Ana içeriğe geç
Sözlük

tapı ile cümle

tapı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1957'de kurulan kulüp 1975 yılına kadar Tapion Honka ismini kullanmıştır.Klubas įkurtas 1957 m. Nuo 1975 m. vadinasi FC Honka.
Yunan tapınağının prototipidir.Yra graikų šventyklos liekanų.
O zaman tapınakta bir görüm gördüğünü anladılar.Ka nad mõistsid, et ta oli templis näinud nägemust.
İyi şartlar altında sağlıklı bir dişi tapir her iki yılda bir yavrulayabilir.Heades tingimustes võib emane taapir poegida üle aasta.
Suda’ya göre Roma sikkelerinin mevkii Kapitol’de Juno Moneta tapınağıdır.Suda järgi asus Rooma rahapaja Juno Moneta templis Kapitooliumil.
Olympian Zeus Tapınağı'nın kalıntıları.Kuju asus Zeusi templis.
Tapınakta ilk ibadet 6 Eylül 1859'da gerçekleşti.Esimene jumalateenistus toimus kirikus 6. detsembril 1857.
Her kentin merkezinde, kentin koruyucu tanrısının tapınağı ve yöneticinin sarayı bulunurdu.Iga linnriigi keskel oli linna kaitsejumalale pühendatud tempel.
Savunucu Tapınak Şövalyeleri'in hepsi öldürüldü.Kõik linnuse kaitsjad tapeti.
6 Haziran - Hindistan kuvvetleri Amritsar'daki Sihlerin en kutsal mekânı olan Altın Tapınak'a saldırdı.5. juuni – India väeüksused ründasid sikhide tähtsaimat pühamut Anritsari kuldtemplit.
Mısır'dayken Serapis tapınağını ziyaret etti.Egiptuses asuvas Canopuse linnas asus Serapisele põhendatud Serapeumi tempel.
Yunan tapınağı zeminden üç basamak üstündeydi.Kreeka ehitise alusel on kolm astet.
Olympia Zeus tapınağındaki Zeus heykeli Dünyanın 7 Harikasından biridir.Zeusi kuju olümpias oli üks seitsmest maailmaimest.
Guru Arjan, 1604'te Sihizm yazıtını yeni tapınağın içine yerleştirdi.Sikhide pühakirja koostas 1604. aastal guru Ardžan.
Mukaddes ağaçlara tapılır.Paremas käes hoitakse puad.
Bölge sakinleri tapınağın varlığını çok öncelerden beri biliyordu.Maoorid teadsid järve olemasolust juba ammu.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.Kindlus sai suurtükitule tagajärjel tugevasti kahjustada.
Yalnızca Nandi'ye adanmış tapınaklar da bulunur.Egiptlased jätsid maha Amonile pühendatud templi.
Postumius da Forum'da, atların su içtiği yerde bu kardeşler adına bir tapınak inşa ettirmiştir.Postumius andis käsu ehitada Rooma foorumisse nende auks tempel kohta, kus nad olid oma hobuseid jootnud.
Partenon, Perslerin MÖ 480'de eski Athena tapınağını yok etmesinden sonra yapılmıştır.Parthenon rajati vanema Athena templi varemete kohale, mis hävis pärslaste sissetungi ajal 480 eKr.
Batı hava tapınağında doğmuştur.Sündis Läänemaal Teenuse mõisas.
Kaplan TapınağıKauloni templi varemed
Tapio, orman tanrısı.Taarapita – saarlaste suur jumal.
Tapınak tamamlanmak üzeredir.Oletame, et ta sai templi valmis.
Bu durum onların bir yıldız tapınıcısı olduğunu açıklar.Tänu neile on näha, et tegu on peasissekäiguga.
İsa, İkinci Tapınak henüz yıkılmamışken yaşamıştır.Variseride kirjutisi Teise Templi ajast meieni jõudnud ei ole.
1957'de kurulan kulüp 1975 yılına kadar Tapion Honka ismini kullanmıştır.Klubi asutati 1957 kui Tapion Honka, 1975 muutis klubi nimeks FC Honka.
18 Mart - Son Tapınak Şövalyesi Jacques de Molay Paris'te yakıldı.1314 – Templiordu suurmeister Jacques de Molay põletati Pariisis tuleriidal.
Medea biraz sonra tapınaktan çıkar ve elinde iki çocuğunu öldürdüğü kanlı hançer bulunmaktadır.Vendela Skytte suri Stralsundis katku koos vastsündinud lapsega, temast jäi maha kaks tütart.
Tapınağa insanlar dilekler dilemek için geliyor.Järelikult aitavad predestinatsioonile kaasa pühakute palved.
Bu hayvanların boyu ve dış görünüşü fili andırır, fakat azıdişleri tapirinkine benzer.Tema pesitsus- ja toitumistavade kohta on vähe teada, kuid ilmselt need sarnanevad teiste masksäälikutega.
Büyük Üstad : Tapınakçılar'ın Büyük Efendi'den sonra en yetkili üçüncü ismidir.Peale maailmameistri on kõrgeim võimalik tiitel "suurmeister".
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna."24hodinový svatostánek v čase," jak to nazývají.
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna."성스러운 24시간" 이라고 불리웁니다.
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna."24 שעות מפלט" כפי שהם קוראים לזה.
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Ei il numesc, un "sanctuar in timp de 24 de ore".
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Ein "24-Stunden-Heiligtum in der Zeit", nennen sie es.
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.En "24-timmars fristad i tiden," kallar de det.
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Et "24-timers tilflugtssted i tid" kalder de det.
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Họ gọi đó là 1 "nơi trú ẩn 24 giờ"
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Lo chiamano 'un santuario della durata di 24 ore'.
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Mereka menyebutnya "24 jam waktu istirahat."
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Nazywają to "Świętą Dobą".
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Úgy hívják: egy "24 órás szentély az időben."
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Un "refugio de 24 horas en el tiempo", lo llaman.
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna."Un sanctuaire de 24 heures dans le temps", l'appellent-ils.
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Ze noemen dat een "24-urige schuilplaats in de tijd."
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Το αποκαλούν " ένα 24ωρο άσυλο στο χρόνο. "
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Вони називають ці 24 години "святим часом".
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Они называют эти 24 часа "неприкосновенным временем".
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.Те го наричат "24-часово светилище във времето".
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.يسمونه " 24 ساعه للعبادة,"
"24 saatlik bir tapınma zamanı" diyorlar buna.彼らは五つの小さな習慣に従い
Adam avluyu ölçtü. Kareydi, uzunluğu yüz arşın, genişliği yüz arşındı. Sunak tapınağın önündeydi.A măsurat curtea, care era în patru colţuri, lungă de o sută de coţi. Altarul era înaintea casei.
Adam avluyu ölçtü. Kareydi, uzunluğu yüz arşın, genişliği yüz arşındı. Sunak tapınağın önündeydi.A zmeral dvor, sto lakťov dĺžky a sto lakťov šírky, vo štvorhran, a oltár bol pred domom.
Adam avluyu ölçtü. Kareydi, uzunluğu yüz arşın, genişliği yüz arşındı. Sunak tapınağın önündeydi.In izmeril je dvorišče: sto komolcev dolgo in sto komolcev široko, štirivoglato. In oltar je bil pred hišo.
Adam avluyu ölçtü. Kareydi, uzunluğu yüz arşın, genişliği yüz arşındı. Sunak tapınağın önündeydi.I wymierzył tę sień na cztery granie, wdłuż na sto łokci, a wszerz na sto łokci, a ołtarz był przed domem.
Adam avluyu ölçtü. Kareydi, uzunluğu yüz arşın, genişliği yüz arşındı. Sunak tapınağın önündeydi.I změřil tu síň čtverhranou zdélí sto loket, a zšíří sto loket, i oltář před domem.
Adam avluyu ölçtü. Kareydi, uzunluğu yüz arşın, genişliği yüz arşındı. Sunak tapınağın önündeydi.그가 또 그 뜰을 척량하니 장이 일백척이요 광이 일백척이라 네모 반듯하며 제단은 전 앞에 있더라
Adam avluyu ölçtü. Kareydi, uzunluğu yüz arşın, genişliği yüz arşındı. Sunak tapınağın önündeydi.וימד את החצר ארך מאה אמה ורחב מאה אמה מרבעת והמזבח לפני הבית׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod