tanrıya ile cümle

tanrıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.הלא ידעו פעלי און אכלי עמי אכלו לחם אלהים לא קראו׃
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.ألم يعلم فاعلو الاثم الذين يأكلون شعبي كما يأكلون الخبز والله لم يدعوا‎.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.作 孽 的 沒 有 知 識 麼 . 他 們 吞 喫 我 的 百 姓 如 同 喫 飯 一 樣 . 並 不 求 告 神
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.作孽 的 沒有知 識麼 . 他 們吞喫 我 的 百姓 如同 喫飯一樣.並不求 告 神
Tanrı Balama göründü. Balam Tanrıya, ‹‹Yedi sunak kurdum, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundum›› dedi.하나님이 발람에게 임하시는지라 발람이 고하되 내가 일곱 단을 베풀고 매 단에 수송아지 하나와 수양 하나를 드렸나이다
Tanrı Balama göründü. Balam Tanrıya, ‹‹Yedi sunak kurdum, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundum›› dedi.ויקר אלהים אל בלעם ויאמר אליו את שבעת המזבחת ערכתי ואעל פר ואיל במזבח׃
Tanrı Balama göründü. Balam Tanrıya, ‹‹Yedi sunak kurdum, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundum›› dedi.فوافى الله بلعام. فقال له قد رتبت سبعة مذابح واصعدت ثورا وكبشا على كل مذبح.
Tanrı Balama göründü. Balam Tanrıya, ‹‹Yedi sunak kurdum, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundum›› dedi.神 迎 見 巴 蘭 、 巴 蘭 說 、 我 豫 備 了 七 座 壇 、 在 每 座 壇 上 獻 了 一 隻 公 牛 、 一 隻 公 羊
Tanrı Balama göründü. Balam Tanrıya, ‹‹Yedi sunak kurdum, her sunağın üstünde birer boğayla koç sundum›› dedi.神 迎見巴蘭 、 巴 蘭說 、 我 豫備 了 七 座 壇 、 在 每 座 壇 上 獻 了 一 隻 公牛 、 一 隻 公羊
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.(77:19) и говорили против Бога и сказали: „может ли Бог приготовить трапезу в пустыне?"
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.A mluvili proti Bohu, řkouce: Zdaliž bude moci Bůh silný připraviti stůl na této poušti?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.A mówili przeciwko Bogu temi słowy: Izali może Bóg zgotować stół na tej puszczy?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.Au vorbit împotriva lui Dumnezeu, şi au zis: ,,Oare va putea Dumnezeu să pună o masă în pustie?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.de talte mod Gud og sagde: "Kan Gud dække Bord i en Ørken?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.És szólának Isten ellen, mondván: Avagy tudna-é Isten asztalt teríteni a pusztában?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.Họ nói nghịch cùng Ðức Chúa Trời, Mà rằng: Ðức Chúa Trời há có thể dọn bàn nơi đồng vắng sao?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.Họ nói nghịch cùng Ðức_Chúa_Trời , Mà rằng : Ðức_Chúa_Trời há có_thể dọn bàn nơi đồng vắng sao ?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.Hovorili proti Bohu a vraveli: Či bude môcť silný Bôh pripraviť stôl na púšti?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.Ils parlèrent contre Dieu, Ils dirent: Dieu pourrait-il Dresser une table dans le désert?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.In grdo govoreč zoper Boga, so rekli: Ali bi mogel Bog mogočni pripraviti mizo v tej puščavi?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.Ja he puhuivat Jumalaa vastaan sanoen: "Voikohan Jumala kattaa pöydän erämaassa?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.그 뿐 아니라 하나님을 대적하여 말하기를 하나님이 광야에서 능히 식탁을 준비하시랴
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.Mereka melawan Allah dengan berkata, "Sanggupkah Allah memberi kita makan di padang gurun
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.mormorarono contro Dio dicendo: «Potrà forse Dio preparare una mensa nel deserto?»
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.Och de talade mot Gud, de sade: »Kan väl Gud duka ett bord i öknen?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.Og de talte mot Gud, de sa: Kan vel Gud dekke bord i ørkenen?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.und redeten gegen Gott und sprachen: "Ja, Gott sollte wohl können einen Tisch bereiten in der Wüste?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.Y hablaron contra Dios diciendo: "¿Podrá preparar una mesa en el desierto
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.Zij verzetten zich tegen God en zeiden: "Kan God ons in de woestijn ook te eten geven?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.και ελαλησαν κατα του Θεου, λεγοντες, Μηπως δυναται ο Θεος να ετοιμαση τραπεζαν εν τη ερημω;
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.И говориха против Бога, казвайки: Може ли Бог да приготви трапеза в пустинята?
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.וידברו באלהים אמרו היוכל אל לערך שלחן במדבר׃
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.‎فوقعوا في الله. قالوا هل يقدر الله ان يرتب مائدة في البرية‎.
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.並 且 妄 論 神 、 說 、 神 在 曠 野 豈 能 擺 設 筵 席 麼
‹‹Tanrı çölde sofra kurabilir mi?›› diyerek, Tanrıya karşı konuştular.並且 妄論神 、 說 、 神 在 曠野豈能 擺設 筵席麼
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.(52:3) Бог с небес призрел на сынов человеческих, чтобы видеть, есть ли разумеющий, ищущий Бога.
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.Bog je z neba gledal doli na sinove človeške, da bi videl, je li kateri razumen, je li kdo, ki išče Boga.
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.Dari surga TUHAN memandang umat manusia, untuk mencari orang bijak yang menyembah Dia
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.Dios miró desde los cielos sobre los hijos del hombre, para ver si había algún sensato que buscara a Dios
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.Gott schaut vom Himmel auf der Menschen Kinder, daß er sehe, ob jemand klug sei, der nach Gott frage.
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.Gud skuer ned fra Himlen på Menneskenes Børn for at se, om der findes en forstandig, nogen, der søger Gud.
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.하나님이 하늘에서 인생을 굽어 살피사 지각이 있는 자와 하나님을 찾는 자가 있는가 보려 하신즉
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.Lo stolto pensa: «Dio non esiste». Sono corrotti, fanno cose abominevoli, nessuno fa il bene
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.Říká blázen v srdci svém: Není Boha. Porušeni jsou, a ohavnou páší nepravost; není, kdo by činil dobré.
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.Бог надникна от небето над човешките чада, За да види, има ли някой разумен, Който да търси Бога.
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.אלהים משמים השקיף על בני אדם לראות היש משכיל דרש את אלהים׃
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.‎الله من السماء اشرف على بني البشر لينظر هل من فاهم طالب الله‎.
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.神 從 天 上 垂 看 世 人 、 要 看 有 明 白 的 沒 有 、 有 尋 求 他 的 沒 有
Tanrı göklerden bakar oldu insanlara, Akıllı, Tanrıya yönelen biri var mı diye.神 從 天上垂 看 世人 、 要 看 有 明白 的 沒 有 、 有 尋求 他 的 沒有
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!Bedre er det at du ikke lover, enn at du lover og ikke holder det.
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!Det är bättre att du intet lovar, än att du gör ett löfte och icke infriar det.
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!Det er bedre, at du ikke lover, end at du lover uden at holde.
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!E' meglio non far voti, che farli e poi non mantenerli
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!Het is veel beter niet te zeggen dat u iets zult doen, dan het wel te zeggen en het daarna toch niet te doen.
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!Kadar storiš obljubo Bogu, je ne odlašaj izpolniti; kajti Njemu ne ugajajo bedaki. Kar obljubiš, izpolni!
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!Když bys učinil slib Bohu, neprodlévej ho splniti, nebo nemá líbosti v blázních. Cožkoli slíbíš, splň.
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!Keby si sľúbil Bohu sľub, neodkladaj ho splniť; lebo neni záľuby v bláznoch; to, čo sľúbiš, splň!
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!네가 하나님께 서원하였거든 갚기를 더디게 말라 하나님은 우매 자를 기뻐하지 아니하시나니 서원한 것을 갚으라
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!Lepiej jest nie ślubować, niżeli poślubiwszy co, nie oddać.
Tanrıya adak adayınca, yerine getirmekte gecikme. Çünkü O akılsızlardan hoşlanmaz. Adağını yerine getir!On parempi, ettet lupaa, kuin että lupaat etkä täytä.

İlgili Sayfalar