tanrısı ile cümle
tanrısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Rettskafne forferdes over dette, og den skyldfrie harmes over den gudløse;
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Statoční ľudia priami sa hrozia nad tým, a nevinný sa poburuje nad pokrytcom.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Tästä oikeamieliset hämmästyvät, ja viatonta kuohuttaa jumalattoman meno.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Užasnouť se nad tím upřímí, a však nevinný proti pokrytci vždy se zsilovati bude.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Zdumieją się szczerzy nad tem; a niewinny przeciwko obłudnikowi powstanie.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Οι ευθεις θελουσι θαυμασει εις τουτο, και ο αθωος θελει διεγερθη κατα του υποκριτου.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Изумятся о сем праведные, и невинный вознегодует на лицемера.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Правдивите ще се почудят на това, И невинният ще се повдигне против нечестивия.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.ישמו ישרים על זאת ונקי על חנף יתערר׃
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.يتعجب المستقيمون من هذا والبريء ينتهض على الفاجر.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.正 直 人 、 因 此 必 驚 奇 、 無 辜 的 人 、 要 興 起 攻 擊 不 敬 虔 之 輩
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.正直 人 、 因此 必 驚奇 、 無辜 的 人 、 要 興起 攻擊不敬虔 之 輩
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Allora Eli le rispose: «Và in pace e il Dio d'Israele ascolti la domanda che gli hai fatto»
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Då svarade Eli och sade: »Gå i frid. Israels Gud skall giva dig vad du har utbett dig av honom.»
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Da svarte Eli og sa: Gå bort i fred, og Israels Gud skal gi dig det du har bedt ham om.
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Eeli vastasi ja sanoi: "Mene rauhaan, Israelin Jumala antakoon sinulle, mitä olet häneltä pyytänyt".
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Eliji odgovori in veli: Pojdi v miru! Bog Izraelov naj ti izpolni prošnjo, ki si jo prosila.
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Éli reprit la parole, et dit: Va en paix, et que le Dieu d`Israël exauce la prière que tu lui as adressée!
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Elí respondió y le dijo: --Ve en paz, y que el Dios de Israel te conceda la petición que le has hecho
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Eli svarede: "Gå bort i Fred! Israels Gud vil give dig, hvad du har bedt ham om!"
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Então lhe respondeu Eli: Vai-te em paz; e o Deus de Israel te conceda a petição que lhe fizeste.
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Hê-li bèn tiếp rằng: Hãy đi bình yên, nguyện Ðức Chúa Trời của Y-sơ-ra-ên nhậm lời nàng đã cầu xin cùng Ngài!
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››"In dat geval", meende Eli, "kunt u gerust zijn! De God van Israël zal uw gebed verhoren."
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Jíž odpověděl Elí, řka: Jdiž u pokoji, a Bůh Izraelský dejž tobě k prosbě tvé, zač jsi ho prosila.
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››엘리가 대답하여 가로되 평안히 가라 이스라엘의 하나님이 너의 기도하여 구한 것을 허락하시기를 원하노라
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Lalu kata Eli, "Kalau begitu pulanglah dengan selamat. Semoga Allah Israel mengabulkan permintaanmu.
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Na to odpovedal Éli a riekol: Idi v pokoji, a Bôh Izraelov nech ti dá to, čo si prosila od neho.
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››И отвечал Илий и сказал: иди с миром, и БогИзраилев исполнит прошение твое, чего ты просила у Него.
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››Тогава Илий в отговор рече: Иди с мир; и Израилевият Бог нека изпълни прошението, което си отправила към Него.
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››ויען עלי ויאמר לכי לשלום ואלהי ישראל יתן את שלתך אשר שאלת מעמו׃
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››فاجاب عالي وقال اذهبي بسلام واله اسرائيل يعطيك سؤلك الذي سألته من لدنه.
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››以 利 說 、 你 可 以 平 平 安 安 的 回 去 、 願 以 色 列 的 神 允 准 你 向 他 所 求 的
Eli, ‹‹Öyleyse esenlikle git›› dedi, ‹‹İsrailin Tanrısı dileğini yerine getirsin.››以利說 、 你 可以 平平安安 的 回去 、 願以色列 的 神 允准 你 向 他 所求的
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Albowiem Chrystus, gdy jeszcze byliśmy mdłymi, według czasu umarł za niepobożne.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Căci, pe cînd eram noi încă fără putere, Hristos, la vremea cuvenită a murit pentru cei nelegiuiţi.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Car, lorsque nous étions encore sans force, Christ, au temps marqué, est mort pour des impies.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Christus is immers toen wij nog hulpeloos waren, op het juiste ogenblik voor slechte mensen gestorven.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Denn auch Christus, da wir noch schwach waren nach der Zeit, ist für uns Gottlose gestorben.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.For mens vi ennu var skrøpelige, døde Kristus til fastsatt tid for ugudelige.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Infatti, mentre noi eravamo ancora peccatori, Cristo morì per gli empi nel tempo stabilito
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Kajti Kristus je svoj čas, ko smo mi bili še slabi, umrl za brezbožne;
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.우리가 아직 연약할 때에 기약대로 그리스도께서 경건치 않은 자를 위하여 죽으셨도다
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Kristus zajisté, když jsme my ještě mdlí byli, v čas příhodný za bezbožné umřel.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Lebo Kristus, keď sme ešte boli slabí, ešte za času zomrel za bezbožných.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Mert Krisztus, mikor még erõtelenek valánk, a maga idejében meghalt a gonoszokért.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Pois, quando ainda éramos fracos, Cristo morreu a seu tempo pelos ímpios.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.porque aún siendo nosotros débiles, a su tiempo Cristo murió por los impíos
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Sillä meidän vielä ollessamme heikot kuoli Kristus oikeaan aikaan jumalattomien edestä.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Thật vậy , khi chúng_ta còn yếu_đuối , Ðấng_Christ đã theo kỳ hẹn chịu chết vì kẻ có tội .
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Thật vậy, khi chúng ta còn yếu đuối, Ðấng Christ đã theo kỳ hẹn chịu chết vì kẻ có tội.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Thi medens vi endnu vare kraftesløse, døde Kristus til den bestemte Tid for ugudelige.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Ty medan vi ännu voro svaga, led Kristus, när tiden var inne, döden för oss ogudaktiga.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Επειδη ο Χριστος, οτε ημεθα ετι ασθενεις, απεθανε κατα τον ωρισμενον καιρον υπερ των ασεβων.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Ибо Христос, когда еще мы были немощны, в определенное время умер за нечестивых.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Много повече, прочее, сега като се оправдахме чрез кръвта Му, ще се избавим от Божия гняв чрез Него.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.Ще бо Христос, як були ми недужими, в свою пору за нечестивих умер.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.כי המשיח בעודנו חלשים מת בעתו בעד הרעשים׃
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.لان المسيح اذ كنا بعد ضعفاء مات في الوقت المعيّن لاجل الفجار.
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.因 我 們 還 軟 弱 的 時 候 、 基 督 就 按 所 定 的 日 期 為 罪 人 死
Evet, biz daha çaresizken Mesih belirlenen zamanda tanrısızlar için öldü.因我 們還軟 弱 的 時候 、 基督 就 按 所 定 的 日期 為 罪人 死