Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.A když sešli s hory do města, mluvil s Saulem na vrchní podlaze.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.A keď sišli s výšiny do mesta, hovoril so Saulom na postreší.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Därefter gingo de ned från offerhöjden och in i staden. Sedan samtalade han med Saul uppe på taket.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Derefter gikk de ned fra haugen og inn i byen, og han satt og talte med Saul på taket.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Derpå steg de ned fra Offerhøjen fil Byen, og der blev redt til Saul på Taget.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Ðoạn , chúng đều xuống khỏi nơi cao , vào trong thành ; còn Sa-mu-ên trò_chuyện cùng Sau-lơ trên mái nhà .
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Ðoạn, chúng đều xuống khỏi nơi cao, vào trong thành; còn Sa-mu-ên trò chuyện cùng Sau-lơ trên mái nhà.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Então desceram do alto para a cidade, e falou Samuel com Saul, no eirado.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.És miután lejöttek a hegyrõl a városba, a felházban beszélgetett Saullal.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Ils descendirent du haut lieu à la ville, et Samuel s`entretint avec Saül sur le toit.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.In ko so prišli doli z višave v mesto, je govoril s Savlom na strehi.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.그들이 산당에서 내려 성에 들어가서는 사무엘이 사울과 함께 지붕에서 담화하고
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Na het feest gingen zij terug naar de stad en thuis nam Samuël Saul mee naar het dak om met hem te praten.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.S'au pogorît apoi de pe înălţime în cetate, şi Samuel a stat de vorbă cu Saul pe acoperişul casei.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Scesero poi dall'altura in città; fu allestito un giaciglio per Saul sulla terrazz
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Setelah itu mereka turun dari tempat ibadat itu dan masuk ke kota. Saul diberi tempat tidur di atas rumah
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Und da sie hinabgegangen waren von der Höhe zur Stadt, redete er mit Saul auf dem Dache.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Y cuando habían descendido del lugar alto a la ciudad, él habló con Saúl en la azotea
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Και αφου κατεβησαν εκ του υψηλου τοπου εις την πολιν, συνωμιλησεν ο Σαμουηλ μετα του Σαουλ επι του δωματος.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.И като слязоха от високото място в града, Самуил се разговори със Саула на къщния покрив.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.И сошли они с высоты в город, и Самуил разговаривал с Саулом на кровле.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.וירדו מהבמה העיר וידבר עם שאול על הגג׃
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.ولما نزلوا من المرتفعة الى المدينة تكلم مع شاول على السطح.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.眾 人 從 邱 壇 下 來 進 城 、 撒 母 耳 和 掃 羅 在 房 頂 上 說 話
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.眾人從邱壇下來 進城 、 撒母耳 和 掃羅 在 房頂 上 說話
Tapınma yerlerinin en ünlüsü Givondaydı. Kral Süleyman oraya giderek sunakta bin yakmalık sunu sundu.이에 왕이 제사하러 기브온으로 가니 거기는 산당이 큼이라 솔로몬이 그 단에 일천 번제를 드렸더니
Tapınma yerlerinin en ünlüsü Givondaydı. Kral Süleyman oraya giderek sunakta bin yakmalık sunu sundu.וילך המלך גבענה לזבח שם כי היא הבמה הגדולה אלף עלות יעלה שלמה על המזבח ההוא׃
Tapınma yerlerinin en ünlüsü Givondaydı. Kral Süleyman oraya giderek sunakta bin yakmalık sunu sundu.وذهب الملك الى جبعون ليذبح هناك. لانها هي المرتفعة العظمى. واصعد سليمان الف محرقة على ذلك المذبح.
Tapınma yerlerinin en ünlüsü Givondaydı. Kral Süleyman oraya giderek sunakta bin yakmalık sunu sundu.所 羅 門 王 上 基 遍 去 獻 祭 、 因 為 在 那 裡 有 極 大 的 邱 壇 . 〔 極 大 或 作 出 名 〕 他 在 那 壇 上 獻 一 千 犧 牲 作 燔 祭
Tapınma yerlerinin en ünlüsü Givondaydı. Kral Süleyman oraya giderek sunakta bin yakmalık sunu sundu.所羅門 王上基 遍 去 獻祭 、 因為 在 那裡 有 極大 的 邱壇 . 〔 極大 或 作出 名 〕 他 在 那壇 上 獻 一千 犧 牲作 燔祭
ülkede yaşayan bütün halkı kovacaksınız. Oyma ve dökme putlarını yok edecek, tapınma yerlerini yıkacaksınız.그 땅 거민을 너희 앞에서 다 몰아내고 그 새긴 석상과 부어 만든 우상을 다 파멸하며 산당을 다 훼파하고
ülkede yaşayan bütün halkı kovacaksınız. Oyma ve dökme putlarını yok edecek, tapınma yerlerini yıkacaksınız.והורשתם את כל ישבי הארץ מפניכם ואבדתם את כל משכיתם ואת כל צלמי מסכתם תאבדו ואת כל במתם תשמידו׃
ülkede yaşayan bütün halkı kovacaksınız. Oyma ve dökme putlarını yok edecek, tapınma yerlerini yıkacaksınız.فتطردون كل سكان الارض من امامكم وتمحون جميع تصاويرهم وتبيدون كل اصنامهم المسبوكة وتخربون جميع مرتفعاتهم.
ülkede yaşayan bütün halkı kovacaksınız. Oyma ve dökme putlarını yok edecek, tapınma yerlerini yıkacaksınız.就 要 從 你 們 面 前 趕 出 那 裡 所 有 的 居 民 、 毀 滅 他 們 一 切 鏨 成 的 石 像 、 和 他 們 一 切 鑄 成 的 偶 像 、 又 拆 毀 他 們 一 切 的 邱 壇
ülkede yaşayan bütün halkı kovacaksınız. Oyma ve dökme putlarını yok edecek, tapınma yerlerini yıkacaksınız.就要 從 你 們面前 趕出 那 裡 所有 的 居民 、 毀滅 他 們一切 鏨成 的 石像 、 和 他 們一切 鑄成 的 偶像 、 又 拆毀 他 們一切 的 邱壇
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.A nařídil sobě kněží k sloužení po výsostech ďáblům a telatům, kterýchž byl nadělal).
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.A postavil si zvláštnych kňazov pre výšiny, pre démonov a pre teľatá, ktoré spravil.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.e Jeroboão constituiu para si sacerdotes, para os altos, e para os demônios, e para os bezerros que fizera.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.Er stiftete sich aber Priester zu den Höhen und zu den Feldteufeln und Kälbern, die er machen ließ.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.És rendele magának papokat a magaslatokhoz, a bakokhoz és a borjúkhoz, a melyeket csináltatott vala.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.Geroboamo aveva stabilito suoi sacerdoti per le alture, per i demoni e per i vitelli che aveva eretti
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.Giê-rô-bô-am bèn lập những thầy tế lễ cho các nơi cao, cho các hình tượng dê đực, và bò con mà người đã làm.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.idet han indsatte sig Præster for Offerhøjene og Bukketroldene og Tyrekalvene, som han, havde ladet lave.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.Ieroboam a pus preoţi pentru înălţimile, pentru ţapii şi pentru viţeii pe cari îi făcuse.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.in postavil si je duhovnike za višave in za mališke kozle in za teleti, ki si ju je bil naredil.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.I postanowił sobie kapłanów po wyżynach, i dyjabłom, i cielcom, których był naczynił.)
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.Jéroboam établit des sacrificateurs pour les hauts lieux, pour les boucs, et pour les veaux qu`il avait faits.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.여로보암이 여러 산당과 수염소 우상과 자기가 만든 송아지 우상을 위하여 스스로 제사장들을 세움이라
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.и Еровоам беше си поставил жреци за високите места, за бесовете и за телетата, които бе направил.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.и поставил у себя жрецов к высотам, и к козлам, и к тельцам, которых он сделал.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.ויעמד לו כהנים לבמות ולשעירים ולעגלים אשר עשה׃
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.واقام لنفسه كهنة للمرتفعات وللتيوس وللعجول التي عمل.
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.耶 羅 波 安 為 邱 壇 、 為 鬼 魔 、 〔 原 文 作 公 山 羊 〕 為 自 己 所 鑄 造 的 牛 犢 、 設 立 祭 司
Yarovam tapınma yerleri ve yaptırdığı teke ve buzağı biçimindeki putlar için kâhinler atamıştı.耶羅波安 為邱壇 、 為 鬼魔 、 〔 原文 作 公山羊 〕 為 自己 所 鑄造 的 牛犢 、 設立 祭司