tanrıların ile cümle

tanrıların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Acreditava-se que os deuses tinham muitos nomes.
Tanrıların gösterildiği biçimler çeşitli olmasına rağmen sınırlı sayıdadır.As formas em que os deuses são mostrados, embora sejam diversas, são limitadas de várias maneiras.
Mısır metinleri sıklıkla tanrıların gerçek biçimlerinden "gizemli" olarak söz eder.Os textos egípcios, muitas vezes, referem-se às formas verdadeiras das divindades como "misteriosas".
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.Os espíritos dos deuses eram compostos de muitos desses mesmos elementos.
Mısır metinleri tanrıların vücutlarını detaylı olarak betimler.Escritos egípcios descrevem os corpos dos deuses em detalhes.
Sonuç olarak tanrıların ilevlerini kategorize etmek ve tanımlamak oldukça zordur.Como resultado, os papéis dos deuses são difíceis de categorizar ou definir.
Roma tanrıları aynı zamanda Yunan tanrılarının vasıflarını ve mitolojilerini de üstlendi.Os deuses romanos também assumiram os atributos e mitologias da tradição grega.
Ancak bu esnekliklerine rağmen tanrıların yetenekleri ve nüfuz alanları sınırlıydı.Apesar dessa flexibilidade, os deuses tinham habilidades e esferas de influência limitadas.
İlâhi adların ve lakapların çokluğu tanrıların muhtelif doğalarını belirtmektedir.Os muitos nomes e títulos divinos exprimem a natureza multifária dos deuses.
Tanrıların tezahürleri aynı zamanda işlevlerine göre de farklılıklar gösterebilmektedir.As manifestações dos deuses também diferiam de acordo com suas funções.
Bu inanışa uygun olarak tanrıların adları sıklıkla işlevleri ya da çıkış yerleri ile bağlantılıdır.De acordo com essa crença, os nomes das divindades, geralmente, estão relacionados a suas funções ou origens.
Bu topluluğun tepesinde genellikle yaratıcı tanrı ile özdeşleştirilen tanrıların hükümdarı bulunurdu.No ápice dessa sociedade estava o rei dos deuses, geralmente identificado com a divindade criadora.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.Ele também restaurou 82 templos diferentes para demonstrar seu cuidado com o panteão de deidades romanas.
"Ennead" terimi sıklıkla Antik Mısır2ın tüm tanrılarından söz etmek için de kullanılır.O termo "enéade" foi, frequentemente, estendido para incluir todas as divindades do Egito.
Ana tanrıların sıklıla birçok işlevi vardı ve çeşitli olaylarla ilişkilendirilirlerdi.Os deuses principais frequentemente tinham muitos papéis e estavam envolvidos em vários tipos de fenômenos.
Taş halkalar, erken iki tekerlekli at arabaları, tanrıların insan biçimci dikili taşları.Círculos de pedras, primeiras bigas de duas rodas, estátuas de pedras de deidades antropomórficas.
Maoriler Yüce tanrılarına Lo derler.O oráculo lhe disse para quais deuses.
Tapınaklar, insanlık ile tanrıların ana iletişim yoluydu.Os templos eram seus principais meios de contato com a humanidade.
Tanrıların birçok değişik şekilde tezahür ettiğine inanılırdı.Acreditava-se que os deuses se manifestavam de muitas formas.
Devlet ritüellerinin düzenlendiği tapınaklar tanrıların tasvirleri ile doludur.Os templos, onde os rituais do estado eram realizados, estavam cheios de imagens dos deuses.
Hephaistos, tanrıların en çirkinidir.Daikoku é o mais alegre dos deuses.
Mısır'ın tüm tapınaklarında yaşayan tanrıların tamamı Mısır panteonunun tamamını oluşturmaktaydı.Os deuses residentes nos templos do Egito representavam, coletivamente, todo o panteão.
Homeros'a göre Okeanos ve Tethys tüm tanrıların çıkış noktalarıydı.Homero diz que os deuses eram originários do Oceano e de Tétis.
Mitler, insanların tam olarak anlayamayacağı tanrıların eylemleri için birer mecazdı.Mitos são metáforas para as ações divinas que os humanos não podem entender completamente.
Henoteizm bir tanrıya inanmakla birlikte diğer tanrıların da var olduğunu kabul etmektir.O henoteísmo envolve a devoção a um deus único, ao mesmo tempo em que aceita a existência de outros deuses.
Fūjin (風神) veya Futen, Japon rüzgâr tanrısı ve en büyük Şinto tanrılarından bir tanesidir.Fujin (風神, Fūjin) é o deus japonês do vento e uma das divindades xintoistas mais antigas.
Ardından Olimpos'ta diğer tanrıların yanına çıkarlar.Elas então se uniram aos deuses do Olimpo.
Tanrıların o anki eylemleri ilâhilerde ve defin metinlerinde tanımlanır ve methedilirdi.As ações dos deuses no presente são descritas e elogiadas em hinos e textos funerários.
Bu yüzden tanrıların hepsi yeryüzüne inerler.E o mundo percebeu que os deuses caminhavam sobre a Terra.
Adalet tanrılarından biri olan Vidar Odin ve Dişi bir dev'in oğludur.Pertence ao clã dos deuses Æsir, e é filho do deus Odin.
Tanrıların tanrısı Zeus dünyayı ve gökleri yönetir, ondan sonra kardeşleri Hades ve Poseidon gelirdi.O deus grego Poseidon é o governante dos mares e dos oceanos e irmão de Zeus e Hades.
Tanrıların yeryüzündeki nüfuz alanları şehirler ve onları çevreleyen bölgelerle belirlenmişti.As esferas de influência das divindades na Terra centraram-se nas cidades e regiões que presidiram.
Genel olarak bu tanrıların bölgeleri yeraltı dünyası yani ahiret/cehennemdir.Zij wonen aan de rand van de hemel of de hel.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.De godin heeft zeer veel namen.
Homeros'a göre Okeanos ve Tethys tüm tanrıların çıkış noktalarıydı.Volgens Homerus waren Oceanus en Tethys de ouders van alle goden.
Taş halkalar, erken iki tekerlekli at arabaları, tanrıların insan biçimci dikili taşları.Kenmerkend zijn steencirkels, vroege strijdwagens met twee wielen, en antropomorfe stenen stèles van goden.
Ateizmin ifade ettiği anlam, "bir tanrının veya tanrıların var olmayışı"dır.Atheïsme is de opvatting dat er geen God of goden bestaan.
Tanrıların haberlerini insanlara iletir.God spreekt tot de mensen op aarde.
En ünlü iki tanrı Jüpiter (Tanrıların Kralı) ve Mars (Savaş Tanrısı) idi.Jules Croiset (de man) Jeanne Verstraete (de vrouw) Twee mensen, zij en hij, spreken met elkaar.
Bunun üzerine Kytissoros soyu tanrıların gazabına uğrayarak lanetlenir.Omdat Cortéz toch doorgaat, vervloeken de heidense goden de schat.
Söylendiğine göre Caligula atını 'Tüm tanrıların bir bileşimi' ilan etti ve bir çeşit tapınma sağladı.Volgens de keizer was het paard "Een combinatie van alle goden" en moest het als zodanig worden vereerd.
Tanrıların Savaşı veya Titan Savaşı olarak adlandırıldığı da olmuştur.Dit misschien omdat de namen van goden, evenals de bewapening, taboe waren.
Gök Tengri'den sonra Tanrıların en büyüğü ve en önde gelenidir.Sirius A is de helderste ster (na de zon) aan de hemel.
Yunan Tanrılarının her biri Romalılar tarafından kabul görmüş ve farklı isimler kullanılmıştır.Zo kregen veel overgenomen Griekse goden een Romeinse naam.
Tanrıların meskenini.De ondergang van de goden.
Tanrıların adına bu putlara kurban kesmek yapılan adetlerden birisiydi.Waarschijnlijk waren ze daar neergelegd als offer aan de goden.
Mısır metinleri tanrıların vücutlarını detaylı olarak betimler.In het Egyptisch dodenboek staat het een en ander over de goden.
"Tanrıların Kralı" sıfatıyla Zeus, Olimposluların lideridir.Het is niemand anders dan Zeus, de koning van Olympus.
Buna göre, tanrıların soruyu yanıtlayamaması da mümkündü.Volgens latere sagen konden de goden zijn aanval niet doorstaan.
Tanrıların yaptıkları bir şölende Penia (fakirliği tecessümü) ile evlenmiştir.Kobietom niezamężnym Allah da męża, z którego będą zadowolone .
Ardından Olimpos'ta diğer tanrıların yanına çıkarlar.Potem wystawił ich na pośmiewisko przed innymi bogami na Olimpie.
Mezopotamyalıların görüşüne göre insanoğlu tanrılarına hizmet etmek amacıyla yaratılmıştır.Według wierzeń mezopotamskich ludzie zostali stworzeni w celu odciążenia bogów od pracy codziennej.
Tanrıların Savaşı veya Titan Savaşı olarak adlandırıldığı da olmuştur.Opowiada ona o wojnie między bogami a tytanami.
Tanrıların meskenini.Zmierzch bogów.
Tanrıların portreleri de yapılırdı.Malarz tworzył także portrety.
Buna göre, tanrıların soruyu yanıtlayamaması da mümkündü.Napisali tylko, że bóg nie jest potrzebny, by na te pytania odpowiedzieć.
Roma Panteonunun tanrılarına olan ilgisini gösterebilmek için 82 farklı tapınağı tamir ettirdi.Han återuppbyggde 82 tempel för att visa sin aktning inför de romerska gudarna.
Bunun nedeni olimpiyat oyunlarının Yunan tanrılarının onuruna düzenleniyor olmasıdır.Tävlingarna hölls för att hedra de grekiska gudarna.
Tanrıların birçok adı olduğuna inanılırdı.Gudarna påstås vara lyckliga.
Buna göre, tanrıların soruyu yanıtlayamaması da mümkündü.Deras beslut kunde inte ändras, inte ens av gudarna.

İlgili Sayfalar