tanrıya ile cümle
tanrıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.Él era fiel al que le constituyó, como también lo fue Moisés en toda la casa de Dios
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.han som var tro mot den som gjorde ham dertil, likesom og Moses var i hele hans hus.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.huru han var trogen mot den som hade insatt honom, likasom Moses var »trogen i hela hans hus».
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.il quale è fedele a colui che l'ha costituito, come lo fu anche Mosè in tutta la sua casa
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.Jésus, qui a été fidèle à celui qui l`a établi, comme le fut Moïse dans toute sa maison.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.joka on uskollinen asettajalleen, niinkuin Mooseskin oli "uskollinen koko hänen huoneessansa".
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.ki je zvest njemu, ki ga je naredil, kakor je bil tudi Mojzes zvest v vsej hiši njegovi.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.저가 자기를 세우신 이에게 충성하시기를 모세가 하나님의 온 집에서 한 것과 같으니
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.ktorý bol verný tomu, ktorý ho tým učinil, ako aj Mojžiš, v celom jeho dome.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.Ngài đã trung tín với Ðấng đã lập Ngài, cũng như Môi-se trung tín với cả nhà Chúa vậy.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.Ngài đã trung_tín với Ðấng đã lập Ngài , cũng_như Môi-se trung_tín với cả nhà Chúa vậy .
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.Věrného tomu, kdož jej ustanovil, jako i Mojžíš byl věrný ve všem domě jeho.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.Wiernego temu, który go postanowił, jako i Mojżesz był we wszystkim domu jego.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.οστις ητο πιστος εις τον καταστησαντα αυτον, καθως και ο Μωυσης εις ολον τον οικον αυτου.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.Вірен Він Тому, хто настановив Його, як і Мойсей у всьому домі Його:
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.Который верен Поставившему Его, как и Моисей во всем доме Его.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.Така се заклех в гнева Си: Те няма да влязат в Моята почивка".
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.אשר הוא נאמן לעשהו כמו גם משה בכל ביתו׃
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.حال كونه امينا للذي اقامه كما كان موسى ايضا في كل بيته.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.他 為 那 設 立 他 的 盡 忠 、 如 同 摩 西 在 神 的 全 家 盡 忠 一 樣
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.他 為 那 設立 他 的 盡忠 、 如同 摩西 在 神 的 全 家 盡忠一樣
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.(65:3) Скажите Богу: как страшен Ты в делах Твоих! По множеству силы Твоей, покорятся Тебе враги Твои.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Decid a Dios: "¡Cuán admirables son tus obras! Por tu gran poder se someterán a ti tus enemigos
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Dite a Dio: «Stupende sono le tue opere! Per la grandezza della tua potenza a te si piegano i tuoi nemici
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Dites à Dieu: Que tes oeuvres sont redoutables! A cause de la grandeur de ta force, tes ennemis te flattent.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Dizei a Deus: Quão tremendas são as tuas obras! pela grandeza do teu poder te lisonjeiam os teus inimigos.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.하나님께 고하기를 주의 일이 어찌 그리 엄위하신지요 주의 큰 권능으로 인하여 주의 원수가 주께 복종할 것이며
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Rcete Bohu: Jak hrozný jsi v skutcích svých! Pro velikost síly tvé lháti budou tobě nepřátelé tvoji.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.sig til Gud: "Hvor forfærdelige er dine Gerninger! For din vældige Styrkes Skyld logrer Fjenderne for dig,
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Si til Gud: Hvor forferdelige er dine gjerninger! For din store makts skyld skal dine fiender hykle for dig.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.Sprechet zu Gott: "Wie wunderbar sind deine Werke! es wird deinen Feinden fehlen vor deiner großen Macht.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.אמרו לאלהים מה נורא מעשיך ברב עזך יכחשו לך איביך׃
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.قولوا لله ما اهيب اعمالك. من عظم قوتك تتملق لك اعداؤك.
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.當 對 神 說 、 你 的 作 為 何 等 可 畏 . 因 你 的 大 能 仇 敵 要 投 降 你
‹‹Ne müthiş işlerin var!›› deyin Tanrıya, ‹‹Öyle büyük gücün var ki, Düşmanların eğiliyor önünde.當對 神說 、 你 的 作為 何等 可畏 . 因 你 的 大能 仇敵 要 投降 你
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.A niniveiek pedig hivének Istenben, és bõjtöt hirdetének, és nagyjaiktól fogva kicsinyeikig zsákba öltözének.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Då trodde folket i Nineve på Gud, och lyste ut en fasta och klädde sig i sorgdräkt, både stora och små.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Da trodde mennene i Ninive på Gud, og de ropte ut en faste og klædde sig i sekk, både store og små.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Da troede Folkene i Nineve påGud, og de udråbte en Faste og klædte sig i Sæk, både store og små;
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.니느웨 백성이 하나님을 믿고 금식을 선포하고 무론 대소하고 굵은 베를 입은지라
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.Niin Niiniven miehet uskoivat Jumalaan, kuuluttivat paaston ja pukeutuivat säkkeihin, niin suuret kuin pienet.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.И поверили Ниневитяне Богу, и объявили пост, и оделись во вретища, от большого из них до малого.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.ויאמינו אנשי נינוה באלהים ויקראו צום וילבשו שקים מגדולם ועד קטנם׃
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.فآمن اهل نينوى بالله ونادوا بصوم ولبسوا مسوحا من كبيرهم الى صغيرهم.
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.尼 尼 微 人 信 服 神 、 便 宣 告 禁 食 、 從 最 大 的 到 至 小 的 都 穿 麻 衣 。 〔 或 作 披 上 麻 布
Ninova halkı Tanrıya inandı. Oruç ilan ederek büyüğünden küçüğüne hepsi çula sarındı.尼尼微 人 信服 神 、 便 宣告 禁食 、 從 最 大 的 到 至 小的 都 穿 麻衣 。 〔 或 作 披上 麻布
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Alors il leur dit: Rendez donc à César ce qui est à César, et à Dieu ce qui est à Dieu.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.A on im povedal: Tedy dajte, čo je cisárovo, cisárovi, a čo Božie, Bohu.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Atunci El le -a zis: ,,Daţi dar Cezarului ce este al Cezarului, şi lui Dumnezeu ce este al lui Dumnezeu.``
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Då sade han till dem: »Given alltså kejsaren vad kejsaren tillhör, och Gud vad Gud tillhör.»
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Da sa han til dem: Så gi da keiseren hvad keiserens er, og Gud hvad Guds er!
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Disse-lhes então: Dai, pois, a César o que é de César, e a Deus o que é de Deus.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Ed egli disse: «Rendete dunque a Cesare ciò che è di Cesare e a Dio ciò che è di Dio»
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Entonces les dijo: --Pues dad al César lo que es del César y a Dios lo que es de Dios
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Er aber sprach: So gebet dem Kaiser, was des Kaisers ist, und Gott, was Gottes ist!
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.In on jim veli: Dajte torej cesarju, kar je cesarjevega, in Bogu, kar je Božjega.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.가라사대 그런즉 가이사의 것은 가이사에게 하나님의 것은 하나님께 바치라 하시니
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Men han sagde til dem: "Så giver da Kejseren, hvad Kejserens er, og Gud, hvad Guds er."
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Ngài bèn phán rằng: Vậy thì của Sê-sa hãy trả lại cho Sê-sa, của Ðức Chúa Trời hãy trả lại cho Ðức Chúa Trời.
O da, ‹‹Öyleyse Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi.Niin hän sanoi heille: "Antakaa siis keisarille, mikä keisarin on, ja Jumalalle, mikä Jumalan on".