tanrılar ile cümle

tanrılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tanrılar ve iyi ruhlar burada yaşar.Der lebendige Gott und die Götter.
Yunan Tanrılarının her biri Romalılar tarafından kabul görmüş ve farklı isimler kullanılmıştır.Zahlreiche Götter und Göttinnen übernahmen die Römer von den Griechen und gaben ihnen eigene Namen.
Ondan Tanrılar bile korkar.Sattva herrscht bei den Göttern vor.
Bir bakıma, her bir konut tanrılara bir tapınaktı.Alle Tempel galten als Haus einer Gottheit.
Tanrıları ve tanrıçaları arasında da cinsiyete dayalı bir ayrım yoktur.Zwischen Gott und dem Glück gebe es keinen Unterschied.
Turnuva başlamadan taraflar tanrılardan isteklerde bulunmak için adak adayıp dua ederler.Vor Beginn des Turniers fleht Arcite die Götter an, ihn siegen zu lassen.
Tanrılara onları birbirlerinden ayırmamaları için yalvarır.Danach betete sie zu den Göttern, entrückt zu werden.
Tanrıların birçok değişik şekilde tezahür ettiğine inanılırdı.Verschiedene Götter verlangten verschiedene Opfer.
Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler.Die hier verehrten Gottheiten sind nicht bekannt.
Maoriler Yüce tanrılarına Lo derler.Die Kobolde rufen daraufhin die Götter an.
Bu oyunda yazar, Atinalıların yiğitliklerini, Perslerin ağzından övüp Perslerin yenilgisini tanrılara bağlar.Ihr seid zur Tribüne geworden, durch die die Atheisten öffentlich verkünden, dass sie Gott beseitigen.
Tanrılar kendi tasvirlerinde yaşayarak gizli konumlarından ayrılıp fiziksel bir biçim içine girerdi.Die Götter konnten dem Theurgen, der sich an sie wandte, in einer körperlichen Gestalt erscheinen.
Tanrıların Savaşı veya Titan Savaşı olarak adlandırıldığı da olmuştur.Sie wird als eine Kriegs- oder Göttin des Kampfes gedeutet.
Sabazios'un Friglere ait yere tanrılardan biri olduğu düşünülmektedir.Währenddessen wird auch Sesshōmaru von einem der Götter angegriffen.
Ama tanrıların bütün yaratıları, insanlığı şeytani ruhlara karşı yalnız bırakmış oldu.Gott habe alle menschlichen Seelen zugleich erschaffen.
Mutlak gücü ele geçirme amacıyla Dünya'da tanrılarla insanlar arasında bir savaş sürmektedir.So wird seine Armee durch die Kriege zwischen Menschen und Götter unendlich groß.
Dünyanın sonu gelmiş, Tanrılar Şafağı başlamıştır.Dahinter endete die Welt, die Schöpfung, und begann die Sphäre Gottes.
Volturnus, Roma mitolojisinde suların tanrılarından biri.Volturnus war in der römischen Religion ein Gott der fließenden Gewässer.
Tanrıların yaşadığı bir dağdır.Wo die Berge Götter sind.
Tanrılar onun adı üzerine (dönülemez yemin olarak) ant içerler.Die Bezeichnung leitet sich aus dem verehrten Gott Chaldi ab.
Halkın tanrılar ile ilişkileri daha az doğrudan yollarla sağlanıyordu.Die Verehrung männlicher Götter hat weniger Überreste hinterlassen.
Tanrılara denk, kaygıdan uzak, rahat içinde ve kedersizdir.Gott unterscheidet zwischen der Sünde und dem Sünder.
Odin bir büyücüdür, tanrıların şefidir ve tüm kahramanların başıdır.Wodan war der höchste Gott des Krieges, der Geleiter der Seelen und der Beschützer der Helden und Krieger.
Eski Yunan Tanrılarının heykellerini yapanlar onları görerek yapmamışlardır.Ein kanonischer Stammbaum griechischer Götter konnte sich nie herausbilden.
Bu mitler her biri yaratıcı tanrı olarak görülen farklı tanrılar üzerine eğilmiştir.Sie sind alle wie besoffen von einem tobenden Gott.
Tanrıların yaşadığı Gökyüzü demektir.Wo die Götter leben.
Tanrılar ve insanlar onlara boyun eğmek zorundaydı.Vieles mußte das Volk Gottes von ihnen erdulden.
Romalılar bu kılıcın kendi savaş tanrıları Mars’a ait olduğunu düşünmekteydiler.So haben die Römer ihren Kriegsgott Mars dargestellt.
Maasailerin dini tek tanrılıdır; tanrılarına Engai adı verilir.Dies ist nämlich das Wesen der Gottheit, ihr Name ist Alken.
Sümer dininde dişi tanrılar her zaman üstün bir rol oynamışlardır.Wo Schiedsrichter immer eine große Rolle spielten.
Percy Jackson ve Yunan Tanrıları:Percy Jackson'nun yunan mitolojisinin tümünü anlatmasıdır.In Percy Jackson erzählt: Griechische Göttersagen werden die Göttersagen aus Sicht von Percy Jackson erzählt.
Ichor, Yunan Tanrılarının kanı.Erika Simon: Die Götter der Griechen.
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.Il fit le firmament du ciel, en lequel ils le disent habiter.
Evren, tanrılar, insanlar.L’Univers, les dieux, les hommes.
Fal aynı zamanda hangi tanrılara hangi kurbanların verileceğini bilmede de işe yarardı.La divination permettait aussi de déterminer quels sacrifices devaient être faits à quels dieux.
Bu nedenle Kama tanrılar tarafından Şiva'nın tekrar aşık olmasını sağlaması için görevlendirilir.Kâma est alors chargé par les dieux de faire tomber Shiva à nouveau amoureux.
Onların düğününe tüm tanrılar katılmış.Tous les dieux assistèrent au mariage.
Tanrılar Susamışlardı.Les guerriers boivent.
Tanrılar, kurban edilen hayvanın tatlı kokusunu aldı ve kurban üzerindeki sinekler misali toplandı.Les dieux, humant la bonne odeur, virevoltaient comme des mouches autour du sacrificateur.
Mezopotamyalıların görüşüne göre insanoğlu tanrılarına hizmet etmek amacıyla yaratılmıştır.Les Anciens mésopotamiens croyaient que l'être humain avait été créé par les dieux pour le servir.
Bazı tanrılar daha da uzaklara ulaşmıştır.Les dieux longtemps partis.
Tanrılar her zaman doğruyu söylemektedir.Le louveteau dit toujours vrai.
Ölüm tanrıları bilindik yöntemlerle ölmezler.Ainsi, les dieux de la mort ne peuvent s'entretuer.
Hüküm verileceği gün, öteki tanrılar onu tutarlar ve yumuşayan Anum, ölümsüzlük yiyecek ve içeceğini getirtir.Le jour où le radeau met les voiles, Sun donne à Jin un guide de conversation qu'elle a écrit pour lui.
Dünya haricindeki tüm gezegenlerin ismi Roma mitolojisindeki tanrılardan geliyordu.Toutes les planètes, sauf la Terre, ont été nommées d'après des dieux et déesses de la mythologie romaine.
Srosh: Tanrıların elçisi.Hermès, le messager des dieux.
Genel olarak bu tanrıların bölgeleri yeraltı dünyası yani ahiret/cehennemdir.Ces trois mondes sont le ciel (svarga), la terre (bhûmi) et l'enfer (pâtâla).
(Bu tanrıların anaları Mayas Hatun'dur.)Il est l'ancêtre des seigneurs de Maia (en).
Tanrılar ayrıca başka olayları da etkilemektedir.La position des dieux complexifie aussi les choses.
Yunan tanrılarının atasıdır.Les Dieux grecs.
O, her yerde yalnızlığı arıyor, insanlardan ve Tanrılardan kaçıyordu.Il pratiquait l'ascèse et s'éloignant des princes et des gens en général.
C-3PO'yu tanrıları sanan Ewoklar diğerlerini esir alır.Ces derniers prendront C-3PO pour un dieu, mais voudront sacrifier les autres.
Ayrıca yaratıcı tanrıları da ifade eder.Mais aujourd’hui, nous croyons au même dieu créateur.
Tanrılar kıza acıyarak onu mersin ağacına dönüştürürler.Les dieux entendent sa prière et la transforment en arbre.
Işık ve karanlık tanrıları bulunur ve Sabiiler bunlardan Işık tanrısına ibadet ederler.Les dieux Aube et Crépuscule apparaissent alors et détruisent la fiole.
Törene gelmiş olan tanrılara gökyüzündeki ülkelerine geri dönerler.Les trois déesses, leur œuvre accomplie, s'en retournèrent vers les cieux.
Ayrıca bu çizgi romanda görünen mitolojik tanrılar arasında en önemli tanrılar da onlardır.Seuls quelques-uns sont des dieux majeurs que l'on retrouve dans la mythologie romaine classique.
Bu yüzden tanrılar onu denizden geri çıkarır ve ölmesine izin vermezler.Mon seigneur, donnez-lui l'enfant qui vit et ne le faites point mourir.
Tanrılar Istar’ın üzerine ters bir yanardağ fırlatmışlardır.Ils scandaient (en cœur) "Istar!
Asgard'da çok uzun süreden beri yaşayan Vanir'ler de Æsir tanrıları arasında sayılırlar.Des divinités mésopotamiennes, présentes depuis longtemps en Élam, font également l'objet d'un culte.

İlgili Sayfalar