Adam bana, ‹‹Güneye bakan oda tapınakta hizmet görecek kâhinler için›› dedi,Người ấy bảo ta rằng : Cái phòng ngó qua phía nam là để cho các thầy tế_lễ giữ nhà ;
Adam bana, ‹‹Güneye bakan oda tapınakta hizmet görecek kâhinler için›› dedi,Người ấy bảo ta rằng: Cái phòng ngó qua phía nam là để cho các thầy tế lễ giữ nhà;
Adam bana, ‹‹Güneye bakan oda tapınakta hizmet görecek kâhinler için›› dedi,Und er sprach zu mir: Die Kammer gegen Mittag gehört den Priestern, die im Hause dienen sollen;
Adam bana, ‹‹Güneye bakan oda tapınakta hizmet görecek kâhinler için›› dedi,Y me dijo: "Esta cámara que da al sur es de los sacerdotes que están a cargo del templo
Adam bana, ‹‹Güneye bakan oda tapınakta hizmet görecek kâhinler için›› dedi,И рече ми: Тая стая, която гледа към юг, е за свещениците, които се грижат за дома;
Adam bana, ‹‹Güneye bakan oda tapınakta hizmet görecek kâhinler için›› dedi,И сказал он мне: „эта комната, которая лицом к югу, для священников, бодрствующих на страже храма;
Adam bana, ‹‹Güneye bakan oda tapınakta hizmet görecek kâhinler için›› dedi,וידבר אלי זה הלשכה אשר פניה דרך הדרום לכהנים שמרי משמרת הבית׃
Adam bana, ‹‹Güneye bakan oda tapınakta hizmet görecek kâhinler için›› dedi,وقال لي هذا المخدع الذي وجهه نحو الجنوب هو للكهنة حارسي حراسة البيت.
Adam bana, ‹‹Güneye bakan oda tapınakta hizmet görecek kâhinler için›› dedi,他 對 我 說 、 這 朝 南 的 屋 子 、 是 為 看 守 殿 宇 的 祭 司
Adam bana, ‹‹Güneye bakan oda tapınakta hizmet görecek kâhinler için›› dedi,他 對我說 、 這朝南 的 屋子 、 是 為 看守 殿宇 的 祭司
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Am auzit pe cineva vorbindu-mi din Casă, şi un om stătea lîngă mine.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Då hörde jag en röst tala till mig från huset, under det att en man stod bredvid mig.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Então ouvi uma voz que me foi direita de dentro do templo; e um homem se achava de pé junto de mim.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Entonces oí a alguien que me hablaba desde el templo, mientras un hombre estaba de pie junto a mí
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.És hallám, hogy valaki beszélget hozzám a házból, holott ama férfiú mellettem áll vala.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.In slišal sem nekoga govoriti k meni iz hiše, mož mi je pa stal ob strani.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.I slyšel jsem, an mluví ke mně z domu, a muž stál podlé mne.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.I usłyszałem, a oto mówiono do mnie z domu, a on mąż stał podle mnie,
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Ja minä kuulin jonkun puhuttelevan minua temppelistä; mutta mies seisoi minun vieressäni.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.J`entendis quelqu`un qui me parlait depuis la maison, et un homme se tenait près de moi.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.들은즉 누구인지 전에서 내게 말하더니 사람이 내 곁에 서서
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Mentre quell'uomo stava in piedi accanto a me, sentii che qualcuno entro il tempio mi parlav
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Og jeg hørte en som talte til mig ut fra huset, mens en mann stod ved siden av mig.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Og jeg hørte en tale til mig ud fra Templet, medens Manden stod ved Siden af mig,
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Ta nghe có ai nói với ta từ trong nhà ; có một người đứng gần bên ta .
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Ta nghe có ai nói với ta từ trong nhà; có một người đứng gần bên ta.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Und ich hörte einen mit mir reden vom Hause heraus, und ein Mann stand neben mir.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Vtedy som počul kohosi hovoriť ku mne z domu, a nejaký muž stál vedľa mňa.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.Και ηκουσα φωνην λαλουντος προς εμε εκ του οικου και ο ανθρωπος ιστατο πλησιον μου.
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.И чух едного да ми говори из дома; и човек стоеше при мене и ми рече:
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.И я слышал кого-то, говорящего мне из храма, а тот муж стоял подле меня,
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.ואשמע מדבר אלי מהבית ואיש היה עמד אצלי׃
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.وسمعته يكلمني من البيت. وكان رجل واقفا عندي
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.我 聽 見 有 一 位 從 殿 中 對 我 說 話 . 有 一 人 站 在 我 旁 邊
Adam orada yanımda dururken, tapınaktan birinin bana seslendiğini duydum.我 聽見 有 一 位 從殿 中對 我 說話 . 有 一 人 站在 我 旁邊
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Człowiek spał, ale słyszał słowa chleb, świątynia, Bóg i się przebudził.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.De man sliep half maar hoorde de woorden brood, tempel, God en hij werd wakker.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Der Mann war also eingeschlafen, aber als er die Worte Brot, Tempel und Gott hörte, wachte er auf.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.El hombre estaba dormido, pero escuchó las palabras pan, templo, Dios, y despertó. Dijo:
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.부자는 말씀 중에 빵과 회당, 하느님만을 듣고 졸다 깼습니다.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.L'homme était endormi, mais il entendit les mots de pain, temple, Dieu, et il se réveilla.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.L'uomo stava dormendo, ma sentì le parole pane, tempio, Dio e si svegliò.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Mannen sov, men han hörde orden bröd, tempel, Gud, och han vaknade.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Người đàn ông ngủ, nhưng ông ta nghe những từ bánh mì, đền thờ, Thượng Đế, và ông ta tỉnh dậy.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.O homem estava a dormir, mas ouviu as palavras — pão - templo - Deus — acordou e disse:
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Omul dormea, dar a auzit cuvintele paine, templu, Dumnezeu si s-a trezit.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Pria itu tertidur, tapi ia mendengar kata-kata 'roti', 'rumah ibadah', 'Tuhan', dan ia pun terbangun.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Ο άντρας είχε αποκοιμηθεί, αλλά μόλις άκουσε τις λέξεις ψωμί, ναός, και Θεός ξύπνησε.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Мужчина спал, но проснулся, услышав слова хлеб, храм, Бог.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Човекът бил заспал, но чул думите хляб, храм, Бог и се събудил.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.Чоловік спав, але почувши слова "хліб", "храм", "Бог", він прокинувся.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.האיש ישן, אבל הוא שמע את המילים לחם, בית מקדש, אלוהים, והוא התעורר.
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.ولكن الرجل سمع الكلمات , الخبر , المعبد , الله ثم استيقظ
Adam uyuyordu ama ekmek, tapınak, Tanrı kelimelerini duydu ve uyandı.そして言いました「神はパンを望んでおられる。わかったぞ!神が望んでおられるものが!」
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Az fog házat építeni az én nevemnek, és megerõsítem az õ királyságának trónját mindörökké.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Ce sera lui qui bâtira une maison à mon nom, et j`affermirai pour toujours le trône de son royaume.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Der soll meinem Namen ein Haus bauen, und ich will den Stuhl seines Königreichs bestätigen ewiglich.
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Egli edificherà una casa al mio nome e io renderò stabile per sempre il trono del suo regno
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.Él edificará una casa a mi nombre, y yo estableceré el trono de su reino para siempre
Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim.El va zidi Numelui Meu o casă, şi voi întări pe vecie scaunul de domnie al împărăţiei lui.