tanrısı ile cümle

tanrısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.El spunea "Zeul iubirii traieste intr-o stare de necesitate.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Er sagte: "Der Gott der Liebe lebt in einem Zustand der Bedürftigkeit.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Ezt mondta: "A szerelem istene a szükség állapotában lakik.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Han sade, "Kärleksguden lever i ett tillstånd av behov.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Hij zei: "De god van liefde leeft in een toestand van behoefte.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Ia bilang, "Dewa cinta hidup dalam kondisi membutuhkan.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Il a dit "Le dieu de l'amour vit dans un état de besoin.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar."Il dio dell'amore vive in uno stato di bisogno.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar."사랑의 신은 항상 무언가에 목말라하고 있습니다.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar."O deus do amor vive num estado de necessidade."
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Ông nói "Các bậc thần thánh của tình yêu sống trong trạng thái của sự cần thiết.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Platon je rekel, bog ljubezni živi v stanju potrebe.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Powiedział "bożek miłości żyje w potrzebie.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Řekl, "Bůh lásky žije ve stavu potřeby.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Είπε: "Ο Θεός του έρωτα ζει σε κατάσταση ανάγκης.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar."Бог кохання завжди перебуває у стані гострої потреби."
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Он сказал: "Бог любви пребывает в состоянии острой нужды.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.Той казва: "Богът на любовта живее в състояние на нужда."
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.הוא אמר: "אלוהי האהבה חי במצב של הזדקקות.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.قال : "إله الحب يعيش في حالة الحاجة.
Der ki, "Aşkın tanrısı ihtiyaç halinde yaşar.要求であり 本能的
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››A jestli aj spravedlivý sotva býva zachránený, bezbožník a hriešnik kde sa ukáže?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››A poněvadž spravedlivý sotva k spasení přichází, bezbožný a hříšník kde se ukáže?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››A ponieważ sprawiedliwy ledwie zbawiony będzie, niezbożny i grzeszny gdzież się okaże?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››E se il giusto a stento si salverà, che ne sarà dell'empio e del peccatore
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››E se o justo dificilmente se salva, onde comparecerá o ímpio pecador?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››Et si le juste se sauve avec peine, que deviendront l`impie et le pécheur?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››ha az igaz [is] alig tartatik meg, hová lesz az istentelen és bûnös?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››Ja "jos vanhurskas vaivoin pelastuu, niin mihinkä joutuukaan jumalaton ja syntinen?"
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››또 의인이 겨우 구원을 얻으면 경건치 아니한 자와 죄인이 어디 서리요
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››Lại nếu người công bình còn khó được rỗi, thì những kẻ nghịch đạo và có tội sẽ trở nên thế nào?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››Lại nếu người công_bình còn khó được rỗi , thì những kẻ nghịch đạo và có tội sẽ trở_nên thế_nào ?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››Och om den rättfärdige med knapp nöd bliver frälst, »huru skall det då gå den ogudaktige och syndaren?»
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››Og blir den rettferdige vanskelig frelst, hvor skal det da bli av den ugudelige og synderen?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››Og dersom den retfærdige med Nød og neppe bliver frelst, hvor skal da den ugudelige og Synderen blive af?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››Şi dacă cel neprihănit scapă cu greu, ce se va face cel nelegiuit şi cel păcătos?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››Und so der Gerechte kaum erhalten wird, wo will der Gottlose und Sünder erscheinen?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››Y si el justo con dificultad se salva, ¿en qué irá a parar el impío y pecador
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››και αν ο δικαιος μολις σωζηται, ο ασεβης και αμαρτωλος που θελει φανη;
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››И если праведник едва спасается, то нечестивый и грешный где явится?
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››коли "праведник тільки що спасеть ся, то безбожник і грішник де явить ся?"
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››הן צדיק כמעט יושע אף כי רשע וחוטא׃
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››وان كان البار بالجهد يخلص فالفاجر والخاطئ اين يظهران.
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››若 是 義 人 僅 僅 得 救 、 那 不 虔 敬 和 犯 罪 的 人 、 將 有 何 地 可 站 呢
‹‹Doğru kişi güçlükle kurtuluyorsa, Tanrısız ve günahlı kişiye ne olacak?››若是 義人僅僅 得救 、 那 不 虔敬 和 犯罪 的 人 、 將 有 何地 可 站 呢
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Ám az igaz kitart az õ útján, és a tiszta kezû ember még erõsebbé lesz.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Các người ngay thẳng đều sẽ lấy làm lạ, Còn người vô tội sẽ nổi giận cùng kẻ ác tệ.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Các người ngay_thẳng đều sẽ lấy_làm lạ , Còn người vô_tội sẽ nổi_giận cùng kẻ ác tệ .
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Darüber werden die Gerechten sich entsetzen, und die Unschuldigen werden sich entrüsten gegen die Heuchler.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.De redliga häpna över sådant, och den oskyldige uppröres av harm mot den gudlöse.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Gli onesti ne rimangono stupiti e l'innocente s'indigna contro l'empio
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.정직자는 이를 인하여 놀라고 무죄자는 사곡한 자를 인하여 분을 내나니
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Les hommes droits en sont stupéfaits, Et l`innocent se soulève contre l`impie.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Los rectos se asombrarán de esto, y el inocente se levantará contra el impío
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Oamenii fără prihană sînt înmărmuriţi de aceasta, şi cel nevinovat se răscoală împotriva celui nelegiuit.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Oprechte mensen staan verbaasd als zij mij zien. En de onschuldige zal de strijd aanbinden tegen de goddeloze.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Orang yang saleh, terkejut dan heran; orang yang tak bersalah, menganggap aku tidak bertuhan
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Os retos pasmam disso, e o inocente se levanta contra o ímpio.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Pošteni ostrme ob tem, in nedolžni se ujezi nad bogapozabnikom.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.retsindige stivner af Rædsel ved sligt, over vanhellig harmes den skyldfri,

İlgili Sayfalar