tanrılara ile cümle

tanrılara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.И подал тъжба пред по-висшите богове, за да получи справедливост.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.Тож звернувся до верховних богів по справедливість.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.הוא פנה לאלים הגבוהים יותר כדי שהם יעשו צדק.
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.فإشتكى للآلهة العظمى مطالباً بتحقيق العدالة
Bu nedenle, daha büyük tanrılara... ...adaletli olabilmesi için rica etti.当然の報いを彼に与えるように願ったのです ビシュヌ神がやってきました
Erken Mezopotamya sanatı, mesela Sümer sanatı, daha çok tanrılara odaklanmıştır.Asa este. Arta mesopotamiana timpurie, deci arta sumeriana, este concentrata mai mult pe zei.
Erken Mezopotamya sanatı, mesela Sümer sanatı, daha çok tanrılara odaklanmıştır.Cierto. El arte anterior mesopotámico, como arte sumerio, estuvo mucho más centrado en los dioses.
Erken Mezopotamya sanatı, mesela Sümer sanatı, daha çok tanrılara odaklanmıştır.Das ist richtig, frühere mesopotamische Kunst, so wie sumerische Kunst, war mehr auf die Götter fokussiert.
Erken Mezopotamya sanatı, mesela Sümer sanatı, daha çok tanrılara odaklanmıştır.Dat klopt. Eerdere Mesopotamische kunst, zoals Sumerische kunst, was veel meer gericht op de goden.
Erken Mezopotamya sanatı, mesela Sümer sanatı, daha çok tanrılara odaklanmıştır.Giusto. L'arte mesopotamica precedente, come quella sumera, era molto più incentrata sulle divinità.
Erken Mezopotamya sanatı, mesela Sümer sanatı, daha çok tanrılara odaklanmıştır.Správne. Podobne ako sumerské umenie bolo viac zamerané na bohov.
Erken Mezopotamya sanatı, mesela Sümer sanatı, daha çok tanrılara odaklanmıştır.Správně. Rané mezopotámské umění, jako to sumerské, se více orientovalo na božstva.
Erken Mezopotamya sanatı, mesela Sümer sanatı, daha çok tanrılara odaklanmıştır.Верно. Раннее месопотамское искусство, как и Шумерское искусство, было гораздо более сфокусировано на богах.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Auf kurz oder lang werden diese Puppen am Hochzeitstag den Hausgöttern gewidmet.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.In futuro, queste bambole verrano consacrate alle divinità della casa il giorno del loro matrimonio.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.하루는, 인형들이 그들의 결혼날에 가정의 수호신에게 향하겠지요.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Lalki te zostaną podarowane bogom ogniska domowego w dzień ślubu dziewcząt.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Một ngày kia, búp bê sẽ được quyên tặng cho Vệ thần hộ mệnh gia đình vào ngày chị cưới.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Op de dag van de bruiloft worden deze poppen gewijd aan de huishoudgoden.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Um dia, estas bonecas serão dedicadas aos deuses do lar no dia do casamento delas.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Un día, estos muñecos serán ofrendadas a los dioses del hogar en el día de su boda.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Un jour, ces poupées seront consacrées pour les dieux du foyer le jour de leur mariage.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Настанет день, когда девочки выйдут замуж, и куклы будут принесены в дар домашним богам.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.יום אחד, הבובות האלה יהיו מוקדשות לאלי הבית ביום החתונה שלהן.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.神殿に供えられます 準備ができました
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Aber zu der Zeit, da ihr Gott nicht erkanntet, dientet ihr denen, die von Natur nicht Götter sind.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Aleć naonczas nie znając Boga, służyliście tym, którzy z przyrodzenia nie są bogowie.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ale tehdáž, neměvše známosti Boha, sloužili jste těm, kteříž z přirození nejsou bohové.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ale vtedy neznajúc Boha slúžili ste bohom, ktorí prírodou nie sú nimi.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ali takrat ste, seveda ne poznavajoč Boga, sužnjevali tistim, ki po naravi niso bogovi;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ámde akkor, mikor még nem ismertétek az Istent, azoknak szolgáltatok, a mik természet szerint nem istenek;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Autrefois, ne connaissant pas Dieu, vous serviez des dieux qui ne le sont pas de leur nature;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Dengang derimod, da I ikke kendte Gud, trællede I for de Guder, som af Natur ikke ere det.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Förut, innan I ännu känden Gud, voren I trälar under gudar som till sitt väsende icke voro gudar.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.그러나 너희가 그 때에는 하나님을 알지 못하여 본질상 하나님이 아닌 자들에게 종노릇하였더니
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ma un tempo, per la vostra ignoranza di Dio, eravate sottomessi a divinità, che in realtà non lo sono
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Men dengang da I ikke kjente Gud, trælet I under de guder som i virkeligheten ikke er guder;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Mutta silloin, kun ette tunteneet Jumalaa, te palvelitte jumalia, jotka luonnostaan eivät jumalia ole.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Odinioară, cînd nu cunoşteaţi pe Dumnezeu, eraţi robiţi celor ce din firea lor, nu sînt dumnezei.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Outrora, quando não conhecíeis a Deus, servíeis aos que por natureza não são deuses;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Toen u God nog niet kende, onderwierp u zich aan afgoden.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Xưa kia , anh_em chẳng biết Ðức_Chúa_Trời chi hết , thì làm tôi các thần vốn không phải là thần .
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Xưa kia, anh em chẳng biết Ðức Chúa Trời chi hết, thì làm tôi các thần vốn không phải là thần.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Αλλα τοτε μεν μη γνωριζοντες τον Θεον, εδουλευσατε εις τους μη φυσει οντας Θεους
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Но тогда, не знав Бога, вы служили богам ,которые в существе не боги.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Прочее, аз неприятел ли ви станах, понеже постъпвам вярно с вас?
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Тільки ж тодї, не знаючи Бога, служили ви тим, що не по природі були богами.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.הן לפנים באין דעת אלהים הייתם עבדים את אשר בעצמותם אינם אלהים׃
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.لكن حينئذ اذ كنتم لا تعرفون الله استعبدتم للذين ليسوا بالطبيعة آلهة.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.但 從 前 你 們 不 認 識 神 的 時 候 、 是 給 那 些 本 來 不 是 神 的 作 奴 僕
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.但 從前 你 們不認識 神 的 時候 、 是 給 那些 本 來 不 是 神 的 作 奴僕
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Co zabawne - my, którzy tego nie potrzebujemy, jesteśmy poniekąd najbliżsi bycia bóstwami.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Es irónico que los científicos, quienes no creemos en un Fundador, somos de alguna manera muy parecidos a él.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Me emme tarvitse mitään Letoa- -mutta olemme tavallaan hyvin lähellä häntä.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Vetenskapsmän som inte behöver en gudom- -är de som liknar gudomen mest.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Videnskabsmænd, der ikke behøver dem, - - er dem, der ligner guder allermest.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Ειρωνικά, εμείς οι επιστήμονες που δεν χρειαζόμαστε Ιδρυτή, είμαστε ό,τι πλησιέστερο σε ιδρυτές.
Tanrı'ya ihtiyaç duymayan biz bilim insanları, ne ilginçtir ki, bir anlamda tanrılara en yakın olanlarız.Какая ирония: мы, учёные, не нуждающиеся в них, сами в каком-то смысле стоим рядом с ними.

İlgili Sayfalar