tanrılara ile cümle
tanrılara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Gullinkambi tanrılara doğru ötecek ve ejderhaları çağıracak.Havsjätten Ägir inbjuder gudarna till gästabud och gör hos dem återbesök.
Bir bakıma, her bir konut tanrılara bir tapınaktı.З цієї причини кожен дім був її храмом.
Eski tanrılara geri dönülmüştür.Давні боги прокидаються.
Tanrılara denk, kaygıdan uzak, rahat içinde ve kedersizdir.Bůh – Uvolněný, ničím nevzrušující se.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.U obou bohů stála dále jejich spřežení.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.A házaspárokat is elkülönítette egymástól, hogy ne zavarják egymás istenkeresését.
Buda'ya ve diğer tanrılara onların yardımına ihtiyaç duymadan saygı duy.Tiszteld az isteneket és Buddhát, de ne kérj tőlük semmit!
Festivallerde tanrılara müzik, şiir, drama türlerinde hediyeler sunulurdu.Az isteneket zenével, drámákkal és költészettel tisztelték meg.
Ancak yerel tanrılara tapınmanın yerine yabancı tanrılara tapınma geçmemiştir.Ne legyenek néked idegen isteneid én előttem.
Yakılan etlerin kokusunun tanrılara kadar ulaşacağı inancı bulunur.Ez a város megakadályozza az isteneknek bemutatott áldozatok füstjének az égiekhez való felszállását.
Eski tanrılara geri dönülmüştür.Heidät opittiin tuntemaan Vanhoina Jumalina.
Tanrılara, kurbanların yakılmasıyla tapılırdı.Sä jumalia halveksit, kun heilut noin.
Merope dışında Ülkerlerin hepsi tanrılara eş olmuştur.Meropea lukuun ottamatta plejadit seurustelivat jumalien kanssa.
Eski tanrılara geri dönülmüştür.Μερικές φορές, οι Γηραιότεροι Θεοί εκτοπίζονται.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Som hovedret slagtede han sin søn Pelops og serverede ham for guderne.
Festivallerde tanrılara müzik, şiir, drama türlerinde hediyeler sunulurdu.Guderne blev æret ved konkurrencer, musik, drama og poesi.
Festivallerde tanrılara müzik, şiir, drama türlerinde hediyeler sunulurdu.Der ble guder æret gjennom konkurranser, innen musikk, drama og poesi.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Sebagai hidangannya, Tantalos membunuh Pelops, putranya sendiri, dan menyuguhkan dagingnya pada para dewa.
Bir bakıma, her bir konut tanrılara bir tapınaktı.Setiap rumah memiliki kuil kepada dewa.
Onlara elçilere uymalarını ve Rahman’dan başka sahte tanrılara tapmamalarını öğütledi.Tidak ada seorang nabi melainkan ia pernah memperingatkan kaumnya tentang masalah tersebut.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Ông ta giết con trai mình là Pelops và đem làm thức ăn dâng cho thần linh.
Aesir Tanrılarının Buz Devleriyle olan savaşlarında, Tanrılara önemli bilgiler vermişir.アイスキュロス劇では神々に重要な役割が与えられている。
Giden tanrılara seslendi.やま神の経 やま神を呼び出す経。
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.(晉語六) 天下諸侯稱仁焉。
O ve erkek kardeşi Lahar, Enlil'in çocuklarıdırlar ve tanrılara gıda sağlamak için yaratılmıştırlar.她和其兄弟拉哈尔(Lahar)都是恩利勒的孩子,是神创造来为阿努纳奇(Annunaki)诸神提供食物的。
Ve tekrar tanrılara sunu sunmaya gider.曾為了殺大神再度出場。
Taze et yeme işlemleri çoğu zaman tanrılara kurbanların verildiği dinî törenlerde gerçekleşirdi.獻祭通常在各月的祭典中舉行,而獻給不同神明的犧牲者有其不同的方式。
Marduk dışında toprak, su, gökyüzü, Güneş ve Ay tanrıları gibi tanrılara tapılırdı.斯特拉波把太陽,天空和月亮命名為神。
Babil dinindeki çeşitli tanrılara verilirdi.바빌로니아 종교의 다양한 신들에 적용된다.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.Тя помолила боговете никога да не я разделят от него.
Öbür tanrılara Persephone'un Hades'te bir nar yediğini söyledi.Той казал на другите богове, че Персефона е изяла нара в Хадес.
Hepsi birlikte tanrılara katılabilmek için tırmanmaya başladılar.Древните хора са се качвали в планината, за да се срещнат със своите богове.
Hasat bayramında bütün tanrılara kurban kestiği halde Artemis'i unutur.Принесъл благодарствена жертва на всички богове, но забравил Артемида.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.Govori se da su ih bogovi tako smjestili radi izbjegavanja njihovog međusobnog kontakta.
Halk hatanın kralde olduğunu, tanrılara kurban vermede pintilik ettiğini düşünür.Opominje narod, da se zlo dogodilo, jer su se klanjali poganskim bogovima.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Vzkriesila Tantalovho syna Pelopa k životu, keď ho Tantalos zabil a jeho mäsom pohostil bohov.
Hanedanlık öncesi ve Geç Dönemler boyunca hayvan şekilli tanrılara inanç, oldukça yaygındı.V preddinastičnem in poznem obdobju je bilo izjemno priljubljeno čaščenje bogov v živalski podobi.
Merope dışında Ülkerlerin hepsi tanrılara eş olmuştur.Vse Plejade razen Meropa so se družile z bogovi.
Fal aynı zamanda hangi tanrılara hangi kurbanların verileceğini bilmede de işe yarardı.Teisiti, Jumal otsustab, milliseid inimesi ta päästab.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Ačkoliv už nevěřím v bohy, musím jim poděkovat za jednu věc.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Bien que je ne croie plus aux dieux, je peux les remercier d'une chose.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Čeprav ne verjamem več v bogove, se jim pa moram še vedno zahvaliti za eno stvar.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Chociaż nie wierzę już w dobro, to muszę podziękować im za jedną rzecz.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Cu toate că nu mai cred în zei, trebuie să le mulţumesc pentru un lucru.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Meskipun aku tak percaya lagi pada para Dewa... ...aku harus berterima kasih pada Mereka untuk 1 hal.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Ofschoon ik niet meer in de Goden geloof... moet ik ze toch voor een ding bedanken.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Tuy tôi không còn tin vào Trời nữa, Tôi phải cám ơn họ 1 điều.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.Въпреки, че вече не вярвам в боговете, трябва да им благодаря за едно нещо.
Artık tanrılara inanmasam da, bir tek şey için onlara teşekkür etmeliyim.למרות שאני לא מאמין ,באלים יותר אני צריך להודות להם על .דבר אחד
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Alors, il en appela aux dieux plus puissants afin qu'on lui rende justice.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Also klagte er den hohen Göttern, so dass ihm Gerechtigkeit wiederfahre.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Hij riep daarom de hogere goden aan om gerechtigheid te zoeken.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Kérte a főbb istenektől, hogy igazságot szolgáltassanak.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.그래서 그는 인드라보다 더 높은 신께 탄원했습니다. 옮고 그름을 따지기 위해서요.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Quindi implorò gli dei per ottenere giustizia.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Şi a înaintat o cerere cǎtre zeii superiori ca sǎ i se facǎ dreptate.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Vì thế, anh ta đã thỉnh cầu tới những vị chúa cao hơn để lấy lại công lý.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Zatem zwrócił się do wyższych bogów, aby wymierzyli sprawiedliwość.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Έτσι, ικέτεψε τους ύψιστους θεούς να του αποδώσουν δικαιοσύνη.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.И он начал молиться высшим богам, чтобы восстановить справедливость.