tanrılar ile cümle

tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tanrılar, insanlara ne istediklerini bildirmez.Боги Смерті не каже людям, скільки їм залишилося жити.
Yunan mitolojisinde her nehrin bir tanrısı vardır, daha doğru bir tanımla nehir-tanrılar vardır.У грецькій міфології — однойменне річкове божество.
Mısır'ın tüm tapınaklarında yaşayan tanrıların tamamı Mısır panteonunun tamamını oluşturmaktaydı.По всій Україні руйнували Божі храми.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.У підсумку жерці розробили систему оракулів, які повідомляли волю богів безпосередньо людям.
Bu da ona yeni bir unvan kazandırır, bu Tanrıların Tanrısı'dır.Так хто ж кого породив, Вона богів або боги Її?
Tanrıların en yükseklerine verdi.До першого відносять вищі боги.
Kendi günahları için tanrılardan kendini cezalandırılmalarini diler.Аллах відправив своїх посланців, щоб покарати грішників.
Hititler'de tanrılar, tıpkı insanlar gibidir.За ним стихійники є божими творіннями, як і людина.
Yam onun yerine geçerek tanrıların efendisi olmayı istiyordu.У своїй поразці майя вбачали волю богів.
Tapınaklar, insanlık ile tanrıların ana iletişim yoluydu.Перші танці виникли як засоб спілкування між людьми, та між людьми та богами.
Evren, tanrılar, insanlar.Боги, гробниці, вчені.
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.Vždyť i nebe i paláce bohů se mohou zřítit.
Tepe noktası göğü, semavi tanrıları ve gök cisimlerini; gövdesi ise faniler âlemini temsil eder.On vystupuje od země k nebi a zase znova sestupuje z nebe na zemi a přijímá sílu věcí hořeních i doleních.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Bohové se také zúčastnili svatby.
Aztekler bu mantarları "teonanacatl - Tanrıların eti" şeklinde tarif etmişlerdir.Aztékové ji nazývali teonanácatl, tedy tělo bohů.
Yönetmen Jamie Uys tarafından keşfedildi ve Tanrılar Çıldırmış Olmalı filminde baş rolde oynadı.Jamie Uys se proslavil snímkem Bohové musejí být šílení.
Bu değişikliğin ortaya çıkmasından sonra da yeni tanrılar ortaya çıkmaya devam etti.K tomu, aby se však nové slunce začalo pohybovat, museli se bohové sami obětovat.
Hititler'de tanrılar, tıpkı insanlar gibidir.Efebští bohové vypadají jako lidé.
Ondan Tanrılar bile korkar.Hrůzou před ní se třesou i bohové.
Tanrıların meskenini.Bohové smrti . .
Yeraltında bulunan tanrılar, tanrıçalar ve cüceler.Bohové a bohyně v nás.
Tanrılara denk, kaygıdan uzak, rahat içinde ve kedersizdir.Bůh – Uvolněný, ničím nevzrušující se.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.U obou bohů stála dále jejich spřežení.
Bu güçler onlara büyü tanrıları veya tanrıçaları tarafından değil, Paladine tarafından verilmiştir.Tato bohyně se díky své kráse a kouzlům stala jednou z nejmocnějších bohyň, neodolali jí lidé ani bohové.
Buna karşın tanrılar iyi insanları hastalıktan kurtarıp aynı zamanda yaşamlarını da uzatabilirdi.Bohové jim zachránili život a dokonce je povýšili mezi sebe.
Hesperidler'in başlıca görevi, tanrıların bahçesinde altın elmalara bekçilik etmektir.Hesperidky mají za úkol hlídat strom v zahradě bohů, který nese zlatá jablka.
Çoğunlukla tanrılarla arasında husumet vardır (örneğin, Yunan mitolojisindeki titanlar).Jim pak obvykle vládne bůh nejvyšší (např. v řecké mytologii Zeus).
Hurri panteonundaki önemli tanrılar şöyledir: Teşup, Teşup; Hava tanrısı.Jména a aspekty těchto čtyř velkých bohů, jsou: Krvavý Bůh, Pán boje a války.
Sümer dininde dişi tanrılar her zaman üstün bir rol oynamışlardır.Věk hrdinů: doba, kdy byla činnost bohů více omezená.
Böylece tanrıları etkileyebileceklerini düşünürler (bkz.U nich je naděje na obrácení, že i oni mohou dosáhnout Boha.
Vişnavitler (Vişnu mezhebi mensupları) Vişnu'yu en yüce Tanrı diğer Tanrıları ise ikincil olarak görürler.Avšak hlavní Bůh Svarožic rozhodl jinak.
Pagan tanrılar için altar inşa etti.Dídó koná oběť bohům.
Böylece, Şinto genellikle "tanrıların yolu" olarak çevrilmiştir.Proto se o šintó mluví také jako o „cestě bohů“.
Anubis tanrılar arasında en korkutucu olanıdır.Heimdall je jedním z nejpodivuhodnějších severských bohů.
Sümer efsanelerinden olan Gılgamış destanında benzer anlatımlar, Sümer tanrıları ve Ziusudra arasında yaşanır.S vypětím všeho svého božství tak představuje rovnováhu mezi světy živých a mrtvých.
Isimlerinin çevirisi "Doğu'nun Yükselen Tanrıları"dır.Doslovný překlad názvu jejich kapely je "Vycházející bozi východu".
Sonuncusu Tanrılar Çağı'dır.Za druhé je zde původní božský řád.
Ancak tanrılar her zaman yardımsever olarak görülüyor değildi.Cu toate acestea, zeii nu au fost întotdeauna priviți ca binevoitori.
Jötunheimr'den, Midgard'daki insanları ve Asgard'daki tanrıları tehdit ettiklerine inanılır.De aici ei amenință oamenii din Midgard și zeii din Asgard.
Tanrıların haberlerini insanlara iletir.Dumnezeu dă oamenilor pilde.
Tanrıların yaptıkları bir şölende Penia (fakirliği tecessümü) ile evlenmiştir.Femeile cinstitesunt pioase, păstrând în taină ceea ce Dumnezeu păstrează.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.Ca rezultat, preoți au dezvoltat un sistem de oracole pentru a comunica voința zeilor direct prin oameni.
Tanrıların meskenini.Pășunile zeilor.
Tanrılar nirvana’ya ulaşmamışlar, dolayısıyla kıskançlık, öfke, yanılgı ve keder gibi duygulara sahiptir.Zeii nu au atins Nirvana, și sunt încă supuse emoții, inclusiv gelozia, furia, iluzii, durere, etc...
Altar, Yunan tanrılarla dolduruldu ve Yahudilerin kurban kesmesi yasaklandı.Au fost construite altare pentru zeii greci și s-au sacrificat acolo animale interzise evreilor.
Le Mystère des Dieux (Tanrıların Gizemi), 2007, (Türkçeye çevrilmemiş).Respirația zeilor) Le Mystère des Dieux 2007 (ro.
Onun süre zarfında, tanrılar Ra ve Amun, Amun-Ra oldu.Ca un exemplu, în timpul Noului Regat, zeii Ra și Amon s-au unit într-o singură divinitate, Amon-Ra.
Sabinler, tanrıları Quirinus un (tepeye adını veren tanrı) onuruna bir sunak dikmişlerdi.Acești sabini au înălțat un altar în onoarea zeului lor, Quirinus, dealul primind numele zeului.
Titanlar bundan zevk alır fakat tanrılar hoşlanmazlar.Americanii iubesc învingătorii și nu o să tolereze învinșii.
Antik Mısır tanrıları, Antik Mısır'da kendilerine tapınılan tanrı ve tanrıçalardır.Dicționar al zeilor și zeițelor Egiptului antic.
Dünya dışındaki tüm gezegenler adlarını Yunan ve Roma mitolojisi'nin tanrılarından alır.Astfel toate planetele, în afară de Pământ, poartă nume de zei din mitologia greacă și romană.
Ama, en büyük tanrıları, adını imparatorluğun başkentine verdikleri Asur'du.Zeul lor principal era Assur, al cărui nume a fost împrumutat capitalei imperiului.
Terra Mater ya da Tellus, Roma mitolojisinde tanrıların yaratıcısı olarak bilinir.Tellus sau Terra Mater a fost o zeiță care personifica Pământul în mitologia romană.
Tanrılar onu zaptetmek için Cüce demirciler Brokk ve Eitri'ye Gleipnir adlı sihirli zinciri yaptırırlar.De aceea zeii au rugat pitici să creeze un lanț magic pentru ca lupul să nu scape.
Vodunların panteonu (tanrıların toplamı) çok geniş ve komplekstir.Vocabularul său este foarte vast și complex.
Bu yüzden tanrıların hepsi yeryüzüne inerler.Stelele cerului au căzut pe pământ...
Isimlerinin çevirisi "Doğu'nun Yükselen Tanrıları"dır.Nevük jelentése „A Kelet feltörekvő istenei”.
Çocukların cesetleri 10 gün sonra tanrılar tarafından gömüldü.A gyermekek holtteste tíz napig temetetlenül hevert, majd az istenek temették el őket.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.A házaspárokat is elkülönítette egymástól, hogy ne zavarják egymás istenkeresését.
O tanrıların bir demircisi olarak yaşıyordu.Itt élt ő az istenek kovácsaként.

İlgili Sayfalar