tanrılar ile cümle
tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İsrailoğullarından birçoğunu, Tanrıları Rabbe döndürecek.ורבים מבני ישראל ישיב אל יהוה אלהיהם׃
İsrailoğullarından birçoğunu, Tanrıları Rabbe döndürecek.ويرد كثيرين من بني اسرائيل الى الرب الههم.
İsrailoğullarından birçoğunu, Tanrıları Rabbe döndürecek.他 要 使 許 多 以 色 列 人 回 轉 、 歸 於 主 他 們 的 神
İsrailoğullarından birçoğunu, Tanrıları Rabbe döndürecek.他 要 使 許多 以色列人 回轉 、 歸於主 他 們的神
İşte Olympos Dağı'nda ailece piknik yapıyoruz, Yunan tanrılarının yaşadığı yerde.Qui sono a un picnic di famiglia sul monte Olimpo, dove vivevano gli dèi greci.
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.Israels barn kom ikke i hu Herren sin Gud, som hadde frelst dem av alle deres fienders hånd rundt omkring,
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.Israels barn tänkte icke på HERREN, sin Gud, som hade räddat dem från alla deras fienders hand runt omkring.
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.사면 모든 대적의 손에서 자기들을 건져내신 여호와 자기들의 하나님을 기억지 아니하며
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.Zij dachten niet meer aan de HERE, hun God, Die hen had verlost van de hen omringende vijanden.
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.и не вспомнили сыны Израилевы Господа Бога своего, Который избавлял их из руки всех врагов, окружавших их;
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.ולא זכרו בני ישראל את יהוה אלהיהם המציל אותם מיד כל איביהם מסביב׃
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.ولم يذكر بنو اسرائيل الرب الههم الذي انقذهم من يد جميع اعدائهم من حولهم.
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.以 色 列 人 不 記 念 耶 和 華 他 們 的 神 、 就 是 拯 救 他 們 脫 離 四 圍 仇 敵 之 手 的
kendilerini çevrelerindeki düşmanlarının elinden kurtaran Tanrıları RABbi unuttular.以色列人 不 記念 耶和華 他 們 的 神 、 就是 拯救 他 們脫離 四 圍仇敵 之 手 的
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Auf kurz oder lang werden diese Puppen am Hochzeitstag den Hausgöttern gewidmet.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.In futuro, queste bambole verrano consacrate alle divinità della casa il giorno del loro matrimonio.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.하루는, 인형들이 그들의 결혼날에 가정의 수호신에게 향하겠지요.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Lalki te zostaną podarowane bogom ogniska domowego w dzień ślubu dziewcząt.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Một ngày kia, búp bê sẽ được quyên tặng cho Vệ thần hộ mệnh gia đình vào ngày chị cưới.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Op de dag van de bruiloft worden deze poppen gewijd aan de huishoudgoden.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Um dia, estas bonecas serão dedicadas aos deuses do lar no dia do casamento delas.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Un día, estos muñecos serán ofrendadas a los dioses del hogar en el día de su boda.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Un jour, ces poupées seront consacrées pour les dieux du foyer le jour de leur mariage.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.Настанет день, когда девочки выйдут замуж, и куклы будут принесены в дар домашним богам.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.יום אחד, הבובות האלה יהיו מוקדשות לאלי הבית ביום החתונה שלהן.
Kendilerinin de evlenecekleri o gün, bu oyuncakları domestik tanrılara adayacaklar.神殿に供えられます 準備ができました
korkarak, ‹‹Tanrılar ordugaha gelmiş›› dediler, ‹‹Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.블레셋 사람이 두려워하여 가로되 신이 진에 이르렀도다 하고 또 가로되 우리에게 화로다 전일에는 이런 일이 없었도다
korkarak, ‹‹Tanrılar ordugaha gelmiş›› dediler, ‹‹Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.ויראו הפלשתים כי אמרו בא אלהים אל המחנה ויאמרו אוי לנו כי לא היתה כזאת אתמול שלשם׃
korkarak, ‹‹Tanrılar ordugaha gelmiş›› dediler, ‹‹Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.فخاف الفلسطينيون لانهم قالوا قد جاء الله الى المحلّة. وقالوا ويل لنا لانه لم يكن مثل هذا منذ امس ولا ما قبله.
korkarak, ‹‹Tanrılar ordugaha gelmiş›› dediler, ‹‹Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.非 利 士 人 就 懼 怕 起 來 、 說 、 有 神 到 了 他 們 營 中 . 又 說 、 我 們 有 禍 了 . 向 來 不 曾 有 這 樣 的 事
korkarak, ‹‹Tanrılar ordugaha gelmiş›› dediler, ‹‹Vay başımıza! Daha önce buna benzer bir olay olmamıştı.非利士人 就 懼怕 起來 、 說 、 有神 到 了 他 們營 中 . 又 說 、 我們有禍 了 . 向 來不曾 有 這樣 的 事
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Aber zu der Zeit, da ihr Gott nicht erkanntet, dientet ihr denen, die von Natur nicht Götter sind.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Aleć naonczas nie znając Boga, służyliście tym, którzy z przyrodzenia nie są bogowie.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ale tehdáž, neměvše známosti Boha, sloužili jste těm, kteříž z přirození nejsou bohové.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ale vtedy neznajúc Boha slúžili ste bohom, ktorí prírodou nie sú nimi.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ali takrat ste, seveda ne poznavajoč Boga, sužnjevali tistim, ki po naravi niso bogovi;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ámde akkor, mikor még nem ismertétek az Istent, azoknak szolgáltatok, a mik természet szerint nem istenek;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Autrefois, ne connaissant pas Dieu, vous serviez des dieux qui ne le sont pas de leur nature;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Dengang derimod, da I ikke kendte Gud, trællede I for de Guder, som af Natur ikke ere det.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Förut, innan I ännu känden Gud, voren I trälar under gudar som till sitt väsende icke voro gudar.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.그러나 너희가 그 때에는 하나님을 알지 못하여 본질상 하나님이 아닌 자들에게 종노릇하였더니
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Ma un tempo, per la vostra ignoranza di Dio, eravate sottomessi a divinità, che in realtà non lo sono
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Men dengang da I ikke kjente Gud, trælet I under de guder som i virkeligheten ikke er guder;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Mutta silloin, kun ette tunteneet Jumalaa, te palvelitte jumalia, jotka luonnostaan eivät jumalia ole.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Odinioară, cînd nu cunoşteaţi pe Dumnezeu, eraţi robiţi celor ce din firea lor, nu sînt dumnezei.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Outrora, quando não conhecíeis a Deus, servíeis aos que por natureza não são deuses;
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Toen u God nog niet kende, onderwierp u zich aan afgoden.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Xưa kia , anh_em chẳng biết Ðức_Chúa_Trời chi hết , thì làm tôi các thần vốn không phải là thần .
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Xưa kia, anh em chẳng biết Ðức Chúa Trời chi hết, thì làm tôi các thần vốn không phải là thần.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Αλλα τοτε μεν μη γνωριζοντες τον Θεον, εδουλευσατε εις τους μη φυσει οντας Θεους
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Но тогда, не знав Бога, вы служили богам ,которые в существе не боги.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Прочее, аз неприятел ли ви станах, понеже постъпвам вярно с вас?
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.Тільки ж тодї, не знаючи Бога, служили ви тим, що не по природі були богами.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.הן לפנים באין דעת אלהים הייתם עבדים את אשר בעצמותם אינם אלהים׃
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.لكن حينئذ اذ كنتم لا تعرفون الله استعبدتم للذين ليسوا بالطبيعة آلهة.
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.但 從 前 你 們 不 認 識 神 的 時 候 、 是 給 那 些 本 來 不 是 神 的 作 奴 僕
Ne var ki, eskiden Tanrıyı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan tanrılara kölelik ettiniz.但 從前 你 們不認識 神 的 時候 、 是 給 那些 本 來 不 是 神 的 作 奴僕
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Avšak ľud ešte vždy obetoval na výšinách, len že Hospodinovi, svojmu Bohu.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.A však vždy ještě lid obětoval na výsostech, ale toliko Hospodinu Bohu svému.
Ne var ki, halk tapınma yerlerinde kurban sunmayı sürdürdü; ancak yalnız Tanrıları RABbe kurban sunuyorlardı.Bo zebrawszy pieniądze, które się znalazły w domu Pańskim, oddali je w ręce przystawów i w ręce robotników.