Ana içeriğe geç
Sözlük

tarım ile cümle

tarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Başlıca tarım ürünleri fasulye, incir, üzüm ve diğer meyvelerdi.Cultivos adicionais incluíam feijão, figos, uvas e outras frutas.
Nüfusun hemen hemen %80'lik bir bölümü çeşitli tarım işleriyle uğraşıyordu.Há décadas, cerca de 75% de toda área era ocupada por dezenas de famílias de agricultores.
Tarım arazisi bulunmaktadır.Existem, ainda, as áreas agricultáveis.
İklimin etkisi ile tarım ile uğraşılmaktadır.O impacto da agricultura sobre o meio ambiente.
Tarıma dayalı ekonomi giderek azalmaktadır.A indústria continua a diminuir em importância.
Ancak ovada yerleşim alanlarının artması, tarım amaçlı kullanılan arazilerin azalmasına neden olmaktadır.O aumento no nível dos oceanos também irá reduzir a quantidade de terras disponíveis para agricultura.
Tarım üretimi bölgelere göre farklılık gösterir.Há variações dependendo da zona de cultivo.
Köyün geçim kaynağı büyük oranda fındık tarımına dayalıdır.A origem da atual cidade remonta ao núcleo urbano de Moita Bonita.
Karamandere tarıma müsait bir yerdedir.May Day também está em algum lugar da mina.
Tarımla ilgili işler de risk taşır.Trabalhar na agricultura é também um fator de risco.
Köyün ekonomisi tarım hayvancılık ve tekstil üretimine dayalıdır.Possui mercado agro-pecuário e indústria têxtil.
Meyve hasatına rastlar ve tarım döneminin sona erdiğini bildirir.Chegam os servos contadinos para anunciar que terminaram a colheita.
Tarımın en elverişli olduğu bölgeler, ülkenin güney kesimleriydi.Um dos pontos mais cativos da banda tornou-se a região Sul do pais.
Tarım toprakları dardır.As quintas da Terra Chã.
Tarım, hayvancılık ve balıkçılık sektöründe çalışanlar tüm çalışan nüfusun % 6.4'ünü oluşturmaktadır.O sector da Agricultura, Pecuária e Pesca representa cerca de 9% da população activa.
Şehrin ekonomisi tarım ve balıkçılığa dayanmaktadır.A economia da cidade é baseada na agricultura e na pesca.
Tarımda Amerika Birleşik Devletleri içinde liderdir.Dessa maneira os EUA assumiriam a liderança dentro do continente.
Ayrıca beldede tarım mallarınını işleyen besin sanayi ve makine aletler sanayi imalatı kurulmuştur.É a quantidade de unidades de produto que as máquinas e equipamentos instalados são capazes de produzir.
"Tarım-Meteoroloji İlişkileri".«Condições meteorológicas médias de Caratinga».
Niğde'nin batısında yer alan Altunhisar önemli tarım alanlarına sahiptir.Infância em fazendas do oeste é território contestado.
Verimli tarım alanları vardır.Que valores a agricultura camponesa tem?
Tarımın Nil Nehri vadisinde görülmesi.Agricultura aparece no vale do Nilo.
Geçimlik için yapılan tarım ve balıkçılık yetersiz kaldığından, gıda ürünlerinin çoğu ithal edilir.Por conseguinte, com exceção da pesca, o país depende quase totalmente da importação de alimentos.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı.Ministério da Agricultura, Pecuária e Abastecimento.
Bununla birlikte güçlü tarım, sanayi ve ticaret sektörleri bulunmaktadır.O município tem no entanto e continuam a ter forte setores agrícola, industrial e comercial.
Tarımsal üretim geriledi ve kıtlık tarım ürünleri fiyatlarının yükselmesine yol açtı.As taxas de desemprego subiram e os preços dos produtos agropecuários caiu drasticamente.
Her sene Temmuz ayının 3. haftası Tarım, Hayvancılık ve Süt Festivali düzenlenir.Informativo: Sempre no final do mês de julho acontece a festa da cidade e exposição de gado leiteiro.
Onlar tarım alanlarında daha yaygındır.A doença é mais comum em áreas rurais.
Ancak topoğrafya ve iklim koşulları yüzünden, ülke topraklarının sadece yüzde dördü tarıma elverişlidir.No entanto, a topografia e as condições climáticas limitam as terras cultiváveis a somente 40%.
Son yıllarda, mahalle halkı ürünlerini organik tarım ile yetiştirmektedir.Em 2015, a comunidade continuava a existir procurando produzir alimentos de modo orgânica .
Hizmet işkolu, toplam GSYİH'nın %70'ini, sanayi işkolu %29,1'ini ve tarım işkolu %0.9'unu oluşturmaktadır.O setor de serviços contribui com 70% do PIB, a indústria 29,1% e a agricultura 0,9%.
Tarıma dayalı sanayi de son yıllarda gelişme göstermektedir.O setor da construção civil também experimenta crescimento nos últimos anos.
Mısır'da tarım, Nil'in döngüsüne bağımlıydı.A agricultura no Egito foi dependente dos ciclos de cheias do Rio Nilo.
Sivas mutfağı tarım ürünlerine dayanmaktadır.A cozinha galega baseia-se na qualidade dos seus produtos frescos.
Yağışın yetersiz olduğu havzasında tarım açısından önemlidir.Devido à falta de chuva, a agricultura é de subsistência.
Tarımsal malların üretimi, üreticilerin iradelerine tam olarak bağlı değildir.Seu objetivo primordial é acabar com as hierarquias desnecessárias entre os criadores.
Son yıllarda girdi fiyatlarının artması tarımı ikinci plâna çekmiştir.No entanto, o seu crescente consumo fez com que os preços quadruplicassem no decurso da última década.
İlçe sanayisi de; potansiyelimiz olan Tarım ürünlerimize dayalı olarak çalışmaktadır.Cultura: continuamos a exploração iniciada por nossos ancestrais.
Köyde tarımsal kalkınma kooperatifi kurulmuştur.O sistema de defesa pessoal Kombato foi criado no país.
Tarım sahası SLİ kömür ve döküm sahası içindedir.Encontra-se ainda nas suas imediações o Pico do Boi e o Pico do Carvão.
Arazilerin tamamında başta buğday, ayçiçeği olmak üzere her çeşit tarım ürünü yetiştirilmektedir.Foi ele o primeiro a produzir em grande escala farinha de trigo inteiramente nacional.
Tarıma dayalı ekonomi bulunmaktadır.O estado possui uma economia diversificada.
Bu kuram, tarımın ortaya çıkışını bir buluş, ya da keşif olarak kabul etmektedir.Registra o impacto da nova terra sobre o europeu descobridor ou observador.
Bugün dahi bu sistem Meksika'da tarım amaçlı uygulanıyor.Hoje em dia, o celamim é usado no Brasil para medidas agrárias.
Köyün ekonomisi öncelikle tarıma dayanmaktadır.A economia da cidade baseia-se principalmente no sector terciário.
İlçe ekonomisinin temelini tarım ve hayvancılık oluşturur.A agricultura e a pecuária são a base de sua economia.
Köyün gelişmiş bir tarım yapısı yoktur.A cidade não possui um nível avançado de urbanização.
Toprak yapısı tarım için oldukça uygun ve verimlidir.A matéria-prima deve ser renovável e economicamente viável.
Tarım, hayvancılık, sanayi sektörü gibi birçok geçim kaynağı mevcuttur.Agropecuária, e tantas outras empresas.
Tarım müzeleri ve atlı vagon kolesiyonu binada yer alır.Na quinta está localizado o Museu de Carros de Cavalos.
Halkın geçim kaynağı havancılık ve tarımdır.O tema da cerimônia foi Diversidade e Cidadania.
Ancak tarıma dayalı olarak pek çok fabrika bulunmaktadır.Alguns outros se referem a uma planta muito abundante ali.
Köyün ekonomisi çok eskiden tarım ve hayvancılığa dayalı idi.Por um longo tempo a economia da região vinculou-se às atividades agrícola e pecuária.
Günümüzde, tarımsal faaliyetler sonucunda tahrip olmuş durumdadır.Actualmente nesta freguesia as actividades artesanais caíram em desuso.
Bu şekilde tarım alanında güçlüklerin önüne geçilmiştir.Este processo tornou-se possível graças ao domínio da agricultura.
Ayrıca 2004 yılında kurulan tarımsal kalkınma ve kredi kooperatifi bulunur.Foi criada o Setor Complementar de Indústria e Abastecimento em 2004.
İlçenin ekonomisi öncelikle turizme dayalıdır sonrasında sırasıyla tarım ve hayvancılık gelir.Outrora, antes da chegada do turismo se desenvolver, a região vivia da agricultura e da pecuária.
İlçenin temel geçim kaynağı tarımdır.O sentimento de base para o TEI é a raiva.
Kaşmir’de tarımcı topluluklar bundan7 bin yıl öncesinde yaygın duruma gelmişti.A região de Koblach já era povoada há 7000 anos..
Yerleşimin ekonomisi önemli oranda tarıma dayalıdır.A presença da Ordem teria uma grande influência local.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod