Ana içeriğe geç
Sözlük

tarım ile cümle

tarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1973 yılında Ernar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulmuştur.Nel 1973 fu introdotta una innovativa forma di sistema di ripartizione dei profitti.
İlçede yaşayanların birçoğu emekli, geri kalan kısmı ise tarım ve hayvancılık ile uğraşmaktadır.La maggior parte degli abitanti sono contadini, mentre il resto lavora nei servizi e nel commercio.
Bu göçerlerin bir kısmı 1970-1980 yılları arsında yerleşik hayata geçmiş ve tarımla da uğraşmışlardır.Interi paesi tra gli anni Quaranta e gli anni Settanta si spopolarono a causa di questo fenomeno.
Yağmuru, güneşin parlayışı ve tarım ürünlerini yönetirdi.Egli domina sulla pioggia, sullo splendere del sole e il raccolto dei campi.
"Tarım'ın gökdeleni güvenliğe takıldı!".Il sole della libertà splende su di noi!".
Bataklıkları kurutarak tarım yapmaya çalışmışlar.I savellesi cercarono sempre di acquistare i terreni coltivati.
Park nerede kentsel bilgi tarıma yapabilirdiniz çiftlik park olarak Flevohof başlayan isim altında.Il parco fu fondato, col nome di Flevohof, come un parco fattoria, dove imparare a conoscere l'agricoltura.
Aras Nehri mahallede tarım sulamasında kullanılmaktadır.L'agricoltura viene praticata solo lungo le valli fluviali.
Köyün en önemli geçim kaynağı çay tarımıdır.La sua maggiore risorsa economica sono le piantagioni di tè.
Hayvan yetiştirme işi, tarımsal üretimin ikinci önemli bileşenini oluşturmaktadır.L'allevamento costituisce la seconda più importante componente della produzione agricola.
Blindern antik bir tarım arazidir.Colturano è una località agricola di antica origine.
Ayrıca tarım ilaçlarının yapımında da kullanılır.Stimola anche la produzione di sostanze antimicrobiche.
Yöre halkı tarımcılık ve bahçıvanlık ile uğraşır.L'esercito si occupa dell'accoglienza e della logistica.
Bu savaştan sonra da tarım üretimi şehir için başlıca ekonomik geçim alanı oldu.In seguito a questo periodo di rapida crescita, l'agricoltura è diventata l'industria primaria della città.
Mevsimlik tarım işçilerinin göçü gibi.Produttori con specialità di stagione.
Ana geçim kaynağı tekstil ve tarımdır.L'industria di esportazione di maggior successo è quella tessile e dell'abbigliamento.
İlçede ekilebilen arazilerin ancak % 5'inde sulu tarım yapılabilmektedir.Solamente il 5% dell'ecoregione è protetto.
Fasulyenin bugün dünyanın pek çok yerinde yaygın olarak tarımı yapılmaktadır.Oggi i ratti da compagnia sono diffusi in gran parte del mondo.
Tarım arazisi bulunmaktadır.Sono presenti industrie agrarie.
Engebeli bir araziye sahip olup tarıma elverişli araziler mevcuttur.Voi state acquisendo con questi pezzi di terra un paese dove vivere.
Tarıma dayalı halkın ekonomik durumu ortanın üzerindedir.Il problema dell'equilibrio demografico in montagna.
İklim her zaman tarımın gelişmesini etkilemiştir.Климат всегда влияет на развитие сельского хозяйства.
Birçok ülkenin ekonomisi tarım ekonomisine dayanır.Многие страны зависят от сельского хозяйства.
Ortaklık Konseyi 1/98 Kararı tarım ürünleri ticaretini kapsamaktadır.Решение 1/98 Совета Ассоциации регулирует торговлю сельскохозяйственной продукцией между странами.
Çin'de tarım, 300 milyondan fazla çiftçiye iş veren oldukça önemli bir sektör.Сельское хозяйство является жизненно важной отраслью в Китае, в которой заняты более 300 млн фермеров.
2013 yılından bu yana Balıkçılık ve Tarım Bakanı olarak görev yapmıştır.В 2013 году назначен на должность министра сельского хозяйства и рыболовства.
1988'den 1993'e kadar Guyana Tarım İşçileri Sendikası Uluslararası Sekreteri oldu.С 1988 по 1993 год был международным секретарём Союза работников сельского хозяйства Гайаны.
Bu site antik Yunan tarım sisteminin değerli bir örneğidir.Оно представляет собой ценный пример древнегреческой системы сельского хозяйства.
Bilahare tarım kredi kooperatifi açılmıştır.Он же предложил открыть кредитное товарищество.
İklim değişikliği tarım da büyük hasarlara yol açmaktadır.Изменения климата приводят к большим убыткам в сельском хозяйстве.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürü olarak görev yaptı.Был назначен главой Департамента Крестьян и Рабочих.
Dolayısıyla henüz tarıma geçmemiş bir topluluk olarak görülmektedir.Ныне является незарегистрированной общиной.
Nüfusun %70'i hizmet sektöründe, %25'i sanayi sektöründe ve %5'i tarım sektöründe çalışmaktadır.70 % населения задействованы в секторе услуг, 25 % — в промышленности и 5 % — в сельском хозяйстве.
Köyün ekonomisi tarım v.Серия V. Сельское хозяйство.
Hayvancılık eskisi kadar yaygın değildir ama tarım aynı şekilde devam etmektedir.Молочное животноводство не столь распространено, как в прошлом, но ещё есть несколько крупных ферм.
Hayvancılık ve tarım çok azdır.Земледелие и скотоводство незначительны.
Chorada yaşayan tarımsal faaliyet 24 yüzyıl boyunca günümüze kadar kesintisiz devam etti.Сельскохозяйственная деятельность здесь велась непрерывно в течение 24 веков до наших дней.
Tarımsal faaliyet olarak büyük oranda hububat tarımı ile bağcılık yapılmaktadır.За активную общественную деятельность награждена орденом Дружбы народов.
İlçe halkının büyük bir kısmı geçimini tarımdan sağlar.Однако остальная часть жителей первого поколения берёт власть в свои руки.
ABD Tarım Bakanlığı.Министерство сельского хозяйства США.
Köyün ekonomisi tarım ve |hayvancılığa]] dayalıdır.Но́вое Село́ (укр.
Arazilerin, önceleri başka bir tarıma elverişli olmadığı sanılıyordu.Как сказано выше, своей земли им не хватало.
Şeker pancarı tarımı ve şeker pancarından şeker üretimi ise 19. yüzyılda başlamıştır.Пиво и банановое вино начали производить в 17 веке.
Bu teras tipi, yapılacak tarımsal faaliyetlerde mekanizasyon kullanımına elverişli değildir.Такое искусство не отображало никакой механизации работы в сельском хозяйстве.
Yine dünya üstündeki tarım alanların yarısı bu şekildedir.В этих районах находится половина всех сельскохозяйственных предприятий земли.
Topraklarının yalnızca %0.2'si tarıma elverişlidir.Водой занято всего около 0,02 процента территории.
Muş Rüştiyesini bitirdikten sonra tarım ve ticaretle meşgul oldu.После освобождения занимался фермерством и бизнесом.
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'nun amacı gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanda yoksulluğu azaltmaktır.Главная цель МФСР — ликвидация сельской бедности в развивающихся странах.
Neredeyse her türlü tarım bitkisi yetişir.Из сельхоз культур приживаются практически все виды.
Marı önemli bir sanayi ve tarım üretim merkezidir.Рыбница — крупный производственный и промышленный центр.
Tarım ve hayvancılık yapılan köyde yaklaşık olarak 80 hane bulunmaktadır.В загонах или ранчо за 80 пищи.
Geçimi tarım ve balıkçılıkla sağlanıyordu.Меоты занимались земледелием и рыболовством.
Tarıma elverişli alanların çoğu Nijer nehri kıyısındadır.Большинство пахотных земель находятся вдоль этих рек.
Ülke topraklarının %55'i tarıma elverişlidir.Около 55 % путей проходит над землёй.
İlçe sanayisi de; potansiyelimiz olan Tarım ürünlerimize dayalı olarak çalışmaktadır.У нас экологически чистая продукция — это тоже наше преимущество.
HAYVANCILIK GELİŞMEMİŞTİR.TARIMA BAKMAK İSTERSEK TARIMCILIK DA GELİŞMEMİŞTİR.Мы ударим там, где зверь не ждёт.
Agricultural Research Service (ARS), ABD Tarım Bakanlığı (USDA).Источник данных: Министерство сельского хозяйства США (англ. United States Department of Agriculture, USDA).
Buna rağmen, 1990 ile 2003 yılları arasında tarımsal üretim %90 oranında arttı.Между 1990 и 1996 годами промышленное производство сократилось более чем в 3 раза.
Sabanın tarımda kullanılması da devrimsel nitelikte gelişmeler sağlamıştır.Одно время даже, чтобы получить церковное вино, нужно было разрешение от революционного трибунала.
Sıradan bir tımarın yıllık tarımsal geliri 20.000 akçeden azdı.Доход княжества был сокращен до 20 000 коку.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod