tanrılar ile cümle

tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Siz tanrılar bizim tarafımızı tutun!.."Заступитесь за меня, все святые (цIу)!»
Bunun yanı sıra mitolojik kahramanları, tanrıları da bol bol işler şiirlerinde: Kata, Baal, Koribanlar gibi.О таких мелкопоместных хозяевах говорили: «сколько дворов, столько господ».
Ayrıca Arap tanrılarını barındıran başka kült merkezleri de vardı.Вокруг главного божества располагались идолы других аравийских богов.
Maasailerin dini tek tanrılıdır; tanrılarına Engai adı verilir.Тщеславный человек есть идолопоклонник, хотя и называется верующим.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.В результате жрецы разработали систему оракулов, для сообщения воли богов непосредственно народу:312.
En büyük tanrıları Marduk'tur.«Из богов они больше всего почитают Меркурия.
Mısırlılar tanrılar için muazzam tapınaklar yapmışlardır.В честь богов воздвигали грандиозные храмы.
Tanrılar onu çenesine kadar su dolu yerde bulunmaya ama bundan asla içememe ile cezalandırırlar.Верующие могут хранить освящённую воду дома и использовать для окропления жилища, пить её не принято.
Tanrıların meskenini.Посланник богов.
Her tanrının işlevi değişkendi ve tanrılar özelliklerini genişleterek yeni işlevlere sahip olabilmekteydi.На смену богам-животным приходили очеловеченные божества, и, конечно же, менялись формы их почитания.
Tanrılara, firavunların lehine hareket eden din adamlarının yönetiminde ibadet edildi, tapınıldı.Богам поклонялись в культовых храмах, находившихся в ведении жрецов, действующих от имени фараона.
Tapınaktaki Ahenkli Tanrılar Kamarası'nın altındaki odalarda hazinenin saklandığı düşünülür.Церковные сокровища спешно прятали в тайники на случай, если город будет взят.
İsrailliler bronz çağında Kenan olarak ortaya çıkar, ancak Kenan tanrıları arasında başlangıçta Yahveh yoktur.Пророчество может быть лишь в народе Израиля, и даже иудеи-прозелиты к этому неспособны.
Tanrıların haberlerini insanlara iletir.Они играют большую роль, передавая весть Бога человеку.
Tanrıları kızdırması sonucu bir kayayı dağın tepesine çıkarmakla cezalandırılmıştı.Прознав об этом жестокие боги скинули её со скалы.
Tanrılar onun adı üzerine (dönülemez yemin olarak) ant içerler.أسماء - رضي الله عنها - ذات النطاقين.
Yunanlarla temas arttıkça eski Roma tanrıları da giderek Yunan tanrılarıyla ilişkilendirilmeye başlandı.كلما زاد الاتصال مع اليونانيين أصبحت الآلهة الرومانية القديمة مرتبطه على نحو متزايد الآلهة اليونانية.
Buna karşın tanrılar iyi insanları hastalıktan kurtarıp aynı zamanda yaşamlarını da uzatabilirdi.وعلى النقيض، كان بوسع الآلهة شفاء الصالحين من البشر أو حتى إطالة أعمارهم.
Tanrıların yaptıkları bir şölende Penia (fakirliği tecessümü) ile evlenmiştir.وإجبارها على الزواج من الرجال المسلمين الذين تفوح رائحتهم والذين يقومون بضربهم بناء على تعليمات القرآن.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.كما أعاد ترميم 82 معبد مختلف ليُظهر رعايته للآلهة الرومانية.
Tarihteki birçok tanınan Yahudi tanrılara inanmayı reddetti.رفض العديد من اليهود المشهورين تاريخيًا الايمان بوجود الآلهة.
Tanrılar evrenin belirli bölgeleri ile bağlantılıdır.كان المصريون يربطون بين الآلهة وأجزاء معينة من الكون.
Dünya haricindeki tüm gezegenlerin ismi Roma mitolojisindeki tanrılardan geliyordu.وسميت جميع الكواكب في المجموعة الشمسية، باستثناء الأرض، على اسم الآلهة الرومانية.
İlâhi adların ve lakapların çokluğu tanrıların muhtelif doğalarını belirtmektedir.ويعبر تعدد الأسماء والألقاب الإلهية عن تنوع طبائع الآلهة.
Roma tanrıları aynı zamanda Yunan tanrılarının vasıflarını ve mitolojilerini de üstlendi.افترضت الآلهة الرومانية أيضا الصفات والأساطير لهذه الآلهة اليونانيه.
Tanrıların yeryüzündeki nüfuz alanları şehirler ve onları çevreleyen bölgelerle belirlenmişti.وتركزت دوائر نفوذ الآلهة على الأرض حول المدن والمناطق المطلة عليها.
Tanrıların yaşadığı Gökyüzü demektir.هو الهواء الذي تتنفسه الآلهة.
Tanrıların meskenini.سراديب الآلهة.
Çin geleneksel halk dini panteonunda en önemli tanrılardan biridir.وهو واحد من أشهر الآلهة البارزين في مجموعة الآلهة الدينية التقليدية الصينية.
Tanrılar ve insanlar onlara boyun eğmek zorundaydı.وافق زيوس والآلهة على أن شيئاً ما ينبغي أن يُفعل.
Bütün Matrikaların yaratıcı tanrılarının biçimlerini aldıkları resmedilir.وذلك حيث ان كل زوجات الرسول هن أمهات للمؤمنين.
Daha sonra gök ile yer, tanrılar tarafından ayrılmıştır.للمرة الثانية أقول لك انهضى ياأمرأه وصلى للآلهه.
Mısır tanrıları ve tanrıçaları birbirleriyle karmaşık ve değişkin bir dizi ilişki ile bağlıdırlar.ترتبط المعبودات المصرية ببعضها البعض عبر شبكة معقدة ومتغيرة من العلاقات.
Antik Mısır tanrıları, Antik Mısır'da kendilerine tapınılan tanrı ve tanrıçalardır.المعبودات المصرية القديمة هي الآلهة والإلهات التي كانت تُعبد في مصر القديمة.
Bu tarz yerel tezahürler hemen hemen ayrı tanrılar olarak da görülebilmekteydi.وكادت هذه التجليات تكون آلهة مستقلة.
İşin aslı pek çok Asya kültürü, kötü tanrıları ve şeytanları buna benzer bir tipte sunmaktadır.عبد شعب المايا آلهة وإلآهات متعددة كالشعوب الأخرى في ذلك العصر.
Sümerler tanrılarına gökten gelenler diye adlandırırlardı.وكانت تشجعهم وتخبرهم بأن الله قد أعدّ لهم مكانًا أبديًا في السموات.
İnsanların tanrılarla olan ilişkileri Antik Mısır topluluğunun temel parçalarından biriydi.وكانت العلاقات بين البشر وآلهتهم جزًءا أساسيًا من المجتمع المصري.
Tanrılar Susamışlardı.وقاسوا كثيرا من العطش..
Melekler ve Tanrılar kitaplarının içinde yer alır.)وآية الصلوات (إن الله وملائكته يصلون على النبي...)
Muhtemelen yapının tanrılar tarafından esirgenmesi sağlanmak istenmiştir.ويسمح الدكتور لنفسه أن يؤخذ لرغبة الآلهة.
Heku, yaratıcı tanrının dünyayı ve tanrıları yaratmak için kullandığı temel güçtür.كانت حقو هي القوة الرئيسة التي استخدمها الإله الخالق لخلق العالم، بل والآلهة نفسها.
Bunun üzerine tanrılar da savaşa dahil olurlar.كلاهما أقسم بالله على الميثاق.
Titanlar bundan zevk alır fakat tanrılar hoşlanmazlar.الفاكهة يغذي فقط آلهة، وإن كان.
Deva tanrıları, Devi ise tanrıçaları adlandırmakta kullanılan bir sözcüktür.يتم استخدام كلمة أيضا عنوانا لآلهة ويكا، سيدة.
Bu terim Antik Yunan ve Yakın Doğu dinlerinde tanrıların görünmesini tariflemek için kullanılır olmuştur.لقد استُخدِم هذا المصطلح للإشارة إلى ظهور الآلهة في العقائد الإغريقية القديمة وعقائد الشرق الأدنى.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Acreditava-se que os deuses tinham muitos nomes.
Bazı tanrılar daha da uzaklara ulaşmıştır.Algumas divindades chegaram mais longe.
Tanrılar Susamışlardı.Os deuses têm sede.
Tanrılar evrenin belirli bölgeleri ile bağlantılıdır.Deuses estavam ligados a regiões específicas do universo.
Buda'ya ve diğer tanrılara onların yardımına ihtiyaç duymadan saygı duy.Respeite Buda e os deuses sem contar com o seu auxilio.
Evren, tanrılar, insanlar.O universo, os deuses, os homens.
Tanrıların gösterildiği biçimler çeşitli olmasına rağmen sınırlı sayıdadır.As formas em que os deuses são mostrados, embora sejam diversas, são limitadas de várias maneiras.
Ancak çok yakın olarak birleşen tanrılar bazen tek bir tanrı hâlinde devam edebilmektedir.Divindades intimamente conectadas, às vezes, fundiam-se.
Mısır metinleri sıklıkla tanrıların gerçek biçimlerinden "gizemli" olarak söz eder.Os textos egípcios, muitas vezes, referem-se às formas verdadeiras das divindades como "misteriosas".
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.Os espíritos dos deuses eram compostos de muitos desses mesmos elementos.
Mısır metinleri tanrıların vücutlarını detaylı olarak betimler.Escritos egípcios descrevem os corpos dos deuses em detalhes.
Aile ilişkileri tanrılar arasında sık rastlanan bir bağlantıdır.Relacionamentos familiares são um tipo comum de conexão entre os deuses.
Heku, yaratıcı tanrının dünyayı ve tanrıları yaratmak için kullandığı temel güçtür.Heka era um poder fundamental que o deus criador costumava usar para formar o mundo e os próprios deuses.
Sonuç olarak tanrıların ilevlerini kategorize etmek ve tanımlamak oldukça zordur.Como resultado, os papéis dos deuses são difíceis de categorizar ou definir.

İlgili Sayfalar