Kamboçya ve Tayland'da hem Hindu hem de Budist tapınaklarına wat denir.المعبد الهندوسي والبوذي في كامبوديا وتايلند يسمى وات.
Tapınakçılara üye değildir sadece onlara bağlıdır.هي تريد أن يكون النقد لهما وليس له فقط.
Tapınaklar dikdörtgen biçimdedir.المعبد مستطيل الشكل.
Kilisenin girişi Yunan tapınaklarını anımsatmakda.مدخل النصب التذكاري لمقابر الجنود اليونانيين.
23:21 Tüm sunularını Tapınak'ta kurban et Deut.مت 23: 11 وأكبركم يكون خادما لكم.
Antik Mısır tanrıları, Antik Mısır'da kendilerine tapınılan tanrı ve tanrıçalardır.المعبودات المصرية القديمة هي الآلهة والإلهات التي كانت تُعبد في مصر القديمة.
Diğer tapınaklar Zeus, Helios, Afrodit, Apollo, Athena ve yerel Tike'ye adanmıştı.وقد خصصت المعابد الأخرى لزيوس، هيليوس، أفروديت، أبولو، أثينا، وتيشي المحلية.
Tapınağın gece görünümü.منظر عام للدير.
Soluğum tükenince seni andım, ya RAB, Duam sana, kutsal tapınağına erişti.فرح نفس عبدك، لأني إليك يا رب رفعت نفسي.
Kont tapınağı:Tapınağa bu adı Waldeck vermiştir.يدعى هذا الدير باسم (دير مار كوركيس).
Bagan'da ortaya çıkan bir diğer Budist tapınak mimari yeniliği altıgen zemin planıdır.آخر الابتكارات المعمارية التي تطورت في باجان هو معبد بوذي بفضل خطة الأرضية على شكل مضلع خماسي.
Tapınak bir platformun üzerinde yer alır.وقد ارتفع المعبد على منصة عالية.
Men Tapınaklarının bulunduğu büyük rahiplerin yetiştirildiği mabet.وهي كبيرة كاهنات المعبد ...
Orijinal Mahabodhi tapınağını Asoka'nın kurduğu kabul edilir.ويعتبر أسوكا هو مؤسس معبد mahabodhi.
Bu adama tapıyorum ve o böyle sıkıştırılmış saçmalıkları hak etmiyor.كان إخوته يحبونه ويجدون فيه ملامح في السلوك غير معهودة في أمثاله.
MS 5. yüzyılda Hıristiyanlığın gelişiyle birlikte, tapınak da bir kiliseye dönüştürüldü.وفي حوالي عام 500م تحول المعبد إلى كنيسة مسيحية.
Tapınak Tepesi, Yahudilikteki en kutsal alandır.والصلاة أهم الشعائر التي تُقام في المعبد اليهودي.
Makuya Japonca kutsal tapınak anlamına gelir.ساروتوبي تعني باليابانية: قفزة القرد.
Bu sırada kazazedeler bir tapınağa yerleştiler.كما قاموا بوضع صليب داخل المعبد.
MÖ 3100 : İlk Tarxien tapınağı, Neolitik Malta yerlileri tarafından kullanılmaya başlandı.م: أول معبد تاركسين يستخدم من قبل سكان العصر الحجري الحديث الذين قطنوا مالطا. ~3100 ق.
Yahudiler'in kutsal yazıtlarını Tapınak Dağı'nda törenlerle yaktı.تمنع الصلاه اليهودية تماما في جبل المعبد.
Tapio, orman tanrısı.أوزين : إله الغابات.
Bagan'dan sonra sadece daha çok küçük ölçüde Gu tarzı tapınaklar inşa edilmiştir.لم يتم بناء سوى معابد أصغر بكثير وفقًا لنمط غو بعد باجان.
İlk iki tapınak Seongmunsa ve Ilbullansa, kralın emriyle 375 yılında inşa edildi.Os primeiros dois templos Seongmunsa e Ilbullansa foram construídos em 375 sob ordem do rei.
Sudeoksa gibi birçok tapınak, ziyaretçilere bir Temple Stay programı sunmaktadır.Muitos templos, como Sudeoksa oferecem aos visitantes um programa de Permanência no Templo.
Tapie Asya'ya üretimi dışarıdan yapmayı kararlaştırdı.Tapie decidiu mudar a produção para a Ásia.
Augustus da Mars'a adanmış bir tapınak inşa edilmesinin emretmişti.Augusto também ordenou a construção de um templo dedicado a Marte no local.
Tapınaklar ekonominin temel dayanağını oluşturdu.Os templos formavam a espinha dorsal da economia.
Baird tapirlerinin yaşam süresi otuz yılın üzerindedir.As antas de Baird podem viver por mais de 30 anos.
Roma Forumundaki Vesta tapınağındaki ebedi ateş söndürüldü ve Vesta bakireleri dağıtıldı.O fogo eterno do Templo de Vesta, no Fórum Romano, foi extinguido e as virgens vestais foram dissolvidas.
Indiana'da doğan Jones, Halkın Tapınağı hareketini 1950’lerde başlatmıştır.Jones nasceu em Indiana e começou o Templo do Povo na década de 1950.
Tapınak ayrıca geleneksel Thai Masajı'nında doğduğu yer olarak da bilinmektedir.O templo é também conhecido como o berço da massagem tailandesa tradicional.
Tapınağın taşlarının çoğu yerinde bırakılmış olup şimdi göl sularının altında yer almaktadır.A maior parte do templo de pedra foi deixada no lugar e agora está submersa sob as águas do Nilo.
Özellikle fakirler tarafından tapılırdı.Era a teriaga dos pobres.
On yıl içinde, Süleyman Birinci Tapınak olarak bilinen Kutsal Tapınak'ı inşa etmeye başlamıştır.Dentro de uma década, Salomão começou a construir o Templo de Jerusalém conhecido como o Primeiro Templo.
Gemilerden küçük olanı Diana'ya adanmış bir tapınak gibi yapılmıştı.Um dos barcos foi projetado como um templo dedicado à deusa Diana.
Meşhur bir Zen bahçesi kuzeybatı Kyoto'daki Ryōan-ji Tapınağı'nda bulunur.Existe um famoso jardim de pedras japonês no Templo Ryōan-ji em Quioto.
Güneydeki tapınak daha büyük ve eskidir, yaklaşık MÖ 3600 yıllarına tarihlenmiştir.O que esta situado a sul é maior e mais velho, datado de, aproximadamente, 3600 aC.
Park 1873 yılında eskiden Kan'ei-ji tapınağına ait bir arazide inşa edilmiştir.O parque foi fundado em 1873 em terras antigamente pertencentes ao templo de Kan’ei-ji.
Göğü, yeri, denizi, su pınarlarını yaratana tapının!"A água formou a terra; o céu foi produzido do fogo; e רוח produziu o ar entre o céu e a terra.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.Ele também restaurou 82 templos diferentes para demonstrar seu cuidado com o panteão de deidades romanas.
Bunların her birinin Tapınakta kendilerine özel görevleri vardı.Cada tribo tinha uma função específica no Império.
Allah'ın tapınılmayı hak eden gerçek ilâh, onun dışında tapınılanların ise batıl ilâhlar olduğuna inanmak.Em quem mostrarás beneficência, ó Deus, a não ser aos que invocam o Senhor?
Roma'da Porta Lavernalis yakınında tapınağı bulunurdu.Em Roma, seu santuário ficava junto à Porta Lavernal.
Septimius Severus'un saltanatından beri, güneş tapınımı tüm imparatorlukğun her yerinde artmıştı.Desde o reino de Septímio Severo, a veneração do sol tinha crescido no império.
Bu arada kentler ve tapınakları ateşe verildi.Eles queimam as cidades e os templos.
Tapınağın gece görünümü.Vista geral do Templo.
Onların adına tapınaklar, heykeller yapmış, törenler, ayinler düzenlemişlerdir.Nela estão registrados os nomes, os endereços (a lápis) e a forma de recepção dos membros.
MÖ 12 Mart 516: Kudüs Tapınağı'nın inşaatı tamamlandı.12 de março - É concluída a construção do Templo de Jerusalém.
Başımı koyduğum her yerde, secde edilen O'dur Dört köşe ve altı bucakta tapılan O'dur.Al-Muddathir “O Emantado” (do árabe: سورة المدثر) é a septuagésima quarta sura do Alcorão e tem 56 ayats.
Tapınaklar, insanlık ile tanrıların ana iletişim yoluydu.Os templos eram seus principais meios de contato com a humanidade.
MÖ 967: İsrail Kralı Süleyman Birinci Tapınağı inşa ettirdi.967 a.C. Rei Salomão constrói o primeiro templo.
Tapınak mensupları ağlamaya başladığında Jones şöyle demektedir: “Şu histerikleri durdurun.Quando os membros gritaram, aparentemente, Jones aconselhou: "Parem com essa histeria!
Devlet ritüellerinin düzenlendiği tapınaklar tanrıların tasvirleri ile doludur.Os templos, onde os rituais do estado eram realizados, estavam cheios de imagens dos deuses.
MÖ 5100 civarı- Güney Mezopotamya'da tapınaklar inşa edildi.5100 aC - Encontrados templos no sul da Mesopotâmia. c.
Mısır'ın tüm tapınaklarında yaşayan tanrıların tamamı Mısır panteonunun tamamını oluşturmaktaydı.Os deuses residentes nos templos do Egito representavam, coletivamente, todo o panteão.
Tapınak, Lord Şiva'ya ithaf edilmiştir ve eşsiz bir yapıya sahiptir.É dedicado a Lord Shiva e usado para manter uma imagem de ouro dele.
Bu adama tapıyorum ve o böyle sıkıştırılmış saçmalıkları hak etmiyor.Adoro este cara e ele não merece este falso tabloide.
Ayrıca daha sonraki başka inşaatlarda kullanılmak üzere bu tapınağın taşlarından yararlanılmıştır.Pelo menos algumas das pedras do templo foram usadas na construção de outros edifícios.
M.Ö. 167’te, Antiyokus, tapınakta Tanrı Zeus’a adanmış bir sunak hazırlanmasını emretti.167 a.C.: Antíoco pede um altar para Zeus erguido no Templo.