tanrılar ile cümle
tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Genel olarak bu tanrıların bölgeleri yeraltı dünyası yani ahiret/cehennemdir.Zij wonen aan de rand van de hemel of de hel.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.De godin heeft zeer veel namen.
Tanrılar ve iyi ruhlar burada yaşar.De goden en de goede zielen wonen in de bovenwereld.
Homeros'a göre Okeanos ve Tethys tüm tanrıların çıkış noktalarıydı.Volgens Homerus waren Oceanus en Tethys de ouders van alle goden.
Taş halkalar, erken iki tekerlekli at arabaları, tanrıların insan biçimci dikili taşları.Kenmerkend zijn steencirkels, vroege strijdwagens met twee wielen, en antropomorfe stenen stèles van goden.
Diğer tanrılar için de bu geçerlidir.Daarom moeten de perfecte goden soortgelijk zijn.
Aynı lakap aynı zamanda farklı tanrılar için de kullanılabiliyordu.Deze titel kon echter ook voor andere goden gebruikt worden.
Tanrılar insan biçiminde kişileştirildiğinde, Anu (gök) eril, Ki (yer) dişildi.Als de mens één van Gods voorschriften overtrad, berokkende die mens God schade.
Evren, tanrılar, insanlar.Hofstee, W., Goden en Mensen.
Bunun üzerine tanrılar da savaşa dahil olurlar.Ze verklaren de goden de oorlog.
Sabinler, tanrıları Quirinus un (tepeye adını veren tanrı) onuruna bir sunak dikmişlerdi.De Sabijnen richtten altaren op ter ere van hun god Quirinus naar wie de heuvel is vernoemd.
Tanrılar Ansiklopedisi (Orijinal Adı: 神の事典).De heilige Ansegisus (ca.
Dünya haricindeki tüm gezegenlerin ismi Roma mitolojisindeki tanrılardan geliyordu.De hun bekende planeten (afgezien van de Aarde) droegen namen van Romeinse goden.
Bazı tanrılar daha da uzaklara ulaşmıştır.Nu hebben de goden er genoeg van.
Ancak tanrılar her zaman yardımsever olarak görülüyor değildi.Daarnaast werden de goden voorgesteld als alomtegenwoordig.
Bilgeler ve Tanrılar endişelendiler ve ona merhamet ettiler.Maar zijn noodlot en de goden laten hem niet met rust.
Ateizmin ifade ettiği anlam, "bir tanrının veya tanrıların var olmayışı"dır.Atheïsme is de opvatting dat er geen God of goden bestaan.
Efsaneye göre, Tantalus oğlu Pelops'u Tanrılara kurban etmiş ve etini onlara yedirmişti.Tantalus slachtte zijn zoon Pelops en zette hem voor aan de Olympische goden.
Tanrılar bunu fark edince Pelops’u yeniden yaşama döndürdüler ve Tantalus'u cezalandırdılar.Ze wekten Pelops weer tot leven en veroordeelden Tantalus tot een straf in de onderwereld.
Tanrıların haberlerini insanlara iletir.God spreekt tot de mensen op aarde.
İnsanın yaratılışı şerefine verilen şölende bütün tanrılar içerek sarhoş olmuşlar.Om je pijnen te verzachten Staat de drank der goden klaar.
Thor, devi öldürmek istedi ama tanrılar onu yatıştırdılar.Vritra slokte Indra op, maar moest hem van de goden weer uitspugen.
Böylece Kvasir Tanrıları sarhoş eden ve ozanlara ilham veren bir içecek olmuştu.Hij begon zijn queeste met het aanroepen van een krijgsgod, aan wie hij drank offerde.
Pagan tanrılar için altar inşa etti.Hierin stond een altaar voor de goden.
En ünlü iki tanrı Jüpiter (Tanrıların Kralı) ve Mars (Savaş Tanrısı) idi.Jules Croiset (de man) Jeanne Verstraete (de vrouw) Twee mensen, zij en hij, spreken met elkaar.
Göğün katlarında aşağıdaki Tanrılar oturur.De goden van de onderwereld worden aangeroepen.
Bunun üzerine Kytissoros soyu tanrıların gazabına uğrayarak lanetlenir.Omdat Cortéz toch doorgaat, vervloeken de heidense goden de schat.
Söylendiğine göre Caligula atını 'Tüm tanrıların bir bileşimi' ilan etti ve bir çeşit tapınma sağladı.Volgens de keizer was het paard "Een combinatie van alle goden" en moest het als zodanig worden vereerd.
Çocukların cesetleri 10 gün sonra tanrılar tarafından gömüldü.De lichamen van terechtgestelden werden sindsdien begraven.
Dünya üç katmanlı olarak düşünülmüştür: Üst-Dünya (Felső világ): Tanrılar yurdu.Het eerste is de bovenwereld (Felső világ), het huis van de goden.
Sümer dininde dişi tanrılar her zaman üstün bir rol oynamışlardır.Er speelden geleidelijk aan ook mannelijke goden een rol in de religie.
Babası yüce tanrılardan biridir, Raiden yüce tanrılar arasında yer almaz.Zijn vader is de reus Hymir, die het niet op de goden heeft.
Bunların ardından Tanrılar arasında kura çekilir.Plotseling breekt er een opstand uit onder de goden.
Tanrıların Savaşı veya Titan Savaşı olarak adlandırıldığı da olmuştur.Dit misschien omdat de namen van goden, evenals de bewapening, taboe waren.
Gök Tengri'den sonra Tanrıların en büyüğü ve en önde gelenidir.Sirius A is de helderste ster (na de zon) aan de hemel.
Bazı tanrılar sağ kalacak, diğerleri ise yeniden doğacak.De goden zullen herboren worden en de wereld zal herbevolkt worden door twee overlevende mensen.
Kişisel Tanrılar Brahman'ın farklı isimlerdeki görünümleridir.Zo worden er wezens beschreven die verschillen van Brahman.
Aramazd’ın yanı sıra tapınılan daha küçük tanrılar da vardı.Het kunnen 'de mindere goden' zijn geweest.
Yunanca isimleri olan tanrılar italik ve parantez içinde verilmiştir.Deze zijn vernoemd naar de Griekse goden van angst en paniek.
Yunan Tanrılarının her biri Romalılar tarafından kabul görmüş ve farklı isimler kullanılmıştır.Zo kregen veel overgenomen Griekse goden een Romeinse naam.
Hititler'de tanrılar, tıpkı insanlar gibidir.De daimonen incarneren zodoende als mensen.
Dünya üzerindeki tanrılar ile gökyüzündeki tanrılar birbirlerini etkilerler.In de hemel kijken de apostelen e.a. elkaar aan.
Her şeyin Tanrılarla (daimonlarla) dolu olduğuna inanmış olabilir.Ze kunnen dan volgens gelovigen communiceren met de goden.
Tanrıların meskenini.De ondergang van de goden.
Melekler ve Tanrılar kitaplarının içinde yer alır.)Geschriften en rituelen kunnen slechts op God duiden (...)
Tanrıların adına bu putlara kurban kesmek yapılan adetlerden birisiydi.Waarschijnlijk waren ze daar neergelegd als offer aan de goden.
İnsanoğlu ise daha iyi hayat koşulları isteyerek tanrılara başkaldırır.We zullen ons als duivels verzetten tegen verbetering van jullie omstandigheden.
Mısır metinleri tanrıların vücutlarını detaylı olarak betimler.In het Egyptisch dodenboek staat het een en ander over de goden.
"Tanrıların Kralı" sıfatıyla Zeus, Olimposluların lideridir.Het is niemand anders dan Zeus, de koning van Olympus.
Buna göre, tanrıların soruyu yanıtlayamaması da mümkündü.Volgens latere sagen konden de goden zijn aanval niet doorstaan.
"Tanrılardan hakikati ve de yeryüzündeki her şeyi öğrenen olmadı asla ve olmayacaktır da.'Geen mens kende ooit of zal ooit de waarheid kennen over de goden en alle dingen waarover ik spreek.
Başka tanrılara ya da oyulmuş heykellere tapma.Aanbid geen andere goden of gesneden beelden.
İnsanoğlu farklı dönemlerde farklı tanrılara tapmıştır.De mens heeft in verschillende perioden verschillende Goden aanbeden.
Bununla birlikte Allah ve Hubel’in farklı tanrılar olduğuna dair bulgular da bulunmaktadır.Istnieją jednakże dowody wskazujące, że Allah i Hubal stanowią dwóch różnych bogów.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Na ucztę weselną przybyli wszyscy bogowie.
Tanrılar her zaman doğruyu söylemektedir.Na Boga, powiedziałem im prawdę!
Mısır tanrıları modern dünyada uyandıklarından beri, Carter ve kız kardeşi Sadie Kane’e sorun olmuşlardır.Odkąd starożytni bogowie Egiptu zostali wyzwoleni, Carter i Sadie Kane mają poważne kłopoty.
Tanrı ve Tanrıça Tanrılar gerçektir, insanlar gibi değillerdir, onlar mutlak gücün birer aracılarıdır.Bogowie są prawdziwi, nie jako istoty, ale jako nośniki mocy.
Ve tekrar tanrılara sunu sunmaya gider.Jednak Bóg podda ich kolejnej próbie.
Tanrıların yaptıkları bir şölende Penia (fakirliği tecessümü) ile evlenmiştir.Kobietom niezamężnym Allah da męża, z którego będą zadowolone .