tanrılar ile cümle
tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sibirya'nın büyük kara parçası tanrıların farklı yerel geleneklerine sahiptir.The vast territory of Siberia has many different local traditions of gods.
Halbuki Mısır'daki tanrılar genellikle lotus çiçeği ile ilişkilendirilirdi.However, the gods in Egypt were usually associated with the lotus.
O tanrıların bir demircisi olarak yaşıyordu.There he lived as a blacksmith of the gods.
Bu tarz yerel tezahürler hemen hemen ayrı tanrılar olarak da görülebilmekteydi.Such local manifestations could be treated almost as separate beings.
Tanrıların portreleri de yapılırdı.The faces of gods were also depicted.
Üstün Ana , tanrılara Matrikaların ihtiyaç duyulduğunda iblislerle savaşacaklarına söz verir.The Mother promises the gods that the Matrikas will fight demons when needed.
(Yazıda bu durum "kafanın infilak etmesi", "...bunlar şaşmaz tanrılar!(The paper represents this as his head exploding, "...they are infallible gods!
Enlil geldiğinde gemiyi gördü ve İgigi tanrılarına çok kızdı.When Enlil arrived, he saw the boat and became furious at the Igigi gods.
Tanrılar Anzû'yu yenmesi için Adad, Gerra ve Şara'yı gönderir ancak hepsi başarısız olur.The gods send Adad, Gerra, and Shara to defeat the Anzû, but all of them fail.
"Ennead" terimi sıklıkla Antik Mısır2ın tüm tanrılarından söz etmek için de kullanılır.The term "ennead" was often extended to include all of Egypt's deities.
Ea, Enlil ile konuştu: "Siz, tanrıların bilgesiydiniz.Ea spoke to Enlil saying "It was you, the Sage of the Gods.
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.The spirits of the gods were composed of many of these same elements.
Aile ilişkileri tanrılar arasında sık rastlanan bir bağlantıdır.Family relationships are a common type of connection between gods.
Tanrılar, insanlara ne istediklerini bildirmez.Nor may men question anything that God requires of them.
Isimlerinin çevirisi "Doğu'nun Yükselen Tanrıları"dır.Their name roughly translates to "Rising Gods of the East".
Ondan Tanrılar bile korkar.Even the gods are afraid.
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.He answers to the Elders of the Heavens, and is in command of the united armies.
Mısır tanrıları doğanın düzenine olduğu gibi insanların yaşamlarına da karışmaktaydılar.Egyptian gods were involved in human lives as well as in the overarching order of nature.
Sonunda, diğer tanrıları takip edip İsrail üzerinde baskı uyguladı.At the end, however, he follows other gods and oppresses Israel.
Ayrıca Olympus Dağı'nda bulunan diğer tanrıların tahtlarını da yapmaktadır.He also made the thrones for the other gods on Mount Olympus.
İnsanların tanrılarla olan ilişkileri Antik Mısır topluluğunun temel parçalarından biriydi.Humans' relations with their gods were a fundamental part of Egyptian society.
Gök Tengri'den sonra Tanrıların en büyüğü ve en önde gelenidir.Uranus- God of the Heavens, the earliest supreme god.
Devlet ritüellerinin düzenlendiği tapınaklar tanrıların tasvirleri ile doludur.Temples, where the state rituals were carried out, were filled with images of the gods.
Mısır metinleri tanrıların vücutlarını detaylı olarak betimler.Egyptian writings describe the gods' bodies in detail.
Tanrıların en yükseklerine verdi.Gave it to the highest order of gods.
Heku, yaratıcı tanrının dünyayı ve tanrıları yaratmak için kullandığı temel güçtür.Heka was a fundamental power that the creator god used to form the world and the gods themselves.
Tanrılar ve iyi ruhlar burada yaşar.The gods and the good souls live in the Upper World.
Jötunheimr'den, Midgard'daki insanları ve Asgard'daki tanrıları tehdit ettiklerine inanılır.From Jötunheimr, the giants menace the humans in Midgard and the gods in Asgard.
Kendi günahları için tanrılardan kendini cezalandırılmalarini diler.The saints ask for forgiveness for their own sins.
Bir şey yapacaksanız onu yakın da, Tanrılarınıza yardım etmiş olun!' dediler.Consider them your friends and help them any way you can."
Son kısımda tanrılar Huvava'ya olan şefkatsizliğinden ötürü Enkidu'yu ölüme mahkûm eder.In the end, the gods condemn Enkidu to death due to his lack of compassion for Huwawa.
Ancak bu esnekliklerine rağmen tanrıların yetenekleri ve nüfuz alanları sınırlıydı.Despite this flexibility, the gods had limited abilities and spheres of influence.
Mısır'ın tüm tapınaklarında yaşayan tanrıların tamamı Mısır panteonunun tamamını oluşturmaktaydı.The gods residing in the temples of Egypt collectively represented the entire pantheon.
Altar, Yunan tanrılarla dolduruldu ve Yahudilerin kurban kesmesi yasaklandı.Altars to Greek gods were set up and animals prohibited to Jews were sacrificed on them.
Mitler, insanların tam olarak anlayamayacağı tanrıların eylemleri için birer mecazdı.Myths are metaphors for the gods' actions, which humans cannot fully understand.
Antik Mısır tanrıları, Antik Mısır'da kendilerine tapınılan tanrı ve tanrıçalardır.Ancient Egyptian deities are the gods and goddesses worshipped in ancient Egypt.
Tanrıları erkek ve dişi olmak üzere ikiye ayrılırdı.The two gods are understood as a wife and husband.
Tarihteki birçok tanınan Yahudi tanrılara inanmayı reddetti.Historically, many well-known Jews have rejected a belief in deities.
Fakat bunu yapmadıklarında, tanrılar onların yerine insanları yaratmıştır.When they did not find any to their liking, they created their own as a parody.
Sonuç olarak tanrıların ilevlerini kategorize etmek ve tanımlamak oldukça zordur.As a result, gods' roles are difficult to categorize or define.
Aynı zamanda tanrıların kraliçesidir.She is also a Queen of the deities.
İlâhi adların ve lakapların çokluğu tanrıların muhtelif doğalarını belirtmektedir.The host of divine names and titles expresses the gods' multifarious nature.
Bu inanışa uygun olarak tanrıların adları sıklıkla işlevleri ya da çıkış yerleri ile bağlantılıdır.In keeping with this belief, the names of deities often relate to their roles or origins.
Tanrıların ulağı olarak nitelendirilmektedir.These are believed to be weapons of the lord.
Fūjin (風神) veya Futen, Japon rüzgâr tanrısı ve en büyük Şinto tanrılarından bir tanesidir.Fūjin (風神) or Futen is the Japanese god of the wind and one of the eldest Shinto gods.
Bazı tanrılar onu duydu ve yanına geldi ve olanları görünce Zeus'a haber verdiler.The two disciples heard him say this, and followed Jesus.
Roma tanrıları aynı zamanda Yunan tanrılarının vasıflarını ve mitolojilerini de üstlendi.The Roman gods also assumed the attributes and mythologies of these Greek gods.
Olympos'ta oturan tanrılar arasında benim en tiksindiğim tanrısın sen !To me you are the most hateful of all gods who hold Olympus.
Gazze'de üstünde Tanrıların ve İmparatorların büstlerinin yer aldığı madeni paralar basıldı.Gaza's mint issued coins adorned with the busts of gods and emperors.
Tanrıların tezahürleri aynı zamanda işlevlerine göre de farklılıklar gösterebilmektedir.Gods' manifestations also differed according to their roles.
Tapınaklar, insanlık ile tanrıların ana iletişim yoluydu.Temples were their main means of contact with humanity.
Yakın Doğu sanatlarında tanrılar taht yerine hayvanlar üzerine oturarak resmedilirlerdi.In Near Eastern art, gods were often depicted standing on an animal, rather than seated on a throne.
Böylece tanrıları etkileyebileceklerini düşünürler (bkz.The gods want to limit their creations in case they attempt to usurp the gods.
İskandinav tanrıları iki grupta toplanır; Aesir ve Vanir tanrıları.The Norse gods fall into two general groups: the Aesir and the Vanir.
Tanrılar kendi tasvirlerinde yaşayarak gizli konumlarından ayrılıp fiziksel bir biçim içine girerdi.By inhabiting these images, the gods left their concealed state and took on a physical form.
Tanrılar ile insanların kişisel etkileşimlerinin birçok şekli bulunur.Personal interaction with the gods took many forms.
Tanrılara denk, kaygıdan uzak, rahat içinde ve kedersizdir.The Lords of Judgment, chief among the gods, convene and decide what to do.
Vodunların panteonu (tanrıların toplamı) çok geniş ve komplekstir.The pantheon of vodoun is quite large and complex.
Yaptığım bu işlerden dolayı oğlum Im-Nirari’yi (Adad-Nirari) onlara (tanrılara) emanet ettim."Mirqasımov Mir Əsədulla Mir Ələsgər oğlu" .
Kutsal olanın tanrıların ittifakla anlaştıkları şey olduğunu ileri sürer.It appears that Guðhere wishes to take the gold that Waldere has with him.