Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.A tak vyhladil Jehu Bála z Izraela.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.A tak vyplénil Jéhu Bále z lidu Izraelského.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.A tak wygładził Jehu Baala z Izraela.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Demikianlah Yehu menyapu bersih penyembahan Baal di Israel
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Iehu a nimicit pe Baal din mijlocul lui Israel,
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Ieu fece scomparire Baal da Israele
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Így veszté ki Jéhu a Baált Izráelbõl.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Jéhu extermina Baal du milieu d`Israël;
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.예후가 이와 같이 이스라엘 중에서 바알을 멸하였으나
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Näin Jeehu hävitti Baalin Israelista.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Như vậy, Giê-hu trừ diệt thần Ba-anh khỏi Y-sơ-ra-ên.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Như_vậy , Giê-hu trừ_diệt thần Ba-anh khỏi Y-sơ-ra-ên .
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Op die manier verwijderde Jehu elk spoor van Baäl uit Israël.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Således udryddede Jehu Ba'al af Israel.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Således utryddet Jehu Ba'al av Israel.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Så utrotade Jehu Baal ur Israel.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Tako je Jehu potrebil Baala iz Izraela.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Ουτως ηφανισεν ο Ιηου τον Βααλ εκ του Ισραηλ.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.И истребил Ииуй Ваала с земли Израильской.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.Така Ииуй изтреби Ваала от Израиля.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.וישמד יהוא את הבעל מישראל׃
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.واستاصل ياهو البعل من اسرائيل.
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.這 樣 、 耶 戶 在 以 色 列 中 滅 了 巴 力
Böylece Yehu İsrailde Baala tapmaya son verdi.這樣 、 耶戶 在 以色列 中 滅 了 巴力
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Ale tá vec bola na hriech. A tak chodil ľud pred to jedno až do Dána.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Ce fut là une occasion de péché. Le peuple alla devant l`un des veaux jusqu`à Dan.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Det blev Israel til Synd. Og Folket ledsagede i Optog den ene til Dan.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Detta blev en orsak till synd; folket gick ända till Dan för att träda fram inför den ena av dem.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Dette blev en årsak til synd; folket gikk like til Dan for å trede frem for den ene av dem.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.És e dolog nagy bûnnek lett az okozója, mert a nép felment az egyik elé egészen Dánig.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.I było to pobudką do grzechu, bo chadzał lud do jednego z tych bogów aż do Dan,
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.In ta reč je postala v greh, zakaj ljudstvo je hodilo molit pred tisto eno tele tja do Dana.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Ja tämä koitui synniksi. Ja kansa kulki sen toisen kuvan luo Daaniin saakka.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.이 일이 죄가 되었으니 이는 백성들이 단까지 가서 그 하나에게 숭배함이더라
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Kterážto věc byla příčinou k hřešení, nebo chodíval lid k jednomu z těch až do Dan.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Maka rakyat pun berbuat dosa, karena mereka pergi ke Betel dan ke Dan untuk beribadat
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Ora, isto se tornou em pecado; pois que o povo ia até Dã para adorar o ídolo.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Questo fatto portò al peccato; il popolo, infatti, andava sino a Dan per prostrarsi davanti a uno di quelli
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Und das geriet zur Sünde; denn das Volk ging hin vor das eine bis gen Dan.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Việc đó thành nên tội lỗi, vì dân chúng đi đến Ðan đặng thờ lạy bò con ấy.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Việc đó thành nên tội_lỗi , vì dân_chúng đi đến Ðan đặng thờ lạy bò con ấy .
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.Y esto fue ocasión de pecado, porque el pueblo iba para adorar delante de uno de ellos, hasta Dan
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.А това нещо беше грях; защото людете, за да се кланят пред всеки от тях, отиваха дори до Дан.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.И повело это ко греху, ибо народ стал ходить к одному из них , даже в Дан.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.ויהי הדבר הזה לחטאת וילכו העם לפני האחד עד דן׃
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.وكان هذا الامر خطية. وكان الشعب يذهبون الى امام احدهما حتى الى دان.
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.這 事 叫 百 姓 陷 在 罪 裡 . 因 為 他 們 往 但 去 、 拜 那 牛 犢
Bu günahtı. Böylece halk buzağıya tapmak için Dana kadar gitmeye başladı.這事 叫 百姓 陷 在 罪裡 . 因為 他 們往 但 去 、 拜 那 牛犢
Bu yetmez. Tanrı'ya inanmak ve tapmak. Minnettarlık ve umut içinde ya,samak.Wystarczy ufać i czcić Leto, by żyć z wdzięcznością i nadzieją...
Bu yetmez. Tanrı'ya inanmak ve tapmak.Sepä ikävää.
Diğerleri brokoliye Tanrı' ymışcasına tapmaya başladı.Altii venerau broccoli ca si cum era dumnezeiesc.
Diğerleri brokoliye Tanrı' ymışcasına tapmaya başladı.Altri veneravano i broccoli come una divinità.
Diğerleri brokoliye Tanrı' ymışcasına tapmaya başladı. Ama çoğunlukla brokoli yemediler.Andere vergötterten Brokkoli, auch wenn sie kaum Brokkoli aßen.
Diğerleri brokoliye Tanrı' ymışcasına tapmaya başladı. Ama çoğunlukla brokoli yemediler.Toiset palvovat parsakaalia, mutta useimmat eivät syö sitä.
Diğerleri brokoliye Tanrı' ymışcasına tapmaya başladı.Anderen aanbeden broccoli alsof het goddelijk is.
Diğerleri brokoliye Tanrı' ymışcasına tapmaya başladı.Ďalší vzývali brokolicu, akoby bola božská.
Diğerleri brokoliye Tanrı' ymışcasına tapmaya başladı.D'autres vénéraient le brocoli comme s'il était divin.
Diğerleri brokoliye Tanrı' ymışcasına tapmaya başladı.Inni wielbili brokuły jak Boga.
Diğerleri brokoliye Tanrı' ymışcasına tapmaya başladı.Jiní zase uctívali brokolici, jako kdyby byla božská.
Diğerleri brokoliye Tanrı' ymışcasına tapmaya başladı.다른 이들은 브로콜리를 신처럼 숭배했습니다.