tanrıların ile cümle
tanrıların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Odin bir büyücüdür, tanrıların şefidir ve tüm kahramanların başıdır.Oden är konung över gudarna och allfader till människorna.
Tanrıların müdahalelerini konu etmez.De lyder inte Gudarnas Väg.
Tanrıların meskenini.Gudarnas platser.
Firavunlar bir insan olmasına rağmen, Firavunların tanrıların soyundan olduğuna inanılıyordu.Det egyptiska folket trodde att faraonerna var gudar.
Tanrıların sofrasına oturabilen tek insandır.Gudarna deltar i det enkla folkets måltid.
Roma tanrıları aynı zamanda Yunan tanrılarının vasıflarını ve mitolojilerini de üstlendi.Римські боги також набули атрибутів та міфології цих грецьких богів.
Mısır'ın tüm tapınaklarında yaşayan tanrıların tamamı Mısır panteonunun tamamını oluşturmaktaydı.По всій Україні руйнували Божі храми.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.У підсумку жерці розробили систему оракулів, які повідомляли волю богів безпосередньо людям.
Bu da ona yeni bir unvan kazandırır, bu Tanrıların Tanrısı'dır.Так хто ж кого породив, Вона богів або боги Її?
Tanrıların en yükseklerine verdi.До першого відносять вищі боги.
Yam onun yerine geçerek tanrıların efendisi olmayı istiyordu.У своїй поразці майя вбачали волю богів.
Tapınaklar, insanlık ile tanrıların ana iletişim yoluydu.Перші танці виникли як засоб спілкування між людьми, та між людьми та богами.
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.Vždyť i nebe i paláce bohů se mohou zřítit.
Aztekler bu mantarları "teonanacatl - Tanrıların eti" şeklinde tarif etmişlerdir.Aztékové ji nazývali teonanácatl, tedy tělo bohů.
Tanrıların meskenini.Bohové smrti . .
Hesperidler'in başlıca görevi, tanrıların bahçesinde altın elmalara bekçilik etmektir.Hesperidky mají za úkol hlídat strom v zahradě bohů, který nese zlatá jablka.
Böylece, Şinto genellikle "tanrıların yolu" olarak çevrilmiştir.Proto se o šintó mluví také jako o „cestě bohů“.
Tanrıların haberlerini insanlara iletir.Dumnezeu dă oamenilor pilde.
Tanrıların yaptıkları bir şölende Penia (fakirliği tecessümü) ile evlenmiştir.Femeile cinstitesunt pioase, păstrând în taină ceea ce Dumnezeu păstrează.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.Ca rezultat, preoți au dezvoltat un sistem de oracole pentru a comunica voința zeilor direct prin oameni.
Tanrıların meskenini.Pășunile zeilor.
Le Mystère des Dieux (Tanrıların Gizemi), 2007, (Türkçeye çevrilmemiş).Respirația zeilor) Le Mystère des Dieux 2007 (ro.
Dünya dışındaki tüm gezegenler adlarını Yunan ve Roma mitolojisi'nin tanrılarından alır.Astfel toate planetele, în afară de Pământ, poartă nume de zei din mitologia greacă și romană.
Terra Mater ya da Tellus, Roma mitolojisinde tanrıların yaratıcısı olarak bilinir.Tellus sau Terra Mater a fost o zeiță care personifica Pământul în mitologia romană.
Vodunların panteonu (tanrıların toplamı) çok geniş ve komplekstir.Vocabularul său este foarte vast și complex.
Bu yüzden tanrıların hepsi yeryüzüne inerler.Stelele cerului au căzut pe pământ...
O tanrıların bir demircisi olarak yaşıyordu.Itt élt ő az istenek kovácsaként.
O insanları tanrıların geri döndüğüne ikna etmiştir.Azt hirdette, hogy az embereknek vissza kell fordulniuk Isten felé.
Bu yerlerde tanrıların bulunduğuna inanılırdı.Innen ismerték meg vendégeikben az isteneket.
Birçok kültürde festivaller tanrı veya tanrıların huzurunda duruştur.Számtalan falusi ünnepséget rendeznek egyik vagy másik isten tiszteletére.
Tek bilineni, şehire tanrıların girmesini yasaklayacak kadar güçlü olduğudur.Tudta hogy gyorsnak kell lennie mielőtt az Idősebb Istenek közbeavatkozhatnának.
Fenikelilerin tanrıları, Kenan bölgesi tanrılarından gelmektedir.Mindketten a néphit szellemeiből váltak hindu istenekké.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Az istenségnek számtalan neve lehetséges.
Tanrıların haberlerini insanlara iletir.Näin jumalat viestivät ihmisille.
Tanrıların kralı El'in oğlu olarak kabul edildi.Kuningasta palvottiin auringonjumalan poikana.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Ukkosen jumalalla oli useita nimityksiä.
Tanrıların ve fanilerin dünyası, denizle çevrili olan dünyanın merkezinde bulunur.Jumalten ja kuolevaisten alue sijaitsi litteänä pidetyn maailman keskellä meren ympäröimänä.
Aynı zamanda tanrıların kraliçesidir.Eikö hän ole myös muiden kansojen Jumala?
Maoriler Yüce tanrılarına Lo derler.Järjestelmäherrat ovat ottaneet itselleen muinaisten jumalien nimiä.
Ares savaş borusunu çalar ve diğer Olimpos tanrılarına savaşı haber verir.Koska Ares on kuollut, tarvitaan Olympokselle uusi sodan jumala.
Adını tanrıların habercisi Roma tanrısı Merkür'den alır.Merukimonin nimi tulee roomalaisesta Merkurius-jumalasta.
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.Toisaalta monien jumalten kultit olivat keskenään hyvin samanlaisia.
Tanrıların meskenini.Jumalan ruoska.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Οι θεοί πιστευόταν ότι είχαν πολλά ονόματα.
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.Τα πνεύματα των θεών αποτελούνταν από πολλά από τα ίδια αυτά στοιχεία.
Mısır metinleri tanrıların vücutlarını detaylı olarak betimler.Τα αιγυπτιακά κείμενα περιγράφουν τα σώματα των θεών με λεπτομέρεια.
Tanrıların gösterildiği biçimler çeşitli olmasına rağmen sınırlı sayıdadır.Οι μορφές με τις οποίες απεικονίζονται οι θεοί αν και διαφορετικές, είναι περιορισμένες από πολλές πλευρές.
Sonuç olarak tanrıların ilevlerini kategorize etmek ve tanımlamak oldukça zordur.Ως αποτέλεσμα, είναι δύσκολο να κατηγοριοποιηθούν ή να οριστούν οι ρόλοι των θεών.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.Αναστήλωσε 82 ναούς για να αποδείξει έμπρακτα την ευσέβειά του στο ρωμαϊκό πάνθεον.
Tanrıların birçok değişik şekilde tezahür ettiğine inanılırdı.Πιστευόταν ότι οι θεοί μπορούσαν να εκδηλωθούν με πολλές μορφές.
Tanrıların Savaşı veya Titan Savaşı olarak adlandırıldığı da olmuştur.Είναι γνωστή και ως η Μάχη των Τιτάνων ή Πόλεμος των Τιτάνων.
Ana tanrıların sıklıla birçok işlevi vardı ve çeşitli olaylarla ilişkilendirilirlerdi.Μεγάλοι θεοί είχαν συχνά πολλαπλούς ρόλους και εμπλέκονταν σε αρκετών ειδών φαινόμενα.
Mısır tarihinin değişik dönemlerinde tanrıların hükümdarı farklı tanrılar olmuştur.Σε διαφορετικές περιόδους της αιγυπτιακής ιστορίας αυτή τη θέση κατείχαν διάφοροι θεοί.
Mitler, insanların tam olarak anlayamayacağı tanrıların eylemleri için birer mecazdı.Οι μύθοι είναι μεταφορές για τις πράξεις των θεών, τις οποίες δεν μπορούν να κατανοήσουν πλήρως οι άνθρωποι.
Mısır'ın tüm tapınaklarında yaşayan tanrıların tamamı Mısır panteonunun tamamını oluşturmaktaydı.Οι θεοί που κατοικούσαν στους ναούς της Αιγύπτου αντιπροσώπευαν ολόκληρο το πάνθεον.
Roma tanrıları aynı zamanda Yunan tanrılarının vasıflarını ve mitolojilerini de üstlendi.Οι ρωμαϊκοί θεοί υιοθέτησαν επίσης τις ιδιότητες και τα χαρακτηριστικά των αντίστοιχων ελληνικών.
Bu topluluğun tepesinde genellikle yaratıcı tanrı ile özdeşleştirilen tanrıların hükümdarı bulunurdu.Στην κορυφή βρισκόταν ο βασιλιάς των θεών, που συνήθως ταυτιζόταν με το δημιουργό θεό.
Mısır metinleri sıklıkla tanrıların gerçek biçimlerinden "gizemli" olarak söz eder.Τα αιγυπτιακά κείμενα συχνά αναφέρονται στην αληθινή, κρυμμένη, μορφή ως «μυστηριώδης».
Tanrıların tezahürleri aynı zamanda işlevlerine göre de farklılıklar gösterebilmektedir.Οι εκφάνσεις των θεών διέφεραν επίσης ανάλογα των ρόλων τους.
Genel olarak tanrıların bu olayların doğasında içkin varlığından söz edilirdi.Οι θεοί πιστευόταν γενικά ότι ήταν παρόντες σε αυτά τα φαινόμενα, παρόντες στη φύση.