tanrıya ile cümle
tanrıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü Tanrıya el kaldırmış, Her Şeye Gücü Yetene meydan okumuş,כי נטה אל אל ידו ואל שדי יתגבר׃
Çünkü Tanrıya el kaldırmış, Her Şeye Gücü Yetene meydan okumuş,لانه مدّ على الله يده وعلى القدير تجبر
Çünkü Tanrıya el kaldırmış, Her Şeye Gücü Yetene meydan okumuş,他 伸 手 攻 擊 神 、 以 驕 傲 攻 擊 全 能 者
Çünkü Tanrıya el kaldırmış, Her Şeye Gücü Yetene meydan okumuş,他 伸手 攻 擊神 、 以 驕傲 攻擊 全能者
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.car ce qu`on peut connaître de Dieu est manifeste pour eux, Dieu le leur ayant fait connaître.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Denn was man von Gott weiß, ist ihnen offenbar; denn Gott hat es ihnen offenbart,
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Fiindcă ce se poate cunoaşte despre Dumnezeu, le este descoperit în ei, căci le -a fost arătat de Dumnezeu.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.for det som en kan vite om Gud, ligger åpent for dem, for Gud har åpenbaret dem det.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.ker to, kar more biti znano o Bogu, je v njih vesti očitno; Bog jim je to namreč razodel.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.이는 하나님을 알만한 것이 저희 속에 보임이라 하나님께서 이를 저희에게 보이셨느니라
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Mert a mi az Isten felõl tudható nyilván van õ bennök; mert az Isten megjelentette nékik:
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Nebo což poznáno býti může o Bohu, známé jest jim učiněno, Bůh zajisté zjevil jim.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.poiché ciò che di Dio si può conoscere è loro manifesto; Dio stesso lo ha loro manifestato
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Porquanto, o que de Deus se pode conhecer, neles se manifesta, porque Deus lho manifestou.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Porque lo que de Dios se conoce es evidente entre ellos, pues Dios hizo que fuese evidente
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.pretože to, čo sa môže vedieť o Bohu, je im zjavné, pretože im to Bôh zjavil.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Przeto iż co może być wiedziano o Bogu, jest w nich jawno, gdyż im Bóg objawił.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.thi det, som man kan vide om Gud, er åbenbart iblandt dem; Gud har jo åbenbaret dem det.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Vad man kan känna om Gud är nämligen uppenbart bland dem; Gud har ju uppenbarat det för dem.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Want die mensen kunnen heel goed weten dat God er is. Hij heeft het hun Zelf bekendgemaakt.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Επειδη ο, τι δυναται να γνωρισθη περι Θεου ειναι φανερον εν αυτοις, διοτι ο Θεος εφανερωσε τουτο προς αυτους.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Ибо, что можно знать о Боге, явно для них, потому что Бог явил им.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Като се представяха за мъдри, те глупееха,
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.Тим, що розумне про Бога, явно в них; Бог бо явившім.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.יען אשר דעת האלהים גלויה בקרבם כי האלהים הודיעם אותה׃
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.اذ معرفة الله ظاهرة فيهم لان الله اظهرها لهم.
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.神 的 事 情 、 人 所 能 知 道 的 、 原 顯 明 在 人 心 裡 . 因 為 神 已 經 給 他 們 顯 明
Çünkü Tanrıya ilişkin bilinen ne varsa, gözlerinin önündedir; Tanrı hepsini gözlerinin önüne sermiştir.神 的 事情 、 人 所 能 知道 的 、 原顯明 在 人心 裡 . 因 為神 已 經給 他 們顯明
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.(77:22) за то, что не веровали в Бога и не уповали на спасение Его.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Bởi vì chúng nó không tin Ðức Chúa Trời, Cùng chẳng nhờ cậy sự cứu rỗi của Ngài.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Bởi_vì chúng_nó không tin Ðức_Chúa_Trời , Cùng chẳng nhờ_cậy sự cứu_rỗi của Ngài .
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.daß sie nicht glaubten an Gott und hofften nicht auf seine Hilfe.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.eftersom de icke trodde på Gud och ej förtröstade på hans frälsning.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.fordi de ikke trodde på Gud og ikke stolte på hans frelse.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.fordi de ikke troede Gud eller stolede på hans Frelse.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Ker niso verovali v Boga in niso upali v rešenje njegovo.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.이는 하나님을 믿지 아니하며 그 구원을 의지하지 아니한 연고로다
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.koska he eivät uskoneet Jumalaan eivätkä luottaneet hänen apuunsa.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Mert nem hittek Istenben, és nem bíztak az õ segedelmében,
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Parce qu`ils ne crurent pas en Dieu, Parce qu`ils n`eurent pas confiance dans son secours.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.pentrucă n'au crezut în Dumnezeu, pentrucă n'au avut încredere în ajutorul Lui.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.perché non ebbero fede in Dio né speranza nella sua salvezza
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.porque não creram em Deus nem confiaram na sua salvação.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Porque no creyeron a Dios, ni confiaron en su liberación
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.pretože neverili Bohu a nenadejali sa na jeho spasenie,
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Proto že se nedověřili Bohu, a neměli naděje v spasení jeho,
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Przeto, iż nie wierzyli Bogu, a nie mieli nadziei w zbawieniu jego.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.sebab mereka tidak percaya kepada Allah, pada kuasa-Nya yang dapat menyelamatkan mereka
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Want zij geloofden niet in Hem en vertrouwden niet op Zijn hulp.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.διοτι δεν επιστευσαν εις τον Θεον, ουδε ηλπισαν επι την σωτηριαν αυτου
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Защото не повярваха в Бога, Нито Му уповаваха, че ще ги избави.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.כי לא האמינו באלהים ולא בטחו בישועתו׃
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.لانهم لم يؤمنوا بالله ولم يتكلوا على خلاصه.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.因 為 他 們 不 信 服 神 、 不 倚 賴 他 的 救 恩
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.因為 他 們 不 信服 神 、 不 倚賴 他 的 救恩
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.A Dávid hľadal Boha prosiac za chlapca a postil sa, vošiel a ležal cez noc na zemi.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Da søgte David Gud for Barnet, holdt Faste og gik hen og lagde sig om Natten på Jorden i Sæk.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Davide allora fece suppliche a Dio per il bambino e digiunò e rientrando passava la notte coricato per terra
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.David pria Dieu pour l`enfant, et jeûna; et quand il rentra, il passa la nuit couché par terre.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.David rogó a Dios por el niño. David ayunó, entró y pasó la noche acostado en el suelo