tanrılar ile cümle

tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kutsal günde tanrılar için farklı teklifler vardı.A szent napokon felajánlásokat tettek különböző isteneik számára.
Evren, tanrılar, insanlar.Isten, ember, vallás.
Jüri tanrılar bu şehre en büyük hediyeyi verecek olanı şehrin tanrısı seçeceklerini belirtirler.A városlakók elhatározták, hogy azé az istené lesz a város, amelyik a legjobb ajándékot adja lakóinak.
O insanları tanrıların geri döndüğüne ikna etmiştir.Azt hirdette, hogy az embereknek vissza kell fordulniuk Isten felé.
Bu olaydan sonra tanrılar arasındaki korkunç savaşlar başlar.Ezzel a két város között hosszú csatározások sora kezdődött el.
Buda'ya ve diğer tanrılara onların yardımına ihtiyaç duymadan saygı duy.Tiszteld az isteneket és Buddhát, de ne kérj tőlük semmit!
Tanrılar bunu fark edince Pelops’u yeniden yaşama döndürdüler ve Tantalus'u cezalandırdılar.Miután Zeusz megbüntette Tantaloszt, új életre támasztotta Pelopszot.
Diğer tanrılar onu saklandığı yerden çıkarmak için bir oyun kurarlar.Felszólítják, hogy küldje ki azt a valamit, amit rejteget.
Jötunheimr'den, Midgard'daki insanları ve Asgard'daki tanrıları tehdit ettiklerine inanılır.A Földön, Midgardban laknak az emberek, Azgardban az istenek és Jötunheimben az óriások.
Bu yerlerde tanrıların bulunduğuna inanılırdı.Innen ismerték meg vendégeikben az isteneket.
Bu yüzden tanrılar onu denizden geri çıkarır ve ölmesine izin vermezler.Allah nem szól majd hozzájuk a Feltámadás Napján és nem tisztítja meg őket.
Festivallerde tanrılara müzik, şiir, drama türlerinde hediyeler sunulurdu.Az isteneket zenével, drámákkal és költészettel tisztelték meg.
Bu tartışmada Euthypro "tanrıları memnun eden şeyin kutsal olduğunu" söyler.Euthüphron szerint jámbor minden, ami az isteneknek kedves.
Ossendowski, Ferdynand: Agarta'nın Kapılarında: Hayvanlar, İnsanlar ve Tanrılar, New York 1922.Ossendowski, Ferdinánd: Istenek, emberek és állatok.
Ancak yerel tanrılara tapınmanın yerine yabancı tanrılara tapınma geçmemiştir.Ne legyenek néked idegen isteneid én előttem.
Birçok kültürde festivaller tanrı veya tanrıların huzurunda duruştur.Számtalan falusi ünnepséget rendeznek egyik vagy másik isten tiszteletére.
Tek bilineni, şehire tanrıların girmesini yasaklayacak kadar güçlü olduğudur.Tudta hogy gyorsnak kell lennie mielőtt az Idősebb Istenek közbeavatkozhatnának.
Fenikelilerin tanrıları, Kenan bölgesi tanrılarından gelmektedir.Mindketten a néphit szellemeiből váltak hindu istenekké.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Az istenségnek számtalan neve lehetséges.
Bunun üzerine tanrılar da savaşa dahil olurlar.Az istenek is beleavatkoznak a nyomozásba.
İlâhi vücut parçaları da ayrı tanrılar olarak görülürdü.A legfőbb égitestek is külön istennek számítottak.
Yakılan etlerin kokusunun tanrılara kadar ulaşacağı inancı bulunur.Ez a város megakadályozza az isteneknek bemutatott áldozatok füstjének az égiekhez való felszállását.
Tanrılar Susamışlardı.Jumalat janoavat.
Bunun üzerine tanrılar da savaşa dahil olurlar.Myös jumalat osallistuvat taisteluun.
Tanrıların haberlerini insanlara iletir.Näin jumalat viestivät ihmisille.
Tanrıların kralı El'in oğlu olarak kabul edildi.Kuningasta palvottiin auringonjumalan poikana.
O dönemde "Eğer tanrılar mantığa başvurmuş olsalardı, bu Hrisippos'un mantığı olurdu" denmişti.Antiikin aikana sanottiin, että jos jumalat käyttäisivät logiikkaa, se saattaisi olla Khrysippoksen logiikkaa.
İskandinav tanrıları iki grupta toplanır; Aesir ve Vanir tanrıları.Germaanien jumalat jakautuivat kahteen ryhmään; aasoihin ja vaaneihin.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Ukkosen jumalalla oli useita nimityksiä.
Tanrıların ve fanilerin dünyası, denizle çevrili olan dünyanın merkezinde bulunur.Jumalten ja kuolevaisten alue sijaitsi litteänä pidetyn maailman keskellä meren ympäröimänä.
Tanrılardan korkmamak gerek çünkü tanrılar evrene müdahale etmez.Siksi jumalia ei tarvitse pelätä.
Eski tanrılara geri dönülmüştür.Heidät opittiin tuntemaan Vanhoina Jumalina.
Çocuk tanrılar çıplak olarak tasvir edilirler.Lapset kuvattiin taiteessa alastomina.
Aynı zamanda tanrıların kraliçesidir.Eikö hän ole myös muiden kansojen Jumala?
Evren, tanrılar, insanlar.Maanosat, maat, kansat.
Ossendowski, Ferdynand: Agarta'nın Kapılarında: Hayvanlar, İnsanlar ve Tanrılar, New York 1922.Ferdinand Ossendowski: Eläimiä, ihmisiä ja jumalia (1924)
Yunanca isimleri olan tanrılar italik ve parantez içinde verilmiştir.Jumalilla esiintyy kreikkalaista ja itaalista alkuperää vastaavia nimiä.
Tüm deniz tanrıları gibi Nereus da şekil değiştirebilir.Kuten muillakin meren jumalilla, myös Nereuksella mainitaan olevan kyky vaihtaa hahmoansa.
Diğer tanrılar onu saklandığı yerden çıkarmak için bir oyun kurarlar.Pelin tarkoitus on auttaa heidät pois sieltä.
American Gods (Amerikan Tanrıları) (2002), Neil Gaiman.(The Sandman: Dream country, 1990) Käsikirjoitus: Neil Gaiman.
Tanrılara, kurbanların yakılmasıyla tapılırdı.Sä jumalia halveksit, kun heilut noin.
Merope dışında Ülkerlerin hepsi tanrılara eş olmuştur.Meropea lukuun ottamatta plejadit seurustelivat jumalien kanssa.
Maoriler Yüce tanrılarına Lo derler.Järjestelmäherrat ovat ottaneet itselleen muinaisten jumalien nimiä.
Ares savaş borusunu çalar ve diğer Olimpos tanrılarına savaşı haber verir.Koska Ares on kuollut, tarvitaan Olympokselle uusi sodan jumala.
Adını tanrıların habercisi Roma tanrısı Merkür'den alır.Merukimonin nimi tulee roomalaisesta Merkurius-jumalasta.
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.Toisaalta monien jumalten kultit olivat keskenään hyvin samanlaisia.
Romalılar bu kılıcın kendi savaş tanrıları Mars’a ait olduğunu düşünmekteydiler.Roomalaiset samaistivat kelttijumalan omaan Mars-jumalaansa.
Göğün katlarında aşağıdaki Tanrılar oturur.Ylistä maailmaa asustivat jumalat.
Tanrıların meskenini.Jumalan ruoska.
Antik Mısır tanrıları, Antik Mısır'da kendilerine tapınılan tanrı ve tanrıçalardır.Maat, luojajumalatar egyptiläisissä uskomuksissa.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Οι θεοί πιστευόταν ότι είχαν πολλά ονόματα.
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.Τα πνεύματα των θεών αποτελούνταν από πολλά από τα ίδια αυτά στοιχεία.
Mısır tanrıları ve tanrıçaları birbirleriyle karmaşık ve değişkin bir dizi ilişki ile bağlıdırlar.Οι αιγυπτιακές θεότητες συνδέονται με μια σειρά πολύπλοκων και μεταλλασσόμενων σχέσεων.
İnsanların tanrılarla olan ilişkileri Antik Mısır topluluğunun temel parçalarından biriydi.Οι σχέσεις των ανθρώπων με τους θεούς τους ήταν ένα θεμελιώδες κομμάτι της αιγυπτιακής κοινωνίας.
Mısır metinleri tanrıların vücutlarını detaylı olarak betimler.Τα αιγυπτιακά κείμενα περιγράφουν τα σώματα των θεών με λεπτομέρεια.
Tanrıların gösterildiği biçimler çeşitli olmasına rağmen sınırlı sayıdadır.Οι μορφές με τις οποίες απεικονίζονται οι θεοί αν και διαφορετικές, είναι περιορισμένες από πολλές πλευρές.
Aile ilişkileri tanrılar arasında sık rastlanan bir bağlantıdır.Οι οικογενειακές σχέσεις είναι ένα συνηθισμένο είδος σύνδεσης μεταξύ των θεών.
Sonuç olarak tanrıların ilevlerini kategorize etmek ve tanımlamak oldukça zordur.Ως αποτέλεσμα, είναι δύσκολο να κατηγοριοποιηθούν ή να οριστούν οι ρόλοι των θεών.
Mısır tanrıları doğanın düzenine olduğu gibi insanların yaşamlarına da karışmaktaydılar.Οι θεοί των Αιγυπτίων είχαν ανάμειξη στις ανθρώπινες ζωές όπως και την ευρύτερη τάξη της φύσης.
Bu tarz yerel tezahürler hemen hemen ayrı tanrılar olarak da görülebilmekteydi.Τέτοιες τοπικές εκφάνσεις μπορούσαν να αντιμετωπιστούν σχεδόν σαν ξεχωριστές οντότητες.

İlgili Sayfalar