tanrılar ile cümle

tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Contudo o povo ainda sacrificava nos altos, mas somente ao Senhor seu Deus.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Dầu vậy , dân_sự còn tế_lễ cho Giê-hô-va Ðức_Chúa_Trời của mình mà thôi .
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Dầu vậy, dân sự còn tế lễ cho Giê-hô-va Ðức Chúa Trời của mình mà thôi.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Doch opferte das Volk noch auf den Höhen, wiewohl dem HERRN, ihrem Gott.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Dog ofret folket ennu på haugene, men bare til Herren sin Gud.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.백성이 그 하나님 여호와께만 제사를 드렸으나 오히려 산당에서 제사를 드렸더라
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Le peuple sacrifiait bien encore sur les hauts lieux, mais seulement à l`Éternel, son Dieu.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Men folket offrade ännu på höjderna, dock allenast åt HERREN, sin Gud.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Men Folket vedblev at ofre på Offerhøjene, dog kun til HERREN deres Gutd.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Mindazáltal még akkor a nép áldozik vala a magaslatokon; de csak az Úrnak, az õ Istenének.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Mutta kansa uhrasi edelleen uhrikukkuloilla, kuitenkin ainoastaan Herralle, Jumalallensa.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Poporul jertfea tot pe înălţimi, dar numai Domnului Dumnezeului său.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Sin embargo, el pueblo seguía ofreciendo sacrificios en los lugares altos, aunque sólo a Jehovah su Dios
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Tuttavia il popolo continuava a sacrificare sulle alture, anche se lo faceva per il Signore
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Vendar pa je ljudstvo še darovalo po višavah, dasi le GOSPODU, Bogu svojemu.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Ο λαος ομως εθυσιαζεν ετι επι τους υψηλους τοπους, πλην μονον εις Κυριον τον Θεον αυτων.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Но людете още жертвуваха по високите места, обаче, само на Господа своя Бог.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Но народ еще приносил жертвы на высотах, хотя и Господу Богу своему.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.אבל עוד העם זבחים בבמות רק ליהוה אלהיהם׃
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.الا ان الشعب كانوا بعد يذبحون على المرتفعات انما للرب الههم.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.百 姓 卻 仍 在 邱 壇 上 獻 祭 、 只 獻 給 耶 和 華 他 們 的 神
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.百姓 卻 仍 在 邱壇 上 獻祭 、 只 獻給 耶和華 他 們的神
O gün Tanrıları RAB Sürüsü olan halkını kurtaracak. Onun ülkesinde taç mücevherleri gibi parlayacaklar.이 날에 그들의 하나님 여호와께서 그들을 자기 백성의 양떼 같이 구원하시리니 그들이 면류관의 보석 같이 여호와의 땅에 빛나리로다
O gün Tanrıları RAB Sürüsü olan halkını kurtaracak. Onun ülkesinde taç mücevherleri gibi parlayacaklar.והושיעם יהוה אלהיהם ביום ההוא כצאן עמו כי אבני נזר מתנוססות על אדמתו׃
O gün Tanrıları RAB Sürüsü olan halkını kurtaracak. Onun ülkesinde taç mücevherleri gibi parlayacaklar.ويخلصهم الرب الههم في ذلك اليوم كقطيع شعبه بل كحجارة التاج مرفوعة على ارضه.
O gün Tanrıları RAB Sürüsü olan halkını kurtaracak. Onun ülkesinde taç mücevherleri gibi parlayacaklar.當 那 日 耶和華 他 們 的 神必 看 他 的 民 、 如 群 羊 拯救 他們.因為 他 們必 像 冠冕 上 的 寶石 、 高舉 在 他 的 地 以上 〔 高 舉 云云 或 作在 他 的 地上 發光輝
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!Eikö hän mennessä varsin asettaa hänet alas pituussuunnassa linjalla päiväntasaajan; niin, te jumalat!
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!그는 멀리 오히려 적도의 라인을 따라 세로로 눕혀하지 않을까요;
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!On by mnohem raději položit ho podélně linii rovníku; ano, vy bozi!
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!On by oveľa radšej ležal ho pozdĺžne líniu rovníku; áno, vy bohovia!
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!Разве он не далеко, а уложить его продольно вдоль линии экватора; да, вы боги!
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!Хіба він не далеко, а укласти його подовжньо уздовж лінії екватора; так, ви боги!
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!האם הוא לא רחוק ולא להשכיב אותו לאורכו לאורך קו המשווה:
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!وقال انه لم تقع حتى الآن ليس له بالطول باستمرار على طول الخط من خط الاستواء ؛
O kadar yerine ekvator hattı boyunca boyuna onu bırakmaya olmaz mıydı; evet, siz tanrılar!いや、あなたがたの神!この霜を保つために、燃えるようなピット自体に下る?
Okul onlar için mükemmel bir yerdi. Yani bu, eğitim tanrılarının bir buyruğu değildi.Така че това не е нещо наредено от боговете на образованието.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.hvis ende er fortapelse, hvis gud er buken, og som setter sin ære i sin skam, de som attrår de jordiske ting.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.katerih konec poguba, katerih Bog trebuh in njih slava v njih sramoti, ki jim je zemeljsko v mislih.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.저희의 마침은 멸망이요 저희의 신은 배요 그 영광은 저희의 부끄러움에 있고 땅의 일을 생각하는 자라
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.ktorých koniec je zahynutie, ktorých bohom je brucho a sláva v ich hanebnosti, ktorí myslia na zemské veci.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.Их конец – погибель, их бог – чрево, и слава их – в сраме, они мыслят о земном.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.котрим кінець - погибель, котрим Бог черево, а слава в соромі їх, котрі про земне думають.)
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.כי רבים המתהלכים אשר עליהם אמרתי לכם פעמים הרבה ועתה גם בבכי אני אמר כי הם איבי צלב המשיח׃
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.الذين نهايتهم الهلاك الذين الههم بطنهم ومجدهم في خزيهم الذين يفتكرون في الارضيات.
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.他 們 的 結 局 就 是 沉 淪 、 他 們 的 神 就 是 自 己 的 肚 腹 、 他 們 以 自 己 的 羞 辱 為 榮 耀 、 專 以 地 上 的 事 為 念
Onların sonu yıkımdır; tanrıları mideleridir. Ayıplarıyla övünür, yalnız bu dünyayı düşünürler.他 們 的 結局 就是 沉淪 、 他 們 的 神 就 是 自己 的 肚腹 、 他 們 以 自己 的 羞辱 為榮耀 、 專以 地上 的 事 為念
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.Ale budú slúžiť Hospodinovi, svojmu Bohu, a Dávidovi, svojmu kráľovi, ktorého im vzbudím.
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.Ale sloužiti budou Hospodinu Bohu svému, a Davidovi králi svému, kteréhož jim vzbudím.
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.Ale służyć będą Panu, Bogu swemu, i Dawidowi, królowi swemu, którego im wzbudzę.
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.ampak vsi bodo služili GOSPODU, Bogu svojemu, in Davidu, kralju svojemu, ki ga jim obudim.
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.Ci vor sluji Domnului, Dumnezeului lor, şi împăratului lor David, pe care li -l voi scula.
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.De skal tjene HERREN deres Gud og David, deres Konge, som jeg vil oprejse dem.
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.Essi serviranno il Signore loro Dio e Davide loro re, che io susciterò loro
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.Hanem szolgálnak az Úrnak az õ Istenöknek, és Dávidnak az õ királyoknak, a kit feltámasztok nékik.
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.Ils serviront l`Éternel, leur Dieu, Et David, leur roi, que je leur susciterai.
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.Kamu akan mengabdi kepada-Ku, TUHAN Allahmu, dan kepada seorang keturunan Daud yang akan Kuangkat sebagai raja
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.너희는 너희 하나님 나 여호와를 섬기며 내가 너희를 위하여 일으킬 너희 왕 다윗을 섬기리라
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.Más bien, servirán a Jehovah su Dios y a David su rey, a quien yo levantaré para ellos
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.mas ele servirá ao Senhor, seu Deus, como também a Davi, seu rei, que lhe levantarei.
Onun yerine Tanrıları RABbe Ve başlarına atayacağım kralları Davuta Kulluk edecekler.nhưng chúng nó sẽ hầu việc Giê-hô-va Ðức Chúa Trời mình, và Ða-vít, vua mình, mà ta sẽ dấy lên cho.

İlgili Sayfalar