en motoren ontwikkeld en gebouwd.
Bütün bu gelişmelerde tarım danışmanının önemli katkısı vardır.Het echtpaar Boer heeft hier een adviserende rol.
Önemli bir tarım bölgesidir.Het is een belangrijk landbouwgebied.
Avustralya'da birçok tarım ürününe zarar vermektedir.In Australië worden veel wijngaarden geïrrigeerd.
Tarımsal arazi karşılığında bu kavimler Roma’ya askeri destek sundu.In ruil voor hun militaire steun kregen zij financiële steun vanuit Rome.
Az miktarlarda, tahıl ve diğer tarım faaliyetleri de yapılmaktadır.Ook andere activiteiten en de kinderboerderijen moeten er aan geloven.
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'nun amacı gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanda yoksulluğu azaltmaktır.Met het Cohesiefonds probeert de Europese Unie de economie van minder welvarende lidstaten op peil te brengen.
Halkın geçim kaynağı tarım ve hayvancılık ile yurt dışında çalışan işçilere dayalıdır.Het werd een versie met boeren die in het buitenland wonen en werken.
Yaygın olarak yetiştirilen tarım ürünü fındıktır.De landbouwproductie is steeds met een respectabel percentage gegroeid.
Verimli tarım alanları olan bir beldemizdir.Een echte ramp voor de boeren.
Tarıma alınmış bir bitki türüne ilişkin bir buluntu yoktur.Er is geen binding met een bepaalde plantensoort vastgesteld.
Göçün İsveç'ten kaynaklanan temel nedenleri nüfus artışı ve tarım alanlarının azlığıdır.Een belangrijke aanjager was de bevolkingsgroei in Zweden en het toenemende tekort aan goede landbouwgrond.
Arazi yapısı tarıma çok elverişli değildir.De ontmijningseenheid is niet alleen actief op land.
2012 de 850 Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.Ruim 850 (2009) zelfstandige organische landbouwbedrijven in Egypte levert grondstoffen aan deze bedrijven.
12. yüzyıl süresince, nüfus arttı ve geniş topraklar tarıma açıldı.Gedurende de 12e eeuw groeide de bevolking en een grote hoeveelheid grondgebied werd in landbouwgrond omgezet.
Bununla birlikte güçlü tarım, sanayi ve ticaret sektörleri bulunmaktadır.Daarnaast is er landbouw, veeteelt en een behoorlijk industriële en commerciële activiteit.
Gulca İli nehiri vadisinde tarımsal ve ticari merkezidir.Het is het industriële en commerciële centrum van de Cauca-vallei.
Mayıs 1942'de Nazi Almanyası'nda yiyecek bakanı, Nisan 1944'te ise Tarım bakanı oldu.In mei 1942 werd hij minister van Voeding en in april 1944 minister van Landbouw.
İlçede temel ekonomik etkinlik tarımdır.In de Bronstijd betekent dit een economische kernactiviteit.
Periyekler tarım ticaret ve zanaatla uğraşmak ve devlete vergi vermekle yükümlülerdi.De opdracht was kredieten te verlenen aan de land- en tuinbouwsector én met staatswaarborg.
İzlanda topraklarının büyük bir kesimi tarıma elverişsizdir.Grote delen van de IJslandse bevolking lijden niet aan SAD.
Mahallenin ekonomisi tarım, özellikle de patates yetiştirmeciliği ile yapılmaktadır.De Menaldumers waren actief in de landbouw, de aardappelteelt in het bijzonder.
Fakat mahallede hayvancılık tarımın gölgesinde kalmıştır.Nabij de buurtschap ligt de kaasboerderij Schellach.
Sera ve bahçe tarımı yaygındır.Het huis en de tuin zijn voor publiek toegankelijk.
Bir bölümü tarım amaçlı kullanılmaktadır.Een deel is in agrarisch gebruik.
Tarım alanında maddi ve teknik olanakların geliştirilmesi hedeflendi.De hoop was gericht op nieuwe landbouwtechnieken en -technologie.
Halkın %80'ine yakını tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır.Ongeveer 80% van de bevolking werkt in de landbouw en veeteelt.
Arsuz ilçe topraklarının %50,4'ü tarım arazisidir.Ongeveer 50,4 % van de oppervlakte van de regio is geschikt voor landbouw.
Tōhoku'nun ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayalıdır.De economische basis van de Tōdaiji lag ongetwijfeld in zijn talrijke shōen.
Köyün ekonomisinin tamamına yakını tarıma dayanmaktadır.De economie van het oostelijke deel van de stad is dan ook volledig gericht op deze basis.
Köyde bulunan toprakların %90'ı sulu tarıma elverişli değildir.Op 90 procent van de walvissen die zwemmen in het zuidpoolgebied mag niet meer gejaagd worden.
Tarımla uğraşılmaktadır, ve meyvecilikle de aktif olarak rol oynar.Hier werd en wordt de landbouw beoefend, met de nadruk op de fruitteelt.
Tarımsal üretimin elde edildiği sovhozlar, 5 yıllık planlara bağlı orak işletilirdi.Armoede bestrijding Investering in onderwijs De economische politiek werd vormgegeven via een vijfjarenplan.
Firma tarım araçlarıda üretmektedir.Het bedrijf maakt getunede auto's.
Gelişmiş ülkelerde tarımda istihdam edilen nüfusun oranı %3-5 gibi çok daha düşüktür.De alfabetiseringsgraad onder de sprekers van het Afar is met een tot drie procent zeer laag.
Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. köy artık emekliler yaşama alanı olmuştur.De inwoners houden zich bezig met landbouw en het dorp is zeer vergrijsd momenteel.
Tarımda, tahıllar önceliklidir.In de kruidlaag zijn varens dominant.
Bunların yanında balıkçılık ve tarım da ülke ekonomisinde önemli rol oynar.Daarnaast bleef ook de landbouw en vooral de handel een belangrijke plaats innemen in de Nederlandse economie.
Tarım ürünlerinin bir kısma özel sektör tarafından alınmaktadır.De voedselindustrie is minder geconcentreerd in een bepaald gebied.
Tarımsal araştırmalara katılan toplam alanı 199.798 kilometrekaredir (199,798 dönüm).De county heeft een landoppervlakte van 999 km² en telt 19.798 inwoners (volkstelling 2000).
Tarım şehrin en önemli ekonomik faaliyetidir. ^De landbouw is de belangrijkste economische activiteit van het dorp.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod