Buseoksa tapınağı "Yüzen Taş Tapınağı" olarak da bilinir.يُعرف المعبد أيضاً باسم "معبد الصخور العائمة".
Çoğu Khajuraho tapınağı, Chandela hanedanı tarafından 950 ile 1050 yılları arasında inşa edilmiştir.بنيت معظم معابد خاجوراهو بين عامي 950 و 1050 من قبل سلالة تشانديلا.
Cahiliyede puta tapmaz, içki içmez, günâha dalmazdı.فلا في الصُّبح موعدُنا، والرَّوضُ لا زهرٌ ولا وَرقُ!»
Allah'ın tapınılmayı hak eden gerçek ilâh, onun dışında tapınılanların ise batıl ilâhlar olduğuna inanmak.مثلا : (لا إله إلا الله خيرُ ما يقولُ مؤمنٌ).
Dinî inanışta kutsal (mukaddes) sayılan ve tapınılan doğaüstü varlıktır.كان مؤمنا، صالحا، ورعا، زاهدا، قديسا، كثير البكاء من خشية الله، فعرف بالبكاء.
Bu şehir merkezlerinin çoğunda bir forum, tapınaklar ve Roma'dakilere benzer ama daha ufak yapılar vardı.وكانت معظم هذه المراكز بها ساحه عامه ومعابد ومباني متماثلة الطراز، على نطاق أصغر، من تلك الموجودة في روما.
Yalnızca Nandi'ye adanmış tapınaklar da bulunur.وهناك أيضا عدد من المعابد مكرسة حصرا لناندي.
Bermek Emevilerle iyi geçinmiş Belh'teki Nevbahar Tapınağı'nın tamiri kendisine verilmiştir.والتي بنيت في دار الخلافة للخليفة المقتدر بالله.
Bir gün hâmile kaldığında çocuğunu tapınağa nezir kıldı.جاءها ابنها في المنام وقال إنه سعيد بزرع الجنينة!!
Ezio’nun babası ve kardeşleri, tapınakçı biri olan Uberto Alberti tarafından idam edilir.تم إعدام والد إيزيو وإخوته بواسطة "أوبرتو البرتي" وهو مسؤول فاسد من جماعة التمبلرز.
Myriandrus adı, Mura-Wanda; "Muralı, Mura'ya" (Yüce Ana'ya) tapan halk demektir.يرجع اسم ميرياندور إلى مورا- واندا (Mura-wanda) "Muralı، Mura" التي تعني عبادة الشعب للإله الدائم.
Tapınak MÖ 46 yılında Jül Sezar tarafından Venüs'e adanmıştı.تم تخصيصها للإلهة في 46 ق.م من قبل يوليوس قيصر.
Bu şekilde adlandırılmasının nedeni, inşa edildiği yerde daha önce Jüpiter ("Zeus") tapınağının olmasıdır.سميت بذلك لأنها بنيت على الموقع حيث كان معبد جوبيتر (زيوس).
Amanda Tapping, SG-1 dizisinin üçüncü filminde ve Atlantis dizisinin ilk filminde yer alacağını doğruladı.أيضا أكدت أماندا تابينغ ظهورها في فيلم إس جي 1 الثالث وفيلم أتلانتس الأول.
Daha fazla bilgi için: Ortodoks tapınağı.من آثار أنفة: دير الناطور الأرثوذكسيّ.
Seküler toplum: Toplumun cami, kilise, sinagog veya tapınağa bağlı olmayan yönlerini ifade eder.العلمانية في المجتمع تيشير إلى جوانب المجتمع التي ليست منتسبة لـ(المسجد، الكنيسة، المعبد) .
Uji'de birçok tarihi Budist ve Şinto tapınağı bulunmaktadır.تذكر العديد من النصوص القديمة معبد أشمون وموقعه.
Palmirada El-Lât, el-Uzza ve elMenat'a da tapılıyordu.روى عنه أبو عثمان النهدي، وعبد الله بن يسار، ومولاه مسلم.
Kamboçya ve Tayland'da hem Hindu hem de Budist tapınaklarına wat denir.المعبد الهندوسي والبوذي في كامبوديا وتايلند يسمى وات.
Tapınakçılara üye değildir sadece onlara bağlıdır.هي تريد أن يكون النقد لهما وليس له فقط.
Tapınaklar dikdörtgen biçimdedir.المعبد مستطيل الشكل.
Kilisenin girişi Yunan tapınaklarını anımsatmakda.مدخل النصب التذكاري لمقابر الجنود اليونانيين.
23:21 Tüm sunularını Tapınak'ta kurban et Deut.مت 23: 11 وأكبركم يكون خادما لكم.
Antik Mısır tanrıları, Antik Mısır'da kendilerine tapınılan tanrı ve tanrıçalardır.المعبودات المصرية القديمة هي الآلهة والإلهات التي كانت تُعبد في مصر القديمة.
Diğer tapınaklar Zeus, Helios, Afrodit, Apollo, Athena ve yerel Tike'ye adanmıştı.وقد خصصت المعابد الأخرى لزيوس، هيليوس، أفروديت، أبولو، أثينا، وتيشي المحلية.
Tapınağın gece görünümü.منظر عام للدير.
Soluğum tükenince seni andım, ya RAB, Duam sana, kutsal tapınağına erişti.فرح نفس عبدك، لأني إليك يا رب رفعت نفسي.
Kont tapınağı:Tapınağa bu adı Waldeck vermiştir.يدعى هذا الدير باسم (دير مار كوركيس).
Tapdık (Taptık, Taptuk) da denir."الذي باركنا حوله" أي: الذي أفضنا عليه وعلى ما حوله بالبركات، دنيوية ومعنوية.
Bagan'da ortaya çıkan bir diğer Budist tapınak mimari yeniliği altıgen zemin planıdır.آخر الابتكارات المعمارية التي تطورت في باجان هو معبد بوذي بفضل خطة الأرضية على شكل مضلع خماسي.
Tapınak bir platformun üzerinde yer alır.وقد ارتفع المعبد على منصة عالية.
Gök cisimlerine taparak onlara kulluk etti.وقالوا "السماء" من أسماء الله .
Men Tapınaklarının bulunduğu büyük rahiplerin yetiştirildiği mabet.وهي كبيرة كاهنات المعبد ...
Orijinal Mahabodhi tapınağını Asoka'nın kurduğu kabul edilir.ويعتبر أسوكا هو مؤسس معبد mahabodhi.
Bu adama tapıyorum ve o böyle sıkıştırılmış saçmalıkları hak etmiyor.كان إخوته يحبونه ويجدون فيه ملامح في السلوك غير معهودة في أمثاله.
MS 5. yüzyılda Hıristiyanlığın gelişiyle birlikte, tapınak da bir kiliseye dönüştürüldü.وفي حوالي عام 500م تحول المعبد إلى كنيسة مسيحية.
Tapınak Tepesi, Yahudilikteki en kutsal alandır.والصلاة أهم الشعائر التي تُقام في المعبد اليهودي.
Makuya Japonca kutsal tapınak anlamına gelir.ساروتوبي تعني باليابانية: قفزة القرد.
Bu sırada kazazedeler bir tapınağa yerleştiler.كما قاموا بوضع صليب داخل المعبد.
MÖ 3100 : İlk Tarxien tapınağı, Neolitik Malta yerlileri tarafından kullanılmaya başlandı.م: أول معبد تاركسين يستخدم من قبل سكان العصر الحجري الحديث الذين قطنوا مالطا. ~3100 ق.
Yahudiler'in kutsal yazıtlarını Tapınak Dağı'nda törenlerle yaktı.تمنع الصلاه اليهودية تماما في جبل المعبد.
Tapio, orman tanrısı.أوزين : إله الغابات.
Bagan'dan sonra sadece daha çok küçük ölçüde Gu tarzı tapınaklar inşa edilmiştir.لم يتم بناء سوى معابد أصغر بكثير وفقًا لنمط غو بعد باجان.
İlk iki tapınak Seongmunsa ve Ilbullansa, kralın emriyle 375 yılında inşa edildi.Os primeiros dois templos Seongmunsa e Ilbullansa foram construídos em 375 sob ordem do rei.
Sudeoksa gibi birçok tapınak, ziyaretçilere bir Temple Stay programı sunmaktadır.Muitos templos, como Sudeoksa oferecem aos visitantes um programa de Permanência no Templo.
Tapie Asya'ya üretimi dışarıdan yapmayı kararlaştırdı.Tapie decidiu mudar a produção para a Ásia.
Augustus da Mars'a adanmış bir tapınak inşa edilmesinin emretmişti.Augusto também ordenou a construção de um templo dedicado a Marte no local.
Tapınaklar ekonominin temel dayanağını oluşturdu.Os templos formavam a espinha dorsal da economia.
Baird tapirlerinin yaşam süresi otuz yılın üzerindedir.As antas de Baird podem viver por mais de 30 anos.
Roma Forumundaki Vesta tapınağındaki ebedi ateş söndürüldü ve Vesta bakireleri dağıtıldı.O fogo eterno do Templo de Vesta, no Fórum Romano, foi extinguido e as virgens vestais foram dissolvidas.
Indiana'da doğan Jones, Halkın Tapınağı hareketini 1950’lerde başlatmıştır.Jones nasceu em Indiana e começou o Templo do Povo na década de 1950.
Tapınak ayrıca geleneksel Thai Masajı'nında doğduğu yer olarak da bilinmektedir.O templo é também conhecido como o berço da massagem tailandesa tradicional.
Tapınağın taşlarının çoğu yerinde bırakılmış olup şimdi göl sularının altında yer almaktadır.A maior parte do templo de pedra foi deixada no lugar e agora está submersa sob as águas do Nilo.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Era a teriaga dos pobres.
On yıl içinde, Süleyman Birinci Tapınak olarak bilinen Kutsal Tapınak'ı inşa etmeye başlamıştır.Dentro de uma década, Salomão começou a construir o Templo de Jerusalém conhecido como o Primeiro Templo.
Gemilerden küçük olanı Diana'ya adanmış bir tapınak gibi yapılmıştı.Um dos barcos foi projetado como um templo dedicado à deusa Diana.
Meşhur bir Zen bahçesi kuzeybatı Kyoto'daki Ryōan-ji Tapınağı'nda bulunur.Existe um famoso jardim de pedras japonês no Templo Ryōan-ji em Quioto.
Güneydeki tapınak daha büyük ve eskidir, yaklaşık MÖ 3600 yıllarına tarihlenmiştir.O que esta situado a sul é maior e mais velho, datado de, aproximadamente, 3600 aC.
Park 1873 yılında eskiden Kan'ei-ji tapınağına ait bir arazide inşa edilmiştir.O parque foi fundado em 1873 em terras antigamente pertencentes ao templo de Kan’ei-ji.
Göğü, yeri, denizi, su pınarlarını yaratana tapının!"A água formou a terra; o céu foi produzido do fogo; e רוח produziu o ar entre o céu e a terra.