tanrıya ile cümle
tanrıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.On pak řekl jim: Dejtež tedy, co jest císařova, císaři, a což jest Božího, Bohu.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Õ pedig monda nékik: Adjátok meg azért a mi a császáré, a császárnak, és a mi az Istené, az Istennek.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi."Welnu", zei Hij. "Geef de keizer wat de keizer toekomt en aan God wat God toekomt."
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Zatem on im rzekł: Oddawajcież tedy, co jest cesarskiego, cesarzowi, a co jest Bożego, Bogu.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Ο δε ειπε προς αυτους Αποδοτε λοιπον τα του Καισαρος εις τον Καισαρα και τα του Θεου εις τον Θεον.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.А Той рече: Тогава отдавайте Кесаревото на Кесаря, а Божието на Бога.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Він же рече їм: Оддайте ж оце кесареве кесареві, а Боже Богові
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Он сказал им: итак, отдавайте кесарево кесарю, а Божие Богу.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.ויאמר אליהם לכן תנו לקיסר את אשר לקיסר ולאלהים את אשר לאלהים׃
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.فقال لهم اعطوا اذا ما لقيصر لقيصر وما للّه للّه.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.耶 穌 說 、 這 樣 、 該 撒 的 物 當 歸 給 該 撒 、 神 的 物 當 歸 給 神
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.耶穌說 、 這樣 、 該撒 的 物當歸給該 撒 、 神 的 物當歸 給神
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.Aconteció en aquellos días que Jesús salió al monte para orar, y pasó toda la noche en oración a Dios
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.A stalo sa v tých dňoch, že vyšiel na vrch modliť sa a bol tam cez noc na modlitbe Božej.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.En ce temps-là, Jésus se rendit sur la montagne pour prier, et il passa toute la nuit à prier Dieu.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.És lõn azokban a napokban, kiméne a hegyre imádkozni, és az éjszakát az Istenhez való imádkozásban tölté el.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.In quei giorni Gesù se ne andò sulla montagna a pregare e passò la notte in orazione
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.În zilele acela, Isus S'a dus în munte să Se roage, şi a petrecut toată noaptea în rugăciune către Dumnezeu.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.I stalo se v těch dnech, vyšel Ježíš na horu k modlení. I byl tam přes noc na modlitbě Boží.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.I stało się w oneż dni, odszedł na górę, aby się modlił; i był tam przez noc na modlitwie Bożej.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.이 때에 예수께서 기도하시러 산으로 가사 밤이 맞도록 하나님께 기도하시고
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.Korte tijd daarna ging Hij de bergen in om te bidden. Hij bad de hele nacht tot God.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.Men det skete i disse Dage, at han gik ud på et Bjerg for at bede; og han tilbragte Natten i Bøn til Gud.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.Naqueles dias retirou-se para o monte a fim de orar; e passou a noite toda em oração a Deus.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.Og det skjedde i de dager at han gikk op i fjellet for å bede, og han var der hele natten i bønn til Gud.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.Pada waktu itu Yesus naik ke sebuah bukit untuk berdoa. Di situ Ia berdoa kepada Allah sepanjang malam
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.Trong lúc đó , Ðức_Chúa_Jêsus đi lên núi để cầu_nguyện ; và thức thâu đêm cầu_nguyện Ðức_Chúa_Trời .
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.Trong lúc đó, Ðức Chúa Jêsus đi lên núi để cầu nguyện; và thức thâu đêm cầu nguyện Ðức Chúa Trời.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.Zgodi se pa tiste dni, da odide na goro molit, in vztraja vso noč v molitvi k Bogu.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.Εν εκειναις δε ταις ημεραις εξηλθεν εις το ορος να προσευχηθη, και διενυκτερευεν εν τη προσευχη του Θεου.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.А те се изпълниха с луда ярост и се разговаряха помежду си какво биха могли да сторят на Исуса.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.В те дни взошел Он на гору помолиться и пробыл всю ночь в молитве к Богу.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.Стало ж ся тими днями, вийшов Він на гору молитись, і був усю ніч на молитві Богу.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.ויהי בימים ההם ויצא ההרה להתפלל ויעמד כל הלילה בתפלה לאלהים׃
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.وفي تلك الايام خرج الى الجبل ليصلّي. وقضى الليل كله في الصلاة لله.
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.那 時 、 耶 穌 出 去 上 山 禱 告 . 整 夜 禱 告 神
O günlerde İsa, dua etmek için dağa çıktı ve bütün geceyi Tanrıya dua ederek geçirdi.那時 、 耶穌 出去 上山 禱告 . 整夜禱 告 神
Oh, tanrıya şükür!Gott sei Dank!
Oh, tanrıya şükür!Oh, Godzijdank!
Oh, tanrıya şükür!Oh, grazie a Dio!
Oh, tanrıya şükür!Oh, merci mon dieu !
Oh, tanrıya şükür! Todd. Hey çocuklar rahatlayın.Ребята, это мой парень, Тодд!
Oh, tanrıya şükür! Todd.Oh, dzięki bogu!
Oh, tanrıya şükür! Todd.ちょっと、あたしのカレ氏よ安心して
Oh, tanrıya şükür!Αχ, δόξα τω Θεώ!
- Onların dini içkiye izin vermiyor mu? - Ben Tanrıya inanmam.Rozejrzyj się, świat się skończył.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.aber sie werden Rechenschaft geben dem, der bereit ist, zu richten die Lebendigen und die Toten.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.A kik számot adnak majd annak, a ki készen van megítélni élõket és holtakat.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Ci dadzą liczbą temu, który gotowy jest sądzić żywych i umarłych.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Dar au să dea socoteală înaintea Celuice este gata să judece viii şi morţii.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Ellos darán cuenta a quien ha de juzgar a los vivos y a los muertos
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Ils rendront compte à celui qui est prêt à juger les vivants et les morts.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.저희가 산 자와 죽은 자 심판하기를 예비하신 자에게 직고하리라
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.ktorí vydajú počet tomu, ktorý je hotový súdiť živých i mŕtvych.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Maar zij zullen zich moeten verantwoorden voor de grote rechter, Die over de levenden en de doden oordeelt.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Ma renderanno conto a colui che è pronto a giudicare i vivi e i morti
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.men de skal gjøre regnskap for ham som står ferdig til å dømme levende og døde.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Men de skola göra räkenskap inför honom som är redo att döma levande och döda.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.men de skulle gøre ham Regnskab, som er rede til at dømme levende og døde.
Onlar, ölüleri de dirileri de yargılamaya hazır olan Tanrıya hesap verecekler.Mutta heidän on tehtävä tili hänelle, joka on valmis tuomitsemaan eläviä ja kuolleita.