tanrıya ile cümle

tanrıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Ngài vốn có hình Ðức_Chúa_Trời , song chẳng coi sự bình_đẳng mình với Ðức_Chúa_Trời là sự nên nắm giữ ;
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.o qual, subsistindo em forma de Deus, não considerou o ser igual a Deus coisa a que se devia aferrar,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.welcher, ob er wohl in göttlicher Gestalt war, hielt er's nicht für einen Raub, Gott gleich sein,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.οστις εν μορφη Θεου υπαρχων, δεν ενομισεν αρπαγην το να ηναι ισα με τον Θεον,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Вършете всичко без роптане и без препиране,
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.котрий, бувши в образї Божому, не вважав хижацтвом бути рівним Богу;
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.Он, будучи образом Божиим, не почитал хищением быть равным Богу;
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.אשר אף כי היה בדמות האלהים לא חשב לו לשלל היותו שוה לאלהים׃
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.الذي اذ كان في صورة الله لم يحسب خلسة ان يكون معادلا للّه
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.他 本 有 神 的 形 像 、 不 以 自 己 與 神 同 等 為 強 奪 的
Mesih, Tanrı özüne sahip olduğu halde, Tanrıya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı.他 本 有神 的 形像 、 不 以 自己 與神 同等 為強奪的
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.durch welchen wir haben Freudigkeit und Zugang in aller Zuversicht durch den Glauben an ihn.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.En él tenemos libertad y acceso a Dios con confianza, por medio de la fe en él
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.en qui nous avons, par la foi en lui, la liberté de nous approcher de Dieu avec confiance.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.i hvem vi har vår frimodighet og adgang med tillit ved troen på ham.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.i hvem vi have Frimodigheden og Adgang med Tillid ved Troen på ham.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.il quale ci dà il coraggio di avvicinarci in piena fiducia a Dio per la fede in lui
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.În El avem, prin credinţa în El, slobozenia şi apropierea de Dumnezeu cu încredere.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.jossa meillä, uskon kautta häneen, on uskallus ja luottavainen pääsy Jumalan tykö.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.kiben van a mi bátorságunk és bizodalommal való menetelünk [Istenhez] az Õ benne való hit által.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.우리가 그 안에서 그를 믿음으로 말미암아 담대함과 하나님께 당당히 나아감을 얻느니라
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.no qual temos ousadia e acesso em confiança, pela nossa fé nele.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.Nu kunnen wij, die in Jezus Christus geloven, zonder angst en vol vertrouwen in Gods directe nabijheid komen.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.Och i honom kunna vi med tillförsikt frimodigt träda fram, genom tron på honom.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.trong Ngài chúng ta nhờ đức tin đến Ngài mà được tự do đến gần Ðức Chúa Trời cách dạn dĩ.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.trong Ngài chúng_ta nhờ đức_tin đến Ngài mà được tự_do đến gần Ðức_Chúa_Trời cách dạn_dĩ .
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.v katerem imamo srčnost in pristop v zaupanju po veri v njega.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.v ktorom máme smelosť a prístup v dôvere skrze jeho vieru.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.V němžto máme smělost a přístup s doufáním skrze víru jeho.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.W którym mamy bezpieczność i przystęp z ufnością przez wiarę jego,
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.δια του οποιου εχομεν την παρρησιαν και την εισοδον με πεποιθησιν δια της εις αυτον πιστεως.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.в Котором мы имеем дерзновение и надежный доступчерез веру в Него.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.в котрому маємо сьміливість і приступ у надїї через віру Його.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.אשר פתחון פינו ממנו וקרבתנו בבטחה על יד אמונתו׃
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.الذي به لنا جراءة وقدوم بايمانه عن ثقة.
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.我 們 因 信 耶 穌 、 就 在 他 裡 面 放 膽 無 懼 、 篤 信 不 疑 的 來 到 神 面 前
Mesihte ve Mesihe olan imanımızla Tanrıya cesaret ve güvenle yaklaşabiliriz.我 們因 信 耶穌 、 就 在 他 裡面 放膽 無懼 、 篤信 不疑 的 來到 神 面前
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.(67:32) Придут вельможи из Египта; Ефиопия прострет руки свои к Богу.
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.(68:32) Des grands viennent de l`Égypte; L`Éthiopie accourt, les mains tendues vers Dieu.
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.Cei mari vin din Egipt: Etiopia aleargă cu mînile întinse spre Dumnezeu.
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.De kommer med Olie fra Ægypten, Ætiopeme iler til Gud med fulde Hænder.
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.Die Fürsten aus Ägypten werden kommen; Mohrenland wird seine Hände ausstrecken zu Gott.
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.방백들은 애굽에서 나오고 구스인은 하나님을 향하여 그 손을 신속히 들리로다
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.Những công - hầu sẽ từ Ê - díp-tô mà ra ; Ê - thi-ô-bi sẽ lật_đật giơ tay lên cùng Ðức_Chúa_Trời .
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.Những công-hầu sẽ từ Ê-díp-tô mà ra; Ê-thi-ô-bi sẽ lật đật giơ tay lên cùng Ðức Chúa Trời.
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.Pembesar-pembesar Mesir datang membawa tembaga; orang Sudan bergegas-gegas membawa upeti kepada Allah
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.Pridejo velikaši iz Egipta, Etiopija hitro iztegne roke svoje proti Bogu.
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.Vendrán dignatarios de Egipto; Etiopía extenderá sus manos hacia Dios
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.Venham embaixadores do Egito; estenda a Etiópia ansiosamente as mãos para Deus.
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.Θελουσιν ελθει μεγιστανες εξ Αιγυπτου η Αιθιοπια ταχεως θελει εκτεινει τας χειρας αυτης προς τον Θεον.
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.Ще дойдат големци от Египет; Етиопия ще побърза да простре ръцете си към Бога.
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.יאתיו חשמנים מני מצרים כוש תריץ ידיו לאלהים׃
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.‎يأتي شرفاء من مصر. كوش تسرع بيديها الى الله
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.埃 及 的 公 侯 要 出 來 朝 見 神 . 古 實 人 要 急 忙 舉 手 禱 告
Mısırdan elçiler gelecek, Kûşlular ellerini Tanrıya doğru kaldırıverecek.埃及 的 公侯 要 出 來朝見神.古實人 要 急忙 舉 手 禱告
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.A ki hû ahhoz, a ki õt rendelte, valamint Mózes is az õ egész házában.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.care a fost credincios Celuice L -a rînduit, cum şi Moise a fost ,,credincios în toată casa lui Dumnezeu.``
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.como ele foi fiel ao que o constituiu, assim como também o foi Moisés em toda a casa de Deus.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.der da treu ist dem, der ihn gemacht hat, wie auch Mose in seinem ganzen Hause.
Musa Tanrının bütün evinde Tanrıya nasıl sadık kaldıysa, İsa da kendisini görevlendirene sadıktır.der var tro imod den, som beskikkede ham, ligesom også Moses var det i hele hans Hus.

İlgili Sayfalar