tanrılar ile cümle
tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ardından Olimpos'ta diğer tanrıların yanına çıkarlar.Potem wystawił ich na pośmiewisko przed innymi bogami na Olimpie.
Mezopotamyalıların görüşüne göre insanoğlu tanrılarına hizmet etmek amacıyla yaratılmıştır.Według wierzeń mezopotamskich ludzie zostali stworzeni w celu odciążenia bogów od pracy codziennej.
Bazı tanrılar onu duydu ve yanına geldi ve olanları görünce Zeus'a haber verdiler.Dwaj uczniowie usłyszeli, jak mówił, i poszli za Jezusem.
Tanrıların Savaşı veya Titan Savaşı olarak adlandırıldığı da olmuştur.Opowiada ona o wojnie między bogami a tytanami.
Tanrılar, insanlara ne istediklerini bildirmez.Twierdził, że bogowie nie zajmują się ludźmi.
Bir kişi sayısız miktardaki yaşamların ardından tanrılardan biri haline gelebilir.Po pewnym czasie bogów można było liczyć w tysiącach.
Tanrılar Susamışlardı.Najubożsi popijali wodą.
Tanrı Zeus Yunan Tanrıları arasında en çapkını ve en çok çocuğu olan Tanrı'dır.Była córką boga Zeusa - najważniejszego ze wszystkich greckich bogów.
Tanrıların meskenini.Zmierzch bogów.
Gotra, ortak tanrıları olan bir gruptur.Rzeczywistość to Göttergemeinschaft - wspólnota bogów.
Ossendowski, Ferdynand: Agarta'nın Kapılarında: Hayvanlar, İnsanlar ve Tanrılar, New York 1922.Ferdynand Ossendowski, Przez Kraj Ludzi, Zwierząt i Bogów – Warszawa 1923 .
Tanrıların portreleri de yapılırdı.Malarz tworzył także portrety.
Eski tanrılara geri dönülmüştür.Stopniowo więc zaprzestano czczenia starych bogów.
Yeraltında bulunan tanrılar, tanrıçalar ve cüceler.Pojawiają się w nich mężczyźni, kobiety, bogowie i boginie.
Gloria all'Egitto / "Ey Kral, kutsal tanrılar adına...")."Kyrie eleison" lub "Wysłuchaj nas, Panie".
Tanrılar insanları yaratmış ve onların dualarıyla beslenmektedirler.Bogowie stworzyli czterech ludzi i wraz z nimi podnieśli je.
Tanrılar güçlü, güzel ve normal insanlardan daha iridirler.Zwycięstwo przypada zwykle silniejszemu, złemu, bogatemu.
Bazı kaynaklara göre bu tanım tanrılar ve melekler için de geçerlidir.Cuda spełniają się także za sprawą boga i aniołów.
Dolayısıyla Mısırlıların tanrıları görsel olarak lafzi tasvir etmezler.Nie ma jednak dowodów, że kapłani egipscy prowadzili wystarczająco dokładne obserwacje.
Buna göre, tanrıların soruyu yanıtlayamaması da mümkündü.Napisali tylko, że bóg nie jest potrzebny, by na te pytania odpowiedzieć.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Inni bogowie poznali straszną prawdę: Tantal podał im do zjedzenia ciało swego syna Pelopsa.
Ziusudra, Tufandan kurtularak tanrılar tarafından ölümsüzlükle ödüllendirilmiştir.Po ustaniu potopu świątobliwy człowiek złożył bogom ofiarę i został przez nich nagrodzony nieśmiertelnością.
Günlerden bir gün Olimposlu tanrılar ziyafette iken müthiş gürültülerle ayağa fırlarlar.Tak jak on chyba tylko olimpijscy bogowie umieli się śmiać.
Sabinler, tanrıları Quirinus un (tepeye adını veren tanrı) onuruna bir sunak dikmişlerdi.Społeczność z Qumran otaczała imię Boga czcią i szacunkiem.
Kalypso, diğer tanrılardan uzakta ıssız bir adada oturur.Niemodlin jest położony na obszarze Równiny Niemodlińskiej, w pobliżu Borów Niemodlińskich.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.Han återuppbyggde 82 tempel för att visa sin aktning inför de romerska gudarna.
Mısır panteonu, doğaüstü güçleri olan ve yardım ya da koruma için yakarılan tanrılardan oluşturuluyordu.De egyptiska gudarna ansågs ha övernaturliga krafter som frammanades för hjälp eller beskydd.
Bunun nedeni olimpiyat oyunlarının Yunan tanrılarının onuruna düzenleniyor olmasıdır.Tävlingarna hölls för att hedra de grekiska gudarna.
Kişisel Tanrılar Brahman'ın farklı isimlerdeki görünümleridir.Inom vissa riktningar ses dock gudarna bara som olika uppenbarelser av Brahman.
Tanrılar Susamışlardı.Min Gud, jag är törstig!
Tanrılardan çocuklarını koruması için altın bir post yollamalarını diler.När han söker efter mat (rötter) finner han guld som har placerats där av gudarna för att hjälpa honom.
Yönetmen Jamie Uys tarafından keşfedildi ve Tanrılar Çıldırmış Olmalı filminde baş rolde oynadı.Jamie Uys är mest känd för att ha gjort filmen Gudarna måste vara tokiga samt dess uppföljare.
Diğer tanrılar için de bu geçerlidir.Detsamma gäller för övriga mätenheter.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Gudarna påstås vara lyckliga.
Onlar tanrılardan korkmayan, zalim, insan etiyle beslenen yaratıklardır.De är den Anti Krist som skulle komma för att få Människan att inte Frukta Gud.
Ortadaki şeref yeri aşağı yukarı tanrılara ya da kahramanlara ayrılmış oluyordu.Å andra sidan fanns även exempel på, att egentliga gudar sjunkit i rang till halvgudar eller heroer.
Diğer tanrılara olan inancı yasaklandı ve adlarını değiştirildi.Skulpturerna av de äldre gudarna flyttades och deras ansikten byttes ut.
Buna göre, tanrıların soruyu yanıtlayamaması da mümkündü.Deras beslut kunde inte ändras, inte ens av gudarna.
Ve kanından tanrılar için bir içki yaratıldı.Till gudarna offrar man mat och dryck på deras altare.
Tanrılar ile savaşırlar ve yenilirler.Han trotsar gudarna och försöker överlista dem.
Ganeşa gibi kimi Hindu tanrıları Tay toplumunda oldukça büyük saygı görürler.Det är en dag då man enligt den hinduiska tron ska vara snäll mot andra människor.
Gullinkambi tanrılara doğru ötecek ve ejderhaları çağıracak.Havsjätten Ägir inbjuder gudarna till gästabud och gör hos dem återbesök.
Odin bir büyücüdür, tanrıların şefidir ve tüm kahramanların başıdır.Oden är konung över gudarna och allfader till människorna.
Karısının laneti tanrılar tarafından kabul edilir.Det är krigarhjälp från gudarna till dig.
Tanrıların müdahalelerini konu etmez.De lyder inte Gudarnas Väg.
Meksika/Azteklerin tanrıları Huitzilopochtli tarafından yönlendirildiği söylenirdi.Mexiko är då platsen där Huitzilopochtli bor.
Tanrıların meskenini.Gudarnas platser.
Firavunlar bir insan olmasına rağmen, Firavunların tanrıların soyundan olduğuna inanılıyordu.Det egyptiska folket trodde att faraonerna var gudar.
American Gods (Amerikan Tanrıları) (2002), Neil Gaiman.Amerikanska gudar (originaltitel: American Gods) är en roman från 2001 av Neil Gaiman.
Tanrıların sofrasına oturabilen tek insandır.Gudarna deltar i det enkla folkets måltid.
Isimlerinin çevirisi "Doğu'nun Yükselen Tanrıları"dır.Namnet skulle alltså översättas "Översteprästinnan som pryder guden An".
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.На їхньому весіллі були присутні всі боги.
Yunanlarla temas arttıkça eski Roma tanrıları da giderek Yunan tanrılarıyla ilişkilendirilmeye başlandı.Із зростанням контактів з греками, старі римські боги почали ототожнюватися з грецькими.
Roma tanrıları aynı zamanda Yunan tanrılarının vasıflarını ve mitolojilerini de üstlendi.Римські боги також набули атрибутів та міфології цих грецьких богів.
Jötunheimr'den, Midgard'daki insanları ve Asgard'daki tanrıları tehdit ettiklerine inanılır.З Jötunheimr гіганти загрожують людям в Мідґард і богам в Асгарді.
Bir bakıma, her bir konut tanrılara bir tapınaktı.З цієї причини кожен дім був її храмом.
Tengri hariç Diğer bütün Tanrıları da o yaratmıştır.Він також закрив всі зороастрійські храми, крім трьох основних.
Eski tanrılara geri dönülmüştür.Давні боги прокидаються.
Mitlerde tanrılar insanlara benzer şekilde davranışlara sahipti.Навіть боги знаходились десь поряд з людьми.
Ancak çok yakın olarak birleşen tanrılar bazen tek bir tanrı hâlinde devam edebilmektedir.Але ці окремі боги є одночасно одним Богом.